Anahtar kelimeler: Sütlerle Peynir Teneke Üretip Mamul Markalı Süt Satımdan Ham Yüklediği

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 15.03.2022 tarihli "Süt Satış ve Mamul Üretim – Mamul Alım Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşme uyarınca davalı şirketin ham madde olarak süt tedarik ettiğini, müvekkilinin bu sütlerle ... markalı ambalajda peynir üretip davalıya teslim ettiğini, sözleşmenin kendisine yüklediği tüm yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, toplamda 17.323 teneke peynir teslim edildiğini belirtmiştir.Davacı vekili, müvekkilinin davalıya iki adet teminat çeki teslim ettiğini, bunların ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı 31.12.2023 vadeli 5.000.000 TL bedelli çek ile aynı banka şubesinin ... seri numaralı 31.12.2023 vadeli 2.000.000 TL bedelli çek olduğunu, çeklerin teminat amacıyla verildiğini ve 05.12.2022 ile 31.05.2023 tarihli teminat çeki teslim tesellüm belgelerinin düzenlendiğini ifade etmiştir.Davacı vekili, yaklaşık 5 yıldır süren ticari ilişkide iade oranının yalnızca yüzde 1-2 civarında olduğunu, davalının teslim anında herhangi bir ihtirazi kayıt veya derhal ayıp bildirimi yapmadığını, uzun süre boyunca ürünler hakkında itiraz ileri sürmediğini, ayıp iddiasının teminat çeklerinin iadesi aşamasında ve çeklerin tahsile yönlendirilmesi sürecinde ortaya çıktığını belirtmiştir.Davacı vekili, davalının dava konusu çekleri mahkemenin ihtiyati tedbir kararına rağmen dava dışı ...Limited Şirketine ciro ettiğini, teminat çeki tesellüm belgesine göre davalının çekleri üçüncü kişilere ciro edemeyeceğini, bu durumun kötü niyetli hareket teşkil ettiğini ifade etmiştir.Davacı vekili, tenekelerde seri numarası bulunmadığını,... firmasına yaptırılan ve hem davacıya hem diğer firmalara teslim edilen tenekelerde seri numarası olmadığını, davalının sonradan kendi baskı makinesi ile tenekelere numara verdiğini, sözleşmede tenekelere seri numarası verilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını belirterek, dava konusu çekler yönünden müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde önceki iddialarını tekrarlamış, ayrıca müvekkilinin ... 4. Noterliği ... yevmiye numaralı 18.12.2023 tarihli ihtarname ile çeklerin iadesi talebinde bulunduğunu belirtmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin varlığını ve teminat çeklerinin teslim alındığını kabul etmekle birlikte, davacının sözleşme yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, teslim edilen peynir tenekelerinde ağırlık eksikliği, küflenme, renk değişimi, şekil bozukluğu ve kalite sorunları tespit edildiğini, 17.323 teneke peynirden 13.299 tanesinde ayıp riski mevcut olduğunu ileri sürmüştür.Davalı vekili, bütün yüklenicilerin ürettiği peynir tenekelerinde farklı seri numaraları bulunduğunu ve üretimin başında bu numaraların tenekelere basıldığını, davacıya üretimi yaptırılan peynir tenekelerinin "1 numaralı" tenekeler olduğunu, bilirkişi delil tespitinde de 1 numaralı tenekelerdeki peynirlerin davacıya ait olduğunun sabit olduğunu belirtmiştir.Davalı vekili, inek peyniri tenekelerinde 18 kg, koyun ve keçi peyniri tenekelerinde 19 kg net peynir çıkması gerekirken tenekelerin kilogram olarak eksik çıktığını, peynirlerde küflenme, bozulma ve gramaj kaybı tespit edildiğini, ürünlerin satışa sunulamayacak durumda olduğunu ifade etmiştir.Davalı vekili, .... Noterliği ... yevmiye numaralı 15.12.2023 tarihli ihtarname ile ayıp bildirimi yapıldığını ve 1.289.298,26 TL alacak talep edildiğini, ticari defter kayıtlarına göre davacıdan 1.289.298,26 TL alacaklı olduğunu, peynir tenekelerinden kaynaklı eksik ve ayıplı ifadan doğan zararın da bu alacağın üzerine eklenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, peynirlerin olgunlaşma süresinin 6 ay olduğunu ve tenekelerin bu süre geçtikten sonra açılabildiğini, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, teneke açılmadan içeriğinin bilinemeyeceğini, bu nedenle ihbar süresinin geçmediğini savunmuştur.Bilirkişi raporları
