Anahtar kelimeler: Ların Rüzgar Yarışma İlanın Yarışmasının Yarışmayı Emanet Tevzi İlanı Kapasitelerinin

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; █████/2024 tarih ve 32706 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yarışma ilanı ile 5 adet rüzgar enerjisi santralinin (...) kurulması amacıyla belirlenmiş Bağlantı Kapasitelerinin ve ilgili ...’ların kullanım hakkının 49 yıl süreyle tahsis edilmesine yönelik Yarışma Şartnamesi ve ... yarışmasının ilan edildiğini, ilanın akabinde müvekkilinin şartname kapsamında başvuru yaptığını ve başvurunun bakanlıkça kabul edildiğini, █████/2025 tarihli yarışmayı ... projesi ile müvekkilince kazanıldığını, daha sonra "Rüzgar Enerjisine Dayalı Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları ve Bağlantı Kapasitelerinin Tahsisine İlişkin Şartname"nin 3.4.1. Sayılı maddesi uyarınca █████/2025 tarih ve 308454 sayılı Bakanlık Makam Olur'u ile "... Kullanım Hakkı Sözleşmesinin" imzalanması için müvekkilinin █████/2025 tarihli Bakanlık yazısı ile davet edildiğini, Bakanlık tarafından tebliğ edilen 06.02.2025 tarihli yazı ile ilgili şartname gereği taahhüt edilen katkı payı üzerinden toplam katkı bedelinin ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini ve 28.000.000,00-USD katkı payı ödendiğini, bunun yanında gerek yarışma ilanı gerek şartname gerek sözleşme ve gerek süreç aşamasında düzenlemesi bulunmayan ancak EPİAŞ tarafından sözleşme imzası öncesinde şifahi olarak KDV ödemesinin talip edildiğini ve müvekkilinde KDV bedelinin 12. taksidinin █████/2026 tarihinde ödendiğini, yapılan bu ödemenin ... Bakanlığı'na bildirildiğini ve Bakanlık ile müvekkili arasında █████/2025 tarihinde "... Kullanım Hakkı Sözleşmesinin" imzalandığını, ödenen KDV’nin; KDV Kanunu, Şartname, Sözleşme ve ihale dökümanları arasında yer alan İdare’nin “Yarışma Dökümanları Hakkında Yöneltilen Sorular ve Cevapları” adı altında yayınlanan belgeler de dahil olmak üzere tüm yarışma belgeleri ile mevzuata aykırı olduğunu iddia ederek; davalıya KDV adı altında ihtirazi kayıtla 09.02.2026 tarihinde ödenen 17.021.806,67-TL'den -fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla- şimdilik 10.000,00-TL’sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Öncelikle görev itirazlarının bulunduğunu, esasa ilişkin olarak müvekkilinin faaliyetlerini Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik ve T.C. ... Bakanlığı ile EPDK'nın kararlarına göre yerine getirdiğini, müvekkilinin elektrik üreten, alıp-satan lisans sahibi piyasa katılımcısı şirketleri buluşturan piyasa yönetim sistemi platformunu işlettiğini, yani müvekkilinin borsa olarak faaliyet gösteren aracı bir kuruluş olduğunu, katkı payı bedelinin davacının dava dışı idare ile sözleşme imzası sürecine girebilmesi için ön koşul olduğunu, söz konusu katkı payı bedelinin yarışma şartnamesi kapsamında davacının müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu, katlı payı ödemesi gereken davacı dahil 11 şirketin ödemelerini yaptığını, yarışmayı kazanan şirketlerce müvekkiline ödenen toplam katkı payının 8.037.397.736,50-TL olduğunu, sözleşmenin "Vergi Resim ve Harç ve Diğer Giderler" başlıklı 22.1 maddesinde davacının giderlerin kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, bu nedenle KDV talebinin sözleşmeye aykırı olmadığını, yarışmayı kazanan yarışmacıların ödediği katkı paylarının sözleşmede yazılı olduğu gibi ... kapsamında değerlendirildiğini ve YEK havuzuna aktarıldığını, bu kapsamda müvekkilinin ...'den borçlu olan şirketlere nihai uzlaştırma bildirimlerine göre fatura düzenlediğini, alacaklı olan şirketlerin müvekkiline fatura düzenlediğini iddia ederek; davanın parasal sınırlar nedeniyle heyete tevdiini, davanın usul ve esastan reddini, davanın T.C. ... Bakanlığı'na ihbarını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.DELİLLER
:-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası-Davacı vekili tarafından sunulan; ... Yarışma İlanı, 17.021.806,67-TL bedelli dekont, 102.130.840,00-TLbedelli fatura, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (... ... 2024) Sözleşmesi, ... Şartnamesi-T.C. ... Bakanlığı'ndan gelen...-... 2024 yarışmasına ilişkin olarak bilgi ve belgeleri içerir müzekkere ceavbı-Tarafların beyan ve dilekçeleri-Arabuluculuk son tutanağı-Tüm dosya kapsamıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, ... sözleşmesi ve teknik şartname uyarınca davalı tarafından düzenlenen faturalar ve katkı payı bedeline ek olarak tahakkuk ettirilen KDV tutarlarından, ödenen KDV'nin 12. taksitinin davacı şirketin sorumlu bulunmadığına ilişkin menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-b maddesi hükmüne göre yargı yolunun caiz olması bir dava şartıdır. Aynı kanunun 115/2 maddesine göre dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verilir. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olma dığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirlerDanıştay 13. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarih █████████ E., █████████ K. nolu ilamında;"2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde; idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı iradeyle tesis ettiği kesin ve yürütülebilir idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı oldukları iddiasıyla, menfaati ihlal edilenler tarafından, idari yargı mercilerinde iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir.İdari yargının görev alanının tespitinde belli başlı üç ölçüt kabul edilmektedir.Bunlardan kamu gücü ölçütüne göre, idare, tek yanlı, egemenliğin bir parçası olarak emretme gücü (kamu kudreti) kullanmaktadır ve ilgililere bu tek yanlı iradesini gerektiğinde zorla kabul ettirmek yetki- sine sahiptir. Bu sebeple idarenin kamu gücü kullanarak yaptığı işlemler ve eylemler, idari yargının görev ala- nına girer.Kamu hizmeti ölçütüne göre ise idari yargının görev alanı kamu hizmeti kavramıyla açıklan- maktadır. İdarenin kamu hizmeti görmek için yaptığı işlem ve eylemler, idare hukukunun alanına girmektedir, ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözüm yeri de idari yargıdır.Karma ölçüte göre ise idarenin üstlendiği hizmetlerin artması ve çeşitlenmesi, kamu hizmeti ölçütünü yetersiz kılmıştır. Günümüzde birçok kamu hizmeti, idare hukuku kurallarına göre değil özel hukuk kurallarına göre yürütülmeye başlanmıştır. Örneğin elektrik, doğalgaz dağıtım, iletim ya da elektronik haber leşme gibi.Bu sebeple, günümüzde idari yargının görev alanının tespitinde yürütülen faaliyetin nite- liğinden daha ziyade, faaliyeti yürüten ya da işlemi tesis eden ve uygulayan kuruluşun özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanıp kullanmadığı önem taşımaktadır. İdarenin özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanarak yaptığı işlem ve eylemlerinin denetiminin idari yargının görev alanına girdiği kabul edilmektedir."Yukarıda yer verilen ölçütlere göre kamu gücü kullanılarak tesis edilen işlemler bakımından işlemi tesis eden kuruluşun; özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş olması ya da yönetilmesi tesis edilen iş- lemin "idari" niteliğini değiştirmediği gibi, bu işlemlerin iptali için açılacak davaların da idari yargı merci- lerinin görev alanına girdiği kuşkusuzdur." denilmiştir.Somut olayda, davacı şirket, █████/2016 tarih ve 29852 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Yönetmeliği (Yönetmelik) esasları çerçevesinde dava dışı ... Bakanlığı tarafından açılan yarışmayı kazanan ve kendisine yer tahsisi yapılan şirket olup, dava dışı bakanlıkla imzalanan sözleşme gereğince kullanım(tahsis) hakkına sahiptir.Katkı Payı sebebiyle EPİAŞ'a KDV adı altında ödenen tutarlar bakımından ...Ş'ın tahsil işleminin dayanağı olan EPDK kararlarının hukuka uygun olup olmadığı, davacının yaptığı ödemelerin Elektrik Piyasası mevzuatı hükümlerine göre kendisinden alınıp alınmayacağı hususları uyuşmazlık konusudur.Davacının ödediği Rüzgar Enerjisi Santrali katkı payına ayrıca KDV ödemesi gerekmediği iddiasından kaynaklandığına göre ... katılım payına KDV ödenip ödenmeyeceği, Vergi Mevzuatına ve 3065 Sayılı Kanuna ve Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Yönetmeliği'ne göre belirlenecektir. Dolayısı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunmayan taraflar arasındaki uyuşmazlık özel yasalardan kaynaklanmaktadır.Davacı ve davalı taraf anonim şirket ve özel hukuk tüzel kişisidir. Ancak ... Bakanlığı ile davacı arasında imzalanan ... Kullanım Hakkı Sözleşmesi kapsamında davacı tarafın davalı EPİAŞ'a şartname gereği ödemiş olduğu katkı payı tutarı KDV tahsilat işlemi özel hukuku aşan yetkiler kullanılarak yapılmış bir işlemdir. İşlemi tesis eden davalının özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş ve yönetiliyor olması kamu gücü kullanılarak tesis edilen işlemin idari niteliğini ortadan kaldırmayacağından uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği kabul edilmelidir. Davalının yürüttüğü elektrik piyasası işletmeciliği kapsamındaki işlemleri kamusal faaliyet niteliğindedir. Davacının lisansının üzerinde yaptığı elektrik üretimi için aldığı ödemelerin tahsil edilmesine yönelik işlemin statü itibarıyla özel hukuk kurallarma tabi kılınmış olsa da "piyasa işletmecisi" olan EPIAŞ'ın, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma mevzuatı çerçevesinde tek yanlı, kamu gücü kullanarak tesis ettiği idari bir işlemdir. Davacı tarafça KDV adı altında ödenen bedelin iadesi istenmektedir. İşbu uyuşmazlığın çözümü için Vergi Mevzuatı ve 3065 sayılı Kanun'un uygulanması da gerekmektedir. Dolayısıyla aralarında sözleşme ilişkisi bulunmayan tarafların uyuşmazlığı özel yasalardan kaynaklanmaktadır. Bu nedenlerle uyuşmazlığın adli yargının görev alanında kalmadığı, idari yargı denetimine tabi olduğu, mahkememizin davaya bakma görevi bulunmadığından, davanın idari yargıda açılması gerekli olup yargı yolu caiz olmadığından 6100 sayılı HMK 114/1-b, 115/2 maddeleri gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;1-Davanın HMK'nın 114/1-b ve 115/2. maddeleri gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,2-Alınması gereken 732,00-TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 6.000,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... Hakim ...e-imza e-imza