Anahtar kelimeler: Satılacağının Binadaki Hisseye Karın Gecekonduların Yıkılması İnşa Satışlardan Hisseleri Bina
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili davacı, dava dışı ... ve davalı şirket arasında 6413 parsel sayılı taşınmazda bulunan gecekonduların yıkılması ve yerine bina inşa edilmesi için imzalanan 02.03.2010 tarihli ortaklık sözleşmesiyle; davalı şirketin %30, davacının %40 ve dava dışı ...'ın %30 oranında hisseye sahip olduklarının, yapılan binadaki tüm bağımsız bölümlerin satılacağının, masrafların satışlardan elde edilen gelirle karşılanacağının ve elde edilen kârın hisseleri oranında ortaklar arasında paylaştırılacağının, ortaklığın parasal tüm işlemlerinin davalı şirket tarafından yerine getirileceğinin, tarafların sözleşmeden doğan sorumluluklarını yerine getirmemeleri durumunda sorumluluktan kaçan ortağın diğer ortaklara 300.000,00 TL tazminat ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme uyarınca inşa edilen binada bulunan 10 dairenin ile 2 adet işyerinin adına tescil edilen davalı şirket tarafından üçüncü kişilere satıldığını, son daire 25.09.2012 tarihinde satılmış olmasına ve aradan yaklaşık 1 yıl geçmiş olmasına rağmen davacıya kâr payı ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 50.000,00 TL kâr payı ile 300.000,00 TL cezai şart alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; 02.03.2010 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin (5.) maddesinde inşaatın yapımı ile ilgili tüm yükümlülüklerin ortaklar tarafından müşterek ve müteselsilen yerine getirileceği düzenlenmesine rağmen davacının hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, inşaat ile ilgili malzeme, işçilik ve diğer yapım giderlerinin tamamının davalı şirket tarafından karşılandığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmasına rağmen ortaklıktan avans mahiyetinde nakit para ile oğlu adına tescil ettirdiği bir daire aldığını, sözleşmeye konu inşaatın iskan ruhsatının alınmamış olması nedeniyle halen bitirilemediğini, bu nedenle henüz maliyet ve kâr hesabı yapılamadığını, ayrıca davalı şirketin sözleşme şartlarını ihlal eden herhangi bir davranışı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen 24.02.2016 tarihli kararla; taraflarca imzalanan sözleşmenin (11.) maddesinde; inşaatın bitmesinden sonra yapılan tüm masrafların ve davalı şirket dışındaki ortakların aylık kira bedellerinin inşaatın satışından elde edilecek gelirden düşüldükten sonra, kalan paranın ortaklar arasında sözleşmede belirtilen hisse oranında paylaştırılacağının düzenlendiği, davalının sözleşme gereğince inşaatı fiziki olarak tamamladığı, ancak binanın inşaat projesine uygun olarak yapılmaması nedeniyle kullanma izninin alınmadığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 31. maddesi gereğince inşaatın bitme gününün kullanma izninin verildiği tarih olduğu, sözleşmeye konu inşaatın kullanma izninin alınmaması ve hukuken tamamlanmamış olması nedeniyle alacağın muaccel hale gelmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairenin 27.03.2018 tarihli ilamıyla; 02.03.2010 tarihli sözleşme ile taraflar ve dava dışı ... arasında 6413 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan binaların yıkılması, yerine inşa edilecek binadaki tüm bağımsız bölümlerin satılması, yapım giderlerinin satışlardan elde edilen gelirle karşılanması ve kârın ortaklar arasında hisseleri oranında paylaştırılması amacıyla inşaat adi ortaklığı kurulduğu, sözleşme tarihinde 6413 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapuya tescil edildiği, akabinde taşınmaz üzerinde binanın inşa edildiği, kat irtifakı kurulan binadaki tüm bağımsız bölümlerin satıldığı, yapılan keşfe katılan bilirkişiler tarafından hazırlanan rapor içeriğinden binadaki işyeri ve mesken niteliğindeki bağımsız bölümlerde oturulmakta olduğunun anlaşıldığı, bu doğrultuda 02.03.2010 tarihli sözleşmeyle kurulan ortaklığın ortaklık konusu işlerin tamamlanmasıyla, diğer bir anlatımla inşa edilen binadaki son bağımsız bölümün 25.09.2012 tarihinde satılmasıyla sona erdiği, böylece ortaklık ilişkisi tasfiye aşamasına girdiğinden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 644. maddesi uyarınca tasfiyenin, yönetici olmayan ortaklarda dahil olmak üzere, bütün ortakların elbirliği ile yapılması gerektiği, Mahkemece sözleşmede öngörülen amacın gerçekleşmesi nedeniyle 25.09.2012 tarihinde sona erdiği gözetilerek, öncelikle dava dışı ortağın davaya dahil edilmesi için davacı tarafa mehil verilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması, sonrasında ise davanın esasına girilerek cezai şart alacağının ve ortaklığın tasfiyesi isteminin incelenmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle, karar bozulmuştur.
2.Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı ortağın davaya dahil edildiği, tasfiye hususunda alınan bilirkişi raporu ile adi ortaklık bilançosunun hazırlandığı, ek rapordaki hesaplamalara itibar edilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile131.761,83 TL'nin son daire satışı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile dahili davacılara miras payı oranında verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 300.000,00 TL'nin son daire satışı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile dahili davacılara miras payı oranında verilmesine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; taraflar arasında geçerli bir adi ortaklık ilişkisi bulunmadığını, davacının ilişkiye sermayesi yahut emeğiyle katkı sunmadığını, davacının talep hakkının bulunmadığını, katkı olmaksızın kâr talep edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi dürüstlük kuralınada aykırı bulduğunu, davacının sebepsiz zenginleştiğini, inşaatın tamamlanmadığını ve tasfiye koşullarının oluşmadığını, yalnızca birtakım resmi işlemleri takip eden davacının oğlu adına tescil edilen daire ile fiilen alacağını tahsil ettiğini, muvazaalı satışlar yoluyla usulsüz alacak talebi yaratıldığını, bilirkişi raporlarına ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, bilanço hesabının hatalı yapıldığını, cezai şart koşullarının oluşmadığını, varsayımsal değerlendirmeler yapıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklı tasfiye ve cezai şart alacağı istemlerine ilişkindir.
Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verildiği, hükme esas alınan raporların denetime elverişli bulunduğu, 6413 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan binaların yıkılması, yerine inşa edilecek binadaki tüm bağımsız bölümlerin satılması, yapım giderlerinin satışlardan elde edilen gelirle karşılanması ve kârın ortaklar arasında hisseleri oranında paylaştırılması amacıyla imzalanan 02.03.2010 tarihli inşaat adi ortaklık sözleşmesinin, inşa edilen binadaki son bağımsız bölümün 25.09.2012 tarihinde satışı ile sona erdiği ve bu kapsamda davacı lehine kâr payı ve cezai şart alacağına hükmedilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,26.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!