Anahtar kelimeler: Yanaşmadığını Zarureti Mesnetsiz İtirazdan Faturaya Şahsın Alacağa Merkezi Arabuluculuk Anadolu

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: 2025/2 E - ███████ KDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine Merkezi Takip Sistemi'nin ███████████ sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa dayanarak takip başlatıldığını, borçlu şirket ve şahsın hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz ettiğini, itirazdan sonra zorunlu arabuluculuk kurumuna başvuru yapıldığını ancak karşı tarafın anlaşmaya yanaşmadığını, bunun üzerine işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki mevcut olup; taraflar arasında 01.01.2022 tarihinde 12 ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı/borçlu şahsın ise, davalı/borçlu şirketin yetkilisi olup, davalı/borçlu şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu, ayrıca, müvekkili şirket ile imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nde de ticari kefaleti bulunduğunu, ancak ticari kefaleti bulunmasına rağmen takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı şirketin imzaladığı sözleşmedeki sözüne uymayıp faturayı ödememesinin basiretli tacir ilkesiyle bağdaşan bir davranış olmadığını, davalılar ile imzalanan sözleşmenin 4.1 maddesi şu şekildedir: "4.1) Elektrik Enerjisi Satışının Başlaması İçin Ön Koşullar İşbu Sözleşme kapsamında gerçekleşecek elektrik enerjisi satışı için aşağıda yazılı koşulların Alıcı tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir. 4.1.1) Alıcı'nın işbu Sözleşme'nin 7.2'nci maddesindeki hükümlere göre düzenlenmiş bir güvence bedelini aynı maddede belirtilen süre içerisinde Satıcı'ya teslim etmiş olması gerekir. Alıc’ının imza sirküleri, vergi levhası, ticaret sicil gazetesi ve faaliyet belgelerini Satıcı'ya teslim etmiş olması gerekir. ...4.1.6) Yukarıda belirtilen elektrik enerjisi satışı ön koşullarından herhangi biri tamamlanmamış olmasına rağmen, Satıcı elektrik enerjisi satışını başlatma hakkına sahiptir. Bu durumda da Satıcı'nın ön koşulların sağlanmasını Alıcı'dan talep etme hakkı saklıdır." sözleşmenin 7.2 maddesinde ödemenin teminat altına alınması hususu ve teminatın miktarı ile ne şekilde verilebileceği düzenlenmiş olup, 7.2 maddesinin 4. Fıkrası ise; “...Alıcı Satıcı'nın kabul edeceği söz konusu güvence bedelini herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın, Sözleşme tarihine müteakip 7 (yedi) iş günü içerisinde Satıcı'ya ulaştırmayı taahhüt eder. Alıcı'nın söz konusu güvence bedelini/teminatı Sözleşme tarihini müteakip 7 (yedi) iş günü içerisinde ulaştırmaması halinde, Satıcı Alıcı'ya karşı hiçbir tazminat yükümlülüğü doğmaksızın işbu sözleşmeyi herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın istediği zaman tek taraflı feshetme hakkına sahiptir...” hükmünü havi olduğunu, elektrik piyasasında ekonominin içerisinden geçtiği süreçte yaşanan dalgalanmalar ve maliyet artışları nedeni ile müvekkili şirketin basiretli bir tacir olarak, portföyünü gözden geçirme gerekliliği doğduğunu ve risk teşkil edebilecek (portföyde teminatı/güvence bedeli mevcut olmayan) müşterilerin belirlenmesi gerektiğini, bu inceleme ile, müvekkili şirket nezdinde davalıların yatırmayı üstlendikleri teminat/güvence bedeli yükümlülüğünü yerine getirmediklerinin görüldüğünü, bu hususta kendilerine 24.10.2022 tarihli mail ekinde "İhbarname" gönderilerek, bu güvence bedeli/teminatı ulaştırmaları, aksi halde sözleşmesel hakları kullanma imkanının doğacağının belirtildiğini, ancak verilen süre içerisinde teminat/güvence bedelinin ulaştırılmaması neticesinde davalının 01.12.2021 tarihi itibariyle sözleşmesi feshedilerek müvekkili şirketten elektrik tedariği sonlandırıldığını, davalının sözleşmesel yükümlülüğünü ihlal etmesi neticesinde, sözleşmenin 36 ay devam edeceği taahhüdüne dayalı olarak elektrik alımı yapan müvekkili şirketin zararı söz konusu olduğunu, kaldı ki davalının sözleşmeyi ihlal etmesinin bir sonucu olarak, zarar şartı aranmaksızın sözleşmesel cezai şart kararlaştırılmış durumda olduğunu, cezai şarta yönelik sözleşme hükmü: davalı ile müvekkil şirket arasında imzalanan Sözleşme'nin 9.2. maddesi şu şekildedir: "9.2) Sözleşmenin