Anahtar kelimeler: Toplulaştırma Edirne Tahsisinden Köyünde Tarla Geliştirme İçi Projesi Süreci İli
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ...Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı tarafından, Edirne İli, ... İlçesi, ... Köyü'nde,... Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işlemine ilişkin olarak davacıya ... ada, ... sayılı parselin tahsisinden sonra taşınmazın ... ada, ... sayılı parsel olarak değiştirilmesine ilişkin yapılan düzenlemeye karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyanın incelenmesinden yeni parselasyon planlaması ile arazi toplulaştırma listelerinin üç kez askıya çıkarıldığı yaklaşık 22 dönüm büyüklüğündeki ... ada, ... sayılı parselin davacıya tesliminin yapıldığı, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca bu aşamadan sonra projede ve parselasyon planlarında değişiklik yapılabilmesinin ancak kamu yatırımlarının zorunlu kıldığı hallerde bu zorunluluğun ortaya konulduğu davalı idarece hazırlanan gerekçeli rapor üzerine mümkün olduğu ancak bu yönde herhangi bir gerekçe raporunun dava dosyasına ibraz edilmediği dolayısıyla arazi toplulaştırma projesinde ve parselasyon planında mevzuat hükümlerine aykırı olarak değişiklik yapıldığı anlaşıldığından, davacı tarafından değişiklik yapılmasına karşı yapılan itirazının reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, yapılan toplulaştırma işleminin toplulaştırma amacına ve ilgili mevzuata uygun olarak ve belli bir program dahilinde yapıldığı, askı süreçleri ve geçici yer teslimlerinin yapıldığı, tescil işlemlerine devam edildiği, esasa girilerek bir inceleme yapılmak üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile eksik inceleme sonucu verilen İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini (...) sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır.
6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanunun Ek-9. maddesinin 7. fıkrası ile uyarınca arazi toplulaştırması uygulaması sonuçlarına karşı tescil tarihinden itibaren 10 yıl içinde dava açılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının maliki olduğu toplulaştırma öncesinde ... ada, ... parsel sayılı parselin tahsisinden sonra taşınmazın ... ada, ... parsel olarak değiştirilmesine ilişkin düzenlemeye karşı yapılan itirazın reddine dair ...tarih ve ...-... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; yeni parselasyon planlaması ile arazi toplulaştırma listelerinin üç kez askıya çıkarıldığı, yaklaşık 22 dönüm büyüklüğündeki ... ada, ... parselin davacıya tesliminin yapıldığı, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca bu aşamadan sonra projede ve parselasyon planlarında değişiklik yapılabilmesinin ancak kamu yatırımlarının zorunlu kıldığı hallerde bu zorunluluğun ortaya konulduğu davalı idarece hazırlanan gerekçeli rapor üzerine mümkün olduğu ancak herhangi bir gerekçe raporunun dava dosyasına ibraz edilmediğinden, arazi toplulaştırma projesinde ve parselasyon planında mevzuat hükümlerine aykırı olarak değişiklik yapıldığı anlaşıldığından, davacı tarafından değişiklik yapılmasına karşı yapılan itirazının reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
█████/2019 tarih ve 30679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin Yeni parselasyon planlarının askıya çıkarılması ve onaylanması başlıklı 17. maddesinde, parselasyon planlarının askıya çıkarılarak ilan edilmesi ve bu safhada itirazların yapılmasının mümkün olduğu düzenlenmiş; 18. maddesinde de bu aşamalardan sonra kesinleşen parselasyon planının araziye uygulanmak üzere teknik dosyanın DSİ ve proje idaresince hazırlanarak kadastro müdürlüğüne gönderileceği, kadastro müdürlüğü kontrolü sonrasında da tescilinin yapılması amacıyla tapu müdürlüğüne gönderileceği hususu düzenlenmiş, böylece toplulaştırmanın nasıl gerçekleştirileceğine dair izlenecek yol belli bir düzenleme silsilesine bağlanarak bu şekilde belirlenmiştir.
Arazi toplulaştırması yapılırken, maliklerin ve diğer hak sahiplerinin bilgilendirilmesi ve itirazlarının değerlendirilebilmesi hususunda askı ilanları yapılarak varsa itirazlarının alınması ve itirazların değerlendirilmesine dair sonuçlar hakkında maliklerin bilgilendirilmelerinin sağlanması, işlemlerin hukuka uygun ve tercihlerle mümkün mertebe örtüşür şekilde isabetli yapılmasını böylece dava veya itirazların en aza indirgenmesini sağlayarak emek ve zaman kaybı ile gereksiz yargılama giderlerini azaltacağı kuşkusuzdur. Bununla birlikte günlük hayatta, arazi maliklerine her zaman ulaşılamayabileceği fiilen arazi toplulaştırmasının yapıldığı tarım alanlarının bulunduğu yerleşim yerlerine uzak başka adreslerde hatta yurt dışında yaşayan maliklerin olduğu görülmektedir. Bu sebeple yapılan çalışmalar askı ilanına çıkarılmaktadır. Bu aşamada mülakatlara katılamayan veya bilgilendirilemeyen hak sahiplerinin ilan yoluyla bilgilendirilmesi ve hatta tapu kayıtlarına arazi toplulaştırması şerhi konularak tapu sicilinin aleniyet ilkesi gereğince bilgilendirme yapılması sağlanmaktadır.
Bununla birlikte yapılacak ilanın sayısı belirlenirken emredici bir kanun maddesi hükmü bulunmamaktadır. Söz konusu askı ilanlarıyla, hak sahiplerinin olabildiğince bilgilendirilerek olası hak kayıplarının önüne geçilmesinin ve idarenin henüz yer teslimleri ve sonrasında toplulaştırma uygulamasının tapuya tescili yapılmadan eksik veya hatalı bir uygulaması bulunması halinde bunun önlenmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Öte yandan kanunda öngörüldüğü üzere toplulaştırma uygulamalarına karşı tescil tarihinden itibaren dava açma süresinin 10 yıl olarak belirlenmesi ile de toplulaştırma konusu taşınmazlara ilişkin mülkiyet hakkı güvence altına alınmaktadır.
Arazi toplulaştırması yapılırken somut olayda olduğu üzere yönetmelikle belirlenen metodun izlenmesi idare yönünden bir yükümlülük olduğundan idare tarafından yapılan her bir değişikliğin gerekçeli rapora bağlanması anılan mevzuatın gereği ise de herhangi bir eksikliğin düzeltilerek askı ilanı ile duyurulmasının henüz işlem kesinleşmeden yapılmasının, idari işlemlerin azami ölçüde hukuka uygunluğunu sağlama amacına hizmet etmesi nedeniyle hukuka uygun olduğu ancak, idarenin yaptığı işlemlere karşı yargı yolunun açık olduğu düşünüldüğünde esasa etkili olmayan şekil noksanlığı olarak nitelendirilebilecek hususların asıl işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesine engel olarak kabul edilmemesi gerektiği de tabiidir.
Bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için Mahkemece yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenecek bilirkişi raporu ile işin esasının değerlendirilmesi gerekirken, sadece 3. askıdan sonra değişiklik yapılamayacağına ilişkin bir değerlendirme yapıldığı, davacının eski parseli ile eski parseline karşılık son halde tahsis edilen parseller karşılaştırılarak Teknik Talimat'ta "Yeni Parselasyon Planlanmasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlığı altında dikkat edilmesi gereken konular yönünden herhangi bir inceleme yapılmadığı, bu nedenle dosyanın esasına girilerek incelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere davalının temyiz istemi kabul edilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu parseller yönünden belirtilen gerekçe ile toplulaştırmanın iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!