Anahtar kelimeler: Markaplakalı Defaten Nüsha Car Nüshasının Tevzi İmzalattırıldığını Boş Otomobil Taşınır

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2019
İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının █████/2019 tarihli yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde; müvekkili ile davalıya ait... A Car arasında █████/2016 tarihinde ...a marka...plakalı otomobil hakkında 1.600,00 TL bedel üzerinden 15 gün araç kiralama sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin 1.600,00 TL bedeli defaten ödediğini ve altında boş senet metni bulunan sözleşmelerden iki asıl nüsha düzenlenmiş, müvekkiline ait iki adet sözleşme ve sözleşme altındaki iki adet boş senet imzalattırıldığını bir nüshasının müvekkiline verildiğini, sözleşmede bedelin peşin ödendiğinin açıkça yazıldığını, █████/2016 tarihli... numaralı faturanın müvekkiline verildiğini, sözleşme yapıldıktan 1 hafta sonra müvekkilinin kira süresini 6 gün daha uzatmak istemiş ve... plakalı otomobil süre uzatımına uygun olmadığından ...plakalı ...markalı otomobilin 700,00 TL daha ücret farkı ödenerek 21 günlüğüne kiralandığını ancak ifa zamanı geldiğinde sözleşmede belirtilen aracın davalı tarafça müvekkiline teslim edilmediğini, davalı tarafın teslim anında anlaşılan marka otomobili bu fiyat bu marka bir araç için az diyerek teslim etmediğini, müvekkilinin ya anlaşma konusu aracı vermesini ya da bedelin iade edilmesini talep ettiğini, davalı tarafın para iadesinin mümkün olmadığını ancak █████/2016- █████/2016 tarihinde ödediği bedeli geri verebileceğini söylediğini, müvekkilinin alacağına kavuşmak için Karşıyaka ...noterliğinden █████/2016 tarih ve ...yevmiye no lu ihtarname ile davalı tarafa borcu ödemesini talep ettiğini, borcun ödenmediğini, davalı tarafın elinde bulunan sözleşmenin imzalanmış ikinci boş senedini █████/2016 tanzim ve █████/2016 vade, 10.000,00 TL meblağ şeklinde doldurarak müvekkili aleyhine İzmir....icra müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek icra dosyasına konu edilen senedin bedelsiz olduğunun tespiti ile müvekkilinin icra takibine ilişkin borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve müvekkilinin zarar görmemesi açısından İİK nun 72.maddesi gereği icra takibinin durdurulması yolunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; iş bu davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış ise de mahkemenin görevli olmadığını, görev itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin Sulh Hukuk mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından açılan davanın süre yönünden de zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı yönünden de reddi gerektiğini, davacı tarafça ileri sürülen soyut iddialara dayanılarak icra takibinin geçici olarak durdurulması talebinin de hukuka aykırı bir talep olduğunu, icra takibinin durdurulması halinde müvekkilinin haksız zararlara uğrayacağını beyanla esastan da davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
:
1-Davacı tarafından davalıya verilen █████/2016 tanzim, █████/2016 ödeme tarihli, 10.000,00-TL bedelli senet,
2-Davalı tarafından davacı adına düzenlenen █████/2016 tarihli 1.600,00-TL bedelli fatura,
3-Taraflar arasında imzalanan █████/2016 tarihli Araç Kiralama Sözleşmesi,
4-Karşıyaka ... Noterliği'nin █████/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi,
5-İzmir... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası,
6-Karşıyaka ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası,
7-Çiğli Tüketici Hakem Heyeti'nin █████/2017 tarihli... numaralı TÜketici Hakem Heyeti kararı ve ... numaralı dosyası,
8-İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası,
9-İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyası,
10-İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyası.
DAVANIN NİTELİĞİ
:
Açılan dava, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla davacı aleyhine başlatılan icra takibine konu olan ve davacı tarafından taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinden dolayı davalıya verilen senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
(Değişik fıkra
: █████/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
(Değişik fıkra
: █████/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan araç kiralama sözleşmesi bedeline karşılık olarak davacı tarafından davalıya verilen bedelsiz senedin doldurularak davalı tarafından İzmir... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, davacının takibe konu █████/2016 tanzim, █████/2016 ödeme tarihli, 10.000,00-TL bedelli senet dolayısıyla davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiş, İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonucunda ... Esas ...Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmiş, İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nde yapılan yargılama neticesinde davanıon kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine karşı açılan menfi tespit davası olduğu ve kambiyo senedinden kaynaklanan alacağa yönelik açılan davanın mutlak ticari davalardan olduğu gerekçesiyle verilen ...Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize tevzi edilmiştir.
Kira sözleşmesi bir malın kullanımının devredildiği sözleşme türü olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesinde; ''Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.'' şeklinde tanımlanmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 357. maddesinde ise; ''Ürün kirası kiraya verenin, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği sözleşmedir.'' denilmektedir.
