Anahtar kelimeler: Kaş İptalitescil Blok Kaçırma Kastı Muris Devrettiğini Miras Hisseleri Hissesine
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kaş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali-tescil ve bedel isteğine ilişkindir.
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili; muris ...'ün sağlığında dava konusu taşınmazları diğer mirasçılardan mal kaçırma kastı ile üçüncü kişilere ve davalılara devrettiğini, üçüncü kişilere devredilen taşınmazların bir süre geçtikten sonra yine davalı mirasçıların üzerine devredildiğini ileri sürerek dava konusu 40... parsel ( 40... parsel, A Blok 1, 2, 3 ve 4) ve 40... parselin tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 40... parsel ve 40... parsel yönünden davacıların miras hissesine isabet eden bedelin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili; davacıların somut bir delile dayanmadığını, muris tarafından davacı ...'e yapılan tapu devirleri bulunduğunu, murisin mal kaçırma amacının olmadığını, sadece mirasçıları arasında denkleştirme yapmak amacıyla temliki tasarruflarda bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Asıl ve birleştirilen davada davalılar ... ve ... vekili; davacı ...'ın babası ...'e muris ...'nin çok değerli yerler verdiğini, paylaştırma nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davalı ...'ın 40... parsel sayılı ve 40... parsel sayılı taşınmazları satın aldığını, murise ait olan 40... parsel sayılı taşınmazın tüm mirasçılar tarafından üçüncü kişiye satılıp parasının tüm mirasçılar arasında paylaşıldığını, murisin vefatı sonrası kalan paranın da mirasçılar tarafından paylaşıldığını, davalı ...'nın bu paradan pay almadığını, murisin mirasta denkleştirme yaptığını, davalılara diğerlerine göre daha değersiz birer adet taşınmaz devrettiğini, mal kaçırmak amacında olmadığını, davalılar ... ve ...'in muris ile çok ilgilendiklerini bu nedenle davalı ...’e yapılan devrin minnet duygusuyla yapıldığını, murisin devir ihtiyacı, davacıların da alım gücü bulunduğunu, satışın gerçek bir satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Yargılama devam ederken, asıl davada davacı ... ile birleştirilen davada davacı ... 08.12.2020 havale tarihli dilekçeleri ile davadan feragat ettiklerini bildirmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; davacı tarafından murisin mal kaçırma kastıyla hareket ettiği olgusunun ispatlanamadığı, dinlenen tanıkların kök murisin, davacıların yakın murisine de sağlığında taşınmaz verdiğine ilişkin beyanlarının olduğu, bu kapsamda murisin mirasçılardan mal kaçırma kastından ziyade mallarını paylaştırma kastının ağır bastığı gerekçesiyle ... yönünden davanın reddine, asıl davada ... yönünden ve birleştirilen davada davacı ... yönünden davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiş, kararın asıl davada davacı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 16.02.20 23... /185 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; davacı ... her ne kadar davasından feragat etmiş olsa da Yargıtay içtihatları ve Harçlar Kanunu uyarınca harcın tamamlanması kamu düzenine ilişkin olduğundan, dava değeri (davacıların murisin veraset ilamındaki hisseleri oranında belirlenen değer) üzerinden eksik peşin harç tamamlattırılmadan, eksik inceleme neticesinde hüküm kurulmuş olması, kabule göre de feragat dilekçesi ekinde aynı tarihte davalılar tarafından sunulan "feragat eden davacıdan yargılama gideri, vekalet ücreti ve harç talepleri bulunmadığına ilişkin dilekçe doğrultusunda yargılama giderleri yönünden değerlendirme yapılması hususlarının gözardı edilmesi ve asıl davada hangi davacının yargılama gideri, vekalet ücreti ve harç ile sorumlu olduğu ayrı ayrı belirlenmeden karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; harç eksikliğinin tamamlandığı ve ortadan kaldırma ilamının içeriği gözetilerek davacı ... ve birleştirilen davada davacı ... yönünden davanın feragat sebebiyle reddine, davacı ... yönünden ise dinlenen tanıkların murisin davacıların murisine de sağlığında taşınmaz verdiğine ilişkin beyanlarının olduğu, bu kapsamda murisin mirasçılardan mal kaçırma kastından ziyade mallarını paylaştırma kastının ağır bastığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; murisin davacı ... ile arasının iyi olduğu, sağlığında ...'ın babası olan oğlu ...'e de taşınmaz verdiği, murisin çocukları ile arasında bir problem olmadığı, davacı tanıklarının dahi murisin ...'dan mal kaçırmasını gerektiren bir durumunun varlığından söz etmediği, mal kaçırma kastı ile devirlerin yapıldığı yönündeki iddianın ispatlanamadığı ayrıca davacı ...'ın miras hissesi oranında belirlenen dava değeri üzerinden davalılar lehine takdir olunan vekalet ücretinin de hatalı olmadığı gerekçesi ile asıl davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl davada davacı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!