: Dava kapsamında bilirkişi Murat Yılmaz (gıda mühendisi) tarafından ...Edirne İli ... İlçesi ... Yolu 2. Km No:8 adresinde dört ayrı tespit raporu düzenlenmiş, toplam 3.954 teneke fiilen açılarak incelenmiştir.Dava öncesi ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş dosyasında 08.01.2024 tarihli rapor ile 765 teneke incelenmiş, rastgele seçilen 6 tenekeden 3 tanesi üzerinde tespit yapılarak yüzde 10 kayıp oranı belirlenmiştir.11.03.2024 tarihli 1. Tespit Raporu tam sayım yöntemiyle düzenlenmiş olup 2.000 adet ana kütleden fiilen 2.210 teneke incelenmiştir. Bunların 708'i inek peyniri (18 kg), 474'ü keçi peyniri (19 kg), 1.028'i koyun peyniri (19 kg) olarak tespit edilmiş ve yüzde 8,077 kayıp oranı belirlenmiştir. 15 tenekede küf tespit edilmiştir.20.03.2024 tarihli 2. Tespit Raporu tam sayım yöntemiyle düzenlenmiş olup 1.000 adet ana kütleden fiilen 1.013 teneke incelenmiştir. Bunların 98'i inek peyniri (18 kg), 915'i koyun peyniri (19 kg) olarak tespit edilmiş ve yüzde 5,948 kayıp oranı belirlenmiştir. 2 tenekede küf tespit edilmiştir.31.05.2024 tarihli 3. Tespit Raporu örnekleme yöntemiyle düzenlenmiş olup 4.000 adet ana kütleden yüzde 95 güven seviyesi ve yüzde 5 hata payına göre 283 teneke keçi peyniri (19 kg) incelenmiş ve hesaplama bölümünde yüzde 15,516, sonuç bölümünde ise yüzde 15,948 kayıp oranı belirlenmiştir. 8 tenekede küf tespit edilmiş olup önceki tespitlere göre yüksek bir oran arz etmektedir.01.10.2024 tarihli 4. Tespit Raporu örnekleme yöntemiyle düzenlenmiş olup 5.323 adet ana kütleden yüzde 95 güven seviyesi ve yüzde 5 hata payına göre 448 teneke incelenmiştir. Bunların 177'si inek peyniri (18 kg), 271'i keçi peyniri (19 kg) olarak tespit edilmiş ve yüzde 11,76 kayıp oranı belirlenmiştir.Bilirkişi kök raporunda toplam 4.719 adet teneke üzerinden ortalama yüzde 10,35 kayıp oranı tespit edilmiş, 2023 yılı ortalama alış fiyatı olan 106,70 TL/kg ve 18 kg birim ağırlık kullanılarak 938.053,05 TL zarar hesaplanmıştır. Bilirkişi, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, TBK m.470 ve devamı hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacı tarafından üretilen peynirlerde küflü kısımlar sebebiyle fire miktarları oluştuğunu ve bu durumun üretim hatası olarak değerlendirildiğini, ürünlerin ayıplı mal durumunda olduğunu, "1" nolu partinin davacı alımlarına ilişkin olarak kullanıldığının tespit edildiğini, TBK m.475 uyarınca ayıp oranında bedel indirimi uygulanabileceğini belirtmiştir. Ayrıca tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının kendi defterlerine göre 997.485,92 TL borçlu olduğu, davalının defterlerine göre ise 1.289.298,26 TL alacaklı olduğu, aradaki 291.812,34 TL'lik farkın davalı tarafından düzenlenen 3 adet fatura ve 1 adet iade faturasının davacı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.Bilirkişi 1. ek raporunda tarafların itirazları değerlendirilmiş, "1" nolu partinin davacı alımlarına ilişkin olarak kullanıldığının teyit edildiği, davacının ayıptan doğan sorumluluğunun satım konusu şeyin davalının uhdesinde olması şartına bağlı olmadığı belirtilmiştir. Önceki rapordaki tespit ve değerlendirmeler aynen muhafaza edilmiştir.Mahkememizin 16.02.2026 tarihli ara kararı uyarınca ...'dan oluşan üçlü bilirkişi heyetinden alınan 2. ek raporda, mahkemenin ara kararında belirtilen dört başlık altında inceleme ve değerlendirme yapılmıştır.Bilirkişi heyeti tür bazında zarar hesaplaması kapsamında; dava öncesi tespitten (765 teneke inek peyniri) başlayarak dört tespit raporunun tamamını peynir türlerine göre ayrı ağırlık ve fiyat ile hesaplamıştır. Davalı envanter dökümlerinden inek peyniri için 24.10.2023 tarihli son alış fiyatı 2.250,00 TL (125,00 TL/kg), keçi peyniri için 02.09.2023 tarihli son alış fiyatı 2.150,00 TL (113,16 TL/kg), koyun peyniri için 04.07.2023 tarihli son alış fiyatı 2.190,00 TL (115,26 TL/kg) tespit etmiştir. Bilirkişi heyeti tam sayım raporlarında fiilen incelenen teneke sayısını, örnekleme raporlarında ana kütleyi esas almış, 3. Tespit için yüzde 5 hata payı düşürmüştür. 