Anahtar kelimeler: Adedi Hasren Tayininde İlke İsteklerinin Müdafinin Görüşü Edenlerin Birden Suçlar

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz talebinin vekalet ücretine hasren, katılan kurum vekilinin temyiz talebinin ise hükmün esasına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;A. Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelenmesindeYargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.1978 tarih ve 2/324-350 sayılı kararında belirtildiği üzere; vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasının değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedinin esas alındığı ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava için ayrı ayrı tayinini öngördüğü, buna göre, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmaması karşısında, aynı avukatla temsil edilen sanıklar ... ve ... için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, sanıklar ... ve ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,B. Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde5237 sayılı TCK’nin 204/2. maddesinde yaptırıma bağlanan "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçu, özgü suç olup bu suçlarda özel faillik niteliği taşıyan kişilerin fail olabileceği nazara alındığında, özel hastanede mesul müdür, doktor ve muhasebeci olarak çalışan sanıkların eylemlerinin, sübutu hâlinde, 5237 sayılı TCK'nin 210/2. maddesi delâletiyle ile aynı Kanun'un 204/1. maddesinde düzenlenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun oluşacağı belirlenerek yapılan incelemede;Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı TCK'nin 204/1. maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar ... ve ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklarhakkındaki kamu davalarının, gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle, DÜŞMESİNE,04.03.2026 tarihinde karar verildi.