Anahtar kelimeler: Ayaklarının Ayaklarını Alüminyum Koltuk Bam Siparişte Siparişe Yazim Satışı İzmir

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, alüminyum koltuk ayaklarının yapılması ve satışı konusunda müvekkilinden siparişte bulunduğunu, müvekkilinin de siparişe konu koltuk ayaklarını imal ederek davalıya sattığını. davacı ile davalı arasında alüminyum koltuk ayaklarının imalatının yapılarak satışı kapsamındaki anlaşmaları doğrultusunda satışa konu malların davalıya teslim edilmesine rağmen davalı tarafça satışa konu ürünlerin bedeli ödenmediğini, Davalıya 25.09.2020 tarih ile 11.01.2021 tarihli yapılan satışlara rağmen bedellerinin ödenmediğini, Davalıya 25.09.2020 tarihli yapılan satış/üretim (alüminyum koltuk ayakları bedeli) karşılığında KDV dahil 52.108,56 TI. bedel malın teslimine rağmen satış bedelinin ödenmediğini 11.01.2021 tarihli yapılan alüminyum koltuk ayakları bedeli) nedeniyle KDV dahil 31.860,00 TL satış bedelinin de ödenmediğini, Davalıya yapılan satışlara dair kesilen e-faturaların tebliğ edilmesine rağmen dava tarihine kadar herhangi bir ödemenin yapılmadığını, Davalı tarafın satın aldığı malların karşılığının ödenmemesi üzerine İzmir 23. İcra Müd █████████ Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını davalı tarafça yapılan haksız ve mesnetsiz itiraz sonucunda icra takibi durdurulduğunu , davalı tarafça alınan malların karşılığı olan satış bedeli ödenmediği gibi satın alınan malların da iade edilmediğini, Davanın kabulü ile; İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2021 / 3054 esas sayılı icra doyasında davalının haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline karar verilmesini, kötü niyetli olarak yapılan itiraz sonucunda takibin durmasına neden olunması karşısında meydana gelen zararın karşılanması adına %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin, ... adresinde, mobilya aksesuar ve parçaları imalatı ile ithalat ve ihracatı işi ile iştigal etmekte olduğunu, yürüttüğü ticari faaliyeti kapsamında cari hesap ilişkisi içerisinde bulunduğunu, davacı ile, dönemsel bazda ticari ilişki kurduğunu, davacının, teslim etmesi gereken ürünleri teslim etmediği halde,52.108,56-TL tutarlı, 25.09.2020 tarihli ve GIB2020000000111 no.lu e-faturayı müvekkiline gönderdiğini, faturanın akabinde , müvekkili ile bu hususta yapmış oldukları bir anlaşmanın yahut ticari ilişki bulunmamasına rağmen 31.860,00-TL tutarlı, GIB2021000000003 no.lu ve 11.01.2021 tarihli fiyat farkı faturasını tanzim ederek müvekkiline gönderdiğini, bunun üzerine müvekkiline, teslim edilmeyen ürünlerin bedeline ilişkin kısma ait fatura ile,'fiyat farkı” açıklamalı faturanın tamamı için iade faturalarını düzenleyerek, Bornova 2.Noterliği'nin 27.01.2021 tarih ve 01789 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile iade edildiğinin davacıya bildirildiğini, müvekkilinin teslim almadığı ürünlerin bedelini ödemekle yükümlü olmadığının sabit olduğunu, sadece fatura tanzim edilmiş olmasının satışı hususunda anlaşmaya varılan ürünlerin teslim edilmiş olup olmadığını ortaya koymadığını , Davacının, fatura tarihinden itibaren faiz tahakkuk ettirerek talepte bulunduğunu Müvekkiline teslim edilen her hangi bir emtia, yahut taraflar arasında fiyat farkını gerektiren bir ticari mevcut olmadığından, buna dair faturalar ve bu faturalara işletilen faiz rakamının hukuki olmadığını, bu sebeplerle İzmir 23.İcra Dairesi'nin █████████E.sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali için ikame edilen iş bu davanın reddi ile, takibe konu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesin talep etmiştir.
MAHKEMECE
: "...1-Dava İİK 67.maddesi uyarınca açılmış itirazın iptali davasıdır.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde davalıya fatura karşılığı mal teslimatı yapıldığı ancak 2 adet fatura karşılığı mal bedelinin ödenmediğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.
