Anahtar kelimeler: Okumayazma Gabin Emlakçı Onların Tanıdığı İstemli Hile Süreden Mersin Adana

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Mersin 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., 2024/2 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın davalı ...'ın duruşma isteminin süreden reddine, temyiz dilekçelerinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Dava, hile ve gabin hukuki sebeplerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkinidir.Davacı vekili, emlakçı davalılar ..., ..., ... ve onların tanıdığı davalı ...'ın davacının okuma-yazma bilmemesi ve aşırı derecede yaşlı ve saf olmasından faydalanarak fikir birliği içerisinde hareket etmek suretiyle aldatmaları sonucu davacının küçük bir hisse satma iradesiyle davalı ...'a taşınmaz satış vekâleti verdiğini, ...'ın taşınmazın tamamını vekâlete dayanarak davalı ...'a değerinin oldukça altında sattığını, davalılar hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığını belirterek taşınmazın davalı ... adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiş; cevaba cevap dilekçesinde davalı ...'ın sunduğu davacının parmak izi olduğu iddia edilen ibranamenin HMK'nın 206. maddesi uyarınca geçersiz olduğunu, okuma-yazma bilmediği için imza atamayanların parmak izi kullanacağı işlemlerin senet niteliği taşıması için noterde düzenleme biçiminde tanzimi gerektiğini, ibranamenin sahte olduğunu, davalı ...'ın sunduğu dekontların ne karşılığı düzenlendiği ve meblağın kimin tarafından kime ödendiğinin belli olmadığını belirtmiştir.Davalı ... vekili; ...'ın, babası ...'nin arkadaşı olan emlakçı davalı ...'nın önerisi üzerine dava konusu taşınmazı ...'ya banka havalesi ile yaptıkları ödeme karşılığı satın aldığını, ...'ın emanetçi olmadığını, vekâletin nasıl alındığını bilmediğini, tapu kaydına güvenen iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalılar ..., ... ve ... vekili, ...'nın emlakçı olduğunu, davacıyı ve kendisini tanıyan davalı ... tarafından davacının taşınmazlarının satışının ...'ya önerildiğini, ...'nın davalı ...'ın babası ... ile 900.000,00 TL karşılığı anlaştıklarını, davacı ve eşinin vekâletname düzenlenirken bedelin tamamını davalı ... ve dava dışı ... huzurunda nakden alıp 16.06.2014 tarihli ibranameye parmak bastığını, vekil ...'ın ibra edildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2020 tarihli kararıyla; okuma yazma bilmeyen davacının tam malik olduğu parselin satışına dair iradesinin fesada uğratıldığı, davalı ... ilk el malik olduğundan TMK'nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacağı, diğer davalıların ise tapu maliki olmadıkları gerekçesiyle davalı ... yönünden tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2023 tarihli kararıyla; iddianın ileri sürülüş biçimi ve toplanan delillere göre davanın hile ve vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu, vekil ile sözleşme yapanın iyi niyetli olması halinde sözleşmenin vekil edeni bağlayacağı, taraf tanıklarının dinlenmemesi, ödeme savunmasına ilişkin dekontların ve banka kayıtlarının araştırılmamasının da hukuki dinlenilme hakkının ihlâli niteliğinde olduğu gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı sonrası yapılan araştırma ve dinlenen tanık beyanlarına göre davalılar ..., ... ve ...'nin fikir ve eylem birliği içerisinde davacıdan hile ile aldıkları vekâletnameyi kötüye kullanmak suretiyle dava konusu taşınmazı iyi niyetli 3. kişi konumundaki davalı ...'a sattıkları, davalı ...'ın satış bedelini davalı ...'ya ödediği, bedelin davacıya verilmediği, davalı ...'ın iyi niyetli olduğu, ... haricindeki davalıların malik olmadıkları gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın esastan reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın pasif husumetten reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmaz satış ile davalı ... adına tescil edilmiş ise de gerçek alıcının dava dışı babası ... olduğu, bedelin bir kısmı ... tarafından davalı ...'ya ödenmiş ise de satış tarihindeki rayiç değerin ...'ya veya davacıya yapıldığının ispatlanamadığı, davalı ... ve davalı ...'ın babası ...'nin biribirini tanıdıkları, taşınmazın değeri ve vekâletten hemen sonra satış yapılması karşısında dava dışı ...'nin oğlu davalı ...'ın yapılan hileyi bildiği ve iyi niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, hükmün kaldırılmasına, yeniden hüküm kurmak suretiyle davalı ... ve ... yönünden davanın kabulüne ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki 10 03... parsel sayılı taşınmazda ... adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, diğer davalılar yönünden davanın pasif husumetten reddine karar verilmiştir.Hemen belirtilmelidir ki; davalı ...'ın 14.08.2014 tarihli vekâletname ile Avukat ...'i vekil tayin ettiği, vekâletnamesinde tevkil yetkisinin bulunduğu, Avukat ...'in 24.10.2017 tarihli yetki belgesi ile Avukat ... ...'ı tevkil ettiği, temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının 16.06.2024 tarihinde yetkili vekili Avukat ... ...'a usulüne uygun olarak elektronik tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, davalı ... yönünden son temyiz gününün 01.07.2024 pazartesi günü olduğu hâlde bu tarihe kadar davalı ...'ın temyiz başvurusunda bulunmadığı gibi, davacı tarafın da hükmü temyiz etmediği, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin HMK'nın 366/1. ve 347. maddelerine aykırı olarak karşı taraf olmayan ihtiyari dava arkadaşı davalı ... vekili Avukat ...'e 17.07.2024 tarihinde tebliğ edildiği, sehven gönderilmiş bu tebligatın süresinde temyiz yoluna başvurmayan davalı ...'a katılma yoluyla temyiz hakkı bahşetmeyeceği, davacı lehine davalı ... yönünden usuli kazanılmış hakkın oluştuğu anlaşılmakla katılma yoluyla temyiz hakkı bulunmayan davalı ... vekilinin süresinden sonra 23.07.2024 tarihinde duruşma istemli olarak sunduğu temyiz dilekçesinin ve duruşma isteminin süreden REDDİNE,Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davanın kabulünde isabetsizlik bulunmamakla davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,Kabule göre dava konusu olay sebebiyle dolandırıcılık suçundan mahkum olan diğer davalılar yönünden de davanın kabulüne hükmedilmesi gerekirken, malik olmadıkları gerekçesiyle diğer davalılar yönünden davanın pasif husumetten reddi isabetsiz olsa dahi bu husus davacı tarafından temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmesine,Ancak 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesi gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince esas hakkında yeniden tesis edilen hükümde dava konusu taşınmazın mahalle adının ... Mahallesi olması gerekirken ... Mahallesi olarak yazılması isabetsizdir.Ne var ki anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kamu düzeni gereğince Bölge Adliye Mahkemesinin temyize konu kararının; hüküm fıkrasının 2. fıkrasının c. bendindeki "... Mahallesinde" ibaresinin çıkarılarak yerine "... Mahallesinde" ibaresinin yazılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin yatırılan temyiz harçlarının temyiz eden davalı ... ve ...'a ayrı ayrı iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.