Anahtar kelimeler: Unlu Kamyonun Kamyon Mamülleri Yolcu Desteğin Çift Taraflı Desteği Karıştığı
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Karar davalı ... vekili, davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 11.02.2012 tarihinde müvekkillerinin desteği ...'ın yolcu olarak bulunduğu kamyon ile başka bir kamyonun karıştığı çift taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini, desteğin yolcu olarak bulunduğu kamyonun zorunlu trafik sigortacısının davalı ...Ş. (... Sigorta A.Ş), sürücüsünün dava dışı ... , maliki ve işleteninin dava dışı ... Unlu Mamülleri Gıda San. ve Tic. Ltd. Şirketi olduğunu, karşı aracın zorunlu trafik sigortacısının ise davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.), maliki ve işleteninin davalı ..., sürücüsünün davalı ... olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan her biri için 20.000,00’er TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, davacılardan her biri için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... şirketleri hariç olmak üzere diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin taleplerini davacılardan ... için 149.610,96 TL'ye, ... için 17.813,44 TL'ye, ... için 17.813,44 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... (eski ünvanı ... Sigorta A.Ş) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, manevi zarardan sorumluluklarının olmadığını, müvekkilinin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...Ş. (eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; husumet ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, kusur oranının tespitinin yapılmasını ve müvekkilinin kusur oranı dahilinde sorumlu tutulmasını, davacıların ... Kurumu'ndan (...) ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, hatır taşıması olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; öncelikle yetki itirazı olduğunu, kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, aracın arıza yapması nedeniyle sağ şeride park ettiklerini, dörtlü sinyallerini yaktıklarını ve kedigözlerini yola yerleştirdiklerini, trafik tespit tutanağındaki kusur oranlarını kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.12.2020 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 05.03.2020 tarihli raporunda;1.durum olarak; sürücü ... 'ın %70 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ün %30 oranında kusurlu olduğu, 2. durum olarak, sürücü ... 'ın %30 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ün %70 oranında kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği, kazaya karışan sürücülerden ... ve ... için ...'dan alınan raporda alternatifli hesaplamalar yapıldığından ve hangi durumda kazanın gerçekleştiğine dair somut deliller bulunmadığından kusur bakımından takdiren her iki sürücünün de %50 oranında kusurlu olduğunun kabulünün hakkaniyete daha uygun düştüğü, davalı sürücünün %50 kusurlu olduğu kabul edilerek tazminat miktarlarının da %50 kusura göre indirim yapılarak hesaplanmasının uygun olacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacılardan ... için 25.351,47 TL, ... için 8.906,72 TL, ... (...) için 5.089,55 TL olmak üzere toplam 39.347,74 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 11.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketleri yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacılardan ... için 15.000,00 TL, ... (...) için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde davalılar ... ve ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 22.12.2020 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 20.03.2023 tarihli ve ██████████ E., █████████ K. sayılı ilamıyla; 2918 sayılı KTK'nın 88 inci maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verildiği, motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu olduklarının belirtildiği, bu haliyle KTK'nın, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsediği, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK’nun 51 inci maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61 inci maddesi) "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" denilmekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceğinin vurgulandığı, bu durumun iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğü şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olacağı, işte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümlerinin uygulanacağı, müteselsil sorumluluk, kanundan ... bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek bulunmadığı, müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebileceği, davacılar vekilinin dava dilekçesinde talep ettikleri tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği, yine dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatın davalı ... şirketlerinden kusur durumu dikkate alınarak tahsilinin istendiği, yargılama sırasında verilen ıslah dilekçesinde ise bu hususta herhangi bir açıklama yapılmadığı, şu durumda davacıların talep ettikleri tazminatın davalılardan hangi sorumluluk ilkesi kapsamında tahsil edilmesini talep ettikleri hususunda tereddüt hasıl olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 31 inci maddesinde “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” düzenlemesinin bulunduğu, şu durumda mahkemece; HMK’nun 31 inci maddesi uyarınca davacılar vekilinin talebinin açıklattırılarak, 818 sayılı BK'da öngörülen teselsül kurallarına dayanıp dayanmadığı hususu aydınlatılıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece 23.05.2024 tarihli celsede, bozma ilamına uyulmasına, Yargıtay bozma ilamı uyarınca davacılar vekiline hangi davalıdan hangi sorumluluk ilkesine göre (hangi davalılardan kusur durumuna göre, hangi davalılardan müştereken müteselsilen) ne kadar tazminat talep ettiğini ayrı kalemler olarak açıklaması için 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği, davacılar vekili tarafından süresinde sunulan 28.05.2024 tarihli dilekçe ile dava konusu tazminatın davalılardan müteselsil sorumluluk hükümleri kapsamında tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini beyan ettiği gerekçesiyle davanın destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden kısmen kabul kısmen reddine, kusur durumu takdiren %50 olarak kabul edildiğinden davacılardan ... için 25.351,47 TL (raporda 50.702,93 TL) maddi tazminatın, davacılardan ... için 8.906,72 TL (raporda 17.813,44 TL) maddi tazminatın, davacılardan ... (...) için 5.089,55 TL (evlendiği tarihe kadar olan 4 yıl için resen hesaplanan 10.179,11 TL) maddi tazminatın toplamı olan 39.347,74 TL'nin kaza tarihi olan 11.