Anahtar kelimeler: Kedi İdava Kredide Kredili Nihayetinde Davalıborçlunun İmzası Kredilerden Kefil Mevduatlardan

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız -----Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:I.DAVA
:Davacı vekili; Müvekkili Banka ile davalı borçlu arasında imzalanan sözleşme gereği kedi kullandırıldığı ve bu kredide davalı borçlunun kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, Borçlu aleyhine---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü nezdinde ---- Esas sayılı dosyasından müvekkil banka alacağını tahsil amacı ile takip başlatıldığı, ancak davalı borçlu tarafından takibe itiraz edildiği ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği, Davalı-borçlunun itirazının haksız ve mesnetsiz olup müvekkil bankanın alacağını tahsil etmesini zorlaştırmak amacını taşıdığını, Davalının icra takibine karşı yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhinde % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına ve her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.ll. CEVAP
:Davalılar vekili; davanın reddini, müvekkilleri lehine ayrı ayrı takip çıkışının %20sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, HMK m 329 kapsamında müvekkiller ile ayrı ayrı tanzim ettiğimiz vekalet ücret sözleşmesinde yazan vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa ikmaline karar verilmesini talep etmiştir.lll.İNCELEME ve GEREKÇE
:Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. --- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ---- sayılı dosyasının tetkikinde;Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 62.095,31 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.Davacı Banka ile ---- arasında 15.04.2020 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığı, diğer Davalı ----- sözleşmeye kefil olduğu görülmüştür.Kefaletname, TBK 583 vd. maddelerdeki geçerlilik şartları yönünden mahkememizce incelenmiştir. Dava konusu kefaletnamede tarih, kefil olunan miktar ve kefaletin türü de el yazısı ile yazılmış olup kefalet şartlarının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.Takip öncesi borçlulara ihtarname çıkarılmadığı görülmüştür.Banka kayıtları yönünden delil sözleşmesi niteliğinde düzenleme mevcut olduğu, bu düzenleme kapsamında taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından, mahkememizce banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır.Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanmıştıDavalı Asıl Borçlu -----Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Davacı bankaca davalı yana kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine dava konusu takibin yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin HMK madde 193 doğrultusunda düzenlenen delil sözleşmesi hükümleri kapsamında davacı bankanın kayıtları üzerinde HMK madde 266 kapsamında bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme nihayetinde davacı bankanın takip tarihi itibari ile 39.164,37 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, davanın kısmen kabulüne davalının takibe itirazının yukarıda belirtilen miktar yönünden iptaline karar verilmiştir.Davaya konu alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, bu durumda alacağa işletilecek akdi ve temerrüt faizinin hesabında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine oranla özel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 8.maddesinin nazara alınması suretiyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında belirlenmesi gerektiği, anılan maddede "Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir" düzenlemesine yer verilmiş olmasına göre somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 88 ve 120 nci maddesi uygulanmayarak sözleşme hükümleri kapsamında belirlenen akdi faiz oranı ile bilirkişice tespit edilen temerrüt faizi oranı hükme esas alınmıştır.Davalı Kefil ----- Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Davalı yan, cevap dilekçesinde önce asıl borçluya başvurulması gerektiği savunmasında bulunmuştur.Malum olduğu üzere müteselsil kefalette, adi kefaletteki gibi asıl borçlu hakkında sonuçsuz kalan bir takip şartı aranmaz, sadece asıl borçluya ihtar çekilmesi yeterlidir, bu durum iki kefalet arasındaki en büyük fark olarak ortaya çıkar. Yine borcun vadesi belli olsa, ihtara gerek kalmaksızın borçlu temerrüde düşse dahi, müteselsil kefile başvuru için yine de ihtar aranır. Müteselsil kefil, asıl borçluya ihtar çekilmemişse bu hususu defi olarak ileri sürebilir. (Aynı cihette Yargıtay--- Davacı bankaca takip öncesi asıl borçluya ihtar çekilmediği anlaşılmakla, TBK madde 586 kapsamında kefile başvurma şartları oluşmadığından kefil yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.İcra İnkar ve Kötü Niyet Tazminatı Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Davacı yan, dava dilekçesi ile itirazın iptali yanında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay ----- Dava konusu alacak genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğundan davacı yararına İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay ----Bu kapsamda, dava, kredi alacağının tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmasına göre İİK'nın 67/2. maddesi gereği davalı yanın haksız itirazından dolayı davacı yararına, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.Davalı kefil yönünden ise, itirazın iptali davasının tamamen ya da kısmen reddi durumunda ve yine davacı alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun tespiti halinde, talep üzerine İİK madde 67/2 kapsamında davalı borçlu lehine reddedilen miktarın en az %20’sine tekabül eden kötü niyet tazminatına hükmedilir. Takip tarihi 05.07.2012 den önceki bir tarih ise % 20 oranı yerine % 40 oranı yasa gereği cari olur. Davalı zararının %20 den fazla olduğunu ispatlarsa, daha fazla oran üzerinden de tazminata hükmedilebilir. Burada alacağın likit olup olmaması önem arz etmez. İspat yükü takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davalı borçlunun üzerindedir. Davalı burada alacaklı davacının alacağının doğmadığını ya da sona erdiğini bildiğini yahut da bilebilecek durumda olduğunu ispatlaması gerekir. Alacağın ispat edilememiş olması tek başına kötü niyetin göstergesi değildir. Somut olayda, bankaca usuli bir işlemin yapılmamasından kaynaklı davanın reddine karar verildiği, bankanın kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebi yerinde görülmemiştir.IV.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A-Davalı Asıl Borçlu ---- Yönünden;Davanın KISMEN KABULÜNE;1-Davalının ---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün -----sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 82,50 oranında temerrüt faizi ve işleyecek işbu faize %5'i oranında BSMV işletilmek suretiyle,37.622,69 TL asıl alacak,1.468,27 TL işlemiş faiz,73,41 TL BSMV olmak üzere toplam 39.164,37 TL üzerinden takibin devamına,2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,B-Davalı Kefil ------ Yönünden;1-Davanın usulden reddine,2-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine,C-Yargılama giderleri yönünden;1-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.675,32 TL harçtan peşin alınan 1.472,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.202,45 TL karar harcının davalı----- tahsili ile hazineye irat kaydına,2-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 39.164,37 TL vekâlet ücretinin davalı --- tahsili ile davacıya verilmesine,3-Davalı ------ davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 22.930,94 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davalı ------ davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı tarafından yatırılan 1.900,47 TL harcın davalı ------ tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yatırılan 7.476,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 4.751,22 TL'sinin davalı ----- tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%36,93) ve kabul (%63,07) oranına göre hesaplanan 2.396,71 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 1.403,29 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.