3-Davalı vekili cevap dilekçesinde davalıdan takibe konu fatura içeriği malların alınmadığını, takibe konu faturalarla ilgili iade faturası düzenlenerek noter kanalıyla davacıya tebliğ edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
4-Davacı takipte fatura alacağına dayanmış olup kural olarak davacı fatura içeriği mal veya hizmetin davalıya verildiğini ispat külfeti altındadır. Davacı delil olarak tarafların ticari defter ve kayıtlara, icra dosyasına ve faturalara dayanmıştır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılmış, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, uyuşmazlık konusu 2 adet faturanın da davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür.
5-Ticari defterlerde yer alan kayıtların davacı lehine delil teşkil edebilmesi için davalıya ait ticari defterlerde yer alan kayıtların bunları doğrulaması veya davalının ticari defter ve kayıtları incelemeye sunmamış olması gerekmektedir. Dava konusu █████/2020 tarihli 52.108,56-TL tutarlı fatura ve █████/2021 tarihli 31.860,00-TL tutarlı faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Ticari hayatta tacirin ticari defterlerine kaydettiği fatura içeriği malları teslim almış olduğu karine kabul edildiğinden faturalara konu içeriğin davalıya teslim edilmiş olduğunun davacı tarafça ispat edilmiş olduğu kabul edilmelidir.
6-Davalı taraf cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasında takip dayanağı faturalarla ilgili iade faturaları düzenlendiğini ve fatura içeriği malların davalıya teslim edilmediğini ileri sürerek bu hususta Bornova 3.Noterliği'nin █████/2021 tarihli 01789 Yevmiye nolu ihtarnamesine ve ticari defterlerine dayanmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtları davalının düzenlemiş olduğu █████/2021 tarihli 39.842,09-TL bedelli ve █████/2021 tarihli 31.860,00-TL bedelli faturalar dışında birbiriyle uyumludur.
7-Somut olayda taraflar arasında 2 adet fatura içeriği mal teslim edilip edilmediği ve davalı tarafça düzenlenen 2 adet iade faturasının mahiyeti ve delil vasfı hususunda ihtilaf bulunmaktadır. Yukarıda da izah edildiği üzere bir tacirin ticari defterlerine kaydetmiş olduğu fatura içeriği mal veya hizmeti almış olduğunun kabulü gerekmektedir. Somut olayda davacı tarafça düzenlenen 52.108,56-TL tutarlı █████/2020 tarihli fatura davalının ticari defterlerine aynı gün kaydedilmiş olup fatura içeriği malların davalıya verildiğinin davacı tarafça ispat edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça fatura içeriğine ilişkin kısmi iade içeren █████/2021 tarihli 39.482,09-TL tutarlı iade faturası düzenlenmiş ve Bornova 3.Noterliği'nin █████/2021 tarihli ihtarnamesi ile davacıya gönderilmiş ise de iade faturasının davacının ticari defterlerine kayıtlı olmadığı, faturanın davacıya █████/2021 tarihinde tebliğ edildiği sabit ise de ticari defterlere kaydedilmeyen ve içeriğinin(DKM 17067-2896 adet ve DKM 17057-1669 adet) davacıya iade edildiği ispat eden başkaca bir delil de sunulmadığı gözetilerek iade faturasına itibar edilmemiş, davacının █████/2020 tarihli 52.108,56-TL tutarlı fatura nedeniyle alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Alacak miktarı yönünden ise davacı ile davalı arasındaki açık hesap ilişkisinde yapılan diğer ödemeler de dikkate alınarak belirleme yapılmıştır. Bu husus gerekçenin 9 nolu paragrafında ayrıca açıklanmıştır.
8-Davacı ile davalı arasındaki bir diğer uyuşmazlık konusu ise █████/2021 tarihli 31.860,00-TL tutarlı fiyat farkı faturası nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı hususudur.
Her ne kadar uyuşmazlık konusu fatura davalının ticari defterlerinde kayıtlı ise de fatura içeriğinin fiyat farkına ilişkin olduğu ve bir mal tesliminin davalıya yapılmadığının her iki tarafın da kabulünde olduğu, davalı tarafça faturaya itiraz süresi içerisinde iade faturası düzenlendiği ve davacıya ihtarname ile tebliğ edilmiş olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde fiyat farkı alacağı bulunduğuna dair bir iddia ve delil de sunulmadığı hususları birlikte dikkate alındığında davacının düzenlemiş olduğu fiyat farkı faturasına konu alacağını ispat edemediği değerlendirilmiştir.
