Anahtar kelimeler: Konan Vekile Saklıdır Vasıtası Bahsedildiği İşlerde Görüşü Ret Vekil Edenlerin

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği sanık müdafiinin temyiz isteğinin süresinde olduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtası ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği belirtilmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında da bahsedildiği üzere; 7201 sayılı Kanun’un 11. maddesinde yapılan değişikliğe ilişkin (...Ancak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır) gerekçede ortaya konan sakıncalı hâlin gerçekleşmiş olması nedeniyle, kararın hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan sanığa da usulüne uygun şekilde tebliğinin gerektiği gözetilmediğinden, sanığın öğrenme üzerine 10.02.2025 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerektiği, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin "bozma sonrası duruşmada sanığa konuşma hakkı verilmediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın bir anlık nefsine yenik düşerek aracı aldığına, bir süre bindikten sonra aracı yine açık vaziyette terk ettiğine, parası olmadığı için araçtaki zararı gideremediğine, ancak sonradan katılan ile görüşüp pişmanlığını dile getirdiğine ve zararı gidermek istediğini belirttiğine, katılanın da sanığa inanarak şikayetinden vazgeçtiğini, sanığı affettiğini söylediğine; ama duruşma günü katılana ulaşmadığından duruşmaya katılamadığına, katılanın yeniden dinlenmesini talep ettiklerine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.