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketleri yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin 46.982,08 TL'lik talebin reddine, davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabul kısmen reddine, davacılardan murisin eşi ... için 15.000,00 TL, kızı ... (...) için 10.000,00 TL, oğlu ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde davalılar ... ve ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin 55.000,00 TL'lik talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece müvekkili tarafından davacı tarafa yapılan ödeme gözetilmeksizin hüküm kurulduğunu, davaya konu trafik kazası sonucu müvekkili şirket tarafından davacılara 39.347,74 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada bu ödemenin dikkate alınmadığını, kaza tarihinden itibaren aleyhlerine faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça dava açılmadan önce müvekkiline başvuru yapılmadığını, kusur oranının hatalı olduğunu, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verildiğini, her bir davacı için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin fazla miktarda olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, reddedilen miktarlar bakımından müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacı vekilince bozma ilamı uyarınca verilen talep açıklama dilekçesinin sonuç talebini değiştirmediğini, müvekkili açısından talebin daraltılması kapsamında olduğunu, feragat olarak değerlendirilmesi ve müvekkili lehine reddedilen manevi tazminattan kaynaklı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, zira dava dilekçesince manevi tazminatların müvekkili sigorta şirketinden de talep edilmiş olduğunu, bozma ilamından sonra davacılar vekili tarafından sunulan talep açıklama dilekçesinde sonuç talebin somutlaştırılmasının müvekkili açısından feragat niteliği taşıdığını, bu suretle feragat edilen kısımdan kaynaklı olarak müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
Davalılar ... ve ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; davacılar vekilinin 25.02.2015 tarihli ibranameyi imzaladığını, söz konusu ibraname uyarınca ihbar olunan ... Sigorta A.Ş.'nin manevi tazminat kapsamında davacılar vekilinin banka hesabına 88.950,00 TL tazminat ödemiş olduğunu, bu nedenle davacıların manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat bakımından bölünemezlik ilkesinin olduğunu, ayrıca manevi tazminat bakımından davacıların alacağı ödenmiş olduğundan bu konuda davacılar lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, davacıların ayrıca Aksaray İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyası ile önceki ilam olan Aksaray 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile hükmedilen maddi tazminatları da tahsil etmiş olduklarını, buna göre davacıların maddi tazminat alacaklarının da bulunmadığını, buna ilişkin yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, kabul edilen maddi ve manevi tazminatlar kapsamında davacıların her biri 30.000,00'er TL vekalet ücretine hükmedildiğini, davacıların her biri için kabul edilen miktarların üzerinde vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, davacıların her biri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine rağmen taraflarına tek vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da doğru olmadığını, kusur oranının hatalı olduğunu, davalı ...'ün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, maliki, işleteni, zorunlu trafik sigortacısı olduğu araçların karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle mahkemenin 22.12.2020 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararının yalnızca davacılar vekili tarafından temyiz edildiği, davalıların karara karşı temyiz itirazında bulunmadığı, bu nedenle mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, davacılar vekilinin temyiz itirazları üzerine kararın Dairenin 20.03.2023 tarihli ve ██████████ E., █████████ K. sayılı ilamıyla bozulması üzerine, bozmaya uyularak verilen mahkemenin 17.12.2024 tarihli ve ███████ E., ████████ K. sayılı son kararı ile önceki kararda hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarında değişiklik yapılmaksızın hüküm tesis edildiği, bu nedenle kararı temyiz eden davalıların temyiz itirazlarında bahsi geçen hususların kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla; davalı ... vekili, davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... mirasçıları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13 üncü maddesi gereğince, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
Şu durumda, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca kendisini vekille temsil ettirmiş olan davacılar yararına kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarını geçmeyecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, daha fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması hatalı olup, kararın bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekili, davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekili, davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (6) numaralı bendinde yer alan “30.000,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “25.351,47 TL" ibaresinin, hükmün (7) numaralı bendinde yer alan “30.000,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “8.906,72 TL" ibaresinin, hükmün (8) numaralı bendinde yer alan “30.000,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “5.089,55 TL" ibaresinin, hükmün (12) numaralı bendinde yer alan “30.000,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “15.000,00 TL" ibaresinin, hükmün (13) numaralı bendinde yer alan “30.000,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “10.000,00 TL" ibaresinin, hükmün (14) numaralı bendinde yer alan “30.000,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “10.000,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!