9-Davacı ile davalı arasında 2020 yılında başlayan ve 2021 yılında sona eren açık hesap ilişkisi mevcut olup davalı tarafça davacıya yapılan ödeme kayıtlarının davacı ticari defterlerinde de yer aldığı, bu itibarla davacının düzenlediği 52.108,56-TL tutarlı fatura alacağının da ispat edildiği değerlendirilmesi ile 6098 sayılı TBK'nın 102. Maddesi uyarınca yapılan değerlendirme neticesinde davacının bakiye 39.482,09-TL miktarında alacağı bulunduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafın davalıyı takip öncesi temerrüte düşürdüğüne dair bir delil bulunmadığı dikkate alınarak takip öncesi işlemiş faiz alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
10-Taraflar arasındaki uyuşmazlık faturadan kaynaklanan ticari alacak olup davalının ticari defter ve kayıtları ile alacaklı-borçlu olduğu miktarı tespit edebilmesi mümkün olduğundan alacak likit nitelikte sayılmakla kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmiştir. Reddedilen kısım yönünden ise her ne kadar davacının haklı olmadığı belirlenmiş ise de davacının fiyat farkı alacağı talebinde kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut bir delil bulunmadığı dikkate alınarak kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.
11-Dava şartı arabuluculuk kapsamında devlet hazinesinden sarf edilen 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti yargılama giderlerine dahil edilerek tarafların haklılık durumuna göre taraflar üzerine yükletilmiştir.'' gerekçesi ile;
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının İzmir 23.İcra Dairesi'nin █████████ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin 39.482,09-TL asıl alacak üzerinden devamına, faiz oranına açıkça itiraz edilmediğinden takipte talep edilen faiz oranı üzerinden takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine
2-Dava konusu alacak likit nitelikte görülmekle hükmedilen miktarın %20'si oranında hesaplanan 7.896,42-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalının talebi ve cevap dilekçesinde cari hesap sözleşmesi hususunda borçlu olmadığına dair ileri sürdüğü hiçbir savunması yokken re'sen 2021 yılı açık cari hesap ilişkisi dikkate alınarak inceleme yapılması açıkça taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davalı savunmasında malların teslim edilmediğini savunduğunu, 52.108,56 tl'lik faturayı ödediğine dair hiç bir savunmasının bulunmadığını, hukuka aykırı söz konusu karar müvekkili usuli müktesep haklarını da ihlal ettiği için belirtilen 52.108,56 TL üzerinden davanın kabulü gerekirken aksi uygulama ile karar verilmesi nedeniyle kararını istinaf ettiklerini, davalı, alüminyum koltuk ayaklarının yapılması ve satışı konusunda müvekkili siparişte bulunmuş, müvekkilde siparişe konu koltuk ayaklarını imal ederek davalıya sattığını, müvekkili davacı ile davalı arasında alüminyum koltuk ayaklarının imalatının yapılarak satışı kapsamındaki anlaşmaları doğrultusunda satışa konu mallar davalıya teslim edilmesine rağmen davalı tarafça satışa konu ürünlerin bedeli ödenmediğini, davalıya 25.09.2020 tarihli yapılan satış/üretim (alüminyum koltuk ayakları bedeli) karşılığında KDV dahil 52.108,56 TL bedel malın teslimine rağmen müvekkile satış bedelinin ödenmediğini, ödediğine dair ileri sürülen herhangi bir vakıanın bulunmaması, davanın taraflarca hazır edilme ilkesi kapsamında görülen bir dava olması hususu da gözetildiğinde davanın 52.108,56 üzerinden kabulü gerekirken aksi uygulama ile karar verilmesi nedeniyle de kararı istinaf ettiklerini, davacı tarafından kesilen faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu bilirkişi raporu ile de kesinleştiğini, her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalar karşısında bir de malın teslim edildiğinin ispat edilmesine dair davalının savunmasının kabulü hukuken mümkün olmadığını, icra takibinde sunduğu mevcut e-faturalar kapsamında müvekkilin davalıdan alacaklı olduğunu, ticari hayatta tacirin ticari defterlerine kaydettiği fatura içeriği malları teslim almış olduğunun karine olarak kabul edildiğini mevcut fatura kapsamında ayrıca müvekkilin 52.108,00 TL alacaklı olduğunu, hukuki nitelendirmenin mahkemeye ait olduğu gerçekliği karşısında davalının davaya konu faturayı ticari defterlerine kaydettiğinin açık olması karşısında davanın belirtilen