Anahtar kelimeler: Karzarar Gündemin İstemli Bilançosu Bilanço Ortağı Kurul Onaylanmasına Olağan Toplantısında

T.C.

İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZ DOSYASI
ESAS NO
: ████████ Esas
DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı asıl ve birleşen davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin ertelenen █████/2020 tarihli 2019 yılı olağan genel kurul toplantısında, gündemin 3.maddesiyle alınan şirket bilançosu ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin kararın, yönetim kurulunun faaliyetlerinin hukuka uygun olmadığını ve hazırlanan bilanço ve kar/zarar hesaplarının gerçeği yansıtmadığını; gündemin 4.maddesiyle alınan yönetim kurulu üyelerinin oyçokluğuyla ibrasına ilişkin kararın, yönetim kurulunun şirketi kanuna ve esas sözleşmeye uygun yönetemediğini, şirket menfaatlerine aykırı kararlarlar alındığını, YK Başkanı ...'ın kendi ve diğer YK Üyelerinin ibrasında kanuna aykırı oy kullandığını, gündemin 5.maddesiyle alınan yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigaline müsaade edilmesine ilişkin kararın kanuna aykırı olduğunu, oylamada YK Başkanı ...'ın, kendisine TTK 395 ve 396 md gereği izinlerin verilmesine ilişkin alınan bu karara yönelik kanuna aykırı oy kullandığını; tüm bu ve dilekçesinde bildirdiği nedenlerle alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, müvekkilinin alınan kararlara muhalefet şerhi koyduğunu ve tutanağa işletildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalı şirket █████/2020 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 3, 4, 5 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yönetim kurulunun faaliyetlerinin hukuka uygun olduğunu, hazırlanan bilanço ve kar/zarar hesaplarının gerçeği yansıttığını, faaliyet raporunun usulüne uygun hazırlandığını, davacının bilgi alma ve inceleme hakkı karşılandığını, finansal tabloların dürüst resim ilkesine uygun hazırlandığını; yönetim kurulu üyelerinin ibrasının münferit olarak ayrı ayrı onaylandığını, yönetim kurulu başkanı ...'ın kendi ibrasında oy kullanmadığını, ayrıca kendisinin ibra edilmediğini, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullandığını, bunda kanuna herhangi bir aykırılık bulunmadığını; yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396 md göre verilen izinlerin hiçbir zaman grup dışı şirketlerde faaliyet izni olarak verilmediğini, bu nedenle yönetim kurulunun kişisel menfaatini doğuran bir durum söz konusu olmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin ertelenen █████/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında müvekkili tarafından alınan tüm kararlara ret oyu kullanıldığını ve muhalefetlerinin tutanağa geçirildiğini, bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında müvekkili tarafından yöneltilen sorulara verilen cevapların yetersiz kaldığını, dürüst hesap verme ilkelerinin uygulanmadığını; gündemin 2.maddesiyle alınan yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması ve müzakere edilmesine ilişkin alınan kararın, faaliyet raporunun gerçeği yansıtmadığını, yukarıda belirtildiği üzere müvekkili sorularının cevapsız bırakıldığını, verilen bilgilerin dürüst hesap verme ilkesine aykırı olduğunu; gündemin 3.maddesiyle alınan şirket bilançosu ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin kararın, finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını; gündemin 4.maddesiyle alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın, yönetim kurulu başkanı ... tarafından kullanılan oylarla alındığını, hatalı ibra kararının iptali gerektiğini; gündemin 5.maddesiyle alınan yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigaline müsaadesine ilişkin alınan kararın, yine oylamada oy hakkı bulunmayan yönetim kurulu üyelerinin oylarıyla alındığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalı şirket █████/2020 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 2, 3, 4, 5 nolu kararların iptaline ve yok hükmünde veya butlanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl davaya bildirdiği nedenlerle ve birleşen davada talep edilen gündemin 2.nolu maddesiyle alınan karar yönünden, faaliyet raporunun sadece müzakere edildiğini, onaylanmadığını, faaliyet raporunun müzakeresinin genel kurul kararı niteliğinde bulunmadığını, genel kurulda oylama yapılmadığını beyanla asıl ve birleşen davaya cevap dilekçelerinde bildirdiği nedenlerle birleşen davanın reddini savunmuştur.
