Anahtar kelimeler: Bam Yazim İzmir Eksiklik Getirmediğini İmzalandığını Özetle Geçildi Karara Yoluna

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İTİRAZIN İPTALİBAM KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında █████/2014 tarihli satış sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme maddelerini yerine getirmediğini, davalının sözleşme maddelerinden herhangi birini ihlal etmesi vs gibi nedenlerle sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde müvekkili şirkete sözleşme gereği aldığı her türlü mali yardım ve katkı ile birlikte 5.000,00-USD cezai şartı nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı tarafa sözleşmede verilmesi planlanan mali katkının dilekçelerinde ekli faturalar karşılığında, cari hesabına işlenerek ödeme yapıldığını, davalının sözleşme yürürlükte iken sözleşme maddelerini ihlal ettiğinden sözleşmenin feshi, 5.000,00-USD cezai şart ve 22.500,00-TL yatırım tutarının iadesi hususunda İzmir 20.Noterliği'nin █████/2018 tarihli ve 16190 yevmiye nolu Feshi İhbar-İhtarnamesinin keşide edildiğini, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığından İzmir 21.İcra Müdürlüğü’nün ██████████ sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli olarak yaptığı itirazı nedeni ile icra takibinin durduğunu beyanla davanın kabulü ile davalı borçlunun İzmir 21.İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, takip talebi üzerinden davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava masraf ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Sözleşmenin imzalanmasının akabinde bir süre ticari faaliyetlerine devam etmiş olduğunu, zamanla bozulan ekonomik durumları nedeniyle faaliyetlerine devam etmeye çalıştığı restoranın işyeri kirasını ödeyememiş olduğunu, Edremit İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı kararı ile kiralanan işyerinden tahliye edilmek suretiyle faaliyetlerine son vermiş olduğunu, hal böyle iken davacı tarafın ileri sürmüş olduğu “TAPDK satış belgesi yenileme, ürün alım satışı yapma” yükümlülüklerini yerine getirmenin imkansız hale gelmiş olduğunu, sözleşmenin ifa edilmesinin hukuki olarak imkansız hale gelmiş olduğunu, bu hususta hiçbir kusuralarının olmadığını, davacı yhanın başlatmış olduğu icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yukarıda izah edilen nedenlerle, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEMECE
: "...Dava bayilik katkı payı alacağı ve cezai şart tazminatının tahsili talepli yürütülen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Davacı tarafça dava dilekçesinde davalıya █████/2014 tarihli satış sözleşmesi kapsamında 22.500,00-TL yatırım tutarı yardımı yapıldığını, davalının 27.950,00Litre ürün satışı gerçekleştirmeyi taahhüt ettiği halde 2.789,20 Litre ürün satışı gerçekleştirdiğini, davalının devam eden süreçte ürün satışına ilişkin gerekli izinleri alamadığı için ürün satışı gerçekleştirmeyi bıraktığını, bu haliyle sözleşmenin ihlal edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.Mahkememizce her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmiş, buna göre davalının toplam 22.182,38-TL tutarlı mal alımı yaptığı, davalı ticari defterlerinde 22.500,00-TL işletme katkı payı tahsil edildiğinin kayıtlı olduğu görülmüştür.Taraflar arasında imzalanan █████/2014 tarihli sözleşmenin incelenmesinden sözleşmenin 12.maddesi uyarınca davalıya 22.500,00-TL nakit katkı verileceği, 21. Maddesinde ise işletici olan davalının işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması veya sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde kendisine ödenen katkıyı iade edeceği ve 5.000,00-USD cezai şartı davacıya ödeyeceği yönünde hükümler bulunduğu görülmüştür.Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede davalının tacir olduğunun anlaşıldığı, basiretli bir tacir olarak sözleşme ile yüklendiği edimleri ifa etmekle mükellef olduğu, sözleşmede kararlaştırılan ifa şartlarının davalı tarafça yerine getirildiği noktasındaki ispat külfetinin davalı işletici üzerinde olduğu, davalı tarafça sözleşme ile kararlaştırılan miktarda ürün alış ve satışı gerçekleştirildiği yönünde bir delil sunulmadığı, davacının kendi beyanları ve davalı ticari defterlerine göre toplam 2.789,20-Litre düzeyinde satış gerçekleştirildiği ve sözleşme konusu edimler yerine getirilmeksizin işletmenin faaliyetlerinin sona erdiği, davalının zaruret nedeniyle işyerinin tahliyesi sonucu faaliyetinin sona erdiği yönündeki savunmasının sözleşme ile üstlendiği edimlerin ifasında mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, ticari işletmenin işletme yönetiminden kaynaklanan borç, haciz ve benzeri sebeplerle kapanmış olmasının davalının sorumluluğunu sona erdirmeyeceği, bu haliyle davacının cezai şart ve katkı payı iadesinde haklı bulunduğu anlaşılmıştır.Katkı payı iadesi talebinde davacı tarafın sözleşme kapsamında ifanın imkansızlaştığı anlaşıldığından talepte bulunma hakkı mevcut ise de sözleşmenin ayakta kaldığı dönemde gerçekleştirilen satışlar nedeniyle iktisadi fayda ettiği gözetilerek kıstelyevm usulüne göre hedeflenen satış miktarı ile gerçekleştirilen satış oranı dikkate alınarak 18.009,34-TL katkı payı oranının iadesi gerektiği değerlendirilmiştir.