Anahtar kelimeler: Muğla Sürdürmekte Bam Ünvanı Yazim İlçesi Mahallesinde Eksiklik İzmir Özetle

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: █████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili .... ünvanı altında ... ilçesi ... Mahallesinde ticari faaliyetini sürdürmekte olduğunu, bu arada .... marka su markasının da bayisi olarak satışını yaptığını, davalı şirketin de diğer illerdeki faaliyetleri yanında ... havalimanının güvenlik hizmetlerini sürdürdüğünü, müvekkilinin 2015 yılından beri aynı holding bünyesinde yer alan ....A.Ş. ve davalı .... A.Ş.' ye su verdiğini, ... A.Ş. ile hiçbir sorun yaşamadan ticari ilişkileri devam ettiğini ve halen de bu şirkete damacana suyu vermeye devam ettiklerini, 11.12.2020 tarihli taahhütname ile 01.01.2021 -31.12.2021 tarihleri arasında 1916 adet 20 litrelik damacana suyu 7,5 TL +KDV olarak davalı şirkete vermeyi taahhüt ettiğini ve söz verdiği fiyattan damacanaları vermeye başladıklarını, hatta davalı şirketin talebi üzerine 9 adet de su sebili kullanımları için davalı şirketin Havalimanındaki eleman ve yetkililerine teslim edildiğini, ancak gerek su bedelleri ve gerekse verdiği damacanaların bir kısmı geri gelmeyince su vermeyi kestiklerini ve alacaklarını istediklerini, ancak olumlu bir geri dönüş alınamadığını, davalı şirkete gönderdikleri 02.06.2021 tarihli 4.374,00 TL 15.06.2021 tarihli 4.730,40 TL'lik ve 22.06,2021 tarihli 4.131,00 TL olmak üzere toplam 13.235,440 TL lik faturalardaki alacaklarını tahsil edemediklerini, faturaların davalı tarafından kabul edilmediğini, Milas İcra Müdürlüğü'nün█████████ no lu dosyasıyla yapılan icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, Davalının Milas icra müdürlüğünün █████████ takip no lu dosyasına yaptığı itirazın iptali ile%20 den aşağı olmayacak inkar tazminatı ile birlikte davalı şirketten alınarak tarafımıza verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın, müvekkili ile arasında 01.01.2017 başlangıç tarihli su temin edilmesine ilişkin sözleşme akdedildiğini, 2021 Yılının Mayıs ayına kadar davacı ile müvekkil arasındaki su teslimi ilişkisi devam ettiğini, ancak davacı yanın 2021 Yılı Haziran ayında müvekkile herhangi bir dayanağı olmayan faturalar düzenlemesi akabinde işbu faturaların iadesi ile taraflar arasındaki sözleşme müvekkilce feshedildiğini, cevap dilekçesi ekinde sunulan teslim tutanakları ve diğer belgelerden de anlaşılacağı üzere davacı yanın müvekkile sözleşme gereği 10 adet su sebili teslim ettiğini, müvekkilinin davacıya 12 adet su sebili iade ettiğini, davacıya 2 adet sebil fazladan verildiğini, müvekkilinin bu meyanda davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, fazladan iade edilen sebiller bakımından müvekkil alacaklı konumda olduğunu, davacıya son olarak 9.436,50-TL bedelli faturanın karşılığını ödedikten sonra davacıdan herhangi bir hizmette alamadığını, ayrıca davacıya 77 adet boş damacana teslim edildiğine dair teslim tutanaklarının cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, davacının alacaklı olmadığını bile bile icra takibine geçmesi nedeniyle takip konusu miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, davacının varlığını iddia ettiği alacağın miktarının neye göre belirlendiği belli olmadığından likit olmayan ve yargılamayı gerektiren bedel yünündeki icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEMECE
: "...,Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, dava ve savunmalar, hesap bilirkişisi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 01.01.2017 başlangıç tarihli su temin edilmesine ilişkin sözleşme akdedildiği, sözleşme gereğince 2021 Yılının Mayıs ayına kadar düzenli olarak su teslimi ilişkisinin devam ettiği, 2021 Yılı Haziran ayından sonra düzenlenen faturaların davacı tarafından davalıya gönderildiği, faturaların davalı tarafından kabul edilmediği, davalı tarafından Beyoğlu 48. Noterliği 30.07.2021 tarih, 54528 Yevmiye numaralı İhtarname ile, sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, akabinde davacının bedeli ödenmeyen faturalar nedeni ile davalı şirket aleyhine Milas İcra Müdürlüğü'nün █████████ nolu dosyası ile takip başlattığı, davalı şirketin borca itiraz ettiği, davacı tarafından davaya konu faturalara ilişkin mal ve hizmet teslimine dayanak teslim fişi, sevk irsaliyesi gibi somut belgeleri dosyaya sunmadığı, dosyada bulunan teşlim fişlerine ilişkin teslim tarihlerinin davaya ve takibe konu faturala ilişkin olmadığı, sipariş fişlerinin tarihinin faturalardan çok öncesine ait olduğu anlaşılmakla, █████/2022 havale tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli gerekçeyi içerir nitelikte olduğu anlaşılmakla, davanın Reddine, davalı tarafın kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile; "Davanın Reddine," şeklinde karar verilmiştir.Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de █████/2022 havale tarihli bilirkişi raporunu esas alarak verdiği bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli ve yeterli olmadığını, dosyaya davalı şirketin elemanlarına yapılan teslimatlara ilişkin belgeler sunulduğunu ancak bilirkişi tarafından bu teslim belgelerinin söz konusu faturalara ilişkin olmadığının kabul edildiğini ancak bu kanıya nereden varıldığının açıklanmadığını, yapılan ticari faaliyetin damacana ile su teslimi olduğunu, işin doğası gereği her damacana için ayrı ayrı fatura kesilmediğini, birikince toplu olarak faturalar kesildiğini, baştan beri de uygulamanın bu şekilde gerçekleştiğini, bilirkişinin yapması gereken incelemenin davalı şirketin elemanlarına imza karşılığı teslim edilen su damacaları ile fatura içeriğinin uyumlu olup olmadığını dolayısıyla eksik bir ödemenin olup olmadığını incelemek olması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.HMK'nın“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.█████/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir:“Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., █████████ K. sayılı kararında da değinilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.Bir satım ilişkisinde satıcı taraf sattığı malın-hizmetin miktarını ve alıcıya teslimini, alıcı ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.Davacı tarafça, davalı şirketin talebi üzerine 9 adet de su sebili kullanımları için davalı şirketin Havalimanındaki eleman ve yetkililerine teslim edildiğini, ancak gerek su bedelleri ve gerekse verdiği damacanaların bir kısmı geri gelmeyince su vermeyi kestiklerini ve alacaklarını istediklerini, ancak olumlu bir geri dönüş alınamadığını, davalı şirkete gönderdikleri toplam 13.235,440 TL lik faturalardaki alacaklarını tahsil edemediklerini, faturaların davalı tarafından kabul edilmediğini, Milas İcra Müdürlüğünün █████████ esas dosyası icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu iddiasıyla, itirazın iptali talebiyle dava açılmış olup, davalı taraf cevap dilekçesinde su temin edilmesine ilişkin sözleşme bulunduğunu, davacı yanın 2021 yılı Haziran ayında herhangi bir dayanağı olmayan faturalar düzenlemesi akabinde faturaların iadesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, borcun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğinin, davacı ticari defter kayıtlarında bulunan faturaların davalı tarafından iade edildiğinin, ispat yükü üzerinde olan davacının teslim iddiasını kanıtlayamamış olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026