Anahtar kelimeler: Limited Yazildiği Başkan Feshi Katip Usulden Ankara Üye Sicil İlamda

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ████████ Esas ████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVA
: Limited şirketin feshi
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Taraflar arasındaki limited şirketin feshi istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle dava şartları yönünden davanın usulden reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numaralı sicil esasında kayıtlı bulunan davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirketin kuruluşuna ilişkin ana sözleşmenin sicil gazetesinde ilan edildiğini, ilanda tescile delil olan belgelerde bahsi geçen Altındağ 1. Noterliğinden alınan █████/2023 tarihli ve 10871 yevmiye numaralı vekaletname ile kurulan tek ortağı ve yetkilisi olduğu davalı şirketin varlığından şirketin kuruluşunun üzerinden bir sene geçtikten sonra haberdar olduğunu, madde etkisi altında iken alınan vekaletname ile kurulan şirketin hiçbir faaliyetine katılmadığını, şirketin hiçbir hesabına ilişkin bilgisinin bulunmadığını, madde bağımlısı olduğunu bilen ve hakkında soruşturma başlatılan ... isimli şahsın irade yeteneği yerinde değilken kendisinden şirket kuruluşu için yetkili vekaletname alarak davalı şirketi kurduğunu, madde bağımlılığı tedavisi gördükten sonra şirkete ilişkin belgeler geldiğinde bunu öğrendiğini ileri sürerek ...n feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı adına dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmiş olmasına rağmen cevap dilekçesi sunmayarak HMK'nın 128.maddesinde belirtildiği üzere dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmış, davacı, davalı şirketin tek yetkilisi ve ortağı olduğundan ve şirketle aralarında menfaat çatışması bulunduğundan davalı şirkete Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████-435 E-K sayılı kararı ile temsil kayyımı atanmış, temsil kayyımına usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş ve temsil kayyımı duruşmada alınan beyanında davaya bir diyeceklerinin bulunmadığını şirketin feshine ilişkin talebin mahkemenin taktirinde olduğunu bildirmiştir .
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının davalı şirketin kuruluşundan beri tek ortağı ve yetkilisi olduğu, şirket ortakları arasında şirketin sona erdirilmesi konusunda niza bulunmadığından 6102 Sayılı TTK'nın 636/3 Maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığına dayalı olarak şirketin feshinin istenemeyeceği, 636 ve devamı maddeleri uyarınca davacının tek ortak olarak alacağı genel kurul kararları ile tek ortağı olduğu şirketleri sona erdirip TTK 536 ve devamı maddeleri uyarınca tasfiye süreci tamamlandıktan sonra ticaret sicilinden terkin ettirebileceğinden davacı tarafın böyle bir dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yararın ve taraf ehliyetinin dava şartlarından olduğu gerekçesiyle; dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114.1/d, HMK.114.1/h.maddeleri uyarınca "davanın usulden reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... numaralı sicilinde kayıtlı bulunan davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirketin kuruluşu ve faaliyetleri hakkındaki belgelerin, iradesinin sakatlandığı, yoğun madde etkisi altında olduğu bir dönemde gerçekleşen hileli işlemler neticesi ortaya çıktığını, şirketin varlığından kuruluşundan yaklaşık bir yıl sonra madde bağımlılığı tedavisi gördükten ve ailesinin evine dönüp gelen evrakları gördükten sonra haberdar olduğunu, madde etkisi altında iken, irade yeteneği yerinde değilken, kendisinin madde bağımlısı olduğunu bilen ... isimli şahıs tarafından kendisinden vekalet alındığını, bu vekaletname ile kurulan şirketin hiçbir faaliyetine katılmadığı gibi şirket hesaplarına ilişkin herhangi bir bilgisi de olmadığını, ... hakkında şikayeti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ███████████ Soruşturma Numarası ile ceza soruşturma başlatıldığını, daha önce de benzer bir girişimde Ankara Ticaret Odası'nda görevlilerce madde etkisinde olduğunun fark edilmesi üzerine işlemlerin onaylanmamasının da ...'ın hileli eylemlerini kanıtladığını, ancak tedavisi sonrası bilincine kavuşarak bu işlemlerin hüküm ve sonuçlarını idrak edebildiğini, ...'ı azlettiğini, burada bahsedilen durumun, şirketin olağan faaliyetleri çerçevesinde alınan kararlarla feshi değil, şirketin kuruluşunun temelindeki irade sakatlığı ve hileli işlemin yarattığı "haklı sebep" nedeniyle yargısal feshi olduğunu, hileli bir yapılanmanın aracı olarak kullanılan bir şirketin, "tek ortak sıfatıyla" olağan yollarla feshini beklemenin hukukun temel prensiplerine ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu, bunun şirketi meşru hale getireceğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; TTK 636/3 Maddesine dayalı olarak açılan Limited şirketin haklı sebeple feshi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın █████/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır.
