Anahtar kelimeler: Kumaşta Tavandan Islanmaya Islanması İşyerim Tıkanması Dokuma Akan Kumaşların Depoya

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararDAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026G. K. YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili tarafından İşyerim Paket Poliçesi ile sigortalanmış iş yeri hakkında, sigortalı tarafından su hasarı ihbar edilmiş olduğunu, sigortalı işyerinde meydana gelen zararların tazmini için müvekkili sigorta şirketi tarafından 2.308.073,80 TL tutarındaki hasar tazminatının 28.01.2025 tarihinde sigortalıya ödenmiş olduğunu, 17.12.2024 tarihinde depoya gelindiğinde tavandan geçen binaya ait atık su ana hattının tıkanması nedeniyle akan suların dokuma kumaşta ıslanmaya neden olduğunun anlaşıldığını, yoğun atık su ıslanması nedeni ile boya hataları da oluşan kumaşların ayrıştırılmış ve sovtaj düşülerek sigortalıya bırakılmış olduğunu, her ne kadar kumaşlar palet halinde istifli olsalar da atık suyun tavandan sirayet etmesi neticesinde hasarın önüne geçilememiş olduğunu, davalı malikin binanın verdiği zararlardan dolayı kusursuz sorumluluğu bulunmakla birlikte müspet durumda kusuru da bulunmakta olduğunu, konu olan hasarın müvekkili tarafından sigortalısına ödenmesi sebebi ile hasar ile ilgili dava ve talep haklarının müvekkili şirkete devredildiğini, sigortalının hasar ile ilgili dava ve talep haklarına müvekkili şirketin hem TTK md. 1472 uyarınca hem de temlik beyanıyla halef olduğunu belirtmişler ve de sonuç ve istem olarak da açıklanan sebepler ile rücuen tazminat alacakları olan 2.308.073,80 TL nin işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde; Meydana gelen bir hasar bulunmamakta olduğunu, meydana gelen bir hasar mevcutsa da bu hasarın bildiriminin binada bulunan gözetim personellerine veya taraflarına yapılmamış olduğunu, şirket olarak taraflarının meydana gelen hasarda kusuru bulunmadığı gibi meydana gelen hasarın varlığından şirketlerinin davacının taraflarına yazılı ihtar göndermesi ile haberdar olduğunu, hasar tespiti yapılırken taraflarının ve bina yönetiminin de bilgilendirilmemiş olduğunu, tespitin ne şekilde ve hangi şartlarda yapıldığı hakkında bilgi ve belgenin mevcut olmadığını, hasarın niteliğinin ide iş bu nedenle şaibeli olduğunu, sayılan tüm bu nedenlerle hasarın meydana gelmesinde sorumlulukları olmadığı gibi, meydana gelen hasarın, hasarın niteliği, hasarın tespiti, tek taraflı kötü niyetli olarak ve salt taraflarını zarara uğratmak maksadıyla yapıldığı için davacı tarafça talep edilen tazminat bedelinin hukuka aykırı olduğunu, davacının haksız davasının reddi gerektiğini belirtmişler ve de netice ve talep olarak da açıklanan sebepler ile davanın reddedilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; Müvekkili ...... Sigorta A.Ş. tarafından ...... poliçe numaralı █████/2024-2025 vade tarihli İşyerim Paket Poliçesi ile sigortalanmış işyeri hakkında, sigortalı tarafından su hasarı ihbar edildiğini, sigortalı işyerinde meydana gelen zararların tazmini içim müvekkili sigorta şirketi tarafından 2.308.073,80-TL tutarındaki hasar tazminatı 28.01.2025 tarihinde sigortalıya ödendiğini, bu ödeme eksper raporuna göre yapıldığını, eksper raporu yerleşik içtihatlara göre delil niteliğinde olduğunu, davalı malikin binanın verdiği zararlardan dolayı kusursuz sorumluluğu bulunmakla birlikte müspet durumda kusurunun da bulunmadığını, keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda haklılıklarının ortaya çıkacağını, dosyanın bilirkişiye tevdiine, her halükarda davanın kabulüne, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce davalı tarafa cevaba cevap dilekçesinin tebliğe çıkartıldığı, çıkartılan davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde ikinci cevap dilekçesi sunulmamıştır.Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve meydana gelen hasar sebebiyle davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, sorumluluğu var ise kusurunun ne oranda olduğu, davacının davalıdan tazminat talep edip edemeyeceği, talep edilmesinin tespiti halinde ne miktarda talep edebileceğinin tespiti konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup; bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacının sigortalısı .... Tekstil Tur. Otel. İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin ..... Mah. ....Blv. N:169 Bodrum Kat Esenyurt / İstanbul adresindeki deposunda 17.12.2024 tarihinde tavandan geçen, binaya ait ana hat atık su borusunun tıkanması nedeniyle akan pis suların sigortalıya ait depoya akması sonucu 15.529 mt boyalı dokuma kumaşın ıslanıp lekelenerek hasarlandığı ve 2.308.073,80 TL emtia hasarı oluştuğu, Davacı şirketin tazminat ödemesine ilişkin banka dekontunu ibraz etmesi gerektiği, 3. Sigortalının kiracı olarak bulunduğu binanın tamamının davalı tarafa ait olması halinde hasardan sorumluluğu olacağı, tapu kaydının celbi ile başkaca kat maliklerinin bulunduğunun anlaşılması halinde ise, her kat malikinin arsa payı oranınca hasardan sorumlu olacağı," şeklinde rapor düzenlenmiştir.Dava dilekçesi, davalı cevap dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;Dava, rücuen tazminat isteminden ibarettir.Dava konusu; dava dışı sigortalıya ait işyerine / depoya 17.12.2024 tarihinde tavandan geçen binaya ait atık su ana hattının tıkanmasından kaynaklı akan sular nedeniyle oluşan ve davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödenen zarar bedelinin, davalıdan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir.Dava dışı sigortalı ..... Teks. Tur. Otel İnş. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti.' ye ait işyeri, davacı şirket nezdinde █████/2024 - 24.07.2025 tarihleri arasında İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ile dahili su teminatı da dahil çeşitli risklere karşı teminat altına alınmıştır.Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun █████/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. █████/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.Davalı, hem kiraya veren hem de iş yerinin ve yine iş yerinin bulunduğu binanın tek maliki konumundadır. Davacı öncelikle kusursuz sorumluluk hükümlerine ve akabinde kusur sorumluluğu hükümlerine dayanmıştır. İş bu somut olayda, haklar yarışmaktadır.Davacının ilk talebi, Türk Borçlar Kanunu'nda kusursuz sorumluluğa ilişkin yapı malikinin sorumluluğu şeklinde 69. maddede düzenlenmiştir. Kusura ilişkin ikincil talepler ise kira ve kat mülkiyeti hükümlerine dayalıdır.Davacının ilk talebi dikkate alınarak, tarafların tacir olması ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması sebebiyle dava konusunun 6102 sayılı TTK' nın 4/1-a ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görev alanına girdiği kabul edilmiştir.6098 sayılı TBK 69. maddesinde “Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.” denilmektedir. Görüldüğü üzere kanun hükmü, bina ve yapı eserleri nedeniyle sorumluluğu, bunların yapım bozukluğu veya bakım eksikliğine dayandırmaktadır. Burada yasa koyucu, her geçen gün artan yapılaşma nedeniyle başkaların zarar görmesini engellemeyi amaçlamıştır. Bu sebeple, bu yapılar nedeniyle zarar tehlikesinin önlenmesi amacıyla yasa koyucu kusursuz sorumluluk ilkesini kabul etmiştir. "TBK'muz bu sorumluluğu "özen" ilkesine dayanan kusursuz sorumluluk halleri arasında saymıştır. Bina ve diğer yapı eseri sahibinin sorumluluğu bir kusursuz sorumluluk olduğundan, zarar gören kişinin, sorumlunun kusurunu kanıtlaması gerekmediği gibi, sorumlu kişi de kusursuzluğunu kanıtlayarak sorumluluktan kurtulamayacaktır. " (Ahmet M. Kılıçoğlu, Borçlar Hukuk Genel Hükümler, 23. Bası, Ankara 2019, S. 452-453) " Kusura dayanmayan sorumlulukta; sorumluluğu doğuran olay, zarar ve zararla söz konusu olay arasında bir