4. Tespit için ana kütlenin inek ve keçi dağılımının bilinmediğini tespit ederek ağırlıkta 18,5 kg ve fiyatta 2.200,00 TL ortalaması kullanmıştır. Bilirkişi heyeti inek peynirlerinden 313.906,25 TL, keçi peynirlerinden 1.416.714,55 TL, koyun peynirlerinden 307.957,02 TL ve 4. Tespit yönünden inek-keçi peynirlerinden 1.428.923,69 TL olmak üzere toplam 3.467.501,51 TL ayıp zararı hesaplamıştır.Bilirkişi heyeti ticari defter farkının incelenmesi kapsamında; 291.812,34 TL tutarındaki 3 adet fatura ve 1 adet iade faturasına dava dosyası içerisinde rastlanmadığını, bu faturaların ve muhteviyatı mal veya hizmetlerin davacı muhataba usulüne uygun olarak teslim edilip edilmediklerinin tespitinin olanaklı olmadığını belirtmiştir. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu tespit etmiş, davalı yanca belge ile ispat edilmesi halinde davacının borç miktarının 1.289.298,26 TL olacağını, aksi halde davacı borcunun 997.485,92 TL olduğunun kabulünün gerekeceğini değerlendirmiştir.Bilirkişi heyeti mükerrerlik analizi kapsamında; cari hesap borcu ile ayıp zararı arasında çift hesaplama riski bulunmadığını, cari hesaptaki borç kalemleri ile ayıp zararı hesaplanan peynir partileri arasında alacak tutarı yönünden mükerrerlik ve örtüşme bulunmadığını tespit etmiştir.Bilirkişi heyeti nihai hesaplama kapsamında; davacı defteri esas alındığında cari hesap borcunun 997.485,92 TL, davalı defteri esas alındığında 1.289.298,26 TL kabul edileceğini, her iki ihtimalde de toplam 3.467.501,51 TL ayıp zararının eklenmesi gerektiğini belirterek tespit ve değerlendirmelerini mahkemenin takdirine arz etmiştir.Davacı vekili bilirkişi kök raporuna itirazında özetle; tenekelerde seri numarası bulunmadığını, Bantaş firmasının teneke üretiminde seri numarası kullanmadığını, davalının sonradan kendi baskı makinesiyle numara verdiğini, yaklaşık 5 yıllık ticari ilişkide iade oranının yüzde 1-2 olduğunu, tanık beyanları arasında çelişkiler bulunduğunu ve bilirkişinin bu çelişkileri gidermediğini ileri sürmüştür.Davalı vekili bilirkişi kök raporuna itirazında özetle; bilirkişinin yalnızca fiilen incelenen 4.719 teneke üzerinden hesaplama yaparak mahkemenin örnekleme ara kararlarını dikkate almadığını, örnekleme raporlarında ana kütlenin hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, peynir kg fiyatının tenekelerin açıldığı tarihteki fiyat üzerinden hesaplanması gerektiğini, peynir türlerine göre ayrı fiyatlandırma yapılması gerektiğini, ticari defter alacağının 1.289.298,26 TL olarak kabul edilmesi gerektiğini, cari hesap alacağı ile ayıp zararının toplanması gerektiğini ileri sürmüştür.Davacı vekili bilirkişi 2. ek raporuna itirazında (08.05.2026 tarihli dilekçe) özetle; raporun önceki çelişkileri gidermediğini, hangi tenekelerin hangi üreticiye ait olduğunun açıklanmadığını, numune seçimlerinin rastgele ve bilimsel olup olmadığının belirsiz olduğunu, kayıp ile ayıbın birbirinden ayrıştırılmadığını, her ağırlık azalmasının otomatik olarak imalat ayıbı anlamına gelmediğini, peynirin olgunlaşması, su kaybı, depolama süreci ve paketleme sırasındaki firenin ayıptan ayrıştırılması gerektiğini, zincirleme muhafaza ve numune güvenliğinin açıklanmadığını, ... kayıtlarıyla uyumlu ticari zincir kurulmadığını, davalının elinde müvekkilinden alınan peynir kalmadığını, gizli ayıp iddiasının somutlaştırılamadığını, ispat yükünün davalıda olduğunu ve davalının beyanlarının birbiriyle çeliştiğini ileri sürerek, raporun hükme esas alınmamasına, yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmasına, ... ve ticari kayıtların celbine, neticeten davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili bilirkişi 2. ek raporuna itirazında (11.05.2026 tarihli dilekçe) özetle; parti numarası "1" ile biten tenekelerin incelenmesinin yerinde olduğunu, örnekleme yoluyla incelenen peynir tenekelerinin miktarının doğru olduğunu ve cari hesap ile ayıp zararı arasında mükerrerlik olmadığını kabul etmekle birlikte, kg başı peynir fiyatının hatalı belirlendiğini, peynir tenekelerinin 2024 yılında açıldığını ve açılma