Anahtar kelimeler: Aşve Esayılı Faktöring Veznesindeki Finansman Finansal Aşye Kiralama Euro Vadeli

T.C.

İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili aleyhine ,... 8. İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyası ile 7.900 Euro bedelli senet ile ilgili olarak icra takibi başlatıldığını, ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı icra takibine konu edilen, 28.05.2008 tanzim tarihli, 27.12.2008 vadeli, 7.900 Euro bedelli senet ile ilgili olarak, ... A.Ş.ve ...A.Ş.ye borçlu olmadığının tespiti ile işbu dava sonuçlanıncaya kadar icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra takibine konu edilen, 28.05.2008 tanzim tarihli, 27.12.2008 vadeli, 7.900 Euro bedelli senet ile ilgili olarak, ... A.Ş. ve ...A.Ş.ye borçlu olmadığının tespitine, İşbu dava sonuçlanıncaya kadar ... 8. İcra Dairesi ...E.sayılı icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraflarına yönelik ikame edilen ihtiyati tedbir talepli menfi tespit davası haksız ve kötü niyetli olup reddi gerektiğini, Davacı aleyhine başlattıkları icra takibi ... 8. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı olup 03.02.2009 tarihinde davacı/borçluya ödeme emri tebliğ edilmiş olup takip kesinleştiğini, Davacı şimdiye kadar takibe konu senetteki imzasına yönelik İcra Hukuk Mahkemesinde ya da Genel Mahkemede hiç bir dava yoluna başvurmayıp ta 15 sene sonra huzurdaki davayı ikame etmesi de kötü niyetli olduğunun en açık göstergesi olduğunu, İş bu sebeplerden ötürü davanın ivedilikle reddini talep ettiklerini, Verilen tedbir kararının kaldırılmasını, Haksız davanın ve karşı tarafın tüm taleplerinin reddine,
Lehimize tazminata hükmedilmesini ve Vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER /
Taraf vekillerinin belirttiği, ... 8. İcra Dairesi ...E.sayılı dosyası,... 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin... E.sayılı dosyası, delil olarak değerlendirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı icra takibine konu edilen, 28.05.2008 tanzim tarihli, 27.12.2008 vadeli, 7.900 Euro bedelli senet ile ilgili olarak, ... A.Ş.ve ... A.Ş.ye borçlu olmadığının tespiti istemli menfi tespit davası olduğu, uyuşmazlığın davaya ve icra takibine konu olan senet altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı, faturaya konu lazer makinesinin fatura düzenlediği anda davacıya teslim edilip edilmediği hususunda toplanıldığı olduğu anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE /
Dava menfi tespit istemlidir.
Uyuşmazlık ,... 8. İcra Müdürlüğü'nün...E.sayılı icra takibine konu edilen, 28.05.2008 tanzim tarihli, 27.12.2008 vadeli, 7.900 Euro bedelli senet ile ilgili olarak, ...A.Ş. ve ... A.Ş.ye borçlu olmadığının tespiti talebinin yerinde olup olmadığından ibaret olduğu anlaşıldı.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde, 2007 yılında davacının ... Ltd.Şti.den lazer makinesi kiraladığını, kiralaması için bazı belgeleri imzaladığını, lazer makinesinin teslim edilmediği, şirketin makine teslim edilmiş gibi sahte faturalar düzenlendiğini, aynı zamanda imza taklit edilerek sahte senetler düzenlendiğini, davaya konu edilen 7.900 Euroluk senette bunlardan biri olduğunu, finansal kiralama sözleşmesine bağlı olarak gösterilen senetler sahte olarak düzenlendiğini, davacının böyle bir senet imzalamadığı gibi böyle bir mal da teslim almadığını, 28.05.2008 tanzim tarihli, 27.12.2008 vadeli, 7.900 Euro bedelli senetteki imzanın davacıya ait olmadığını açıkça beyan etmiştir.
Davalının cevap dilekçesinde; İcra takibinin kambiyo takibine dayandığı, bu sebeple senet illetten mücerret bir alacak belgesi olup makinanın teslim edilip edilmediği veya makinanın teslim belgesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususu huzurdaki davanın yargılama alanına girmediğini, dava konusunu oluşturan senedin borcun ifasına uğruna alındığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
... 8. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının incelenmesi ile ,alacaklısının davalı ...A.Ş, borçlularının ..., ...Ve ... olduğu, 28.01.2009 tarihli takibin 28.05.2008 tanzim 27.12.2008 ödeme tarihli 7.900,00-EUR bonoya dayandığı, alacak miktarının 7.900 euro asıl alacak, 100,64 euro faiz olmak üzere 8.000,64 euro olduğu görülmüştür.