Bu durumda ürün (hasılat kirası), kiraya verenin kiracıya ürün (hasılat) veren bir mal, işletme ya da hakkın kullanılmasını, semerelerinden yararlanılmasını veya işletilmesini belli bir bedel karşılığında terk ettiği kira türüdür. Bir kira sözleşmesinin adi kira mı yoksa ürün kirası mı olduğunun belirlenmesinde kiracının, kiralanan şeyin ürünlerinden yararlanma yetkisi olup olmadığı başlıca ve en önemli kriterdir.
Öte yandan ürün kirasında kira bedelinin üründen bağımsız bir bedel olarak kararlaştırılması hâlinde genel ürün (hasılat) kirasından; buna karşılık kira bedeli, ürünün belli bir hissesi ya da bölümü olarak belirlenmiş ise, katılmalı (iştirakli) ürün kirasından söz edilir (6098 sayılı TBK m. 357; 818 sayılı BK m. 270). Bununla birlikte kira bedelinin karma olarak yani bir kısmı sabit bir miktar, bir kısmının da üründen bir bölüm olarak belirlenmesi de sözleşme özgürlüğü çerçevesinde mümkündür.
O hâlde kiraya veren, kiralanan şeyi, kiracının kiralanandan yararlanmasını ve semerelerini toplamasını sağlayacak ya da işletilmesini mümkün kılacak şekilde teslim etmek ve sözleşme süresi boyunca da bu durumda bulunmakla yükümlüdür. Bu kapsamda kiralananın işletilmesi için gerekli tüm malzemeleri, imtiyazları, ruhsatları teslim etmesi şarttır.
█████/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesinde; "Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen hükmün taşınır-taşınmaz ayrımı olmaksızın tüm kira ilişkilerinde uygulanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Diğer yandan mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin █████/2019 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında aynen; ''...taraflar arasında araç kiralama sözleşmesi bulunmakta olup uyuşmazlık bu araç kiralama sözleşmesi kapsamında verilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava, █████/2014 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına ve kira ilişkisinden kaynaklandığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir...'' ibarelerine yer verilmiş ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin temelinde bulunan sebebin görevli mahkemenin tespiti açısından önemi vurgulanmıştır.
Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir.
Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesinde; ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde düzenlenen arabulucuya başvuru dava şartı bu madde kapsamına girmektedir.
Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı tarafından davalıya verilen █████/2016 tanzim, █████/2016 ödeme tarihli, 10.000,00-TL bedelli senet, davalı tarafından davacı adına düzenlenen █████/2016 tarihli 1.600,00-TL bedelli fatura, taraflar arasında imzalanan █████/2016 tarihli Araç Kiralama Sözleşmesi, Karşıyaka ... Noterliği'nin █████/2016 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi, İzmir ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası, Karşıyaka.... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyası, Çiğli Tüketici Hakem Heyeti'nin █████/2017 tarihli ... numaralı TÜketici Hakem Heyeti kararı ve ... numaralı dosyası, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası, İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Karar sayılı dosyası, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Karar sayılı dosyası ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan davanın davacı ile davalı ...'a ait... isimli iş yeri arasında... plakalı otomobilin 15 gün süre ile 1.600,00-TL karşılığında kiralanmasına ilişkin olarak imzalanan █████/2016 tarihli araç kira sözleşmesinden dolayı davacı tarafından davalıya verilen ve bedelsiz olduğu iddia edilen █████/2016 tanzim, █████/2016 ödeme tarihli, 10.000,00-TL bedelli senedin davalı tarafından İzmir .... İcra Dairesi'nin...sas sayılı dosyası ile takibe konularak davacıdan tahsil edilmek istenilmesi sonucunda davacı tarafından senet ve icra takibi dolayısıyla davalıya borcu bulunmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu, dava konusu icra takibine dayanak senedin dava dilekçesine eki bulunan araç kira sözleşmesi ve faturadan da anlaşılacağı üzere taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinden kaynaklanan alacaktan kaynaklandığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesinde kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunun düzenlendiği, dava şartlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde düzenlendiği, aynı maddenin 1-c. fıkrasında mahkemenin görevli olmasının yer aldığı, aynı Kanun'un 115. maddesinde ise Mahkemenin dava şartlarının varlığını yargılamanın her aşamasında re'sen gözeteceğinin ve dava şartlarının bulunmaması durumunda davanın usulden reddine karar verileceğinin belirtildiği, belirtilen çerçevede iş bu davaya bakmakla görevli Mahkemenin İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, açılan davanın görev dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın USULDEN REDDİ İLE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesi kapsamında İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-İş bu dosyanın İzmir.... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşıldığından, Mahkememizce verilen iş bu karşı görevsizlik kararının istinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi durumunda, dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 22. maddesi gereğince görevli Mahkemenin belirlenmesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine,
3-Yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemece dikkate alınmasına,
4-Gerekçeli kararın re'sen taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip ...
E- imzalıdır
Hakim ...
E- imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!