Anahtar kelimeler: Bam Yazim Noktası İzmir Eksiklik Özetle Geçildi Karara Yoluna Satış

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davalılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ve davalı arasında Açık Satış Noktası Sözleşmesi yapıldığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, davalıların sözleşme yükümlülüklerini yeri getirmediğinden davalılar aleyhine İzmir 8.İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası üzerinden başlattıkları ilamsız icra takibine davalı tarafça itirazı nedeniyle icra takibinin durduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile müvekkili yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ve haricen yaptıkları araştırmada, adreslerinden taşınma ve mal kaçırma gayreti içinde olduğu istihbar edildiğinden ve dolayısıyla rehinle temin edilmemiş alacaklarının tahsil imkanı ortadan kalkacağından teminatsız olarak veya uygun görülecek teminat karşılığında davalılar adına kayıtlı taşınır taşınmaz mallar ile davalıların üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına öncelikle teminatsız veya uygun görülecek miktar karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkillere yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkillerin alacaklı gözüken tarafa herhangi bir ad altında hiçbir borcunun bulunmadığını, davacının sözleşmenin yürürlükten kalktığını ikrar etmesine karşın dava dilekçesinde sözleşmenin hala yürürlükte olduğunu iddia ederek haksız kazanç sağlamak niyetinde olduğunu, müvekkil şirketin TAPDK satış belgesini 13.07.2018 tarihinde uzattığını, müvekkillerin sözleşme yükümlülüklerine ve tüketici taleplerine uygun şekilde ürün alıp sattıklarını, neticede sözleşmeyi ihlal eder herhangi bir fâaliyette bulunmadıklarını, bu nedenle dahi davacı yanın iddialarının hukuken kabul edilebilir bir yanı bulunmadığını, davacı yanca iddia edilen şirketin faal olmadığı, işletmenin çalışmadığı, ürünlerin düzenli ve sürekli olarak bulunurluğunun sağlanmadığını, işletmenin deyredildiğini veya iş değişikliği yapıldığı iddiası ile ilgili somut bir delilin dosya sunulamadığını, yine belirtildiği şekilde mevzuata aykırılık nedeni ile işletmenin faaliyetine son verilmesi veya askıya alınması gibi bir durum da yaşanmadığını, müvekkillerin temerrüde düşürülebilmesi için alacaklının ihtarı gerektiği, ancak davacı yan tarafından müvekkillere yapılmış bir ihtarın bulunmadığını, nitekim davacı yan tarafından sunulan ihtarname tebliğ şerhlerinden de müvekkillere ihtamamenin tebliğ edilmediği açıkça belirtildiği, davaya konu alacak bedeli yargılama sürecini gerektirmekte olup, likit sayılamayacağın dan açıkça davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE
: "...Uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalanan █████/2016 tarihli ''Açık Satış Sözleşmesi'' imzalandığı halde davalıların sözleşmeye aykırı olarak yükümlülüklerini ihlal edip etmedikleri, davacının sözleşme feshinde haklı olup olmadığı, 10.000 TL cezai şartın doğup doğmadığı ve davalılara verilen 10.000 TL mali katkının sözleşmeye aykırılık nedeniyle iadesinin mümkün olup olmadığı yönünde İzmir 8.İcra Müdürlüğünün █████████ Takip sayılı dosyasına davalılarca yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinden ibaret olduğu görülmüştür. Tüm deliller toplanmış, İzmir 8.İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden getirtilerek incelenmiş, borçlular vekilinin █████/2020 tarihli dilekçesi ile borca, takibe, ödeme emrine, faize, faiz oranına, işlemiş faizlere ve fer'ilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Dava, İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Dosya ve taraflara ait ticari defter ve dayanakları üzerinde uyuşmazlık konularında davaya konu sözleşme, ihtarname değerlendirilerek tarafların arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, ticari defterlerinin delil vasfı taşıyıp taşımadığı, sözleşme kapsamıda davalıların yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri, sözleşme süresince tüketici taleplerine uygun ürün alınıp alınmadığı, son ürün alım tarihinin ne zaman olduğu, davalılara katkı payı ödenip ödenmediği, ödenmiş ise hangi miktar ve oranda ödendiği, davacı şirketin alacağı bulunup bulunmadığı, takipte işletilen faiz miktar ve oranının usule uygun olup olmadığı hususlarında SMMM bilirkişisinden rapor alınmış, bilirkişinin mahkememize verdiği █████/2022 havale tarihli raporunda özetle; davacı tarafın inceleme yapılan hesap dönemlerinde, sunulu ticari defterlerin zorunlu noter açılış ve kapanış tasdiklerinin VUK'na uygun olarak zamanında yapıldığı, yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde ve kanunlara uygun şekilde tutulduğu, ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu, davacı şirketin uyarınca tacir sıfatına haiz olduğu, davalıların 2016 yılında 4.509,84 litre, 2017 yılında 633,60 litre olmak üzere toplam 5.143,44 litre malı bayiden satın aldığı, en son alımın 19.07.2017 olduğu bu tarihten sonra ise herhangi bir alımının yapılmadığı tespit edildiği, bu sebeple; davalıların sözleşme kapsamında taahhüt ettiği 10.000 litre ürünü sözleşme süresince tüketici taleplerine uygun olarak bayiden satın almadıkları, yükümlülüklerini yerine getirmedikleri, davalılardan ...'nın davalı şirket ortağı olduğu, dava dışı ... A.Ş.'nin davacının dağıtıcılık görevi verdiği bayisi olduğu, bu sebeple davacı şirket ile dava dışı bayi ve davalılar arasında ticari ilişkinin var olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini Mahkemeye ibraz etmediği ve defterlerin incelenmesine dair Sayın Mahkemenize herhangi bir beyanda bulunmadığı, bilirkişi incelemesi yapılamadığı, Açık Satış Noktası Sözleşmesi'ne göre; davalı işleticiye, sözleşme süresince toplam 10.0000 TL işletme katkı payı ödendiği, fatura tanzim ettiği, e-faturanın davacı şirkete yansıtma faturası düzenlediği, yapılan inceleme sonucu davalı tarafın sözleşme süresi içinde taahhüt ettiği miktarda ürün alımı yapmadığı, sözleşme fesih tarihine kadar toplam 5.143,44 litre bira ürünü bayiden satın aldığı, sözleşmenin 20.maddesine aykırı hareket ettiği tespit edildiği, nakit katkı payının sözleşme 20.madde hükmüne göre, davalılar tarafından davacı şirkete iade edilmesi gerektiği, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, bu sebeple davalıların; davacı şirkete 10.000 TL cezai şartı nakden ve defaten ödemesi gerektiği, davacı vekili tarafından, davalılara İzmir 25.Noterliğinden ihtarname çekildiği, ihtarnamenin 08.09.2020 tarihli tebliğ şerhinde; “Gösterilen adres yıkılmış boş arsa olup, muhatabın yeni adresi bilinmiyor iade” şerhinin yazılı olduğu görüldüğü, tebliğ şerhine göre adresin yıkılmış olması sebebiyle davalının işletmesini işletmediği görüldüğü, dosya muhteviyatında ve inceleme yapılan davacı şirket kayıtlarında davalı tarafından adres değişikliğine ilişkin davacıya bildirilen herhangi bir bilgi belgeye rastlanılmadığı, bu sebeple davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin sözleşme 23.madde hükmüne uygun olarak gönderildiği ve davalıya usulüne tebliğ edildiği, davacı tarafın davalılar aleyhine █████/2020 tarihinde başlattığı Örnek No:7 ilamsız takiplerde ödeme emirli icra takibinde, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık reeskont avans faizi talep ettiğinin görüldüğü, davacı asıl alacak bakımından, davalıları dava tarihi öncesinde 6102 sayılı TTK m.18/3 hükümlerine uygun şekilde temerrüde düşürdüğü, bu sebeple takip tarihinden itibaren talep edilen işlemiş faiz ve faiz oranı açısından yasal koşulların oluştuğu kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu esas alınarak; davacı tarafın inceleme yapılan hesap dönemlerinde, sunulu ticari defterlerin zorunlu noter açılış ve kapanış tasdiklerinin VUK'na uygun olarak zamanında yapıldığı, yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde ve kanunlara uygun şekilde tutulduğu, ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu, davacı