Anahtar kelimeler: Gözükmediği Gözüktüğünü Senette Ştinin Konulduğunu Hisselerini Ortağı Tllik Senedin Devir
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; .... Şti.'nin tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, 16.12.2016 tanzim tarihli 5.500.000,00 TL'lik senette şirketin borçlu gözüktüğünü ve senedin takibe konulduğunu, senette borçlu gözükmediği için kendisine tebligat yapılmadığını, daha sonra şirketin hisselerini devir ettiğini, devir ettiği kişilerin devirde böyle bir borç gözükmediğinden sözleşme dışı işlem olarak bu bedeli rücu ettiğini, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, senedin tanzim tarihi itibarıyla tek yetkili kişi olduğunu ileri sürerek senet nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile %20 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile her ne kadar dava menfi tespit olarak açılmış ise de davayı imza inkarına dayanarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının icra dosyasında borçlu olmadığını, müvekkili tarafından davacı aleyhine herhangi bir icra takibi yapılmadığını savunarak davanın reddi ile %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu 16.12.2016 tanzim 28.02.2020 ödeme tarihli 5.500.000,00 TL bedelli senette alacaklının ...A.Ş., borçlularının .... . Şti. ve ...olduğu, senet üzerinde davacının adı yazılarak atılmış bir imzanın bulunmadığı, dava tarihi itibarıyla davacının şirket yetkilisi olmadığı ve kendisi adına senetteki imzanın inkarına dayalı dava açtığı, senette davacının isim ve imzasının yer almadığı, bu nedenle dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta davacının senedin tanzim tarihi sırasında şirketin yetkili temsilcisi olduğu ve tek ortağı olması sıfatıyla şirket adına yetkili temsilci sıfatıyla atılı bulunan imzanın sahteliği iddiasıyla dava açmakta hukuki yararı bulunmakla birlikte, senette davacı adına atılı bulunan bir imza olmadığı, aleyhine girişilmiş bir takibin de bulunmadığı, dava tarihi itibariyle dava dışı keşideci şirketin yetkili temsilcisi olmadığı anlaşılmakla davacının dava açma yetkisi bulunmadığı gerekçesi ile aktif husumete yönelik dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, imza inkarına dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!