Anahtar kelimeler: Manasına Kandırmak Müvekilini Bonoyu Evraktan Bononun Kıymetli Vasfını İmzalattığını Gelmemek

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2019
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan █████/2019 tarihli açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde, takibe konu 26.02.2016 tanzim 26.08.2016 vade tarihli 25.000,00-TL bedelli bono üzerindeki yazı ve imza müvekkili ...'e ait olmadığını, müvekkili tarafından davalı yana borçlu olmadığı hususunda İzmir... İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, takibe konu bononun kambiyo senedi vasfını haiz olmadığı gerekçesi 11.07.2019 tarihinde davanın reddine karar verildiğini, bononun üzerindeki imzanın kabul manasına gelmemek kaydıyla müvekkile ait olduğu düşünülürse dahi davalının müvekkilini kandırmak, aldatmak, hastalığından faydalanmak suretiyle bonoyu imzalattığını, ya da müvekilini başka bir belge imzaladığı zannıyla takibe konu bonoyu imzalamış olma olasılığının bulunduğunu beyan ederek İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine dayanan icra takibinin tedbiren durdurulmasını ve devamında icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile bononun müvekkiline teslimini, %20 'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde, İzmir ...cra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, davacıya ödeme emrinin tebliğ edildiğini, süresi içerisinde takibe itiraz etmekle birlikte senet üzerindeki imzayı inkar etmediğini, senedin rızası hilafına alındğı iddiasında da bulunmadığını, takibe konu 26.02.2016 tanzim 26.08.2016 vade tarihli 25.000,00-TL bedelli bononun kambiyo vasfı taşıdığını, bu nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin İcra İflas Kanunu'nun 72/3.maddesine aykırı olması sebebiyle reddini, davacı borçlunun haksız olarak açtığı iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
1-İzmir.... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyası,
2-Davacı tarafından davalıya verildiği iddia edilen █████/2016 tanzim, █████/2016 vade tarihli 25.000,00-TL bedelli bono,
3-İzmir... İcra Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası,
4-Davacıya ait sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağı.
DAVANIN NİTELİĞİ
:
Açılan dava, davacı tarafından davalıya verilen senedin davalı tarafından icra takibine konulması sonucunda davacının icra takibi ve takibe dayanak senetten dolayı davalıya borcu bulunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
(Değişik fıkra
: █████/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
(Değişik fıkra
: █████/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Taraf vekilleri █████/2019 tarihli duruşmada tarafların harici olarak anlaştıklarını, bu sebeple davanın konusuz kaldığını, karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmişlerdir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 313.maddesinde; ''Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.
Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.
Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.
Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.'' hükmü yer almaktadır.
Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderlerini düzenleyen 331. maddesinde davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edeceği düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası, davacı tarafından davalıya verildiği iddia edilen █████/2016 tanzim, █████/2016 vade tarihli 25.000,00-TL bedelli bono, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası, Davacıya ait sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağı, taraf vekillerinin █████/2019 tarihli duruşmadaki beyanları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı ... tarafından İzmir .... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe dayanak bonodan dolayı davacı ...'in davalı ...'a borçlu olmadığının tespiti ile takibe dayanak bononun dava sonunda davacıya teslimi ve yapılan takibin kötü niyetli olarak yapıldığı iddiası sonucunda davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi taleplerine ilişkin olduğu, taraf vekillerinin █████/2019 tarihli duruşmada tarafların harici olarak anlaştıklarını, bu sebeple davanın konusuz kaldığını, karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan ettikleri, bu kapsamda tarafların sulh olmaları nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
4-Tarafların ön inceleme duruşmasına geçilmeden sulh oldukları anlaşılmakla, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 14,80 -TL karar ve ilam harcının davanın açılışı sırasında yatırılan 575,31-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 560,51-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Vekalet ücreti talep edilmediğinden vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2019
Katip ...
E- imzalıdır
Hakim ...
E- imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!