Asıl dava; davalı şirketin █████/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5 nolu kararların iptali istemine ilişkindir.
Birleşen dava; aynı genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4, 5 nolu kararların iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 445.maddesi; "446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." hükmünü içermekte olup;
Aynı yasanın 446.maddesi gereğince iptal davası açabilmek için toplantıda hazır bulunan ilgilinin karara olumsuz oy vermesi ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmesi veya divan başkanlığına vermesi yasal zorunluluktur. Bu bağlamda, asıl ve birleşen dosya davacılarının, davalı şirketin █████/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısına iştirak ettikleri ve iptali istenen 2, 3, 4, 5 nolu gündem maddelerine olumsuz oy kullandıkları ve alınan karara muhalefet şerhi yazdırdıkları, dolayısı ile dava açmaya hak ve sıfatlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan davalı şirketin merkez adresi itibariyle iş bu davaya bakmaya TTK'nın 445.maddesi gereğince mahkememiz yetkilidir. Toplantının yapıldığı tarih ve dava tarihi itibari ile asıl davanın ve birleşen davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı şirketin █████/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve asıl ve birleşen davada iptali istenilen kararların TTK'nın 445.maddesi gereğince iptal koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda toplanmaktadır.
İddia ve savunmaların ileri sürülüş biçimine göre, uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden asıl ve birleşen dava yönünden dava konusu yapılan genel kurul kararlarının iptal koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda bilirkişi kurulu raporu alınmasına karar verilerek, taraf ticari defter ve kayıtları, getirtilen-sunulan belgelerle birlikte dosya konusunda uzman bilirkişi SMMM ... ve şirketler hukuku konusunda uzman Prof. Dr. ...'e tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli raporun ve taraf vekillerinin itirazı üzerine aynı heyetten alınan █████/2022 tarihli ek raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi kurulu rapor ve ek raporunda özetle; asıl ve birleşen davacıların davalı şirketin ortağı oldukları, davacıların davalı şirketin █████/2019 tarihli genel kurul toplantısına vekilleri aracılığıyla iştirak ettikleri ve iptali istenen gündem maddeleri ile ilgili olarak muhalefet şerhlerini usulüne uygun biçimde zapta yazdırdıkları;
Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunun ve Bağımsız Denetim Raporunun okunması ve müzakere edilmesine ilişkin gündemin 2.maddesiyle alınan kararın, faaliyet raporunun Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen yönetmeliğe göre usulüne uygun hazırlandığı, bağımsız denetim raporunun da tüm şirket kayıtları incelenmek suretiyle hazırlandığı gibi mevzuatın öngördüğü içeriğe uygun olduğu, diğer yandan bu gündem maddesine yönelik alınmış bir karar olmadığı, sadece müzakere edildiği, bu nedenle iptal koşularının oluşmadığı;
Bilanço ve Kar/Zarar Hesaplarının onaylanmasına ilişkin gündemin 3.maddesiyle alınan kararın, bilanço ve karar/zarar hesaplarının yasal olmayan herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığı, düzenlenen tabloların açık, anlaşılabilir nitelikte dürüstlük ilkesine uygun hazırlandığı, ticari defter ve dayanağı belgelerin bilanço ve kar/zarar cetvellerinin örtüştüğü, kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı, dolayısıyla alınan kararın iptal koşullarının oluşmadığı;
Yönetim Kurulu Üyelerinin ibrasına ilişkin gündemin 4.maddesiyle alınan kararla, Yönetim Kurulu Başkanı ...'ın ibra edilmediği ancak, diğer yönetim kurulu üyelerinin Yönetim Kurulu Başkanının oylarıyla ibra edildiği; YK Üyelerinin birbirlerinin ibrasında oy kullanamayacakları, bu bakımdan YK Başkanı ...'ın diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasının oylamasında kullandığı oyları düşüldükten sonra geriye kalan oyların ibrada yeterli olmadığı, dolayısıyla anılan kararın kanuna aykırı olduğu ve bu nedenle iptal koşulunun oluştuğu;
