Anahtar kelimeler: Arası Görüşü İstemlerinin Edenlerin Neticesinde Edilebilir Yetkilerinin Hükmolunan Mahkûmiyet Sayisi
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Hırsızlık
SUÇ TARİHLERİ
: 15.12.2021- 11.03.2022 arası, 12.03.2022
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Kanun’un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezanın süresine göre 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle "atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, meydana gelen zararın giderildiğine, katılanın meydana gelen zararı gereğinden fazla söylediğine, soruşturma aşamasında da birtakım malzemelerin katılana iadesini sağlandığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği üzerine atılı suçu işlediği sabit olmayan müvekkilinin beraat etmesi gerektiğine ve sanık hakkında tüm lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine" katılan vekilinin temyizinin ise özetle "sanığın üst sınırdan cezalandırılmasına, meydana gelen zararın tam olarak giderilmemiş olması ve sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmaması gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Katılanın 18.05.2022 tarihli celse "sanıklar hakkında kısmi giderme halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızam yoktur" şeklinde ki beyanı ile mahkemece alınan 16.06.2022 tarihli bilirkişi raporuyla belirlenen maddi zararı sanıkların bozma öncesi ayrı ayrı mahkeme veznesine depo etmeleri dikkate alındığında Tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!