Anahtar kelimeler: Büyüdüğünü Kodlu Hızla Kalite Satımdan Beton Sektöründe Cari Tercih Çevre

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2019Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan █████/2019 tarihli açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yaklaşık on yıl önce kurulduktan sonra hızla büyüdüğünü, hazır beton ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılar hale geldiğini, yine müvekkili şirketin tüm hazır beton tesisleri G Uygunluk Belgeleri ile belgelendirildiğini ayrıca ... Kalite Yönetim Sistemi, ...Çevre Yönetim Sistemi ve ... İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi Belgeleri'ne sahip olmasının da müvekkili şirketi sektöründe tercih edilir hale getirdiğini, müvekkili şirketin ... ile de ticari faaliyetleri kapsamında cari hesap ilişkileri mevcut olduğunu, █████/2018 başlangıç tarihli ve █████/2019 başlangıç tarihli... cari kodlu hesaplar uyarınca müvekkil şirketin davalı borçludan her türlü fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız ile faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakları saklı kalmıak kaydıyla, toplam 6.647,44-TL alacağının bulunduğunu, müvekkil şirket ile davalı borçlu şirket arasındaki ticari alım satım ilişkisinden kaynaklı cari hesap ilikisi çerçevesinde düzenlenen sevk irsaliyeleri ve faturaları da mevcut olup muaccel hale gelmiş olan ancak ödenmeyen borçların tahsili amacıyla, tarafımızca, İzmir .. İcra Müdürlüğü'nün... Esas numaralı icra takip dosyası ile takibin başlatıldığını, takip çıkış miktarının 6.647,44-TL olduğunu, ödeme emrinin borçlu tarafa █████/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu tarafın █████/2019 tarihinde başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, tüm bu açıklanan sebeplerle davalının haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazlarının iptali, İzmir.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibin devamına ve takibe konu alacağın likit olması hususları da göz önünde bulundurulduğunda %20'den aşağı olmamamk üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.DELİLLER
:1-█████/2018 başlangıç tarihli ve █████/2019 başlangıç tarihli... cari kodlu hesaplar,2-İzmir ... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyası,3-Davalı ...'e ait Ege Vergi Dairesi tarafından mahkememize gönderilen vergi sicil kayıtları.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamındaki alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazlarının iptali, İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ...'in cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yine taraflar arasındaki ticari alım satım işlemleri kapsamında düzenlenen cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine süresinde yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Cari hesap 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 89. maddesinde; ''İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir.Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.'' şeklinde düzenlenmiştir.Ticaret mahkemelerinin görevi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girdiği █████/2011 tarihinden sonra █████/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. İstisnai olarak 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/4. maddesi gereğince, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde, asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez.Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup, bu maddeye göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962. ilâ 969. maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202. ve 203., rekabet yasağına ilişkin 444. ve 447., yayın sözleşmesine dair 487. ilâ 501., kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515. ilâ 519., komisyon sözleşmesine ilişkin 532. ilâ 545., ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547. ilâ 554., havale hakkındaki 555. ilâ 560., saklama sözleşmelerini düzenleyen 561. ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu düzenlemeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent hâlinde sayılan davalardan olması gerekir.Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen cari hesap ilişkisine dayanılarak mahkememizde ikame edilen iş bu dava açısından mahkememizin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi çerçevesinde davalı...'in tacir olup olmadığı, ticari işletmesinin bulunmadığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığının belirlenmesi önem teşkil etmekte olup, bu çerçevede mahkememizce İzmir Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye Ege Dairesi tarafından verilen müzekkere cevabında yer alan vergi sicil kayıtlarından anlaşıldığı üzere davalının son olarak █████/2002 tarihinde faaliyetine başladığı ve █████/2002 tarihinde işini terk ettiği, bu nedenle davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin ve davalının ticari işletmesinin bulunup bulunmadığının tespitinin yapılamadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ticari işletmesiyle alakalı olup olmadığının belirlenemediği gibi ayrıca davalının █████/2019 tarihli duruşmada alınan beyanında tacir olmadığını, herhangi bir ticari işletmesinin bulunmadığını, davacı taraftan herhangi bir malzeme almadığını, ağabeyi olan ...'in yine gayri resmi olarak...e ait olan ancak tapusu kendi adına kayıtlı olan taşınmaz üzerine ev yapmak istemesi neticesinde davacı şirketten satın aldığı malzemelere ilişkin olarak davacı şirkete herhangi bir borcum bulunmadığını, sadece taşınmazın tapusunun kendi adına kayıtlı olması nedeniyle kimliğini verdiğini belirttiği anlaşılmaktadır.Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin █████/2019 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında aynen; ''...Dosya kapsamında, her ne kadar davacı tacir ise de, davalının gerçek kişi olduğu ve tacir olmadığı ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, takibinin cari hesap extresine dayalı ilamsız takip olmasına göre uyuşmazlığın, asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir...'' denilerek davalının tacir vasfının bulunmaması durumunda taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunsa dahi görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu belirtilmiştir.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesi'nin █████/2017 tarih ve ... Karar sayılı ilamında da aynen; ''....uyuşmazlık konusu davalı şirkete ait taşınmazlardaki kaba, ince sıva, alçı sıva ve şap dökülmesi işinin davalı şirketin ticari işletmesi ile ilgili olduğu hususunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Ancak davacı gerçek kişi olup, işletmesinin ticari işletme vasfında olup olmadığının ve bu itibarla davacının tacir sayılıp sayılmayacağının tespiti için 6102 Sayılı TTK'nın 11. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Konak Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne Dairemizce yazılan yazıya verilen yanıtta, davacının bina inşaatı yapımı ve sıva işi faaliyetini █████/2010 tarihinde terk ettiği, bu nedenle bu belirlemelerin yapılamadığı bildirilmekle, davacının işletmesinin ticari işletme vasfında olduğunun tespiti yapılamadığından, davacının işletmesinin ticari işletme olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.Hal böyle olunca, eldeki davaya bakma görevi 6100 HMK'nın 2.maddesi uyarınca Asliye Hukuk mahkemesine ait olup mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkelere uygun değerlendirme yapılarak davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken görevsiz mahkemece davanın görülerek sonuçlandırılmış olması nedeniyle davacı avukatının istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin HMK'nın 355/(1) ve 353/(1)-a-3 maddeleri doğrultusunda kabulü ile; İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2016 tarih ve ...kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." ibarelerine yer verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesinde; ''Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.'' hükmü düzenlenmiştir.Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir.Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005).6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesinde; ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde düzenlenen arabulucuya başvuru dava şartı bu madde kapsamına girmektedir.Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır.Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, █████/2018 tarihli ve █████/2019 tarihli ... cari hesap kodlu hesap tablosu, İzmir... İcra Dairesi'nin...ayılı dosyası, davalı ...'e ait vergi sicil kayıtları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen █████/2018 tarihli ve █████/2019 tarihli... cari kodlu hesap uyarınca davacı şirketin davalı borçludan her türlü fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız ile faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakları saklı kalmak kaydıyla toplamda 6.647,44-TL alacağının bulunduğunu, iş bu alacağın tahsili amacıyla davacı şirketin İzmir ... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibine davalının süresinde yapmış olduğu itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ettiği, davalı ...'in Ege Vergi Dairesi kayıtlarında yer alan vergi sicil kayıtlarından anlaşıldığı üzere davalının son olarak █████/2002 tarihi itibariyle işini terk ettiği, bu nedenle davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin ve davalının ticari işletmesinin bulunup bulunmadığının tespitinin yapılamadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ticari işletmesiyle alakalı olup olmadığının belirlenemediği, ayrıca davalının █████/2019 tarihli duruşmada tacir olmadığını, herhangi bir ticari işletmesinin bulunmadığını, davacı taraftan herhangi bir malzeme almadığını, ağabeyi olan ...'in yine gayri resmi olarak... ait olan ancak tapusu kendi adına kayıtlı olan taşınmaz üzerine ev yapmak istemesi neticesinde davacı şirketten satın aldığı malzemelere ilişkin olarak davacı şirkete herhangi bir borcum bulunmadığını, sadece taşınmazın tapusunun kendi adına kayıtlı olması nedeniyle kimliğini verdiğini beyan ettiği, belirtilen çerçevede taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari olduğundan bahsedilemeyeceği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlendiği üzere dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunması durumunda asliye hukuk mahkemesi olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Açılan davanın USULDEN REDDİ İLE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20.maddesi gereğince, tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (taraf vekillerine ihtar edildi.)3-Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,Dair, davacı vekilinin, davalı asil ve davalı vekili olduğunu beyan eden Av....n yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2019Katip ...E- imzalıdırHakim ...E- imzalıdır