TTK'nın 395. ve 396. maddeleri gereğince Yönetim Kurulu Üyelerine izin verilmesine ilişkin gündemin 5.maddesiyle alınan kararda, Yönetim Kurulu Üyesi pay sahiplerinin kendi yasağının kaldırılması kararına oy kullanamayacakları ancak, diğer üyelerin yasaklarının kaldırılmasında oy kullanabilecekleri; bu bakımdan YK Başkanı ...'ın kendi yasağının kaldırılmasına ilişkin oylamada lehine oy kullanması nedeniyle ve anılan kararın kendisi bakımından iptal koşullarının oluştuğu; diğer YK Üyeleri ... İnşaat ve Ticaret A.Ş. ve ...Üretim A.Ş.'nin YK üyesi sıfatıyla rekabet ve işlem yasaklarının kaldırılmasında, YK Başkanı ...'ın oy kullanabileceği, bu nedenle anılan şirketler yönünden alınan kararın iptal koşullarının oluşmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi kurulu rapor ve ek raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görülmüş ve mahkememizce yapılan yargılama sonrasında █████/2022 tarih ve ████████ Esas- █████████ Karar Sayılı kararla asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin █████/2026 tarih ve ████████ Esas ve ████████ Karar Sayılı kararıyla; "...davalı şirketin kayıtları üzerinde bağımsız denetçi tarafından 2019 yılı bağımsız denetim çalışmalarının devam ettiği, 2019 yılına ilişkin belge ve kayıtlar üzerinde yapılan denetimlerde, muhasebe standartlarına uygun finansal tabloların kanun ile şirket esas sözleşmesinin finansal raporlamaya ilişkin hükümlerine uygun bulunmadığına dair herhangi bir husus olmadığı, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin tüm finansal tabloların dosyaya sunulduğu, denetim şirketinin hazırladığı tablolar ile kurumlar vergisine esas teşkil eden bilanço ve kar zarar tablosunun birbiri ile örtüştüğü, ... Enerji A.Ş. tarafından düzenlenen 13 adet 1.360.000 TL tutarındaki danışmanlık hizmeti faturalarının 770.06.005 nolu hesapta danışmanlık adı altındaki giderlere atılan 2.944.045.16 TL içerisinde yer aldığı tespitlerine yer verildiği, asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin itirazları üzerine alınan bilirkişi ek raporunda; ihtilaf konusu olan holding destek hizmet bedeli olan 1.360.000 TL'nin kayıtlara 1.320.000 TL ve iki aylık kira gideri olarak işlendiği ve 2.944.045.16 TL içerisinde yer aldığı, incelenen bilanço ve kar zarar hesaplarının tetkikinde yasal olmayan her hangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığı, düzenlenen bilanço kar ve zarar tablolarının açık anlaşılabilir nitelikte dürüstlük ilkesi dahilinde hazırlandığı, 213 sayılı VUK uyarınca tam tasdik YMMM raporu ve bağımsız denetim raporu ile teyit gördüğü tespitlerine yer verildiği, davacıların itirazları doğrultusunda başkaca bir incelemenin yapılmadığı, buna göre davalı şirketin bağlılık raporunda gösterilen ve ... Holding’den alınan 3.691.458 TL, ... ... A.Ş.’nden alınan 1.360.000 TL tutarında hizmete dair faturaların bulunup bulunmadığı, defterlerde kayıtlı olup olmadığı, alınan hizmetlerin ne olduğu, herhangi bir sözleşme veya yönetim kurulu kararına dayanıp dayanmadığı, yönetim kurulu üyelerine yapılan 10.261.674,03 TL ödemenin hangi döneme ilişkin olarak ve ne sebeple yapıldığı konusunda inceleme içermeyen, bağımsız denetim incelemesi devam etmesine rağmen salt bu rapora göre yapılan incelemeye dayanan bilirkişi kök raporu ile itirazlar üzerine alınan ve itirazları karşılamayan ek rapordan 2019 yılı bilanço ve kar zarar hesaplarının ve dayanağı faaliyet raporunun dürüst resim ilkesine ve usulüne uygun şekilde düzenlenip düzenlemediğinin anlaşılamadığı ve asıl ve birleşen davada davacıların 3 nolu genel kurul kararına yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olduğunu,
TTK'nın 436. maddesi uyarınca pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacağı,
TTK'nın 395. maddesiyle yönetim kurulu üyelerine anonim şirketle ticari işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı, 396. maddesiyle de şirketin işletme konusuna giren işlerde rekabet yapma yasağı getirilmiştir. Genel kurul, yönetim kurulu üyelerinin tamamı veya biri veyahut bir kaçı için bu yasakların kaldırılmasına izin verebilir. Ancak, TTK'nın 395 ve 396. maddeleri çerçevesinde alınan kararlarda, hakkında izin verilen yönetim kurulu üyesi oy kullanamayacağı gibi anılan kararlar, ortak ile şirket arasındaki şahsi bir iş niteliğinde bulunduğundan TTK'nın 436/1. maddesinde sayılan yakınların da bu kararların alınmasında oy kullanmaları mümkün olmadığı, (Bkz. Yargıtay 11. HD. █████/2017 T., █████████ E., █████████ K.)