tarihindeki fiyat üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, gıda enflasyonu nedeniyle 2024 fiyatlarının yaklaşık iki katına çıktığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde en azından dava tarihindeki fiyatın esas alınması gerektiğini ileri sürmüştür. Ayrıca 291.812,34 TL tutarındaki faturaların davacı tarafa e-fatura sistemi ile usulüne uygun tebliğ edildiğini, ekran görüntülerini dilekçe ekinde sunduğunu belirterek cari hesap alacağının 1.289.298,26 TL olarak kabulüyle peynirlerden kaynaklı zarara eklenmesi gerektiğini, raporuna itirazlarının kabulü ile yeniden rapor alınmasına, neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan menfi tespit davasıdır. Davacı, davalıya teminat amacıyla teslim ettiği toplam 7.000.000 TL bedelli iki adet çek yönünden borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Uyuşmazlığın odağı, davalının davacı tarafından teslim edilen peynir tenekelerinde ileri sürdüğü ayıp ve eksik ifa iddiasını usulüne uygun, denetime elverişli ve teknik bakımdan ispat edip edemediği, davalının dosya kapsamında tespit edilen toplam alacağının teminat çeklerinin bedelini karşılayıp karşılamadığı noktasında toplanmaktadır.Taraflar arasında 15.03.2022 tarihli Süt Satış ve Mamul Üretim – Mamul Alım Sözleşmesi akdedilmiş olup bu husus çekişmesizdir. Sözleşme uyarınca davalı şirketin ham madde olarak süt tedarik edeceği, davacının bu sütlerle ... markalı ambalajda peynir üretip davalıya teslim edeceği kararlaştırılmıştır. Davacının davalıya toplamda 17.323 teneke peynir teslim ettiği, iki adet teminat çeki verildiği ve çeklerin teminat niteliğinde olduğu her iki tarafça kabul edilmektedir. Peynirlerin olgunlaşma süresinin 6 ay olduğu ve tenekelerin bu süre geçtikten sonra açılabildiği de çekişmesizdir. Sözleşmenin 9.9. maddesi uyarınca yüklenici firmanın ürettiği mamullerin kalitesinden sorumluluğunun bulunduğu ve bu sorumluluğun mamulün son kullanma tarihine kadar devam ettiği her iki tarafça atıfla kabul edilmektedir. Her iki tarafın birbirine ihtarname gönderdiği, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığı ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş dosyasında delil tespiti yapıldığı da çekişmesizdir.Davacı vekili yargılama sürecinde dava konusu çeklerin altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürmüş ve tam ıslah talebinde bulunmuştur. Ancak davacı vekili dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesinde çeklerin müvekkili ... tarafından teminat amacıyla davalıya teslim edildiğini açıkça beyan etmiştir. Bu beyan HMK m.179/2 anlamında ikrar niteliğindedir. İkrar kesin delil olup ıslahla geçersiz kılınamaz. Bu nedenle imzaya itiraz ve tam ıslah talebi reddedilmiştir.Davalının ayıp iddiasının ön koşulu, tespit raporlarında incelenen peynirlerin davacı tarafından üretildiğinin sabit olmasıdır. Davacı vekili tenekelerde seri numarası bulunmadığını, Bantaş firmasının teneke üretiminde seri numarası kullanmadığını, davalının sonradan kendi baskı makinesiyle numara verdiğini ileri sürmüştür. Davacı tanıkları ... da tenekelerde ayırıcı işaret bulunmadığını beyan etmişlerdir.Dosya kapsamında yapılan incelemede; davalının iç kayıt sistemi, 05.10.2023 tarihli ... İl Tarım Müdürlüğü resmi kontrol raporunda davacının ürünlerinin tespit edilmiş olması ve bilirkişi ek raporundaki parti numarası karşılaştırması (Arapoğlu 9 parti, M.S.A 8 parti, Nizpey 2 parti, davacı 1 parti) birlikte değerlendirilmiştir. "1" nolu partinin davacı alımlarına ilişkin olarak kullanıldığı, bu parti numaralı ürünler üzerinde gerçekleştirilen bilirkişi incelemelerinin davacı ürünlerine yönelik tespitleri içerdiği bilirkişi ek raporunda tespit edilmiş olup, davalı vekili de 2. ek rapor itiraz dilekçesinde bu tespiti açıkça kabul etmiştir. TTK m.222 uyarınca davalının usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri ve resmi kayıtlarla desteklenen bu tespit karşısında, davacının tanık beyanlarına dayalı aksi iddiası ispat açısından yetersiz kalmıştır.Bilirkişi tespit raporlarında peynirlerde