Anahtar kelimeler: Süreç Cezasıyla Takvim Yıllarında Görüşü Hukukî Sahte İstemlerinin Belge Neticesinde

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ███████ E., █████████ K.SUÇ
: Sahte belge düzenlemeHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddiİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 20 16... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62, ve 53 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz istemi; her ne kadar sanık hakkında beraat kararı verilmişse de, dosyada mevcutvergi denetmeni raporları ve iddianame incelendiğinde, 5237 sayılı TCK uyarınca “sahte belge düzenleme” suçunun yasal şartlarının oluştuğunun açık olduğuna, sanığın cezalandırılması gerekirken beraatına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararının bozulmasına ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sanığın, ... Mahallesi ... Sokak, No:20/A ... / ... adresinde, takım elbise, ceket, pantolon v.s üzerine faaliyet gösteren şahıs firmasının bulunduğu, ... ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın █████/2017 tarihli "Vergi Suçu Raporu"nda ve mahkememizce aldırılan Bilirkişi Raporunda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; işletmesi adına 20 16... yılına ait vergi döneminde 299 adet ( 4.149.969,00 TL tutarında) sahte fatura düzenlediği/düzenlendiği ve böylece yüklenen suçları işlediği sabit olduğu kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet kararları verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; sanığın, ''o zamanlar uyuşturucu kullandığını, iş kurulacağı söylenerek kendisinin notere götürüldüğünü, ... Mahallesindeki işyerinden haberinin olmadığını, fatura düzenlemediğini'' savunduğu, 12.01.2016 tarihli yoklamada hazır bulunanın işçi ... olduğu, mükellefiyetinde 01.01.2016 tarihinde tesis ettirilmiş olduğu, sanığında hazır olduğu celsede dinlenen tanık ...'ın ''mükellefi bir iki kez gördüğünü, ticari işletmeye gittiklerinde her zaman mükellefin orada olma zamanını denk getiremediklerini, mükellefin hatırladığı kadarıyla kirli sakallı bir kişi olduğunu'' söyleyerek sanık konusunda tam kanaat verici bir beyanda bulunmadığı, sanığın da tanığı ilk defa gördüğünü ifade ettiği, mükellefiyetin kuruluşunda kısmen bilgisi olsa da ilk yoklamada da sanığın orada hazır olmadığı, sahte belgeleri düzenleyenin sanık olduğu, husususun şüpheli kaldığı, şüpheden sanığın yararlanmasının ceza hukukun genel prensiplerinden bulunduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARAR1.Sanığın savunmasında; 2015 yıllarında uyuşturucu kullandığı, bakıma muhtaç perişan durumda olduğu, ismini ... olarak olarak bildiği soy adını bilmediği bir abinin yanına geldiğini, iş kuracaklarını belirterek kendileri ile çalışmasını istemesi üzerine evvela nüfus cüzdanını istediği, daha sonra notere gittiklerini, birkaç belgeye imza attığını, neye imza attığını bilmediğini, noterden çıktıktan sonra kendisine bir miktar harçlık verdiğini, atılı suçları kabul etmediğini beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;a) Sanığın beyanına göre sanık tarafından kendisine vekaletname verilerek vekil kılınan ... isimli kişinin araştırılarak tespiti ve dinlenilmesinden vazgeçilen ve ancak işe başlama yoklaması sırasında işyerinde hazır bulunan ...'nın tanık sıfatıyla duruşmaya çağırılarak 5271 sayılı Kanunun 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra beyanlarına başvurulması, faturalar ve şirketin kuruluşuna dair belgeler gösterilerek üzerindeki yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, olmadığını beyan etmeleri halinde gerekirse bu konuda bilirkişi raporu aldırılması,b)Sahte olarak düzenlendiği iddia olunan ve dosyada mevcut fatura asıllarının sanığa gösterilerek yazıların ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını beyan etmesi halinde faturalardaki yazıların ve imzaların aidiyeti yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması,c) Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olmadığının anlaşılması halinde ise;i)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,ii) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,iii) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,2.Suçun sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.