Davacı yan, madde bağımlısı olduğu dönemde uyuşturucu madde etkisi altında iken dava dışı arkadaşı ... tarafından kendisinden davalı şirketin kuruluşuna yönelik vekaletname alındığını, yine bu vekaletname ile davalı şirketin ticaret sicilinde kurularak tescil ve ilan işlemlerinin gerçekleştirildiğini, iradesi fesada uğratılarak yapılan bu işlemlerden tedavi görerek madde etkisinden kurtulduktan sonra haberdar olduğunu ve derhal Ankara CBS' ye ... hakkında şikayet dilekçesi vererek bu şahsı vekaletten azlettiğini ileri sürerek hukuken geçerli bir rızası olmaksızın hukuka aykırı kurulan ve tek ortağı/ yetkilisi olduğu şirketin derhal feshi gerektiğini, aksi halde mali/ hukuki sorumlulukları doğabileceğini belirterek şirketin feshini istemiştir. Mahkemece, davacı ile yetkilisi ve tek ortağı olduğu davalı şirket arasında menfaat çatışması bulunması nedeniyle davalı şirkete kayyım atanması sağlanarak taraf teşkilinin sağlanması suretiyle yargılama sürdürülmüş, yapılan yargılama sonunda davacının tek ortağı ve yetkilisi bulunduğu şirketi dilediği zaman feshedebileceği ve tasfiyesi ile sonlandırabileceği gerekçesiyle hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin karar verilmiştir.
Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı kapsamından; davalı şirketin █████/2023 tarihinde davacının verdiği vekaletnameye dayalı ... tarafından kuruluş işlemleri için Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılmasıyla ... sicil numarası ile davalı şirketin ticaret siciline tescil edilerek █████/2023 tarihinde tescilin ilan edildiği, şirketin tek ortağı ve yetkilisinin kuruluşundan beri davacı olduğu, ticaret sicilindeki yeni kuruluş evraklarının davacı tarafından imzalandığı görülmüştür.
Davacı tarafından dava dışı ... 'a verilen vekaletnamenin sadece şirket kurmaya ilişkin işlemlerin yapılması yetkisini içerdiği, █████/2023 tarih 13796 yevmiye numarası ile Altındağ 1 Noterliği tarafından düzenlendiği anlaşılmıştır.
TTK 636/3 maddesi hükmüne göre her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, fesih yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.
TTK 644 maddesi hükmünde anonim şirketlere ilişkin sınırlı sayılan hükümlerin limited şirketlere de uygulanacağı belirtildikten sonra 644/b maddesinde; anonim şirketlerin feshine ilişkin 353. Madde kapsamının da limited şirketlerde uygulanacağı kanun koyucu tarafından kabul edilmiştir. Anılan TTK 353/1 madde hükmünde ise; " Anonim şirketin butlanına ve yokluğuna karar verilemez. Ancak şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilmek suretiyle, alacaklıların, pay sahiplerinin veya kamunun menfaatleri önemli bir şekilde tehlikeye düşürülmüş veya ihlal edilmiş olursa, yönetim kurulunun, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, ilgili alacaklının veya pay sahibinin istemi üzerine şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince şirketin feshine karar verilir. Mahkeme davanın açıldığı tarihteki gerekli önlemleri alır." düzenlemesine yer verilmiş olup devam eden bentlerde yargılama usulü ve kurallarının hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, bir davada hukuki nitelendirme ve tavsif mahkemeye ait olmakla elde ki davada davacının davasının ileri sürülüş şekline göre talebinin, TTK 353 maddesi hükümleri çerçevesinde fesih talebi niteliğinde olduğu değerlendirilerek mahkemece incelenmesi ve hasıl olacak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek yazılı gerekçeyle TTK 636/3 madde hükümlerine dayalı haklı nedenle fesih istemi yönünden hukuki yarar dava şartı gerçekleşmediğinden bahisle davanın usulden reddine ilişkin karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece somut olayda TTK 353 maddesi hükümleri kapsamında inceleme ve araştırma yapılarak hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu anlamda bir tahkikat yapılmaması ve delillerin tartışılmaması HMK 353/1-a-6 anlamında esaslı delillerin toplanmaması ve değerlendirilmemesi anlamında olduğundan Dairemizce bir değerlendirme yapılması da mümkün olmamıştır. Bu eksiklik aynı zamanda tahkikate ilişkin iki dereceli yargılama hakkına ilişkin görülmüştür.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikteki delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmakla davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tüm bu nedenlerle davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-...
... ... ... ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!