Anahtar kelimeler: İdava Yayaya İhk Plakası Bakıcı Çarpması Göremezlik Heyeti Sürücüsü Kalmak
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████ Esas - ████████ Karar
SAYISI : 2024/İHK-17465
SAYISI : K-2024/ 432669
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacı yayaya 11.10.2015 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 400,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 237.500,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacıya yapılan ödemenin davacı tarafından kabul edildiğini, ödeme nedeniyle davacının herhangi bir alacağının kalmadığını, bu nedenle talebin esastan reddi gerektiğini, davacının ticaret mahkemesinde aynı konu hakkında dava açması nedeniyle eldeki başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığının davacı tarafından ispat edilememiş olduğunu, davalının geçici taleplerden sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 24.02.2023 tarihli maluliyet raporuna göre davacıda %10 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, raporun usule uygun düzenlendiği, mahkemece davacının kabul edilen %4 oranındaki maluliyetinden sonra yaralanmasında gelişen durum olduğu, sunulan maluliyet raporunun bu durumu ispatladığı, bu nedenle hükme esas alınması gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 230.505,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 6.994,73 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 237.700,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının geçici iş göremezlik tazminatının mahkeme kararı sonucu davalı tarafından ödendiği sabit olmakla bu yöndeki talebin reddi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazlarının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesisine, başvurunun kısmen kabulüne, 230.505,37 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacıya yapılan ödemenin davacı tarafından kabul edildiğini, ödeme nedeniyle davacının herhangi bir alacağının kalmadığını, bu nedenle talebin esastan reddi gerektiğini, davacının ticaret mahkemesinde aynı konu hakkında dava açması nedeniyle eldeki başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığının davacı tarafından ispat edilememiş olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin uygulanması gerektiğini, ödemenin güncellenmesinde hata yapıldığını, asgari ücrette yapılan artışların dikkate alınmadığını, davacının kötüniyetli ıslah hakkını kullandığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacı yayaya 11.10.2015 tarihinde çarpması sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.
1.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davacıya belirlenen iş göremezlik oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür.
Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.
Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir.
Bu itibarla; davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde alınan 05.09.2018 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre davacıda alt bacakta meydana gelen kırık nedeniyle %4 oranında sürekli malul olduğu, eldeki dosyada ise davacının ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Birimi tarafından hazırlanan 24.02.2023 tarihli maluliyet raporunu sunduğu, buna göre davacının kazadan kaynaklı maluliyet oranının %10 olduğu, raporda davacının 05.09.2018 tarihli maluliyet raporunun(%4) ardından tedavisinin devam ettiği, fizik tedavi gördüğü, bu nedenle maluliyetinin arttığı, bu durumun gelişen durumdan kaynaklandığı tespitine yer verildiği anlaşılmaktadır.
Şu halde, somut olayda davacının başvurusunun artan maluliyet/gelişen durum iddiasına dayandığı, bu durumda gelişen durumun varlığının tespiti gerektiği, gelişen durum var ise sonucuna göre, gelişen durum yok ise dosya durumuna göre karar verilmek üzere İtiraz Hakem Heyetince; kaza sonrası tüm tedavi belgeleri, davalı ... nezdindeki maluliyet raporları, Medula sisteminde kayıtlı tüm evrakların da getirtilerek davacının %4 oranında sürekli iş göremezliğini belirleyen Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ esas sayılı dosyasında alınan 05.09.2018 tarihli bilirkişi sağlık kurulu raporundan sonra tedavi edilip edilmediği, maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığını belirlemeye elverişli, yeni bir sağlık kurulu raporu alınmalıdır. Davacı tarafından davalı aleyhine açılan mahkeme dosyasında alınan raporla(%4) tahkim başvurusu sırasında sunulan rapor (%10) arasında çelişki oluşmuştur. Buna göre, farklı bir üniversite hastanesinden davacının yaralanması konusunda uzman hekimlerin bulunduğu heyetten, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacıda bulunan şikâyetler dikkate alınarak ve bizzat muayene edilerek düzenlenmelidir.
Açıklanan nedenlerle; davacıdaki yaralanmanın gelişen durum olup olmadığı ve davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma nedenine ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığna,
Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu oluşan cismani zararının tazmini talebine ilişkindir.
1. Dosyanın kapsamnıdan; aynı olay nedeniyle Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████E., ████████ K., sayılı dava dosyasında geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının talep edildiği, yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, maluliyet oranının %4 ve iyileşme süresinin 6 ay olarak tespit edildiği, bu oran üzerinden hesaplama yapıldığı, tespit edilen 13.73,54 TL sürekli iş göremezlik, 7.004,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının 19.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği. Anılan kararın istinaf aşamasında kesinleştiği görülmüştür.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 14. fıkrasında; “ Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” düzenlemesi yer almaktadır.
Şu durumda, anılan yasal düzenleme ve dosya içeriği dikkate alındığında davacının aynı kazaya ilişkin olarak eldeki tahkim başvurusundan önce mahkemede dava açtığı ve uyuşmazlık hakkında bir karar verildiği dikkate alındığında davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği hususu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı düşüncesiyle, sayın çoğunluğun değişik gerekçe ile bozma görüşüne katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!