Anahtar kelimeler: Müdafilerinin Görüşü İstemlerinin Edenlerin Neticesinde Edilebilir Yetkilerinin Cezaların Sayisi Esastan
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Hırsızlık
SUÇ TARİHLERİ
: 28.11.2019, 22.01.2020
HÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve hükmedilen cezaların türü ve süresine göre sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "altı kez işlendiği kabul edilen eylemlerin dördünün hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, ikisinin hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulünün hatalı olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, sanığın soruşturmanın başından bu yana samimi şekilde bildiklerini anlattığına, buna rağmen diğer sanıklarla bir tutulup alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine, suç kastının bulunmadığına" ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, sanığın hırsızlık suçuna vücut veren eylemlerinin neler olduğunun kararda açıklanmadığına, diğer sanık ... ...'ın soyut ve dayanaksız beyanları dışında delil bulunmadığına, eylemlerin bir kısmının hırsızlık suçunu, bir kısmının güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğuna, suç kastının bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine" ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın suç tarihlerinde .. Havalimanında değil ... Havalimanında çalıştığına, diğer sanık ... ...'ın atfı cürüm niteliğindeki beyanları dışında atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlk Derece Mahkemesince fiilin nitelendirilmesinde hataya düşüldüğüne, altı kez işlenen eylemlerin dördünün hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, ikisinin hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulünün hatalı ve hukuka aykırı olduğuna, eylemlerin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu kapsamında olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suçu kabul etmemekle birlikte sanığın asli fail olarak değil yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğine, teşdit yapılmadan lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine" ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın atılı suçu kabul etmediğine, sanığın savunmasının aksi yönünde delil bulunmadığına, tanıkların sanık aleyhine beyanda bulunmadıklarına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, iddianamenin dışına çıkıldığına, arama kararının hukuka uygun olmadığına, HTS kayıtlarının mahkumiyet için yeterli olmadığına, sanık ... ...'ın atfı cürüm niteliğindeki ifadesinin esas alındığına, isnat edilen fiillerin güveni kötüye kullanma suçu kapsamında olduğuna ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine" ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "eylemlerin sanık açısından şahsileştirilmediğine, sanık ... ...'ın atfı cürüm niteliğindeki savunmaları ve HTS kaydından başka delil bulunmadığına, sanığın iddianamede yer almayan fiillerle yargılandığına ve mahkum edildiğine, olayların bir kısmının hırsızlık, bir kısmının güveni kötüye kullanma suçu olarak kabul edilmesinin hatalı olduğuna, sanığın suç tarihlerinde ... Havalimanında çalıştığına, olay yerinde bulunmadığına, eylemlerin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu kapsamında olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, sanığın beraatine aksi halde yardım eden olarak değerlendirilip lehe hükümlerin uygulanmasının gerektiğine ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, suç kastının bulunmadığına, sanığın Devlet Hava Meydanlarında şoför olarak çalıştığına, sanık ... ...'ın talimatı doğrultusunda eşyayı taşıdığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde ise her bir suç tarihi yönünden ayrı ayrı cezalandırılmanın doğru olmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine" ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "istinaf sebeplerinin karşılanmayarak gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine, sanığın eylemlerinin ayrı ayrı net bir şekilde tespit edilmediğine, somut delillerle ilişkilendirilmediğine, Tanık ...'ın sanığı teşhis edemediğine, tanığın beyanına dayanılarak mahkumiyet verilemeyeceğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, sanığın cep telefonuna ilişkin HTS kayıtlarının getirtilmediğine, diğer sanıklarla arasında para havalesi olup olmadığının araştırılmadığına, sanığın ticari defter ve kayıtlarının incelenmediğine, MASAK raporunun beklenmediğine, suç vasfında hataya düşüldüğüne, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmadığına, fazla ceza tayin edildiğine, suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin karar yerinde gösterilmeden TCK'nın 143. maddesi uyarınca artırım yapıldığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında katılana yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!