Satıcı Tarafından Feshi 9.2.1) Alıcı'nın işbu sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi, 9.2.2) Alıcı'nın herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödememiş olması veya 9.2.3) Madde 4.1'de belirtilen ön koşulların sözleşme tarihinden 15 iş günü geçmiş olmasına rağmen sağlanmamış olması halinde, Satıcı işbu sözleşmeyi her hangi bir ihbar ve/veya ihtara gerek olmaksızın sözleşmeden doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebilir. Yapılanan Elektrik Enerjisi Piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedariğini hedeflemektedir. Bu bağlamda Satıcı, Alıcı ile yapmış olduğu sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taahhütlerde bulunmaktadır. Alıcı, mücbir sebepler dışında, işbu sözleşme hükümlerine uygun davranmaması sonucunda satıcı'nın işbu sözleşmeyi feshetmesi halinde, alıcı satıcı'ya, alıcı'nın her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını cezai şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder." "11.4) Feragat Etmeme Satıcı'nın İşbu Sözleşme çerçevesinde kendisine tanınmış hak, yetki ve imtiyazı kullanmaması veya kullanmada gecikmesi bu haklardan feragat ettiği anlamına gelmez ve hakların bir kez veya kısmi olarak kullanımı söz konusu hakkın tekrar kullanımı veya diğer bir hakkın, yetkinin veya imtiyazın kullanımını engellemez.", davalının müvekkili şirket nezdindeki teminat yatırma yükümlülüğünün yerine getirmemek suretiyle 4.1 maddesinde belirtilen ön koşulları sağlamamasına istinaden, yukarıda yazılı açık sözleşme hükmüne dayanarak müvekkili şirket tarafından sözleşme feshedilerek davalı şirkete cezai şart faturası tanzim edilerek gönderildiğini, davalının işbu faturaya Kadıköy 27. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ettiğini, müvekkili şirket tarafından gönderilen Kadıköy 19. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturanın ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, tarafların tacir olup, müvekkili şirketin mevzuat ve sözleşme gereği işbu sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talep etme hakkı olduğunu, bu kapsamda benzer dosyalardan alınan bilirkişi raporlarını ekte mahkemenin dikkatine sunduklarını, mahkemece de bilirkişi incelemesi ile müvekkili şirket defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamında araştırma yaptırılarak alacaklarının tespit edilebileceğini, davalı şirketin ve şahsın borca itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve borca haksız olarak itiraz etmiş olması ve müvekkili şirketin alacağının likit olması nedeniyle; borçlunun % 20’den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili █████/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden itirazları: Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 1. maddesi "Bu Yönetmeliğin amacı; serbest, serbest olmayan ve son kaynak tedariki kapsamındaki tüketicilere elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı ile buna ilişkin hizmetlerin sunulmasında tüketici, tedarikçiler ve/veya dağıtım şirketleri arasındaki iş ve işlemlere esas asgari standart, usul ve esasların belirlenmesidir." şeklinde olduğunu, aynı yönetmeliğin 4. Maddesinde serbest tüketici "Serbest tüketici: Kurul tarafından belirlenen elektrik enerjisi miktarından daha fazla tüketimde bulunması veya iletim sistemine doğrudan bağlı olması veya organize sanayi bölgesi tüzel kişiliğini haiz olduğu için tedarikçisini seçme hakkına sahip gerçek veya tüzel kişiyi," şeklinde tanımlandığını, davacı taraf ile müvekkilinin yapmış olduğu sözleşme "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi" yapılmış olup müvekkilinin tüketici sıfatına sahip olduğunu, bunun yanı sıra yönetmelikte de belirtildiği üzere müvekkilinin serbest tüketici olduğunu, bu iki husus dikkate alındığında mevcut davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin yapmış olduğu sözleşmenin tüketici işlemi olması ve müvekkilinin tüketici olduğu dikkate alınarak açılan davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle usulen reddedilmesini talep ettiklerini, esas yönünden itirazları: müvekkili şirket adına müvekkili şirket yetkilisi müvekkili ...'in, ... A.