Asıl ve birleşen davada, davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri ... İnşaat ve Ticaret A.Ş. ile ...Üretim A.Ş.'ye, TTK'nın 395. ve 396. maddeleri uyarınca faaliyet izni verilmesine dair alınan karar yönünden; anılan şirketlerin sicil kayıtlarının celbi ile ...'ın anılan şirketlerdeki pay oranı ve her iki şirketin yönetim kurulu üyesi/başkanı olup olmamasına göre, yönetim kurulu üyesi şirketlerin hakim ortağı olup olmadığı ve bu şirketlere ilgili TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca faaliyet izni verilmesine ilişkin oylamada da TTK'nın 436. maddesi uyarınca oydan yoksunluğunun bulunup bulunmadığı, bulunması halinde oydan yoksunluğun alınan kararın yok hükmünde sayılmasını veya iptalini gerektirip gerektirmediğinin incelenmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği..." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve dosya yukarıdaki esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
İstanbul BAM 13.Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı gerekçesi doğrultusunda, dava dışı ... İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi ile ...Üretim A.Ş'nin ticaret sicil kayıtları getirtilmiş ve dosyaya eklenmiştir.
Getirtilen ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; iptali istenen kararların tarihi itibariyle asıl ve birleşen dosya davalısı ... Üretim A.Ş'nin ortaklarının ... ve ...'tan oluştuğu, davalı ... Üretim A.Ş'nin yönetim kurulunda ... İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi ve ...A.Ş'nin bulunduğu, ...'ın ... İnşaat ve Ticaret A.Ş ve ...A.Ş'de ortak yönetici olduğu, ...'ın ...Üretim A.Ş'de █████/2022 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olduğu görülmüştür.
Tüm dosya ve delillerin birlikte değerlendirilmesinde; asıl ve birleşen dava, davalı şirketin █████/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan; yönetim kurulu faaliyet raporu ve bağımsız denetim raporunun okunması ve müzakere edilmesine dair 2 nolu, 2019 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına dair 3 nolu, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair 4 nolu ve yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395.ve 396.maddeleri uyarınca izin verilmesine dair 5 nolu kararın iptali talebine ilişkindir.
