Anahtar kelimeler: Tavukçuluk İtirazname Aşde Kanunî İtiraza Hisselerine Silahlı Görüşü Örgütüne Olma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: 1-TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, 62, 53, 58/9 ve 63.maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet2-Sanık ...'ın ....Tavukçuluk A.Ş.'de bulunan şirket hisselerine ilişkin müsadere isteminin TCK'nın 55/1. maddesi uyarınca reddiİTİRAZNAME GÖRÜŞÜ
: İade kararının kaldırılmasıİTİRAZA KONU KARAR
: İadeİTİRAZ EDEN
: Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıYargıtay 3. Ceza Dairesinin, 06.11.2025 tarihli ve ██████████ esas, ██████████ sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.12.2025 tarihli ve 3 - ██████████ sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İTİRAZ SEBEPLERİİtiraza konusu, sanık ...'la ilgili müsadere talebinin reddine dair kararın itiraz yasa yoluna mı temyiz yasa yoluna mı tabi olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.Oluş ve dosya kapsamına göre; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet suçlarından cezalandırılması, ... Tavukçuluk Anonim Şirketinde bulunan hisselerinin müsadere edilmesi talebiyle açılan kamu davası sonucunda, Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve ████████ esas, ████████ karar sayılı kararıyla sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine ve...Tavukçuluk Anonim Şirketinde bulunan hisselerinin müsaderesine karar verildiği, istinaf istemi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı kararıyla istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yüksek yargıtay 3. Ceza Dairesinin █████/2022 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı kararıyla bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2023 tarihli ve ████████ esas, ███████ karar sayılı kararıyla sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine ve itiraz yolu açık olmak üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ... Tavukçuluk Anonim Şirketinde bulunan hisselerinin müsaderesi talebine ilişkin ise temyiz yolu açık olmak üzere reddine karar verildiği, müsadere talebinin reddine dair kararın Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 06.11.2025 tarihli ve ██████████ esas, ██████████ karar sayılı kararıyla müsadere talebinin reddi kararının itiraz yasa yoluna tabi olduğu belirtilerek temyiz talebinin oy çokluğu ile incelenmeksizin iadesine karar verildiği olayda;Karşı oyda da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının içerisinde yer alan müsadere kararlarında öncelikle konusu bizatihi suç teşkil eden eşyalar ile TCK 55/1. maddesindeki eşya veya mal varlığı değerlerini birbirinden ayırmak gerektiği, zira konusu suç teşkil eden eşyanın müsadere edilmesi konusunda bir tartışma bulunmamakla birlikte anılan madde hükmündeki mal varlığı değerleri yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla birlikte verilen müsadere kararlarının itiraz kanun yoluna mı yoksa temyiz kanun yoluna mı tabi olacağı hususunun açıklığa kavuşturulmasının gerektiği, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi hükmünde "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder." şeklinde ki düzenleme dikkate alındığında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlarda müsadere ile ilgili kısımlarının sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilmemiş gibi değerlendirilerek hem temyiz yasa yoluna tabi olacağı, hem de kesinleştiğinde bağlı bulunduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından bağımsız olarak infaz edilebileceği sonucu ortaya çıkaracağı, aksi halin kabulü açık yasa hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi, özellikle sanığın ölümü nedeniyle düşme kararı verildiği, ya da sanığın kişisel hali nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hallerinde de müsadereye ilişkin yasa maddesinin konuluş amacına aykırı bir durum oluşturacağı, ayrıca hukuken "Güvenlik Tedbiri" niteliğindeki müsadere kararının 5271 sayılı CMK'nın 223/1. maddesine göre "hüküm" niteliğinde olduğu bu nedenle de temyiz yasa yolunun tabi olduğu konusunda da şüphe bulunmadığı, yine 5271 sayılı CMK'nın 2 56... . maddelerinde müsadere usulü düzenlenmiş olup CMK 256/1 maddesinde, müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet savcısı veya katılanın, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabileceği, 258. maddede ise 256. maddeye göre verilecek hükümlere karşı Cumhuriyet savcısı, katılan ve 257. maddede belirtilen kişiler için istinaf yolunun açık olduğunun düzenlenmiş olması hususları gözetildiğinde; İlk derece mahkemesince temyiz yasa yolu açık olarak verilen müsadere talebinin reddine dair kararının, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından bağımsız olarak temyiz yasa yoluna tabi olduğu, bu nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin işin esasına girilerek incelenmesi gerektiği düşünüldüğünden Yüksek dairenin incelenmeksizin iade kararına karşı 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir.II. GEREKÇESanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, bu karara karşı başvurulacak kanun yolunun karar tarihi itibariyle CMK'nın ██████. maddesine göre "itiraz" olduğu, Yargıtay CGK'nın 15.04.2014 tarihli ve 2012/6-1452 esas ve ████████ sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün parçası olan müsadere kararının da itiraz kanun yoluna tâbi olduğu, CMK'nın 264/1 inci maddesinde belirtilen kanun yolu ve merciinde yanılmanın başvuru hakkını ortadan kaldırmayacağına dair düzenleme de nazara alındığında, o yer Cumhuriyet savcısının müsadere bakımından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından oy çokluğuyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.III. KARAR1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 06.11.2025 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı incelenmeksizin iade kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OYSilahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda sanık ...'