küflenme, gramaj kaybı, kırık oranı ve yapı bozulması somut olarak tespit edilmiştir. Bu tespitler dört ayrı raporda, farklı tarihlerde ve farklı teneke gruplarında tekrarlanan bulgulardır. Davacı vekili her ağırlık azalmasının otomatik olarak imalat ayıbı anlamına gelmediğini, olgunlaşma, su kaybı, depolama süreci ve paketleme sırasındaki firenin ayıptan ayrıştırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Ancak tespit raporlarında küf, renk değişimi ve şekil bozukluğu gibi bulgular somut olarak kaydedilmiş olup bunlar olgunlaşma süreciyle açıklanamayacak, imalat hatasına özgü bulgulardır. Bilirkişi kök raporunda da bu durumun üretim hatası olarak değerlendirildiği açıkça belirtilmiştir.Ayıp sabit olmakla birlikte, bilirkişi tespitlerinde küflü kısımların ayrıştırılmasından sonra kalan peynirlerin kullanılabilir olduğu belirlenmiş, ayıbın eserin tümüne sirayet etmediği, ayrıştırılabilir nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda TBK m.475/f.1-b.1 uyarınca sözleşmeden dönme koşulları oluşmamış olup bedelde indirim uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalının ayıbın tüm ürüne sirayet ettiği ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı olduğu yönündeki iddiası, bilirkişi tespitleriyle bağdaşmadığından kabul edilmemiştir.Davalı vekili, bilirkişi kök raporunun yalnızca fiilen incelenen 4.719 teneke üzerinden hesaplama yaparak mahkemenin 25.03.2024 ve 09.08.2024 tarihli "esas olmak üzere" ibareli örnekleme ara kararlarını dikkate almadığını ileri sürmüştür. Bu itiraz yerindedir. Mahkememizin anılan ara kararlarında peynir tenekelerinin bir kısmına esas olmak üzere örnekleme yoluyla inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, örnekleme sonuçlarının ana kütleye genelleştirilmesi örnekleme yönteminin doğasında vardır.Bu çerçevede tam sayım raporlarında (dava öncesi tespit: 765 teneke, 1. Tespit: 2.210 teneke, 2. Tespit: 1.013 teneke olmak üzere toplam 3.988 teneke) fiilen incelenen teneke sayısı esas alınmış ve kayıp oranı doğrudan uygulanmıştır. Örnekleme raporlarında (3. Tespit: 4.000 ana kütle, 4. Tespit: 5.323 ana kütle olmak üzere toplam 9.323 teneke) ana kütle esas alınmış, ancak yüzde 95 güven seviyesi ve yüzde 5 hata payıyla yapılan örneklemenin doğasından kaynaklanan belirsizlik nedeniyle tespit edilen kayıp oranından yüzde 5 hata payı düşürülmüştür. Örnekleme yöntemini davalı talep etmiş olup belirsizliğe kendisi sebebiyet vermiştir; bu belirsizliğin davalı aleyhine yorumlanması hakkaniyete uygundur.3. Tespit raporunun hesaplama bölümünde kayıp oranı yüzde 15,516, sonuç bölümünde yüzde 15,948 olarak farklı belirtilmiştir. Raporda verilen rakamlara göre (834,30 kg kayıp bölü 5.377 kg toplam) matematiksel olarak doğru olan oran yüzde 15,516 olup bu oran esas alınmıştır.Dava öncesi tespit dahil toplam 13.311 teneke (3.988 tam sayım + 9.323 örnekleme ana kütle) üzerinden hesaplama yapılmıştır.Davacı vekilinin numune güvenliği, zincirleme muhafaza, tartım cihazı kalibrasyonu ve şahit numune mevcut olup olmadığı yönündeki itirazları değerlendirilmiştir. Dört tespit raporunun düzenlendiği tarihlerde bilirkişi incelemesi mahkeme denetiminde ve tarafların katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Davacının bu usuli itirazları tespit aşamasında ileri sürmemiş olup yargılamanın bu aşamasında gündeme getirmesi, HMK m.27 çerçevesindeki hukuki dinlenilme hakkı kapsamında değerlendirilmekle birlikte, tespitlerin güvenilirliğini ortadan kaldıracak somut bir olgu dosyaya sunulmamıştır.Davalı vekili peynirlerin açıldığı tarihteki (2024) fiyatların esas alınması gerektiğini, gıda enflasyonu nedeniyle 2024 fiyatlarının yaklaşık iki katına çıktığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde en azından dava tarihindeki fiyatın esas alınması gerektiğini ileri sürmüştür.TBK m.50 çerçevesinde zarar, malvarlığındaki fiili azalmadır. Mahkememizce ayıbın nitelendirilmesi sonucunda bedelde indirim uygulanmasına karar verildiğinden, indirim sözleşme bedeli üzerinden yapılır. Davalı peynirleri 2023 yılında sözleşme kapsamında satın almış olup malvarlığından çıkan tutar bu tarihteki alış bedelidir. 