Anahtar kelimeler: Kovancılar Karakoçankovancılar Toplulaştırması Toplulaştırma Elazığ Parsele Köyünde Hissedarı Tarla Geliştirme
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
: 1- ...
2- ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacılar tarafından, Elazığ Karakoçan-Kovancılar Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında Elazığ ili, Kovancılar ilçesi, ... Köyü'nde yapılan arazi toplulaştırma işleminin davacının hissedarı olduğu ..., ..., ..., ... kadastral parsel sayılı 102 adet parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu parseller yönünden, proje bütünlüğü açısından dava konusu taşınmazların toplulaştırma kapsamına alınmasının gerekli olduğu, taşınmazların dağıtımında toplulaştırma işlemlerinde beklenen ilke ve usullere uyulduğu, toprak endeks değerleri ve sabit tesisler baz alınarak tahsis işlemlerinin yerine getirildiği, davacının dava konusu parsellerde hisse oranı aynen korunarak başka taşınmazlar üzerinde malik kılındığı, kamu ortak yatırım payı kesintilerinin yasal sınırın altında belirlendiği dolayısıyla arazi toplulaştırmasına yönelik işlemin dava konusu parseller yönünden toplulaştırma amaç ve ilkeleri ile hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, hissedarı olduğu dava konusu parseller yönünden yapılan toplulaştırma işlemlerinin, Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliğinde belirtilen kriterlere uygun yapılmadığı, davacıya ait hisselerin tek parselde veya az sayıda parselde toplanmak yerine taraflarına yeni parsellerde küçük hisseler verildiği, mülkiyet hakkının kullanılamaz hale getirilerek ihlal edildiği, taşınmazlarının başka bloklarda yer alan verimsiz, tarıma elverişli olmayan taşınmazlara kaydırıldığı, bazı şahısların kişisel menfaatinin gözetildiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi,.... işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, ..... blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelere dayanılarak; İdare Mahkemesince, arazi toplulaştırmasına yönelik işlemin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun olduğu, davaya konu toplulaştırma işleminde dava konusu taşınmazlar yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karara yönelik istinaf istemi üzerine Bölge İdare Mahkemesi tarafından istinaf isteminin reddine karar verilmişse de; idare tarafından dosyaya sunulan davacıya ait parsellerin mülkiyet listesi ve arazi toplulaştırması cetvelinden toplulaştırmaya giren parsel sayısının 80 adet olarak belirtildiği, buna karşın dava konusu taşınmaz sayısının 102 olduğu, diğer yandan dava dosyasında davacının taşınmazları yönünden ayrı bir bilirkişi raporu alınmadığı bunun yerine aynı mahalde çoğunluğu ortak hisseli olan parsellere yönelik yapılan toplulaştırma işlemine karşı dava açan ... ve ... adlı başka dosyalarda yer alan ve parsellerin tamamı ve hisse miktarları aynı olmayan üçüncü kişilere ait dava dosyalarında yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporunda yer verilen tespitlere dayanılarak karar verildiğinin görüldüğü somut olayda, anılan raporlarda yer verilen parsellerin yalnızca bir kısmının davacının hisseli maliki olduğu taşınmazlar arasında yer aldığı ve davacının hisse oranlarının da anılan maliklerden farklılık arz ettiği, dolayısıyla davacının parselleri yönünden ayrıca somut ve net değerlendirmelere yer verilen denetime elverişli ayrı bir bilirkişi raporu düzenlenerek uyuşmazlık konusunun Teknik Talimatta yer verilen toplulaştırmada dikkat edilecek hususlar yönünden incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca dava konusu parsellerin bir kısmının köy yerleşim alanı içerisinde kaldığı ve söz konusu parseller yönünden herhangi bir arazi toplulaştırması uygulaması yapılmadığı hususu da gözetilerek bu parsellere yönelik ayrı bir değerlendirme yapılması gerektiği, davacının taşınmazlarının hangileri olduğu hususunda idarece sunulan toplulaştırma cetveli ve tapu kayıtları incelenerek toplulaştırma konusu olan parselleri belirlendikten sonra dava konusu her bir parsele yönelik olarak davacının hisse oranlarının, hak edişinin ne kadar olduğu, parselin derecesi ve parsel değer endeksi, üzerinde sabit tesis olup olmadığı, toplulaştırma öncesinde ve sonucunda davacıya tahsis edilen parselin kaç metrekare olduğunun ve bu haliyle mülkiyet hakkının parselde optimum verimliliği sağlayacak şekilde davacı tarafından bağımsız ve fiilen kullanılabilir ve faydalanılabilir olup olmadığı hususunun, parsellerin eski kadastral parseller ile yeni durumlarının gösterildiği aplikasyonlar yapılarak çakışık harita ve krokiler üzerinde gösterilmek suretiyle incelenmesi ve yapılan inceleme sonucunda karar verilmesi gerekirken, başka dosyalarda düzenlenen bilirkişilerce hazırlanan raporlarda yer alan, dava dosyası yönünden eksik ve yetersiz tespitler içeren raporlar esas alınarak yapılan genel değerlendirmelerle dava konusu parsellere ilişkin toplulaştırma işleminin hukuka uygun olduğundan bahisle verilen kararda isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, eksik araştırma ve inceleme sonucunda verilen İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!