Anahtar kelimeler: Yeğeni Bam Müteveffa Müteveffanın Başkan Katip Menfi Kişiye Senedin Borcu

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
KARAR TARİHİ
: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin müteveffa ...'e borcu olmadığını, senedin bu kişiye verilmediğini, müteveffanın yeğeni ... tarafından tehdit ve cebir ile imzalattırıldığını, müvekkilinin müteveffaya günlük ihtiyaçlarında yardımcı olduğunu, fatura ödemeleri, market alışverişi gibi işleri yaptığını, yapılan ödemelerin karşılığının kendi hesabına gönderildiğini, tüm ödemelerin ...'ın talimatı doğrultusunda yine onun ihtiyaçlarına harcandığını, hatta bakıcının parasının dahi bu şekilde ödendiğini, banka üzerinden gönderilen ödemelerin 9.225 TL olduğunu, 1.500 TL'sinin bakıcıya verildiğini, 1.750 TL'nin geri havale edildiğini, kalan ödemelerde taksit ödemesi yazdığını, bu sebeple müvekkilinin ...'a borcu bulunmadığını, senet lehdarı ... yoğun bakımda ve koma halindeyken kendisinin hastaneye çağrıldığını, burada ... ismindeki yeğeni tarafından müvekkilinin evini basacağı, namusuna iftira atacağı, kızını ve damadını işten attıracağı şeklinde tehditlerle senedi imzalattırdığını, müvekkilinin panik atak ve anksiyete rahatsızlığı bulunduğunu, tehditler nedeniyle müvekkilinin atak geçirdiğini, atak esnasında senedin imzalattırıldığını, senet lehdarının imza tarihinde yoğun bakımda olduğunu, bilinci kapalı olduğundan senetten haberi olmadığını, zaten yoğun bakımda bulunan ve hayat mücadelesi veren bir kişinin senet düzenlemeyi düşünemeyeceğini, dinlenen tanığın müvekkiline ... tarafından boş senede imza attırıldığının beyan edildiğini, senedin sonradan doldurulduğunun sabit olduğunu, senet üzerindeki imza incelense ellerin titreyerek imzalandığının tespit edilebileceğini, senet cebir ve tehdit ile imzalattırılmış olmasa bile müvekkilinin ...'e borcu olmadığının ispatlandığını, borcu olmayan bir kişinin bu bedelli bir senede imza atmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, ayrıca tanık tarafından senedin banka hesaplarında gönderilen paralara ilişkin teminat senedi olarak verildiğinin belirtildiğini, teminat senetleri hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılamayacağını, borcun bulunup bulunmadığının yargılamayı gerektirdiğini, boş senedin sonradan doldurulduğu iddiaları hakkında mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını
ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde;"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
6098 sayılı Kanununun 50. maddesinde;"Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "İspat yükü" kenar başlıklı 190/1. maddesinde;"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun "İspat yükü" kenar başlıklı 6. maddesinde;"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."
6098 sayılı TBK'nun 50. maddesi, 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi ve 4721 sayılı TMK’nın 6. maddesi gereğince davada ispat yükü davacı taraf üzerinde olup; davaya konu senedin, dava dışı ... tarafından cebir ve tehdit ile imzalattırıldığının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği açıktır.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, dava konusu senedin sebepten mücerret borç ilişkisi içeren kambiyo senedi olması karşısında senedin cebir ve tehdit ile imzalattırıldığının, veya senedin teminat senedi olarak verildiği ve davalıların fikir ve eylem birliği içerisinde davacıyı zarara uğratmak için teminat senedini hukuka aykırı olarak doldurarak davacı zararına işlemler yaptıklarının ispatlanamamış olmasına, dinlenen tanık beyanının bu iddiaları ispata yeter olmadığına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davacı tarafın istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 732TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.000TL'nin mahsubu ile fazla alınan 1.268TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine,
3)İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4)Temyizi kabil olan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3.maddesi gereğince;Dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!