Ş. ile elektrik alımı için görüşmeler sağladığını, yapılan görüşmelerde taraflarına güvence bedeli alınmayacağının sözlü olarak belirtildiğini ve tarafların bu şekilde anlaştığını, tarafların anlaşılan hususlar doğrultusunda 01.01.2022 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, sözleşme metninde yer alan "Sözleşmenin Sona Ermesi Ve Fesih" başlıklı 9. Maddesinin alt maddesi olan 9.1 maddesinde "İşbu sözleşmenin, 4.2'nci maddesinde belirtilen elektrik satışı başlama tarihinden itibaren 12 ay süre ile geçerlidir. Taraflardan herhangi birisi Sözleşme hitam tarihinden altmış (60) takvim günü öncesine kadar Sözleşme'nin feshedileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürece işbu sözleşme aynı şartlarla birer yıl kendiliğinden uzatılmış olur." yer alan hüküm doğrultusunda müvekkilinin, davalı tarafa T.C. Üsküdar 16. Noterliği vasıtası ile 14.10.2022 tarihli 21862 yevmiye numaralı ihtarname ile "... A.Ş. unvanlı şirket bünyesinde bulunan ... olarak ... Sk. No:... adresinde bulunan iş yerimizdeki ... tesisat nolu elektrik tedariki aboneliğimizi 31 Aralık 2022 tarihi itibari ile sonlandırmak istediğimi tarafınıza ihbaren ve ihtaren bildiririm." şeklinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine dair ihbar ve ihtarda bulunduğunu, söz konusu ihtarnamenin tebliğ olduğunu, bu zaman diliminde davacı tarafın tarafların anlaştığı gibi müvekkillerinden güvence bedeli istemediğini ve hizmet sağladığını, 24.10.2022 tarihinde davalı tarafın mail vasıtası ile, yapılan sözleşmede yer alan 7.2 maddesi gereğince teminat verme yükümlülüklerini yerine getirmediklerini bu nedenle güvence bedelini sunmaları için taraflarına 7 iş günü süre verildiğini içeren bir ihbarname gönderdiğini, 02.12.2022 tarihinde ise davalı tarafın mail vasıtası ile "Portföyümüzde bulunan sayaç veya sayaçlarınızın portföyümüzden çıkışı yapılmış olup, 01.12.2022 tarihinden itibaren elektrik tedariğiniz bağlı bulunduğunuz Elektrik Dağıtım firması tarafından yapılacaktır. Bu nedenle, elektrik kullanımı hususunda kaçak durumuna düşmemeniz için ilgili Elektrik Dağıtım Firması ile sözleşme yapmanız gerektiği hususunu tarafınıza ihbaren bildiririz." şeklinde bilgilendirme yaptığını, davacı tarafın her iki ihtarnamede de fesih beyanında bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete, 03.02.2023 tarihinde vergi kayıt sisteminden 01.02.2023 tarihli ... Nolu 930.000,00-TL bedelli ceza-i şart bedeli altında fatura gönderildiğini, gönderilen faturaya süresi içerisinde T.C. Kadıköy 27. Noterliği vasıtasıyla 06.02.2023 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiğini, müvekkillerine sonrasında T.C. İstanbul Anadolu Merkezi Takip Sistemi ███████████ numaralı dosyada icra takibi başlatıldığını, taraflarınca yapılan icra takibine süresi içerisinde itiraz edildiğini ve icra takibi durdurulduğunu, davacı taraf ile İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu ███████████ sayılı dosyada anlaşma sağlanamadığını, davacı tarafın icra takibine itirazın iptalini ve takibin devamına, borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini arz ve talep ettiğini, davacı tarafın açmış olduğu davanın hukuki dayanaktan yoksun olup kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, cevaben; davacı tarafın dava dilekçesinde sözleşmenin güvence bedeli yatırılmaması nedeniyle 01.12.2021 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmesel yükümlülüğünü ihlal olması nedeniyle sözleşmenin 36 ay devam edeceği taahhüdüne dayalı alarak elektrik alımı yapan davacının zarara uğratıldığının beyan edildiğini, davacının bu beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin davacı tarafın da dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu gibi 01.01.2022 tarih başlangıçlı olup 12 ay süreli olduğunu, davacı tarafın çelişkili beyanları ile davasında iyiniyetli olmadığını gözler önüne serdiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde her ne kadar portföyün gözden geçirilmesi neticesinde güvence bedelinin yatırılmadığının tespit edildiğini beyan etmişse de davacı tarafla sözleşme kurulurken yapılan görüşmeler neticesinde güvence bedelinin alınmayacağına yönelik tarafların anlaştıklarını, müvekkilinin aldığı hizmet karşılığında 12 ay boyunca