Anahtar kelimeler: İdava Bulvarı Kredili Nihayetinde Hasıl Esnaf Kredilerden Kredisi Muaccel Ödemediğini

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:I.DAVA
:Davacı vekili; Davalı borçlu----- Bulvarı Şubesi'nden █████/2020 Tarihinde 60.000-TL tutarında Esnaf Destek Kredisi kullanmış olup, kredi borcunu sözleşmede ödemesi belirtilen şekilde gerektiği gibi ve zamanında ödemesi gerekirken, müvekkil --- Şirketi'ne karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden borçları muaccel olup, daha sonraki kredi borçlarını da ödemediğini, Bu nedenle, ----- Şirketi adına vekaleten ilamsız icra takibi başlatma zorunluluğu hasıl olduğunu, Kredi sözleşme/leri ve eklerine ait ödenmeyen asıl alacak bedeli olan 55.373,87-TL ile tarafımızca ilamsız takip başlatılan █████/2023 tarihi itibarıyla işlemiş faiz ve faizin %5 gider vergisi 38.942,59-TL olarak hesaplanarak, toplam 92.546,34-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun kredi çerçeve sözleşmesinde 60.000-TL Tutarında Esnaf Destek Kredisi kullanmış olduğu, kredi kullanan borçlunun borcunu gerektiği gibi ve zamanında ödememesi halinde %42 Faiz uygulanacağı açıkça kredi sözleşmesinde belirtilmekte olup, bizzat borçlu tarafından işbu kredi sözleşmesi imzalanmış olmakla, sözleşmede yazılı bütün şartların kabul edildiğini, Davalı borçlu tarafından ---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, Davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.ll. CEVAP
:Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.lll.İNCELEME ve GEREKÇE
:Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyasının tetkikinde;Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 92.546,34 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davacı banka ile davalı arasında 14.04.2020 tarihinde 60.000,00 TL bedelli kredi çerçeve sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda 14.04.2020 tarihinde 25.000,00 TL ana paralı kredinin kullandırıldığı, kredinin ödeme planına uyulmaması üzerine takip öncesi ihtar çekilmeden dava konusu takibin yapıldığı anlaşılmıştır.Kredi sözleşmesinde, banka kayıtları yönünden delil sözleşmesi niteliğinde düzenleme mevcut olduğu, bu düzenleme kapsamında taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından, mahkememizce banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır.Takip öncesi temerrüt olmadığından, temerrüdün takip ile gerçekleştiği kabul edilmiştir. Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı; 21.794,71 TL asıl alacak, 12.591,31 TL işlemiş faiz, 629,57 TL BSMV olmak üzere toplam 35.015,59 TL olarak hesaplanmıştır.Davacı bankaca davalı yana kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine dava konusu takibin yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin HMK madde 193 doğrultusunda düzenlenen delil sözleşmesi hükümleri kapsamında davacı bankanın kayıtları üzerinde HMK madde 266 kapsamında bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme nihayetinde davacı bankanın takip tarihi itibari ile 35.015,59 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, davanın kısmen kabulüne davalının takibe itirazının yukarıda belirtilen miktar yönünden iptaline karar verilmiştir.Davaya konu alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, bu durumda alacağa işletilecek akdi ve temerrüt faizinin hesabında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine oranla özel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 8.maddesinin nazara alınması suretiyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında belirlenmesi gerektiği, anılan maddede "Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir" düzenlemesine yer verilmiş olmasına göre somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 88 ve 120 nci maddesi uygulanmayarak sözleşme hükümleri kapsamında belirlenen akdi faiz oranı ile bilirkişice tespit edilen temerrüt faizi oranı hükme esas alınmıştır.Davacı vekili rapora itiraz dilekçesinde, kredi çerçeve sözleşmesinin 60.000,00 TL olduğu ancak bilirkişice hesaplamada 25.000,00 TL esas alındığı itirazında bulunmuştur. Bilindiği üzere genel kredi sözleşmesi mevzuatımızda düzenlenmemiştir. Genel kredi sözleşmesine uygulamada kredi çerçeve sözleşmesi de denilmektedir. Genel kredi sözleşmesi içinde, kredi, ödünç para, kefalet, ipotek gibi birçok şeyi kapsayan karma nitelikteki bir sözleşmedir. Uygulamada bankaca önceden matbu olarak düzenlenmiş olan bu genel kredi sözleşmeleriyle kişilere nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırılmaktadır. Bu çerçeve kredi sözleşmesinde belirlenen tutar kadar, bankaca kredi kullanan kişilere müteaddit krediler kullandırmaktadır. Genel kredi sözleşmesi, bankanın ileride müşterilerine kullandıracağı tüm kredilerin şartlarını ve çerçevesini belirleme özelliği taşır. Bu kapsamda kredi çerçeve sözleşmesinin limiti ile kullandırılan kredilerin limiti arasında fark olduğu, bilirkişice kullandırılan kredi üzerinden hesaplama yapılması yerinde olduğundan itirazın yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Davacı yan, dava dilekçesi ile itirazın iptali yanında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay ---- Dava konusu alacak genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğundan davacı yararına İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay ---HD, ----Bu kapsamda, dava, kredi alacağının tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmasına göre İİK'nın 67/2. maddesi gereği davalı yanın haksız itirazından dolayı davacı yararına, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.IV.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KISMEN KABULÜNE;1-Davalının --- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ----sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 82,50 oranında temerrüt faizi ve işleyecek işbu faize %5'i oranında BSMV işletilmek suretiyle,21.794,71 TL asıl alacak,12.591,31 TL işlemiş faiz,629,57 TL BSMV olmak üzere toplam 35.015,59 TL üzerinden takibin devamına,2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.391,91 TL harçtan peşin alınan 1.580,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 811,44 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 35.015,59 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yatırılan 2.195,87 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından yatırılan 9.006,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.407,49 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,8-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,10-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%62,16) ve kabul (%37,84) oranına göre hesaplanan 1.740,44 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 2.859,56 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.