Anahtar kelimeler: Coffe İcmal Dökümündeki Mekanik Mail Unvanlı İmalatları İsim Edimlerini İmalat

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: davacı vekili özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 25.10.2022 tarihinde ... unvanlı işyeri için ve 05.12.2022 tarihinde ... Coffe unvanlı işyeri için taşeronluk sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmelerin 19. maddesi uyarınca müvekkil şirketin icmal dökümündeki işlerin yanı sıra davalı yetkililerinin talebi ve bilgisi dahilinde ilave inşaat, mekanik ve elektrik imalatları gerçekleştirdiğini, yapılan tüm işlerin mail ve .... yazışmalarıyla belgelendiğini, müvekkil şirketin tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, imalat bedellerine ilişkin 28.12.2022,09.01.2022,16.01.2023 ve 30.03.2023 tarihli faturaların düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalı tarafın ilk üç faturayı ödediğini ancak 30.03.2023 tarihli 1.558.072.00 TL ve 3.116.148.40 TL tutarlı faturaları hizmet alınmadığı gerekçesiyle iade ettiğini, arabuluculuk sürecinde davalı tarafın ilave iş bedellerini kabul etmediğini, bu nedenle alacak miktarının yargılama sonucunda belirleneceğini, HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını, .... işyerindeki imalatlar için şimdilik 50.000 TL ve ... işyerindeki imalatlar için şimdilik 50.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafından davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirildiği ancak dava konusu sözleşmelerin belirli olduğu ve alacak miktarının basit bir hesapla tespit edilebilir durumda bulunduğu, bu nedenle hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddinin gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmelerde hak edişlerin ve işlerin tamamlanma şartlarının açıkça belirlendiği, davacının işleri süresinde bitirdiğine veya teslim ettiğine dair herhangi bir belge sunmadığı, işlerin eksik bırakıldığı ve sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığı, davacının kestiği faturaların şirket tarafından işlerin tamamlanmadığı gerekçesiyle iade edildiği, fatura kesilmiş olmasının işin yapıldığı anlamına gelmediği ve ispat yükünün davacıda olduğu, davacının eksik bıraktığı işlerin başkaca kişilere yaptırılması nedeniyle şirketin zarara uğradığı, davacının gerçek alacağını belirleyebilecekken kötü niyetli olarak belirsiz alacak davası açtığı, HMK 329. maddesi uyarınca kötü niyetli dava açan tarafın vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği, davacının işi ifa etmemesinden kaynaklanan menfi zararların ayrıca talep edilme hakkının saklı tutulduğu, tüm bu hususlar dikkate alınarak davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla alınan █████/2024 tarihli bilirkişi kök raporu ve █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporu,
Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava taraflar arasındaki akdedilen █████/2022 ve █████/2022 tarihli taşeronlu sözleşmesi kapsamında davacı tarafından yapılan işlerin karşılığı fatura bedellerinin ödenmemesi ile işbu fatura alacağı talebinin sübut ve miktarının tespiti isteminden ibarettir.
Mahkememiz üye hakimi ... uhdesinde tek hakimli dosya olarak yargılaması devam eden ... esas sayılı dava dosyasının, davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesi ile, alınan Bursa ve Ankara'da yapılan işlerin tespiti için talimat marifeti ile alınan bilirkişi raporları ile bedelin 3.518.742,96-TL olduğunun tespit edildiğini, HMK m.107 gereğince dava değerini 3.418.742,96-TL arttırdıklarını, arttırılan bedel üzerinden peşin harcın mahkeme veznesine █████/2025 tarihinde depo edildiği, █████/2025 tarihli ara kararının tutanağının 1 nolu bendi ile dosyanın miktar itibariyle heyete tevdi edildiği anlaşıldı.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere talimat mahkemeleri aracılığıyla kök ve ek raporlar aldırılmış, dosyaya ibraz edilen raporların mevcut hali ile karar vermeye elverişli ve yeterli olmaması nedeniyle ek rapor aldırılması hususunda mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinin 3, 5, 11 ve 12 nolu ara kararları uyarınca uyuşmazlığın esasına ilişkin tespitte bulunmak üzere talimat mahkemesi aracılığıyla iç mimar mühendisi ve mobilya alanında uzman sektör bilirkişisi atanması gerektiği ve tüm raporların ortak değerlendirilmesi bakımından dosyanın mahkememizce mali müşavire gönderilmek istenilmiş ise de, davacı tarafça bilirkişi ücretlerinin dosyaya depo edilmediği, talimat yazılamadığı, inceleme gün ve saatinde de incelemenin yapılamadığı görülmüştür.
İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır.
İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir.
İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Delil ikamesi için avans" başlıklı 324. maddesinde "(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." düzenlemesi bulunmaktadır.
03.04.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 45. maddesinde:
“(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder.
(2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Kanunlardaki özel hükümler saklıdır.
(3) Gider avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Dava şartı olan gider avansının yatırılmaması veya tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.
(4) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, diğer taraf bu avansı da yatırabilir. Delil avansını yatırmayan taraf, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır. Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır…” düzenlemesi yer almaktadır.
Yönetmeliğin 45. maddesinde, gider avansı ve delil avansı birlikte düzenlenmiş olup gider avansının, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade ettiği, davacının, her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, delil avansının ise tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade ettiği vurgulanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere, Yönetmelikte gider avansının içinde delil avansı için gerekli giderler de gösterilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94. maddesinde "Kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez." hükmü düzenlenmiştir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip ilgili tarafların uyarılması gerekir.
Yapılan açıklamalar ışığında, somut olayda, davacıdan kesin süre içinde yatırılması istenilen bilirkişi masrafının delil avansı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, talimat mahkemeleri aracılığıyla aldırılan kök ve ek raporlar ile tüm dosya kapsamına binaen;
Somut olayda;
Taraflarca karşılıklı imza altına alınmış █████/2022 tarihli Taşeronluk Sözleşmesinin ... ünvanlı işyerine ait inşaat, mekanik ve elektrik imalatlarının yapımı işini kapsadığı, dava konusu taşınmazda imalatların tamamlandığı tespit edilmiş ticari işletmenin aktif olarak kullanıldığı, dava konusu taşınmazda imalatların tamamlandığı tespit edilmiş ticari işletmenin aktif olarak kullanıldığının mahkememizce görevlendirilen bilirkişilerce yapılan yerinde inceleme neticesinde tespit edilmiş olduğu, inşaat, mekanik ve elektrik imalatlarının yapımı işini kapsadığı, sözleşme ve ekleri ile yapımı üstlenilen elektrik tesisatı kuvvetli ve zayıf akım tesisatları kapsamında aydınlatma-priz, kamera güvenlik, yangın ihbar, ses sistemi işlerinin tamamlanmış ve çalışır halde bulunduğu, ilgili kurumlar nezdinde abonelik işlemlerini gerçekleştirildiği, mevcut durumda teknik olarak kullanıma mani halin bulunmadığı görülse dahi, iddia edilen imalatların kim tarafından yaptırıldığının dosya kapsamında davacı tarafından sunulan deliller, mahkememizce yerinde inceleme yaptırılarak aldırılan bilirkişi raporları kapsamında tespitinin mümkün olmadığı, Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla alınan █████/2024 tarihli bilirkişi kök raporu ve █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporlarının bu halleri ile karar vermeye elverişli olmadıkları, mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinin 3, 5, 11 ve 12 nolu ara kararları uyarınca uyuşmazlığın esasına ilişkin tespitte bulunmak üzere talimat mahkemesi aracılığıyla iç mimar mühendisi ve mobilya alanında uzman sektör bilirkişisi atanması gerektiği ve tüm raporların ortak değerlendirilmesi bakımından dosyanın mahkememizce mali müşavire gönderilmek istenilmiş ise de, davacı tarafça bilirkişi ücretlerinin dosyaya depo edilmediği, talimat yazılamadığı, inceleme gün ve saatinde de incelemenin yapılamadığı görülmüştür:
Mevcut raporlar ile karar verme imkanı bulunmayan dosyada, davacı vekilince delil avansı niteliğinde olan bilirkişi giderinin yatırılması hususunda davacı vekiline kesin süre verilmiş olup, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçlar açık olarak anlatılmış ve anlatılanlar tutanağa geçirilmiştir. davacı tarafça bilirkişi giderinin verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı, mazeret bildirmediği, inceleme gün ve saatinde hazır olmadığı, bu haliyle dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında davacının davasını ispatlayamadığı, HMK. 189/1 maddesi dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin █████/2021 gün █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı)
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın, peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 60.207,75 TL harçtan mahsubu ile fazla 59.475,75 TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istem halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 499.436,58 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan, harcama yapılmadığı görüldüğünden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,
7-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ....
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!