gerekli ödemeleri yaptığını, 10. ayda ise bir sonraki yıl için sözleşmeyi yenilemeyeceğine dair davacı şirkete ihtarname gönderdiğini, ne tesadüftür ki müvekkilinin sözleşmeyi yenilemeyeceğine yönelik beyanı sonrasında müvekkiline sözleşme bitim tarihine iki ay kala tehdit vari bir şekilde güvence bedelinin yatırılması için süre verildiğini, genel işlem koşulları ya da genel işlem şartları, önceden hazırlanmış bir sözleşme metni çeşidi olduğunu, müvekkili ile davacının imzalamış olduğu sözleşme metninde yer alan hükümlerin genel işlem koşulları olup TBK 25. Madde "Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz." hükmü dikkate alındığında bu durumun TMK 2. Maddesi olan dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davacı taraf ile güvence bedelinin sözleşme kurulurken alınmayacağına dair görüşmeler yapıldığını ve davacı tarafın bu durumu doğrular nitelikte müvekkilinin fesih beyan tarihi olan 14.10.2022 tarihine kadar müvekkilinden güvence bedeli talebinde bulunmadığını, kabul etmemekle birlikte her ne kadar davacı tarafın elinde bulunan ve mahkemeye sunulan sözleşme metninde güvence bedeli yatırılacağı belirtilmişse de müvekkili ile yapılan görüşmelerde yatırılmayacağının kararlaştırıldığını ancak aksi sözleşmeye davacı tarafça yazılmadığını, davacı tarafın 10 aylık bir süre zarfında müvekkili ile yapılan görüşmeler doğrultusunda güvence bedeli almamış olmasının sözleşme kurulurken yapılan görüşmeleri doğrular nitelikte olduğunu, davacı tarafın mevcut durumu hal ve davranışları ile kabul ve ikrar etmesine rağmen haksız kazanç elde edebilmek için müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğine dair beyanından sonra sözleşmenin bitimine iki ay kala kötüniyetli bir şekilde bu haksız davayı kötüniyetli bir şekilde açtığının aşikâr olduğunu, güvence bedelinin alınmasının nedenlerinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği "Güvence Bedeli" başlıklı 19. Maddesinde "(1)Tedarikçi, tüketimi düşük serbest tüketiciden elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışına ait ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeme riskine karşılık güvence bedelini anlaşma yapılırken nakit ya da teminat mektubu olarak talep edebilir. Güvence bedelinin peşin ya da taksitlendirme yoluyla alınıp alınmayacağı ve ne zaman talep edileceğine ilişkin hususlar ikili anlaşmada açıkça ifade edilir.(2) Güvence bedeli talebinde aşağıda belirtilen hususlar dikkate alınabilir. Tüketicinin; a) Geçmiş 12 aylık fatura dönemine ait ödeme bilgisinin olmaması, b) Fatura ödemelerinin düzensiz olması, c) Zamanında ödenmeyen borçtan elektriğinin kesilmiş olması." şeklinde belirtilmiş olup aynı yönetmeliğin "Güvence Bedelinin Talep Edilmesi" başlıklı 25. Maddesi 1. fıkrası: "Görevli tedarik şirketi, kullanım yerinin değişmesi ve/veya perakende satış sözleşmesinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde, tüketicinin elektrik enerjisi tüketim bedelini ödememesi ihtimaline karşılık olarak, borcuna mahsup etmek üzere güvence bedeli talep eder." şeklinde olduğunu, davacı tarafın güvence bedelini talep etme hakkı olmadığı gibi talep etmesi güvence bedelinin alınma sebebine aykırılık teşkil ettiğini, sözleşmenin bitimine iki ay kala müvekkilinin sözleşmeyi fesih beyanından sonra bu yola başvurulmasının hakkaniyete aykırı olup kanun hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın sözleşmeyi güvence bedelinin ödenmemesi nedeniyle taraflarınca feshedildiğini ve bu nedenle cezai şartın oluştuğunu iddia ettiğini, sözleşme metninde yer alan "Ödemenin Teminat Altına Alınması" başlıklı 7.2 maddesinde sözleşmenin satıcı tarafından güvence bedelinin verilmemesi halinde ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın sözleşmenin satıcı tarafından feshedilebileceği ve satıcının bu doğrultuda alıcının her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içerisindeki faturalarından en yüksek bedelli iki faturayı cezai şart olarak fatura etme hakkına sahip olduğu belirtildiğini, bu maddenin yanı sıra aynı sözleşme metninde "Sözleşmenin Satıcı Tarafından Feshi" başlıklı 9.2 maddenin alt başlığı olan 9.2.3. Maddesinde alıcının sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle satıcının sözleşmeyi feshetmesi halinde alıcının her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içerisindeki faturalarından en yüksek bedelli iki faturayı cezai şart olarak ödeyeceğini alıcının taahhüt ettiğinin belirtildiğini, taraflarınca sözleşmeden doğan tüm yükümlülükler yerine getirilmiş olup aksini kabul etmemekle birlikte belirtmek gerekir ki sözleşme metni dikkate alındığında davacı tarafın cezai şart maddesini uygulayabilmesi için öncelikle taraflarına sözleşmeyi feshettiğine dair iradesini bildirmesi gerektiğini, davacı tarafın, sözleşmenin güvence bedelinin yatırılmaması nedeniyle feshedildiğini belirtmişse de davacı tarafça sözleşmenin feshedildiğine dair herhangi bir beyanın taraflarına bildirilmediğini, tam aksine müvekkili tarafından sözleşme süresi göz önüne alınarak sözleşme bitiş tarihi olan 01.01.2023 tarihten 60 gün öncesinde sözleşmenin yenilenmeyeceğinin taraflarına bildirildiğini, bu doğrultuda müvekkilinin sözleşmeye yönelik iradesini ortaya koyduğunu, davacı tarafın sözleşmeyi fesih iradesini açık ve net bir şekilde belirtmediği için sözleşme satıcının feshi ile sona ermemiş olup sözleşme süresinin dolması nedeniyle yenilenmeyip sona erdiğini, bu nedenle sözleşmeyi ihlali kabul etmemekle birlikte cezai şartın uygulanabilmesi için gerekli olan satıcının fesih beyanı mevcut olmadığından söz konusu talepte doğmayacak olup davanın reddi gerektiğini, TBK 149. Maddede yer alan ceza koşulu YGHK'nun 17.02.1971 tarih ve 4-405 E-85 K sayılı ilamına göre "geçerli bir borcun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi ya da belli bir yerde belli bir zamanda yerine getirilmemesi durumunda borçlunun ödemesi gereken fer'i nitelikte götürü bir edimdir." TBK 182. Maddeye göre "asıl sözleşme geçersiz ise ceza koşulu da geçersizdir." Aynı doğrultuda 131. Maddeye göre de asıl borç sona erdiği taktirde feri borç olan cezai şartta sona ereceğini, kazanç elde edilmeye çalışılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, müvekkilinin sözleşme gereği ödemesi gereken tüm ödemeleri yaptığını ve sözleşmeyi müvekkilinin yenilemeyeceğine yönelik beyanı doğrultusunda yenilenmeyip sona erdiğini, asıl borç sona erdiğinden feri borç olan cezai şartında mevcut olamayacağını, davacı tarafın kötüniyetli bir şekilde haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ve mahkeme kararlarının dava konusu ile alakalı olmayıp sözleşmenin süresi içerisinde feshedilip edilmemesi ve ödenmeyen elektrik faturalarına ilişkin olup yargılamaya esas alınmaması gerektiğini, kaldı ki her dosyanın özünde tek olup esası hakkında dava konusu maddi olaya göre inceleme yapılması gerektiğini, dava ve taleplerini kabul etmemekle birlikte cezai şart talebinin oluştuğunun kabul edilmesi halinde cezai şart miktarının davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağına dair YGHK nun 20.03.1974 tarih ve 1053 E. - 222 K. sayılı ilamı dikkate alınarak cezai şartın indirilmesini talep ettiklerini, yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen dikkate alınacak hususlar doğrultusunda öncelikle açılan davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle usulen reddine karar verilmesini, kabul etmemekle birlikte güvence bedeli kaynaklı cezai şartın davacı tarafça istenebilmesi için fesih iradesini bildirmesi gerektiği ancak bildirilmediği sözleşmenin süresinin bitmesi nedeniyle son bulduğu, taraflarınca yapılan fesih beyanından sonra sözleşmenin bitimine iki ay kala genel işlem koşulu olan madde metni doğrultusunda dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kazanç elde etmek maksadıyla açılan işbu haksız ve kötüniyetli davanın reddini talep ettiklerinden bahisle öncelikle açılan davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle usulen reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir.Mahkemenin "Davanın reddine" ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████████ E. █████████ K sayılı █████/2024 tarihli ilamı ile; eksik güvence bedeli nedeniyle davacının bu eksik güvence bedelini sözleşmenin herhangibir zamanında talep etmesi ve eksik güvence bedelinin tamamlanmaması halinde davalıyı portföyden çıkarmasında ve buna göre eksik güvence bedeli sözleşme ihlali