Aldırılan kök ve ek raporlarında; "...yönetim kurulu faaliyet raporu ve bağımsız denetim raporunun okunması ve müzakere edilmesine dair iptali istenen (2) numaralı karara ilişkin Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, şirketin, o yıla ait faaliyetlerinin akışı ile her yönüyle finansal durumunu, doğru, eksiksiz, dolambaçsız, gerçeğe uygun ve dürüst bir şekilde yansıtır. Bu raporda finansal durum, finansal tablolara göre değerlendirilir. Raporda ayrıca, şirketin gelişmesine ve karşılaşması muhtemel risklere de açıkça işaret olunur. Bu konulara ilişkin yönetim kurulunun değerlendirmesi de raporda yer alır. Denetçi, yapılan denetimin türü, kapsamı, niteliği ve sonuçları hakkında, gereken açıklıkta, anlaşılır, basit bir dille yazılmış ve geçmiş yılla karşılaştırmalı olarak hazırlanmış, finansal tabloları konu alan bir rapor düzenler. Kök raporumuzda belirtildiği Hem anonim şirketler hem de şirketler topluluğu
bakımından, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun zorunlu asgari içeriği, ayrıntılı
olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen yönetmeliğe uygun olduğu,
Bağımsız denetim raporu da tüm şirket kayıtları incelenmek sureti ile hazırlandığı gibi
mevzuatın öngördüğü içeriğine uygun olarak hazırlanmıştır. Gündemin 2 maddesi bir karar
alınmamış müzakerede bulunulmuştur. Bu durumda anılan gündem maddesi bakımından iptal koşulunun oluşmadığı kanaati
oluştuğu..." tespitinde bulunulmuş, yapılan bu tespitin, dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime açık olduğu kabul edilmiş,
genel kurulda alınmış (2) numaralı karara ilişkin iptalini gerektirir yasal olmayan bir usule aykırılık bulunmadığından bu karar yönünden iptal isteminin reddine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davacılar olağan genel kurul toplantısında alınan 2019 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına dair (3) numaralı kararın iptali istemiş, aldırılan kök ve ek bilirkişi raporlarında bilirkişi kurulu; kararın esas sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırılık barındırmadığından iptal koşullarının oluşmadığı yönünde görüş bildirmiş ise de; davalı şirketin 2019 yılı bilanço ve kar zarar hesaplarında davalı şirketin bağlılık raporunda gösterilen ve ... Holding’den alınan 3.691.458 TL, ... ... A.Ş.’nden alınan 1.360.000 TL tutarında hizmete dair faturaların bulunup bulunmadığı, defterlerde kayıtlı olup olmadığı, alınan hizmetlerin ne olduğu, herhangi bir sözleşme veya yönetim kurulu kararına dayanıp dayanmadığı, yönetim kurulu üyelerine yapılan 10.261.674,03 TL ödemenin hangi döneme ilişkin olarak ve ne sebeple yapıldığı konusunda inceleme içermediği, davalı şirketin finansal tablolarındaki bilgilerin ilgili döneme ait iş ve işlem akışı gerçeğine uygun ve yeterince açık olmadığı, görüldüğünden, bilanço ve kar/zarar hesaplarının usulüne uygunluk ve dürüst resim ilkesine uygun olmadığı sonucuna varıldığından asıl ve birleşen davalarda genel kurulda alınmış olan (3) numaralı kararın iptaline karar verilmiştir.
İptali istenen asıl ve birleşen davaların konusu olan davalı şirketin 2020 yılında yapılan 2019 yılına ait olağünüstü genel kurulunda alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair (4) numaralı karar yönünden yapılan incelemede; TTK'nın 436. maddesi uyarınca pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.
Bilirkişi kurulu kök raporunda da; "...huzurdaki davada İptali talep
edilen 4. Gündem maddesi bakımından yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibrasında oy
kullanamayacakları da dikkate alındığında YK üyesi ...’ın ibra kararının alınmasına
etkili olduğu tartışmasız 1.028.509 oyu düşüldükten sonra geriye kalan oyların ibra
bakımından yeterli olmadığı diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmedikleri
anlaşılmaktadır. Dolayısıyla söz konusu ibra kararının kanuna aykırılık nedeniyle iptali
koşulu oluşmuştur..." tespitinde bulunulmuştur.