2024 fiyatları esas alınması halinde davalıya hiç satın almadığı bir değer farkının (enflasyon primi) kazandırılmış olacağı, bunun bedelde indirim değil munzam zarar veya kâr kaybı tazminatı niteliği taşıyacağı, ancak davalının böyle bir talebi ayrıca formüle etmediği değerlendirilmiştir.Bilirkişi 2. ek raporunda davalı envanter dökümlerinden tespit edilen tür bazında son alış fiyatları (inek peyniri 125,00 TL/kg — 24.10.2023, keçi peyniri 113,16 TL/kg — 02.09.2023, koyun peyniri 115,26 TL/kg — 04.07.2023) dava tarihine (27.12.2023) en yakın alış fiyatları olup esas alınmıştır. Davalının tali talebi olan dava tarihi fiyatı zaten bu fiyatlarla esasen karşılanmış durumdadır.Bilirkişi 2. ek raporunda peynir türlerine göre ayrı ağırlık (inek 18 kg, keçi 19 kg, koyun 19 kg) ve ayrı birim fiyat kullanılarak hesaplama yapılmıştır. Ancak raporda tespit edilen aritmetik hatalar HMK m.282 çerçevesinde bilirkişi görüşüyle bağlı olmayan mahkememizce resen düzeltilmiştir. Düzeltilen hatalar ve gerekçeleri aşağıda açıklanmıştır.Birincisi, 4. Tespit raporuna ilişkin hesaplamada bilirkişi heyeti ana kütle olarak 5.523 teneke yazmış, ancak tespit raporunda ve mahkememizin 09.08.2024 tarihli ara kararında ana kütle 5.323 teneke olarak belirlenmiştir. Bilirkişinin 5.523 rakamıyla yaptığı hesaplama hatalı olup 5.323 teneke esas alınarak düzeltilmiştir.İkincisi, 3. Tespit raporuna ilişkin hesaplamada bilirkişi heyeti metinde yüzde 5 hata payı düşürdüğünü belirtmiş ve net kayıp oranını yüzde 14,7402 olarak göstermiş, ancak hesaplamayı brüt kayıp miktarı (11.792,16 kg) üzerinden yapmıştır. Mahkememizce net kayıp oranı (yüzde 14,7402) esas alınarak hesaplama düzeltilmiştir.Üçüncüsü, 4. Tespit raporuna ilişkin hesaplamada bilirkişi heyeti örnekleme raporu olmasına rağmen yüzde 5 hata payı düşürmemiştir. 3. Tespit ile aynı yöntem uygulanması gerektiğinden, 4. Tespit kayıp oranından da (yüzde 11,76) yüzde 5 düşürülerek yüzde 11,172 olarak uygulanmıştır.Dördüncüsü, 1. Tespit raporuna ilişkin hesaplamada bilirkişi heyeti koyun peyniri toplam ağırlığını 19.592 kg olarak yazmış, ancak 1.028 teneke çarpı 19 kg eşittir 19.532 kg olup 60 kg'lık fark düzeltilmiştir.Beşincisi, 2. Tespit raporuna ilişkin hesaplamada bilirkişi heyeti koyun peyniri kayıp miktarını 1.138,98 kg olarak yazmıştır. Doğru hesaplama 17.385 kg çarpı yüzde 5,948 eşittir 1.034,06 kg olup düzeltilmiştir.Altıncısı, 4. Tespit raporunda 5.323 ana kütlenin inek ve keçi dağılımı belirtilmemiş, bilirkişi heyeti ortalama alma yöntemi kullanmıştır. Mahkememizce fiilen incelenen dağılım oranı (177 inek bölü 448 toplam eşittir yüzde 39,51 inek, 271 keçi bölü 448 toplam eşittir yüzde 60,49 keçi) ana kütleye yansıtılarak tür bazında ayrı hesaplama yapılmıştır.Tüm bu düzeltmeler bilirkişinin kendi verilerinden ve dosyadaki raporlardan doğrulanabilir salt aritmetik niteliktedir. Düzeltilmiş toplam ayıp zararı 3.261.519,20 TL olarak hesaplanmıştır.Bilirkişi kök raporunda ve 2. ek raporunda davacı defterlerine göre 997.485,92 TL borç, davalı defterlerine göre 1.289.298,26 TL alacak tespit edilmiştir. Aradaki 291.812,34 TL'lik fark, davalının düzenlediği 3 adet fatura ve 1 adet iade faturasının davacı kayıtlarında bulunmamasından kaynaklanmaktadır.Bilirkişi heyeti 2. ek raporunda bu faturalara dava dosyası içerisinde rastlanmadığını, faturaların ve muhteviyatı mal veya hizmetlerin davacı muhataba usulüne uygun olarak teslim edilip edilmediklerinin tespitinin olanaklı olmadığını belirtmiştir. TTK m.222 uyarınca her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu tespit edilmekle birlikte, defterler bu faturaların kaydı yönünden uyuşmamaktadır.Davalı vekili 2. ek rapora itiraz dilekçesinde fatura asıllarını değil yalnızca e-fatura sistemi tebliğ ekran görüntülerini sunmuştur. Fatura suretlerinin dosyaya ibraz edilmemesi, faturaların hangi ticari işleme ilişkin olduğunun, hangi mal veya hizmet karşılığında düzenlendiğinin izah