olarak kabul edilerek cezai şart talep edilmesinde sözleşme serbestisi ve tarafların basiretli bir tacir olmaları gözetilerek aykırılık görülmediği,ayrıca davacı taraf bilirkişi raporundaki işlemiş faiz hesabına da itiraz etmekle,rapora itirazların değerlendirildiği ek rapor alınması gerekirken,dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve hukuka aykırı bulunduğu, mahkemece davalı tarafın kötü niyet tazminat talebi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmediği gerekçesi ile "Tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak belirtilen hususlarda yargılamaya devam edilerek karar verilmesi için dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine " karar verilmiştir.İstinaf iade kararı sonrası mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmıştır.Mahkemece;"1-Davanın KABULÜ ile,- Merkezi Takip Sistemi'nin ███████████ Esas sayılı dosyasında davalılar/borçlular ... Anonim Şirketi ve ...'in yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 930.000,00 TL asıl alacak ve 96.312,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.026.312,33 TL üzerinden aynen devamına,- Asıl alacak 930.000,00 TL'nin %20'si olan 186.000,00 TL icra inkar tazminatının davalılar/borçlular ... Anonim Şirketi ve ...'den alınarak davacı/alacaklı... Anonim Şirketi'ne verilmesine,2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.Kararı davalılar vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7 maddesinde güvence bedelinin dönem sonuna kadar tahakkuk edecek fatura bedeli ve satıcının uğrayacağı zarara karşılık talep edeceğini,davalı tüm sorumluluklarını yerine getirmiş ve davacıya müvekkili şirketin 1 krş borcu bulunmamakta iken müvekkilinin dönem sonunda aboneliği sona erdirmek istediği için baskı kurmak amacıyla davacının haksız ve hukuka aykırı talepleri ileri sürdüğünü,bu durumun dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, Bölge Adliye Hukuk Mahkemesinin kararında belirtmiş olduğu" sözleşmenin 11.4 maddesinde ise, "Feragat Etmeme Satıcı'nın İşbu Sözleşme çerçevesinde kendisine tanınmış hak, yetki ve imtiyazı kullanmaması veya kullanmada gecikmesi bu haklardan feragat ettiği anlamına gelmez ve hakların bir kez veya kısmi olarak kullanımı söz konusu hakkın tekrar kullanımı veya diğer bir hakkın, yetkinin veya imtiyazın kullanımını engellemez." hükümleri çerçevesinde,davacının eksik güvence bedeline rağmen elektrik vermeye devam etmesi ,sözleşmedeki feragat etmeme başlıklı 11.4.madde gereği eksik güvence bedelinden feragat ettiği anlamına gelmeyecektir." hükmünün olayda uygulanmayacağını,taraflar arasında imzalanan sözleşmede cezai şart bedelinin hangi durumlarda talep edileceğinin sözleşmenin 7 ve 9/2 maddelerinde açıkça belirtildiği,bu maddelerde cezai şart bedelinin talep edilebilmesi için sözleşmenin fesih edilmesi şartı getirildiğini,konu ile ilgili özel hüküm bulunduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin belirtmiş olduğu 11. Maddesinin olayda uygulanamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,cezai şart bedelinin tahsiline ilişkin yapılan takibe karşı itirazın iptali talebine yöneliktir.Dava konusu taraflar arasında 01.01.2022 tarihinde 12 ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiği,bu sözleşmenin 4.1 maddesinde;"4.1) Elektrik Enerjisi Satışının Başlaması İçin Ön Koşullar İşbu Sözleşme kapsamında gerçekleşecek elektrik enerjisi satışı için aşağıda yazılı koşulların Alıcı tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir. 4.1.1) Alıcı'nın işbu Sözleşme'nin 7.2'nci maddesindeki hükümlere göre düzenlenmiş bir güvence bedelini aynı maddede belirtilen süre içerisinde Satıcı'ya teslim etmiş olması gerekir. Alıc’ının imza sirküleri, vergi levhası, ticaret sicil gazetesi ve faaliyet belgelerini Satıcı'ya teslim etmiş olması gerekir. ...4.1.6) Yukarıda belirtilen elektrik enerjisi satışı ön koşullarından herhangi biri tamamlanmamış olmasına rağmen, Satıcı elektrik enerjisi satışını başlatma hakkına sahiptir. Bu durumda da Satıcı'nın ön koşulların sağlanmasını Alıcı'dan talep etme hakkı saklıdır." hükmü bulunduğu anlaşılmıştır.Ayrıca sözleşmenin 7.2 maddesinde ise teminat hususunun düzenlendiği görülmekle, 7.2 maddesinin 