Şirket yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin 4 numaralı kararda, ortak ve yönetim kurulu başkanı ...'ın kendi ibrasında oy kullanmadığı, ancak diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullandığı, ...'ın oyu ile diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiği, TTK'nın 436/2. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri birbirlerinin ibrasında oydan yoksun olmalarına rağmen ...'ın diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanması ve kullanılan oylar hesaba katılmadığında ibra kararına ilişkin karar yeter sayısının oluşmayacağı, anılan kararın alınmayacağı anlaşılmakla kurucu-şekli nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırılık oluşturduğundan bu kararın iptaline karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davada davacılar, davalı şirketin 2019 yılına ait 2020 yılında yapılan olağanüstü genel kurulunda alınan (5) numaralı kararın iptalini istemiştir. Bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarında; "...Şirketle işlem ve rekabet yasağının amacı çıkar çatışması halinde şirketi korumaktır. Anılan yasaklar mutlak nitelikte olmayıp genel kurulun izni halinde yönetim kurulu üyeleri
bu yasaklardan muaf olurlar. Burada sorun yönetim kurulu üyesinin, ortaklıkla işlem
yapmasını ve rekabet etmesini mümkün kulan genel kurul kararına katılabilip katılamayacağı
ve kendi lehinde oy kullanabilip kullanamayacağıdır. Bilindiği üzere, şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma yasağı TTK’nun 395.maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasına göre
“Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına
herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir.
Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz.”
Her ne kadar kanunda yönetim kurulu üyesinin, ortaklıkla işlem yapmasını veya
rekabet etmesini mümkün kılan genel kurul oylamasına katılabilip katılamayacağı
konusu açıkça düzenlenmemişse de, konu öğretide tartışılmış ve olumsuz şekilde
cevaplandırılmıştır. şirketle işlem yapma ve rekabet yasağının kaldırılmasının yönetim
kurulu üyesini bir pay sahibi olarak ilgilendirmediğini, aksine buradaki menfaatin (pay sahipliği sıfatından doğmayan) özel nitelikteki bir menfaat olduğunu ve ilgili kişi ile
anonim şirketi karşı karşıya getirdiğini, genel kurulun verdiği izin kararına yönetim
kurulu üyesinin oyu ile katılamayacağının kabul edilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
(Ömer Teoman, Anonim Ortaklıkta Pay Sahibinin Oy Hakkından Yoksunluğu, İstanbul
1983, s. 109 vd.) Yargıtay da bu sorunun olumsuz cevaplanması gerektiğini yani üyelerin yasağı
kaldıran oylamada oydan yoksun olduklarını çeşitli kararlarında ortaya koymuştur.
6102 Sayılı TTK'nın 436/1. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri kendileri ile ilgili
rekabet yasağının kaldırılması oylamasında, anılan yetkinin verilmesine ilişkin karar ortak ile
şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu hali uygulanması gerektiği
açıklanmıştır. Ancak buradaki oy yoksunluğu yönetim kurulu üyesinin kendisi ile ilgili karara
ilişkin olup diğer üyelerin yasaklarının kaldırılmasında yönetim kurulu üyesi oy kullanabilir. Davalı Şirket Genel Kurulunda TTK md. 395, 396 daki izinlerin verilmesine ilişkin oylama
sonuçları aşağıdaki belirtilen pay oranları dikkate alınarak değerlendirildiğinde Yönetim
kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine dair TTK 395 ve 396 maddeleri
gereği müsaade edilmesine ilişkin oylamada 440.790 ret oyuna karşılık 1.028.509 evet oyla
yönetim kurulu üyelerinin işlem ve rekabet yasağı kaldırılmıştır. Ancak üyelerin kendi
yasaklarının kaldırılmasında oydan yoksunluk hali dikkate alındığında şirketteki pay dağılımı
doğrultusunda kendi yasakları ile sınırlı olarak oy yoksunluğu uygulanmalıdır. Bu durumda
şirket yönetim kurulu üyesi ve pay sahibi ... TTK md. 395 ve 396. Maddelerindeki
yasağın kaldırılmasına ilişkin oylamada kendi yasağının kaldırılmasında oy kullanamaz.
...’ın 1.028.509 oyu düşüldüğünde ret oyları daha fazla olduğundan bu karar
... bakımından iptal edilebilir niteliktedir. Buna karşın ... diğer üyeler ... İnşaat ve Ticaret AŞ ve ...
Üretim AŞnin işlem ve rekabet yasağının kaldırılmasında oydan yoksun olmayacağı için
bu iki üye bakımından alınan kararların iptal koşulu oluşmadığı..." görüş ve tespitinde bulunulmuştur.