Öte yandan, TTK'nın 22. maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz bir borçlu, fahiş olduğu iddiası ile cezai şarttan indirim yapılmasını isteyemez ise de; sözleşmede belirtilen cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek derecede fahiş olduğunun saptanması halinde istisnaen cezai şarttan indirim yapılabileceği Yargıtay'ın kararlılık kazanmış içtihadı ile kabul edilmiştir.Bu durumda, cezai şarttan indirim yapılırken borçlunun ekonomik yönden yıkımına sebep olacak şekilde fahiş bir cezai şart kararlaştırılıp kararlaştırılmadığının saptanması gerekmektedir.Mahkememizce davalıya ait vergi kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırma sonucu, bilirkişi raporu ve diğer dosya içeriği birlikte dikkate alındığında, davalının gerçek kişi tacir olduğu ve ticari işletmesinin karar tarihi itibariyle faaliyetinin sona ermiş olduğu, sözleşmenin imzalandığı tarihte 1 Amerika Dolarının 2,2174-TL olduğu ve sözleşme imzalandığı tarihte cezai şart bedelinin davalıya sağlanan ekonomik katkının yaklaşık yarı miktarında olduğu, ancak karar tarihine kadar geçen süre içerisinde döviz kurunda yaşanan olağandışı yükselme nedeniyle 5.000,00-Amerikan Doları cezai şartık yaklaşık 90.000,00-TL civarında bir meblağa tekabül ettiği, davalının ekonomik durumu itibarilye bu miktarda bir cezai şartın ticari olarak faaliyetlerini sonlandıracağı ve yeniden bir ticari faaliyete girişmesini imkansız hale getirebileceği dikkate alınarak takdiren cezai şart miktarı üzerinden %50 oranında tenkis uygulanarak 2.500-USD cezai şart alacağı yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir.Cezai şart alacağının tenkisi nedeniyle reddedilen kısım yargılama giderleri hesaplanmasında davacı aleyhinde değerlendirilmemiş, yargılama giderlerinin kabul-ret oranında dağılımında yalnızca kıstelyevm usulüne göre hesaplama sonucu reddedilen kısım davalı lehine değerlendirilmiştir.'' gerekçesi ile;HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İzmir 21.İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazlarının kısmen iptaline, takibin 2.500,00-USD cezai şart asıl alacağı ve 18.009,34-TL yatırım tutarı iadesi asıl alacağı üzerinden devamına, cezai şart alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca hesaplanacak temerrüt faiziyle işletilerek tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının davalı borçludan tahsiline, yatırım tutarı iadesi asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlasına dair taleplerin reddine,2-Alacak likit nitelikte görülmemekle inkar tazminatı talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme, "dava konusu sözleşme kapsamında davalı tarafa 22.500,00 yatırım tutarı yardım yapıldığına ve sözleşmenin davalı tarafından ihlal edildiğine bu hali ile davacının cezai şart ve katkı payı iadesinde haklı bulunduğuna " karar vermiş olup söz konusu karar dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğunu, Mahkeme'nin "sözleşmenin ayakta kaldığı dönemde gerçekleştirilen satışlar nedeniyle iktisadi fayda ettiği gözetilerek kıstelyevm usulüne göre hedeflenen satış miktarı ile gerçekleştirilen satış oranı dikkate alınarak 18.009.34 TL katkı payı oranın iadesi gerektiğine " karar vermesi taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, 01.12.2014 tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi'nin 21.maddesinde " İşletici (davalı) sözleşme süresi içinde işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması , işletmeyi devretmesi ..., sözleşmede belirtilen hükümlerden her hangi birini ihlal etmesi.....gibi nedenlerle işbu sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde almış olduğu nakit veya nakit bazlı katkılar ile tümünü T.C Merkez Bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte şirkete (davacı) ve/veya bayi veya distribütöre nakden ve defaten ve itirazsız geri ödemeyi....kabul ve taahhüt eder" mahkemenin , taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 21. Maddesinin hangi sebeple görmezden gelinerek "sözleşme serbestisine" aykırı olarak kıstelyevm uygulaması yaparak müvekkili şirketin alacak hakkına indirim uyguladığını anlamanın mümkün olmadığını, dava konusu sözleşmenin 21.maddesi gereğince "Davalı işletici, sözleşmede belirtilen hükümlerden her hangi birini ihlal etmesi gibi nedenlerle sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde ...... ayrıca müvekkil şirkete 5.000 ABD Doları cezai şartı nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahüt etmiştir.İşletici (davalı) cezai şartın tenkisini hiç bir şekilde talep edemez." bunun yanında , Türk Ticaret Kanunu'nun 22. Maddesi gereğince de , tacir olan davalı , cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceğini, cezai şart miktarında % 50 oranında tenkis uygulanması hukuka aykırı olduğunu, sözleşme içeriğine göre davalının iade etmek zorunda olduğunu, yatırım miktarı ve ödemek zorunda olduğu cezai şart likit olup ihtarname ile de temerrüd oluştuğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin de hukuka ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E. ████████ K. sayılı ve 19.07.2022 tarihli kararının "kısmen reddine" ve sonuçlarına ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın kabulüne ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava
: İtirazın iptali istemine ilişkindir.HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış bilirkişi 02.04.2021 tarihli raporunda özetle ; "...davalı yanın dava konusu sözleşmeye ait ürünleri davacı şirketin bayi/distribütörü olan dava dşı .......Şti.’nden satın aldığı davalı yanın ticari defter kayıtlarından tespit edilmiş olup, iş bu kayıtlarda miktar bilgisine yer verilmediğinden alım miktarı tespit edilememiştir. İş bu kayıtlara göre, 29.11.204 ve 05.10.2015 tarihleri arasında mal alımı yapmış olduğu tespit edilmiş olup toplam alım tutarı 22.182,38.-TL’dir. Taraflar arsında imzalanan sözleşmenin 12.maddesine uygun olarak davalı yan tarafından dava dışı ..... Şti.’ne 12.500,00 ve 10.000,00.-TL olmak üzere toplam 22.500,00.-TL ”İşletme Katkı Payı” açıklamalı 2 adet fatura düzenlendiği,gelir olarak kayıt edildiği ve tahsil edildiği kanaatine varıldığını belirtmiştir.Mahkemece cezai şartın davalının ekonomik mahvına neden olup olmayacağı ve iadesi gereken işletme katkı payının hesaplanması hususunda bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş bilirkişi █████/2021- ek raporunda özetle ;Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre; davalının 27.950.-Litre miktarında ürünü satmayı taahhüt etmiş olduğu, davalının 5.578,40.-Litre ürün satmış olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; davalı yanın satın almış olduğu miktarı taahhüt etmiş olduğu miktara oranlayarak , taahüdünün %19,96’sını gerçekleştirmiş olduğu tespit edilmiştir. Gelir olarak elde etmiş olduğu 22.5000.-TL’nin taahhüdünü karşılama oranı olan %19,96 ile çarıldığında, 4.490,67.-TL işletme katkı payı hak etmiş olduğu ve (22.500-4.490,67)= 18.009,33.-TL’nin ise iadesinin gerektiğinin tespit edildiği belirtilmiştir.İlk derece Mahkemesince cezai şart konusunda bilirkişiden yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi █████/2021 tarihli ek raporunda özetle; cezai şart olan 5.000,00 USD nin tümüne hükmedilmesi halinde davalının ticari hayatının mahvına neden olunacağı kanaatine varıldığı belirtilmiştir .Tüm dosya kapsamına göre; 5.000,00 USD nin tümüne hükmedilmesi halinde davalının ticari hayatının mahvına neden olacağı, mahkemece cezai şartta hakkaniyete uygun oranda indirim yapıldığı, bilirkişi raporunun da denetime elverişli açık olduğu anlaşılmakla davacının cezai şarttan indirim yapılması yönündeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır .Katkı bedeli yönünden istinafa gelince ; taraflar arasındaki sözleşmenin 21. maddesinde; her türlü sabit yatırım harcamalarının tümüyle kendisine uygulanan iskonto tutarlarının verildiği tarihten itibaren işlemiş ticari faize dahil olmak üzere geri ödeneceği belirtilmiş olduğundan ödenen katkı bedelinin tamamının ödenmesi gerekirken kıstevyelm usulüne göre hesaplama yapılması doğru olmamıştır. Ayrıca cezai şart yönünden alacak belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemesi yerinde ise de katkı bedeline ilişkin olarak katkı bedelinin miktarının sözleşmede yazılı olduğu ve bu bedelin de davalıya verildiği belli olduğundan yani alacak belirlenebilir olduğundan katkı bedeli yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmemesi de doğru olmamıştır.HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacı vekilinin istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Davacı vekilinin yatırmış olduğu 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine,3-Davacı vekilinin yatırdığı 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı vekili tarafından yapılan 93,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;Davalının İzmir 21.İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 2.500,00-USD cezai şart asıl alacağı ve 22.500 TL yatırım tutarı iadesi asıl alacağı üzerinden devamına, cezai şart alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca hesaplanacak temerrüt faiziyle işletilerek tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının davalı borçludan tahsiline, yatırım tutarı iadesi asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,22.500 TL yatırım tutarı alacağı belirlenebilir nitelikte olduğundan %20 oranında hesaplanan 4.500 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Alınması gereken 2.515,52 TL harçtan başlangıçta alınan 592,97 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 1.922,55 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,3-Davacı vekili için kabul edilen bedel üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Cezai şarttan hakkaniyet gereği resen indirim yapıldığından reddedilen miktarla ilgili davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Davacı tarafından yatırılan 592,97 TL peşin harç ve 44,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 758,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,9-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,10-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi █████/2026