4. fıkrasında; “...Alıcı Satıcı'nın kabul edeceği söz konusu güvence bedelini herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın, Sözleşme tarihine müteakip 7 (yedi) iş günü içerisinde Satıcı'ya ulaştırmayı taahhüt eder. Alıcı'nın söz konusu güvence bedelini/teminatı Sözleşme tarihini müteakip 7 (yedi) iş günü içerisinde ulaştırmaması halinde, Satıcı Alıcı'ya karşı hiçbir tazminat yükümlülüğü doğmaksızın işbu sözleşmeyi herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın istediği zaman tek taraflı feshetme hakkına sahiptir...” hükmü bulunmaktadır.Bununla beraber sözleşmenin 9.2. Maddesinde ise sözleşmenin ihlal edilmesi halinde;9.2) Sözleşmenin Satıcı Tarafından Feshi 9.2.1) Alıcı'nın işbu sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi, 9.2.2) Alıcı'nın herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödememiş olması veya 9.2.3) Madde 4.1'de belirtilen ön koşulların sözleşme tarihinden 15 iş günü geçmiş olmasına rağmen sağlanmamış olması halinde, Satıcı işbu sözleşmeyi her hangi bir ihbar ve/veya ihtara gerek olmaksızın sözleşmeden doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebilir. Yapılanan Elektrik Enerjisi Piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedariğini hedeflemektedir. Bu bağlamda Satıcı, Alıcı ile yapmış olduğu sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taahhütlerde bulunmaktadır. Alıcı, mücbir sebepler dışında, işbu sözleşme hükümlerine uygun davranmaması sonucunda satıcı'nın işbu sözleşmeyi feshetmesi halinde, alıcı satıcı'ya, alıcı'nın her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını cezai şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder." ayrıca 11.4 maddesinde ise, "Feragat Etmeme Satıcı'nın İşbu Sözleşme çerçevesinde kendisine tanınmış hak, yetki ve imtiyazı kullanmaması veya kullanmada gecikmesi bu haklardan feragat ettiği anlamına gelmez ve hakların bir kez veya kısmi olarak kullanımı söz konusu hakkın tekrar kullanımı veya diğer bir hakkın, yetkinin veya imtiyazın kullanımını engellemez." şeklindeki sözleşme hükmü görülmektedir.Buna göre ,davalı taraf süresinde sözleşmeyi süre sonunda sonlandıracağını bildirmiş,bunun üzerine davacı taraf ise sözleşmede teminat hususunun tamamlanmadığını ileri sürerek eksik güvence bedelinin yatırılmasını davalıdan talep etmiş,ancak davalı tarafça eksik güvence bedelinin yatırılmaması nedeniyle davacının davalıyı portföyden çıkardığını bildirdiği ve cezai şart hükümleri gereği , sözleşme metninde bulunan "Ödemenin Teminat Altına Alınması" başlıklı 7.2 maddesinde sözleşmenin satıcı tarafından güvence bedelinin verilmemesi halinde ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın sözleşmenin satıcı tarafından feshedilebileceği ve satıcının bu doğrultuda alıcının her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içerisindeki faturalarından en yüksek bedelli iki faturayı cezai şart olarak fatura etme hakkına sahip olduğu,ayrıca sözleşme metninde "Sözleşmenin Satıcı Tarafından Feshi" başlıklı 9.2 maddenin alt başlığı olan 9.2.3. maddesinde alıcının sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle satıcının sözleşmeyi feshetmesi halinde alıcının her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içerisindeki faturalarından en yüksek bedelli iki faturayı cezai şart olarak ödeyeceğini alıcının taahhüt ettiğinin yine sözleşme hükümleri içinde yer aldığı ortaya çıkmıştır.Uyuşmazlığın davalının ödenmemiş fatura borcunun bulunmadığı,güvence bedeli tamamlanmadan davacı tarafça davalıya 11 aya yakın elektrik temin edildiği,davalının sözleşmeyi fesih bildirimi sonrası sadece güvence bedeli eksikliği nedeniyle davalının davacı portföyünden çıkarılarak son 1 yıl içindeki en yüksek iki faturanın cezai şart olarak talep edilmesi karşısında,yine sözleşme hükümlerine göre sözleşmenin 11.4 maddesinde ise, "Feragat Etmeme Satıcı'nın İşbu Sözleşme çerçevesinde kendisine tanınmış hak, yetki ve imtiyazı kullanmaması veya kullanmada gecikmesi bu haklardan feragat ettiği anlamına gelmez ve hakların bir kez veya kısmi olarak kullanımı söz konusu hakkın tekrar kullanımı veya diğer bir hakkın, yetkinin veya imtiyazın kullanımını engellemez." hükümleri çerçevesinde,davacının eksik güvence bedeline rağmen elektrik vermeye devam etmesi ,sözleşmedeki feragat etmeme başlıklı 11.4.madde gereği eksik güvence bedelinden feragat ettiği anlamına gelmeyecektir.O halde, eksik güvence bedeli nedeniyle davacının bu eksik güvence bedelini sözleşmenin herhangibir zamanında talep etmesi ve eksik güvence bedelinin tamamlanmaması halinde davalıyı portföyden çıkarmasında ve buna göre eksik güvence bedeli sözleşme ihlali olarak kabul edilerek cezai şart talep edilmesinde sözleşme serbestisi ve tarafların basiretli bir tacir olmaları gözetilerek aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.