şirket ile dava dışı bayi ve davalılar arasında ticari ilişkinin var olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini Mahkemeye ibraz etmediği ve defterlerin incelenmesine dair herhangi bir beyanda bulunmadığı, davacı tarafından, davalı tarafa ödenen katkı bedelinin iadesini talep edebilmesi yanında cezai şart talep etme hakkının da doğduğu, davalıya ödenmiş olan 10.000,00-TL 'lik nakit katkı payının sözleşme 20.madde hükmüne göre, davalılar tarafından davacı şirkete iade edilmesi gerektiği, davalı şirketin sözleşme 20.maddesine göre TAPDK Satış Belgesini yenilememesi nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, bu sebeple davalıların; davacı şirkete 10.000 TL. cezai şartı ödemesi gerektiği kanaatiyle; davanın kabulü ile; İzmir 8. İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin itirazının iptali ile takibin 10.000,00-TL cezai şart ve 10.000,00-TL katkı bedeli olmak üzere 20.000,00-TL asıl alacak üzerinden değişen oranlarda avans faiziyle birlikte devamına, 10.000,00 TL katkı bedeli asıl alacağı sözleşme ile belirlenen ve miktarı belirli likit alacak olduğundan bunun %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,' gerekçesi ile;
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Davanın KABULÜ ile;
İzmir 8. İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 10.000,00-TL cezai şart ve 10.000,00-TL katkı bedeli olmak üzere 20.000,00-TL asıl alacak üzerinden değişen oranlarda avans faiziyle birlikte devamına,
10.000,00 TL katkı bedeli asıl alacağının %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın müvekkili ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, Mahkemece tanık dinletme taleplerinin reddedildiğini, müvekkili hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmediğini, mahkemece itirazların neden değerlendirilmediği hususunda yeterli açıklama yapılmadığını, müvekkilleri alacaklı gözüken tarafa hiçbir borcu bulunmamakla birlikte beyanlara itibar edilmediğini, müvekkilleri, davacı yana alacaklı olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, açıklanan ve Dairenizce resen gözetilecek nedenler ile; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. ████████ K. ve █████/2022 tarihli kararın istinaf incelemesi ile kaldırılmasına, açıklanan ve resen gözetilecek nedenler ile, davanın müvekkili ... yönünden husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, her halükarda müvekkilleri aleyhinde haksız ve hukuka aykırı olarak açılan işbu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı yan aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, mahkemenizce aksi kanaat hasıl olup davacının alacağının kabulü halinde alacak likit olmadığından müvekkilleri aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava
: itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davaya konu sözleşmenin davacı ve davalı şirket tarafından ayrıca diğer davalı ... tarafından da hem davalı şirketi temsilen hem de asaleten imzalanmış olmasına, davalı ...'nın müşterek borçlu konumunda olmakla husumet itirazının yerinde olmamasına, sözleşmede tarafların yükümlülüklerinin belirlenmiş olmasına, davalı tarafın sözleşmede belirtilen TAPDK satış belgesi yenileme yükümlülüğünü yerine getirmediğinin anlaşılmasına, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, davacının davalı tarafa 10.000 TL katkı bedeli ödemesinde bulunduğunun tüm dosya kapsamına göre sabit olmasına, sözleşme hükümlerine aykırı davranılması halinde 10.000 TL cezai şart ödeneceğinin sözleşmede açıkça belirtilmiş olmasına, katkı bedeli yönünden alacağın sözleşmeye göre belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesin de bir isabetsizlik olmamasına göre davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 1.366,20 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 341,55 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 1.024,65 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!