Anahtar kelimeler: Payla Evlatları Ölümüyle Paylarla Kök İlgisinin Muris Adlarına Murisi Beri

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Kadastro Komisyon Kararı uyarınca, ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 1 07... , 1 35... , 1 35... , 1 51... , 1 51... , 1 51... ve 1 51... parsel sayılı taşınmazlar, kök muris ... ...'ın malı olup ölümüyle mirasçılarına kaldığından bahisle eşit paylarla ... evlatları ..., ... ve ... adlarına tespit ve tescil edilmiştir.Davacılar; dava konusu 1 07... , 1 35... ve 9; 1 51... , 18, 20... parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon kararı ile kök muris ... ...'dan geldiği belirtilerek 1/3'er payla ... çocukları ..., ... ve ... (davalıların murisi) adına tespit ve tescil edildiğini, oysa taşınmazların kök muris ...'le bir ilgisinin olmadığını, eski tapu kayıtları ve satın alma yoluyla taşınmazların 1939 yılından beri mirasbırakanları ... ve ... tarafından malik sıfatıyla kullanıldığını, ... ve ...'in ölümünden sonra da taşınmazların kendilerine kaldığını, davalıların mirasbırakanı ...'nin taşınmazlarda hakkının bulunmadığını ileri sürerek davalı ... adına kayıtlı payların tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.Davalı ...; mirasbırakan annesi ...’ın dava konusu taşınmazlarda hakkının bulunmadığını, açılan davaya bir itirazının olmadığını belirtmiştir.Davalı ... davaya cevap vermemiş, duruşmada dava konusu taşınmazların kök mirasbırakan ... ...'a ait olduğunu, mirasbırakanları ...'nin de taşınmazda miras hakkı olduğunu, ancak yöredeki gelenek sebebiyle taşınmazların kök murisin erkek çocukları ... ve ... tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.Mahkemece, davacılara verilen kesin süre içerisinde terekeye temsilci atanmadığı ve davacıların diğer mirasçıların davaya muvafakatlerini sağlamadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; "... 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, terekeye ait olduğu iddia edilen bir taşınmazın mirasçılar dışında üçüncü bir kişi adına tescil edilmiş olması durumunda taşınmazın terekeye döndürülmesi amacıyla tüm mirasçılar adına tescil istemiyle dava açılması halinde, dava açan mirasçıların dışında diğer mirasçıların muvafakati, olmadığı takdirde terekeye temsilci atanması suretiyle davaya devam edilmesi gerekir. Ancak bu kuralın mirasçılar arasında paya yönelik davalarda uygulanması, elbirliği mülkiyetinde mirasçıların birbirlerine karşı miras paylarına yönelik dava açmalarını engelleyen yasal bir düzenleme bulunmaması nedeniyle mümkün değildir. Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın esasına girilip iddia ve savunmalar doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak bir hüküm kurulması gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu..." gerekçesiyle karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, keşifte uygulanan 15.07.1978 tarihli köy satış senedi, 24.01.1939 tarihli 5 sıra nolu tapu kaydı ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazların zilyetlik ve satın alma yoluyla davacıların mirasbırakanları ... ve ... tarafından edinildiği ve sonrasında davacılara kaldığı, taşınmazların kök muris ... ...'dan gelmediği, davalıların mirasbırakanı ...'ın taşınmazlarda miras hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazlarda davalıların murisi ... adına kayıtlı olan 1/3 payın iptali ile davacıların kendi aralarında kabul ettikleri taksimata bağlı kalınarak davacılar adına tesciline karar verilmiştir.Mahkeme kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle davacı ...'in dava konusu taşınmazlar hakkında terekeye iade istekli olarak daha önce davalı ...'e karşı Kadastro Mahkemesinde açtığı tespite itiraz davasından feragat etmesinin, anılan dava terekeye iade istekli olarak açıldığından, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip oldukları ve mirasçılardan birinin feragatinin sonuç doğurmayacağı, kararın davacı ... yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği anlaşılmakla yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 4.805,74 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın Kiğı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.