... 1 .Asliye Ceza Mahkemesinin ...e. ... K sayılı dosyasının katılanın, mahkememiz dosyasının davacısı ..., sanığın ..., davanın konusunun ,...Ltd. Şirketine ait █████/2007 tarihli ... ve ... seri numaralı faturalarda müşteki adına başka bir kişiye imza attırarak söze konu bu iki faturayı sahte olarak düzenleyip kullanmak suçunun oluşup oluşmadığından ibaret olduğu, mahkemece İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nin █████/2017 tarih, ... sayılı raporu ve █████/2018 tarih, ... sayılı raporu ile; söz konusu faturalardaki imzaların sanığa ait olmadığının tespit edilmiş olması sebebiyle sanığın beraatine karar verildiği, kararın 20.12.2019 tarihinde onanarak kesinleştiği görülmüştür. Bu dosyaya konu faturaların mahkememiz dosyasına konu senet olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 1.celsesinin 3 nolu ara kararı ile, davalı vekiline HMK 31 gereğince davaya konu senedin nerede ve kimde olduğu ,hangi bankaya ibraz edildiği hususunda bulunmasının istenilmesine, sened aslı dosyaya sunulduğunda mahkememiz kasasına alınmasına alınmasına karar verildiği, davalı vekilinin 18.03.2025 tarihli beyan dilekçesi ile sened aslının icra dosyasında bulunduğunu beyan ettiği, mahkememizce icra dairesine müzekkere yazılmıştır,
Mahkememizce, 19.03.2025 tarihli 2.celsede, davalı vekiline ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra takibine konu edilen,28.05.2008 tanzim tarihli,27.12.2008 vadeli,7.900 Euro bedelli senedin nerede ve kimde olduğu ,hangi bankaya ibraz edildiği hususunda beyanda bulunması için HMK 220/1 gerğince 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde beyanda bulunmaması haline HMK 220/3 gereğince belgenin içeriği konusunda davacının beyanın kabul edileceğinin davalı tarafa ihtarına şeklinde ara karar kurulduğu, ara kararın davalı vekiline işbu duruşma zaptının tebliği ile ihtarına karar verildiği, 19.03.2025 tarihli duruşma zaptının ... vekiline 30.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 09.04.2025 tarihli dilekçe ile davaya konu senedin aslının icra dosyasında bulunduğunu beyan ettiği, ... 8. İcra dairesinin 11.04.2025 tarihli müzekkere cevabında, icra dosyası kapsamında teslim edilen herhangi bir senet aslının olmadığı bildirmiş olup icra dosyasını mahkememize fiziken göndermişlerdir. İcra dosyasının fiziken incelenmesi ile davaya konu olan senedin aslının bulunmadığı görülmüştür.
TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun ... Esas...Karar ... Esas ... Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir.
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun ... E-... K sayılı kararı)
Sahtecilik def’i mutlak def’ilerden olup kambiyo senedinde imza inkarında bulunandan sonra gelen herkese karşı ileri sürülebilir. HMK 211 uyarınca sahtecilik incelemesinin yapılması için çekin ibrazının zorunlu olduğu, davaya konu bononun hamilinin temlik alan ... olduğu, davalının bonoyu ibraz etmesi gerektiği yahut bononun bulunduğu yeri mahkemeye bildirmesi gerektiği, mahkememizce, 19.03.2025 tarihli 2.celsede, davalı vekiline ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra takibine konu edilen,28.05.2008 tanzim tarihli,27.12.2008 vadeli,7.900 Euro bedelli senedin nerede ve kimde olduğu ,hangi bankaya ibraz edildiği hususunda beyanda bulunması için HMK 220/1 gerğince 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde beyanda bulunmaması halinde HMK 220/3 gereğince belgenin içeriği konusunda davacının beyanın kabul edileceğinin davalı tarafa ihtarına şeklinde ara karar kurulduğu, ara kararın davalı vekiline işbu duruşma zaptının tebliği ile ihtarına karar verildiği, 19.03.2025 tarihli duruşma zaptının ... vekiline 30.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 09.04.2025 tarihli dilekçe ile davaya konu senedin aslının icra dosyasında bulunduğunu beyan ettiği, mahkememizce icra dairesine müzekkere yazıldığı, ... 8. İcra dairesinin 11.04.2025 tarihli müzekkere cevabında, icra dosyası kapsamında teslim edilen herhangi bir senet aslının olmadığı bildirmiş olup icra dosyasını mahkememize fiziken gönderildiği, icra dosyasının fiziken incelenmesi ile davaya konu olan senedin aslının bulunmadığı, tüm delillerin bir bütün olarak incelenmesi ile, bono aslının icra dosyasında bulunmaması ve davalının bono aslını mahkememize sunamaması sebebiyle, HMK 220/3 gereğince davacının beyanına üstünlük tanınmış ve davaya konu bono üzerinde davacı adına atılı imzanın davacıya ait olmadığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın kabulü ile, ... 8. İcra müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına konu █████/2008 tanzim tarihli, █████/2008 vade tarihli, 7.900 euro bedelli senet sebebi ile davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 18.940,11- TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.735,03-TL'nin mahsubu ile kalan 14.205,08- TL'nin davalıdan tahsili ile ile Hazine'ye gelir kaydına,
-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.735,03 TL ile 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 5.162,63-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00- TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 2.000,00 TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam 2.000,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli ...Ü.T hükümlerine göre belirlenen 45.000,00- TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-Dair, taraf vekillerinin huzurunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!