İstinaf iade kararı sonrası işlemiş faiz hesabı konusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, 24 Temmuz 2025 tarihli ek raporda özetle; " Kök rapordaki görüşlerimizi korumakla birlikte BAM kararı doğrultusunda bilirkişi heyeti olarak hazırladığımız işbu raporunda;tarafların mevzuatta ikili anlaşma olarak addedilen tedarik sözleşmesi imzaladıkları, davalının yüksek tüketimli serbest tüketici olduğu, dolayısıyla teminat İstanbul Anadolu 4.ATM 2025/2 bilirkişi heyet raporu ve düzenlenen ceza faturası yönü ile mevzuatta ilgili tüketici nezdinde herhangi bir somut hüküm bulunmadığı, mevzuatın sözleşme ve genel hukuk normlarını işaret ettiği, davacının düzenlediği cezai şart faturasına dayanak “Ağustos 2022 ve Eylül 2022” ayları faturaları KDV Dahil toplam değeri 943.909,88 TL olup, davacının mevcut cezai şart faturası da KDV'den istisna olduğu ve 930.000,00 TL olarak düzenlendiği, takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacının cezai şart faturasına esas aldı “Ağustos 2022 ve Eylül 2022” ayları faturaları KDV dahil değer esas alınarak cezai şart faturası düzenlenmiş olup KDV hariç değer üzerinden 802.150,64 TL, temerrüt faizinin faturadaki ödeme vade tarihi olan 13.02.2023 tarihinden, takip tarihi 17.04.2023 tarihine dek hesaplanması gerektiği, davacı tarafın düzenledi 930.000.-TL cezai şart faturasına aylık %5 faiz talebiyle toplamda 96.312,33 TL faiz oluştuğu, takdiri mahkemeye ait olmak üzere cezai şart faturasındaki KDV düşülür ise KDV hariç tutar üzerinden faiz tutarının 83.072,04 TL'a olacağı" belirtilmiştir.Yine bağımsız denetçi / SMMM de alınan █████/2025 tarihli ek raporda ise özetle; "mevcut mali veriler ışığında davacı tarafından talep edilen 930.000,00 TL cezai şart tutarı davalının ekonomik mahvına sebebiyet vermeyeceği" tespit edilmiştir.İşlemiş faiz hesabı yönünden alınan ek bilirkişi raporu ile ceza şart tutarının davalının ticari mahvına sebep olmayacağına dair ek bilirkişi raporunun taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır.Somut olayda cezai şart faturasına dayanak “Ağustos 2022 ve Eylül 2022” ayları faturalarının KDV dahil toplam değeri 943.909,88 TL olduğu, ancak , cezai şart faturası KDV'den istisna olduğu için davacı tarafça ve 930.000,00 TL olarak düzenlendiği,cezai şart fatura tutarının düzenlenmesinde aykırılık olmadığı,davada kötüniyet tazminatı koşullarının oluşmadığı görülmüştür.Güncel Yargıtay 3.HD Başkanlığının █████████ E.,█████████ K. Sayılı █████/2025 tarihli ilamında "Kabule göre de cezai şart bedelinin hüküm altına alınmasının ve alacak likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yerinde olmamıştır."şeklinde belirtildiği dikkate alınarak, cezai şart bedeli yönünden alacağın likit olmadığı gözetilerek icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken,mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmiş isede; istinaf sebepleri ile bağlı olarak yapılan istinaf incelemesinde,davalı tarafça icra inkar tazminatına ilişkin açık bir istinaf sebebine dayanılmadığı anlaşılmakla bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.Bu nedenle davacının dava konusu takipte 930.000,00 TL asıl alacak ve 96.312,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.026.312,33 TL alacağı bulunduğu görülmekle,mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştirK A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 70.107,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 17.800,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 52.307,40 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026