TTK'nın 395. maddesiyle yönetim kurulu üyelerine anonim şirketle ticari işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı, 396. maddesiyle de şirketin işletme konusuna giren işlerde rekabet yapma yasağı getirilmiştir. Genel kurul, yönetim kurulu üyelerinin tamamı veya biri veyahut bir kaçı için bu yasakların kaldırılmasına izin verebilir. Ancak, TTK'nın 395 ve 396. maddeleri çerçevesinde alınan kararlarda, hakkında izin verilen yönetim kurulu üyesi oy kullanamayacağı gibi anılan kararlar, ortak ile şirket arasındaki şahsi bir iş niteliğinde bulunduğundan TTK'nın 436/1. maddesinde sayılan yakınların da bu kararların alınmasında oy kullanmaları mümkün değildir. (Bkz. Yargıtay 11. HD. █████/2017 T., █████████ E., █████████ K.)
Getirtilen ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; iptali istenen kararların tarihi itibariyle asıl ve birleşen dosya davalısı ... Üretim A.Ş'nin ortaklarının ... ve ...'tan oluştuğu, davalı ... Üretim A.Ş'nin yönetim kurulunda ... İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi ve ...A.Ş'nin bulunduğu, ...'ın ... İnşaat ve Ticaret A.Ş ve ...A.Ş'de ortak yönetici olduğu, ...'ın ...Üretim A.Ş'de █████/2022 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olduğu görülmüştür.
Yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin 5 numaralı kararda, ...'ın hem kendi hem de diğer sermaye şirketi yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullandığı, anılan bu kararda TTK'nın 436/1. maddesi uyarınca kendisi bakımından oydan yoksun olduğu ve karar yeter sayısı oluşmadığı, somut olayda, Yönetim Kurulu Başkanı ...'ın kendi yasağının kaldırılmasına ilişkin alınan kararda oy kullandığı, verdiği olumlu oylarla nisap sağlandığı, adı geçenin oy yoksunluğu haline göre kulanmış olduğu oylar dahil edilmediğinde kendisi yönünden bu kararın alınamayacağı; bu nedenle ...'a izin verilmesine ilişkin alınan kararın yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, alınan kararın Yönetim Kurulu Başkanı ... yönünden iptalinin gerektiği; diğer yönetim kurulu üyeleri ... İnşaat ve Ticaret A.Ş ve ...Üretim A.Ş'nin yönetim kurulu üyeleri sıfatıyla rekabet ve işlem yasaklarının kaldırılmasına ilişkin alınan kararda, ...'ın davalı ... Üretim A.Ş'nin yönetiminde yönetim kurulu üyeliği bulunan ... İnşaat ve Ticaret A.Ş ve ...A.Ş şirketlerinin de ortak ve yönetici olduğu, bu durumunda TTK.nın 436.madde gereğince oydan yoksunluğu gerektirdiği ve alınan kararın iptalini gerektirdiğinden davalı şirketin 2020 yılında yapılan 2019 yılı Olağan Genel Kurulunda alınan (5) numaralı kararın iptaline karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜ K Ü M
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Asıl davanın KABULÜNE,
2-Birleşen davanın KISMEN KABULÜNE,
a)Davalı ... Şirketi'nin █████/2020 tarihinde yapılan 2019 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 3, 4 ve 5 numaralı kararların İPTALİNE,
b)Birleşen dava yönünden fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Asıl dava yönünden alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 54,40-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 677,60-TL harcın davalıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,
4-Birleşen dava yönünden alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 54,40-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 677,60-TL harcın davalıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,
5-Birleşen davacı tarafça başlangıçta yatırılan peşin harç 54,40 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Asıl davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Birleşen davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp birleşen davacıya verilmesine,
8-Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
9-Asıl davada davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 54,40 peşin harç, 4.699,00 TL tebligat posta gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.807,80 TL'nin davalıdan alınıp asıl davacıya verilmesine,
10-Birleşen davada davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 4.550,00 TL tebligat posta gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.604,40TL'nin kabul ve red oranına göre 3.453,30 TL'sinin davalıdan alınıp birleşen davacıya verilmesine,
11-Asıl davada davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
12-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
u belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!