fatura üzerinden tamamen (52.108,56 TL) kabulüne karar verilmesi gerekirken taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde 39.482,09 TL üzerinden kısmen kabulü açıkca hukuka aykırı olduğunu, davanın 52.108,00 TL üzerinden tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İcra takibinde sunduğu mevcut e-faturalar kapsamında müvekkili davalıdan alacaklı olduğunu, ticari hayatta tacirin ticari defterlerine kaydettiği fatura içeriği malları teslim almış olduğunun karine olarak kabul edildiği mevcut fatura kapsamında ayrıca müvekkili 52.108,00 TL alacaklı olduğunu, hukuki nitelendirmenin mahkemeye ait olduğu gerçekliği karşısında davalının davaya konu faturayı ticari defterlerine kaydettiğinin açık olması karşısında davanın belirtilen fatura üzerinden tamamen(52.108,56 TL) kabulüne karar verilmesi gerekirken taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde 39.482,09 TL üzerinden kısmen kabulü açıkca hukuka aykırı olduğunu, davanın 52.108,00 tl üzerinden tamamen kabulüne karar verilmesini, dairenizce yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 14.06.2022 tarih ve ████████E. ████████K. sayılı kararının ortadan kaldırılarak, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddi ile lehlerine takibe konu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmesilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, daireniz aksi kanaatte ise istinaf sebepleri doğrultusunda yeniden hüküm tesisine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava
: itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; bilirkişi raporunda; Davacı taraf davalıdan açık hesabın içerdiği son iki faturaya dayanarak 08.03.2021 tarihinde 11.01.2021 tarihli 31.860,00 TL ve 25.09.2020 tarihli 52.108,56.-TL tutarlı faturalar dolayısıyla 52.108,56-TL ve 31.860,00-TL asıl alacak ile 2.107,18.-TL ve 439,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 86.515,67-TL alacak istemi ile İzmir 23. İcra Müdürlüğünün █████████ E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatmıştır.
Takip konusu faturalar tarafların ticari defterlerinde kayıtlı gözükmekte olup, davacının defter kayıtlarında davalıdan 71.335,23.-TL alacaklı olduğu, davalının ise defter kayıtlarında aynı miktarda borcu gözükmekte iken kestiği iki iade faturası ile borcunu sıfırlamış gözüktüğü,
Davacının takip konusu faturalarından ilk 52.108,56-TL bedelli faturanın satış faturası olduğu, ikinci faturanın ise fiyat farkı faturası olduğu, davalının ise ilk fatura bakiyesi 39.482,09-TL için ve ikinci 31.860-TL bedelli fiyat farkı faturası için iade faturası kesmiş olmakla, ilk faturanın 25.09.2020 tarihli olup, aylar sonra fiili iade ortaya konulmaksızın iade faturasına konu olup, davacı tarafça işlenmemiş olması karşısında iadenin geçerli olmayabileceği, ikinci 11.01.2021 tarihli 31.860-TL bedelli davacı faturasının konusu fiyat farkı olup, davalı tarafça 18.01.2021 tarihinde 8 gün içerisinde iadeye konu olup, taraflar arasında fiyat farkı sözleşmesi veya teamül uygulaması ortaya konulmamış olmakla, bu iadenin geçerli olabileceği,
Bu halde davacının davalı taraftan takip tarihi itibariyle 52.108,56-TL bedelli faturaya dair olarak bakiye 39.482,09-TL için alacaklı olabileceği, davalının takip de temerrüde düşürülmüş gözükmediği, davacının açık hesap takibi yapıp takip davalı ödemelerini asıl alacaktan düşmüş olduğu görülmekle, takip öncesi işlemiş faiz alacağı gözükmediği" belirtilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davaya konu 52.108,56-TL bedelli faturanın her iki taraf defterinde de kayıtlı olmasına, fatura davalı defterinde kayıtlı olmakla davalının fatura konusu malları teslim aldığının karine olarak kabul edilecek olmasına, davalının bu karinenin aksini ispat edebilecek herhangi bir delil sunmamış olmasına, davacı defterine göre davacının davalıdan 39.482,09 TL alacaklı olduğunun denetime elverişli ve açık olan bilirkişi raporlarından anlaşılmasına göre taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 674,25 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 57,75 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 2.697,02 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 674,25 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 2.023,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!