Anahtar kelimeler: Samimiyetine Isıtma Torbalı Güvenerek Doğalgaz Hamiline Tevzi Müteahhitliği Satım Yazılmış

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Alım Satım)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2019Torbalı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Alım Satım) davasının █████/2019 tarihli yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili █████/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat müteahhitliği yaptığını, alacaklı ...'ye ait firma ile inşaat malzemeleri ve özellikle de doğalgaz ısıtma sistemleri alışverişi yaptıklarını, ancak alacaklı ...'nin müvekkilinden yine malzeme karşılığı takibe konu 57.000,00-TL bedelli çeki aldığını, ancak çekin karşılığı olan malzemeyi teslim etmediğini, müvekkilinin de malzemeyi almadığı için çeki ödemeyemediğini, geçmiş yıllardaki samimiyetine güvenerek malı teslim edeceği düşüncesi ile bu çeki verdiğini, ancak icra takibine konu 57.000,00-TL bedelli hamiline yazılmış çekin karşılığı olan malzemeleri teslim etmediği halde çeki icra takibine koyduğunu ve müvekkili hakkında 65.066,67-TL'lik takip başlattığını, çekin arka yüzü incelendiğinde de görüleceği üzere davalı alacaklı ...'nin davaya konu çeki önce ...San ve Tic A.Ş.'ye ciro ettiğini, ancak sonradan bu cironun iptal edildiğini, iptal edilen bu ciroda ismi geçen şirketin de davalı ile aynı işi yaptığının anlaşıldığını, bedelsiz çekin icraya verilmesinden dolayı alacaklı hakkında suç duyurusunda bulunulacağını, açıklanan nedenlerle; müvekkilinin davalı alacaklı ...'ye borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili █████/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu çekin malen verildiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafın çekin malzeme karşılığı verildiği yönünde iddiasını ispat etme zorunluluğu olduğunu, nitekim bilindiği üzere senede karşı senet ile ispat zorunluluğu olduğunu, kambiyo senetlerine haiz icra takiplerinde kambiyo senedinin dayanağını ispat külfetinin de borçluda olduğunu, bu yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2015 tarihli ███████-2482 Esas ████████ Karar sayılı ilamının bulunduğunu, bunların yanı sıra davacı ile müvekkili arasındaki ilişkinin sadece inşaat malzemeleri doğalgaz sistemi kurulmasına ilişkin alıverişinden ibaret olmadığını, aralarında dostluk ilişkisi de olduğunu, farklı zamanlarda davacının müvekkilinden borç para istediğini, müvekkilinin de aralarındaki bu dostluk ilişkisine güvenerek defaatle davacıya para gönderdiğini, bu yönde davacı ile müvekkili arasındaki mesaj kayıtlarının bulunduğunu, ayrıca yine müvekkili tarafından davacıya farklı zamanlarda...tan para transferleri olduğunu, bunların dışında elden verilen borçların da bulunduğunu, çekin... San Tic A.Ş.'ye ciro edildiğinin doğru olduğunu, ancak çekin karşılıksız çıkması sebebiyle borcun müvekkili tarafından ilgilisine ödenerek çeki geri aldığını, açıklanan nedenlerle; haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.DELİLLER
:1-Torbalı İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası,2-Torbalı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyası3-Taraflara ait ticaret sicil kayıtları,4-Taraflara ait vergi sicil kayıtları.DAVANIN NİTELİĞİ
:Açılan dava, davacının davalı tarafından Torbalı İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında aleyhine başlatılan icra takibine dayanak çekten ve icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dosya Torbalı ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından kıymetli evraka dayanan davanın mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu gerekçesi ile verilen görevsizlik kararı sonucu mahkememize tevzi edilmiştir. Dosyanın incelenmesi sonucunda görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğu, mahkememizin davaya bakmakla görevli olduğu anlaşılmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü düzenlenmiş, arabulucuya başvuru dava şartı olarak nitelendirilmiştir.6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1.maddesinde ise; ''Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. (Ek cümle:6/███████-███████ md.) Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş, bu madde kapsamında dava şartı olan arabuluculuğa ilişkin hükümleri düzenleyen aynı Kanun'un 18/A. maddesine atıf yapılmıştır.6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesinde de; ''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' şeklindeki hükümler ile arabulucuğa başvurma dava şartının içeriği düzenlenmiştir.Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir.Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005).6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesinde; ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde düzenlenen arabulucuya başvuru dava şartı bu madde kapsamına girmektedir.Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır.Torbalı... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Karar sayılı dosyasının açılışı sırasında zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığı anlaşılmaktadır.Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Torbalı İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyası, Torbalı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Karar sayılı dosyası ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davanın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya verilen ve Torbalı İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına dayanak çekten dolayı davacının davalıya borcu bulunmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olmasına rağmen davacı tarafça zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadan doğrudan görevsiz mahkemede dava açılmış olması göz önünde bulundurulduğunda, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:1-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A. maddesi ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'na eklenen 18/A-2. maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddeleri atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Harçlar yasası gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 44,40-TL karar ve ilam harcının davanın açılışı sırasında yatırılan 1.111,18-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.066,78-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair, davacı vekili, davalı ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2019Katip ...E- imzalıdırHakim ...E- imzalıdır