Anahtar kelimeler: Eylemden Okuma Ederken Yanın Sayaç Alanına Enerjisini İfa Tüketiminde Piyasası

T.C.

İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin görev ve yetki dahilinde yapmış olduğu kontrollerde davalı yanın kaçak elektrik tüketiminde bulunduğu tespit edildiğini, davalı borçlunun, müvekkil şirket yetki alanına dahil olan sayaç okuma görevini ifa ederken elektrik enerjisini Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı kullanım yaptığı tespit edilmiş ve tutanak altına alındığını, işbu tespit üzerine davalı borçlu hakkında dava konusu İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas takip sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatılma zorunluluğu doğduğunu, kaçak elektrik tespit tutanağı ile davalının kaçak elektrik kullandığı sabitleştirildiğini, resmi belgelerden sayılan işbu tutanağın aksi yine yazılı delillerle ispatlanabileceğini, bu noktada işbu ispat yükünün davacı tarafa geçtiğini, zarar gören müvekkilin yerleşim yeri olan İzmir Mahkemeleri yetkili olduğundan dava yetkili ve görevli mahkemede ikame edildiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil aleyhine açılan itirazın iptali davası 1 yıllık hak düşürücü süresinin sonunda açıldığını, davalı kurumun hak düşürücü süre dolduktan sonra açmış olduğu itirazın iptali davasının reddi gerektiğini, müvekkil aleyhine 08.09.2023 tarihinde tutulan Kaçak Elektrik Kullanım Tespit tutanağı gerçeği yansıtmadığını, müvekkilin mesken olarak kullandığı adres ... diye geçtiğini, ancak tespit tutanağındaki adres ... diye geçtiğini, müvekkilin kaçak elektrik kullandığını kabul etmediklerini, aksi kanaat halinde müvekkilinin kaçak elektrik kullanım bedeli ancak işinde uzman tarafsız ve bağımsız bilirkişilerce yapılacak hesaplama sonucunda netlik kazanacağını, bu sebeple dava konusu alacağın yapılacak yargılama sonucunda belirlenebileceğinden ötürü icra inkar tazminat talebi hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davacı şirketin kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olarak davalı aleyhinde icra takibine girişildiği, davalının takibe itirazı neticesinde takibin durduğu ve huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Davalı hakkında tacir araştırmasına karar verilmiş olup, Ticaret Sicil Müdürlükleri ve Vergi Dairesinden gelen yazı cevapları gereğince davalının tacir olmadığı tespit edilmiştir. Davacı şirketten davalıya ait abonelik sözleşmesinin, tüketim endekslerinin ve kaçak elektrik kullanım tutanağının gönderilmesinin istendiği, davacı şirket tarafından gönderilen yazı cevabında, davalıya ait bir abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, abonelik bulunmadığından tüketim endekslerinin mevcut olmadığı, kaçak elektrik kullanım tutanağı ve kaçak kayıt döküm formunun gönderildiği, her ne kadar tutanaklarda adres ticarethane olarak gösterilmişse de, davalının tacir kaydının bulunmadığı, davalı için kendi ticari işletmesinden kaynaklı bir uyuşmazlıktan bahsedilemeyeceği, ancak abonelik ticarethane olduğundan tüketici sıfatının da bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde münhasıran sayılan uyuşmazlıklar arasında da yer almadığı, 6102 sayılı yasanın ticaret mahkemelerinin görevini düzenleyen 4/1 maddesi uyarınca uyuşmazlığı muhakeme etmekle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
:
Yukarıda açıklanan nedenlerle
:
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-Görevli Mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına ALINMASINA,
5-6100 sayılı yasanın 20.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderişmesine, süresinde talep gönderilmemesi halinde ek bir karar ile DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!