edilmemesi ve faturaya konu teslimi gösteren irsaliye veya tesellüm belgesi bulunmaması karşısında, e-fatura tebliğ ekran görüntüsünün tek başına faturanın temelindeki ticari işlemin gerçekliğini ispat etmediği sonucuna varılmıştır. Farkı oluşturan işlemin gerçekliğini ispat yükü bu faturayı düzenleyen davalıda olup, davalı kök rapor, 1. ek rapor ve 2. ek rapor süreçlerinin hiçbirinde bu yükü yerine getirmemiştir. Bu nedenle davacının kendi defterleriyle sabit olan 997.485,92 TL borç tutarı esas alınmıştır.Bilirkişi heyetinin 2. ek rapordaki tespitine uygun olarak, cari hesap borcu ile ayıp zararı arasında çift hesaplama riski bulunmamaktadır. Cari hesaptaki borç ticari alacak niteliğinde olup peynir tesliminden kaynaklanan sözleşme bedeline ilişkindir; ayıp zararı ise teslim edilen peynirlerdeki kalite sorunlarından kaynaklanan ilave bir alacak kalemidir. Bu iki kalemin birbirinden bağımsız olduğu her iki tarafça da kabul edilmiştir.Davacı vekili davalının ayıp ihbarını yasal sürede yapmadığını ileri sürmüştür. Peynir tenekelerinin fiziksel yapısı gereği açılmadan içerik kontrolü yapılamaz; ayıp ancak teneke açıldığında ortaya çıkmaktadır. Bu husus tarafların da kabul ettiği bir olgudur — peynirlerin 6 aylık olgunlaşma süresi bulunmakta ve tenekeler bu süre geçtikten sonra açılabilmektedir. Dolayısıyla ayıp gizli ayıp niteliğindedir. Dava aşamasında mahkeme denetiminde yapılan bilirkişi tespitlerinde açılan peynirler açısından ayıp, açılma anında ortaya çıkmış ve ihbar süresinde bildirilmiş sayılmaktadır.Davacı vekilinin gizli ayıp iddiasının somutlaştırılamadığı, ayıbın ne zaman ve nasıl ortaya çıktığının gösterilmesi gerektiği yönündeki argümanı, peynir tenekesinin niteliği gereği açılmadan içeriğin bilinemeyeceği olgusunu göz ardı etmektedir. Nitekim davacı vekilinin bu argümanı bizzat, ayıbın ancak teneke açıldığında ortaya çıktığını dolaylı olarak teyit etmektedir.Davacı vekili, davalının peynirleri dava dışı ...Kooperatiflerine satarak teslim ettiğini, davalının elinde müvekkilinden alınan peynir kalmadığını, bu nedenle sorumluluğun sona erdiğini ileri sürmüş ve ... kayıtlarının incelenmesini talep etmiştir.Sözleşmenin 9.9. maddesi uyarınca yüklenici firmanın ürettiği mamullerin kalitesinden sorumluluğu mamulün son kullanma tarihine kadar devam etmektedir. Bu sorumluluk, satım konusu şeyin davalının fiili zilyetliğinde olması şartına bağlı değildir. Davalının peynirleri üçüncü kişilere satmış olması, davacının üretim hatasından kaynaklanan ayıp sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bilirkişi ek raporundaki bu tespit mahkememizce de benimsenmiştir. ... kayıtlarının incelenmesi talebi, sorumluluğun devamına etkisi bulunmadığından reddedilmiştir.Davacı vekilinin 2023 yılı Ekim ayından itibaren davalının süt teslimini durdurması nedeniyle oluşan zarara ilişkin iddiası değerlendirilmiş olup, süt tesliminin durdurulması nedeniyle oluşan ve takasa konu olup menfi tespit davasına konu alacağın miktarını düşürecek muaccel belirli bir tazmin alacağı bu aşamada ileri sürülüp ispat edilmediğinden dava konumuz değildir.Çeklerin teminat niteliğinde olduğu her iki tarafça kabul edilmiş olup bu husus çekişmesizdir.Davacı vekili 2. ek rapora itiraz dilekçesinde, raporun hükme esas alınmamasını ve yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmiştir. Dosyada dava öncesi tespit dahil dört ayrı tespit raporu, bilirkişi kök raporu, 1. ek rapor ve üçlü heyetten alınan 2. ek rapor olmak üzere yedi ayrı bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. Bilirkişi tespitleri somut, ölçülebilir ve denetlenebilir niteliktedir. 