illiyet bağı bulunması sorumluluğu doğurmak için yeterlidir (Tandoğan Halûk, Kusura Dayanmayan Sözleşme Dışı Sorumluluk Hukuku, Ankara 1981, s. 3-10; Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, Tekinay Borçlar Hukuku, Cilt I, Beşinci Bası, İstanbul 1985, s. 671). Yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir.Bu sorumlulukta zarar gören zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğunu ispatlamakla yükümlü ise de yapı malikinin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Zira TBK'nın 69. maddesine dayalı sorumluluk, kusursuz sorumluluk halidir. Bu nedenle yapı maliki ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2016 tarih ..... E. .... K. sayılı ilamında illiyet bağının varlığı ve kesilmesi "...İlliyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebilir. Mülga BK’nun 58. maddesi kapsamında sorumluluğun doğabilmesi için illiyet bağının kesilmemiş olması gerekir. Doktrindeki kabul edilen görüşe göre illiyet bağının kesilmesi olasılığı dar yorumlanmalıdır. Her üç neden açısından da, illiyet bağının kesildiği iddiası, sorumlu kişiler tarafından açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemelidir. Bu bakımdan sorumluluktan kurtulmak oldukça zorlaştırılmıştır (Erten Ali, Türk Borçlar Hukukuna Göre Bina ve İnşa Eseri Sahiplerinin Sorumluluğu, BK.58, Ankara 2000, s.230; Baş Ece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Açısından Bina ve Yapı Eserlerinden Doğan Sorumluluk, XII Levha Yayınları, s.113; Deschenaux Henri, Tercier Pierre, Sorumluluk Hukuku, Çeviren Salim Özdemir, Ankara 1983, s.37). İlliyet bağını kesen hallerden birinin varlığı veya zarara yapım bozukluğu veya bakım eksikliği dışında ve bunların bir katkısı olmaksızın mücbir sebepten üçüncü bir kişinin kusurundan kaynaklanan başka bir kazanın sebep olduğu kanıtlanmadığı takdirde ispat yükü yerine getirilmiş sayılır..." şeklinde açıklanmıştır.Somut uyuşmazlıkta, atık su ana hattının tıkanması neticesinde sigortalı iş yerinde dava konusu hasarın meydana geldiği ve söz konusu borunun bina içerisinde bulunduğu eksper raporu ve bilirkişi raporları ile sabittir. Bu bina içerisindeki borunun bakımından davalı sorumlu olup, davalı söz konusu atık su borusunun bakım, denetim ve muhafazasından kaynaklanan dava konusu zarardan kusursuz sorumludur.Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davalının eylemi ile meydana gelen hasar arasında illiyet bağı bulunduğu, davalının mülk sahibi olduğu, davalının TBK 69. maddesi uyarınca dava dışı sigortalının uğradığı zararı gidermekle yükümlü olduğu, zarar görenin ağır kusurunun bulunmadığı, yine üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin olmadığı mahkememizce anlaşılmıştır.Dosya kapsamına ve hukuka uygun olan hükme esas alınan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere, meydana gelen zarara ilişkin ödemenin kadri marufunda olduğu, bu sebeple hesaplamaya itibar edildiği, bu haliyle davacının rücu şartlarının oluştuğu değerlendirilmekle açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının davasının KABULÜ ile,-2.308.073,80-TL alacağın █████/2025 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 157.664,52-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 39.416,14-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 118.248,38-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,-Davacı tarafça sarf edilen toplam 40.119,04-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından sarf edilen tebligat, posta gideri ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 52.995,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)4-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 341.130,33-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-HMK' nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Başkan .....¸e-imzalıÜye ....¸e-imzalıÜye ....¸e-imzalıKatip ....¸e-imzalı