ın...Tavukçuluk A.Ş.'de bulunan şirket hisselerinin müsadere edilmesine ilişkin görülen davada sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararın itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle buna bağlı olan müsadere kararının da aynı kanun yoluna tabi bulunduğu ve bu nedenle dosyanın "İncelenmeksizin iadesine" ilişkin verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı ve dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi şeklindeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.Sanık ... hakkında önceki karar ile Silahlı Terör Örgütüne Üye olmak suçundan netice 7 yıl 6 ay hapis cezasına ve ... A.Ş'deki paylarının müsaderesine karar verilmiş ancak, sanığın temyiz incelemesi sırasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğine ilişkin yeniden dilekçe vermesi üzerine hükmün bozulmasına karar verildiği, mahkemece yeniden yapılan yargılamada sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 221/4 ve 62.maddeleri gereğince 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasal koşullarının oluşması nedeni ile CMK 231/5. Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, hükmün B-11. bendinde müsadere talebinin reddine karar verilmiş, yasa yolu bildirimi bölümünde ise, müsadereye ilişkin kısmının temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirtilmiştir.O yer Cumhuriyet savcısı yasal süresi içerisinde müsadere talebinin reddine ilişkin kararı temyiz etmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı düzenlediği tebliğnamede HAGB kararları itirazı kabil kararlar olduğundan müsadere kararına yapılan temyiz talebinin asıl kararın tabi olduğu itiraz kanun yoluna tabi olacağı gerekçesi ile hükmün incelenmeksizin mahalline iadesi gerektiği görüşünü bildirmiştir.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının içinde yer alan müsadere kararlarında öncelikle konusu bizatihi suç teşkil eden eşyalar ile TCK 55/1. Maddesindeki eşya veya mal varlığı değerlerini birbirinden ayırmak gereklidir. Zira konusu bizatihi suç teşkil eden eşyanın her halde müsadere edileceği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. Ancak anılan madde hükmündeki mal varlığı değerleri yönünden verilen müsadere kararının sanık hakkındaki HAGB hükümlerine dolayısıyla itiraz kanun yoluna mı yoksa temyiz kanun yoluna mı tabi olacağı açıklığı kavuşturulması gereken bir husustur.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı hakkında mahkumiyete yeterli delil olup mahkumiyetine karar verilen kişiler hakkında sanığa tanınan bir hak olduğu, bunun suçluluk veya beraat anlamında olmayacağı kuşkusuz ise de;5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi hükmünde "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder." şeklinde ki düzenleme göz önüne alındığında HAGB kararlarının hükmün "müsadere" ile ilgili kısımlarının sanki sanık hakkında HAGB kararı verilmemiş gibi değerlendirilerek hem kanun yolu açısından "Temyiz Kanun Yoluna" tabi olacağı, hem de kesinleştiğinde bağlı bulunduğu HAGB kararından bağımsız olarak infaz edilebileceği sonucu ortaya çıkacaktır.Aksi halin kabulü açık yasa hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi, özellikle sanığın ölümü nedeniyle düşme kararı verildiği, ya da sanığın kişisel hali nedeniyle Ceza Verilmesine Yer Olmadığına karar verilmesi hallerinde de aksi kabulün müsadereye ilişkin yasa maddesinin konuluş amacına aykırı bir durum oluşturacağı açıktır.Hukuken "Güvenlik Tedbiri" niteliğindeki müsadere kararının 5271 sayılı CMK'nın 223/1. Maddesine göre "hüküm" niteliğinde olduğu bu nedenle de temyiz yeteneğinin bulunduğu konusunda da şüphe bulunmamaktadır.Yine 5271 sayılı CMK'nın 2 56... . maddelerinde Müsadere usulü düzenlenmiştir.CMK 256 - (1) maddesinde, müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet savcısı veya katılanın, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabileceği düzenlenmiş, 258. maddede ise 256. maddeye göre verilecek hükümlere karşı Cumhuriyet savcısı, katılan ve 257. maddede belirtilen kişiler için istinaf yolunun açık olduğu düzenlenmiştir.CMK'nın 256 ve devamı maddelerine göre de olay irdelendiğinde;Cumhuriyet savcısının açtığı kamu davasında müsadere talep etmeyi unutması halinde veya talep bulunmakla birlikte mahkemenin müsadere talebi hakkında her hangi bir karar vermediği hallerde, bağlı bulunduğu sanığın HAGB alması veya başka bir şart aranmaksızın müstakilen müsadere hakkında duruşmalı yargılama yapılıp sonucunda verilen kararın istinaf veya temyiz yasa yoluna tabi olduğu yasa hükmünde açıkça belirtilmiş iken, somut olayda müsadere kararının da HAGB hükümlerine tabi olduğunu kabul etmek doğru olmayacaktır.Bu nedenlerle;İlk derece mahkemesinin hüküm fıkrasında da belirtildiği üzere müsadere kararının sanık hakkında verilen HAGB kararından bağımsız ve farklı olarak "Temyiz" kanun yoluna tabi olduğu, bu nedenle de o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin işin esasına girilerek incelenmesi gerektiği, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu görüş ve kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun, dosyanın "İncelenmeksizin iadesine" ilişkin verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı kabulüne karar verilmesi gerektiği yönünde olduğuna dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi şeklindeki kararına katılmıyorum.