2. ek rapordaki hesap hataları bilirkişinin kendi verilerinden doğrulanabilir salt aritmetik nitelikte olup mahkememizce resen düzeltilmesi mümkün olmuştur. Davacı vekilinin ileri sürdüğü itirazların (ürün kimliği, numune güvenliği, kayıp-ayıp ayrıştırması, Tarım Kredi kayıtları) tamamı yukarıdaki bölümlerde karşılanmıştır. Bu koşullarda yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmasını gerektiren bir durum oluşmadığından talep reddedilmiştir.Davacı vekili, yaklaşık 5 yıldır süren ticari ilişkide iade oranının yalnızca yüzde 1-2 civarında olduğunu, mevcut tespit sonuçlarının bu oranla bağdaşmadığını, bu farkın davalının zarar iddiasının somut veriye değil ihtilaf aşamasındaki savunma stratejisine dayandığını gösterdiğini ileri sürmüştür. Ancak bilirkişi tespit raporlarında küflenme, gramaj kaybı, kırık oranı ve yapı bozulması bulguları dört ayrı raporda somut olarak tespit edilmiş ve ölçülmüştür. Geçmiş dönem performans verisi, bilirkişi tarafından mevcut tespitlerdeki somut bulguları geçersiz kılacak nitelikte değildir. Üstelik geçmiş dönem iade oranı davacının kendi beyanına dayanmakta olup bağımsız bir delille desteklenmemiştir.Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında davalının dosya kapsamıyla sabit olan alacağı aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir. Cari hesap borcu olarak davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı 997.485,92 TL esas alınmıştır. Ayıp zararı olarak bilirkişi 2. ek raporundaki tespitler, mahkememizce yapılan hesap hataları düzeltmeleri sonucunda 3.261.519,20 TL olarak hesaplanmıştır. Cari hesap borcu ile ayıp zararı arasında mükerrerlik bulunmadığından toplam anapara alacağı 4.259.005,12 TL olarak belirlenmiştir.Davacı, cari hesap borcu yönünden davalının .... Noterliği ... yevmiye numaralı 15.12.2023 tarihli belirli bedel içeren ihtarnamesi ile, ayıp zararı yönünden ise kesin vade veya usulüne uygun ihtar bulunmadığından dava tarihinde (27.12.2023) temerrüde düşmüştür. Temerrüde düşüldüğü sabit olduğundan, taraflar arasındaki ilişkinin ticari niteliği gereği anapara üzerinden temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işlemektedir.Cari hesap borcuna (997.485,92 TL) 15.12.2023 tarihinden itibaren reeskont avans faiz oranı uygulanarak karar tarihine (18.05.2026) kadar işlemiş faiz hesaplanmıştır. 15.12.2023 ile 22.12.2023 tarihleri arasında 8 gün yüzde 41,75 oranı ile 9.127,68 TL, 23.12.2023 ile 31.03.2024 tarihleri arasında 100 gün yüzde 44,25 oranı ile 120.928,09 TL ve 01.04.2024 ile 18.05.2026 tarihleri arasında 777 gün yüzde 51,75 oranı ile 1.098.867,38 TL olmak üzere toplam 1.228.923,15 TL faiz tahakkuk etmiştir. Cari hesap borcu anapara ve faiz toplamı 2.226.409,07 TL'dir.Ayıp zararına (3.261.519,20 TL) 27.12.2023 tarihinden itibaren reeskont avans faiz oranı uygulanarak karar tarihine (18.05.2026) kadar işlemiş faiz hesaplanmıştır. 27.12.2023 ile 31.03.2024 tarihleri arasında 96 gün yüzde 44,25 oranı ile 379.587,22 TL ve 01.04.2024 ile 18.05.2026 tarihleri arasında 777 gün yüzde 51,75 oranı ile 3.593.010,18 TL olmak üzere toplam 3.972.597,40 TL faiz tahakkuk etmiştir. Ayıp zararı anapara ve faiz toplamı 7.234.116,60 TL'dir.Buna göre davalının toplam alacağı anapara olarak 4.259.005,12 TL, işlemiş faiz olarak 5.201.520,55 TL olmak üzere toplamda 9.460.525,67 TL'dir.Dava konusu iki adet çek teminat çeki niteliğinde olup teminat çeki, temel borç ilişkisindeki edimin teminatı olarak verilir ve teminat ettiği alacağın anapara ve fer'ilerini kapsar. Davalının dosya kapsamıyla sabit olan toplam alacağı (9.460.525,67 TL) teminat çeklerinin toplam bedelini (7.000.000 TL) 2.460.525,67 TL aşmaktadır. Dolayısıyla çeklerin teminat fonksiyonu tüm miktar açısından devam etmekte olup çek bedeli, teminat ettiği alacağın tamamını dahi karşılayamamaktadır.Tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;1-Davacının 4.259.005,12-TL açısından borcu bulunduğundan, kalan kısım açısından ise temerrüt faizi nedeniyle teminat fonksiyonları devam ettiğinden davanın reddine,-Tedbir kararının kaldırılmasına,2-Alınması gereken maktu 732,00-TL harcın, peşin alınan 119.542,50-TL harçtan mahsubu ile bakiye 118.810,50-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 836.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan 59.434,50-TL yargılama giderinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.█████/2026Başkan ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırKatip ...¸e-imzalıdır