Anahtar kelimeler: Fasılasız Nizasız Gaiplik Kütüğünden Parselde Beri Yıldan Malik Bakırköy İli

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 16. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin .... ili, ... ilçesi, 7 68... parselde kayıtlı 157 m² yüzölçümündeki arsa niteliğinde taşınmazı 25 yıldan beri nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla kullandığını, bu nedenle tapu kütüğünden sahibi anlaşılamayan veya sahibi hakkında 20 yıl önce gaiplik kararı verilen taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713. maddesi gereğince tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kayıt malikinin gaipliğine karar verildiğine ilişkin ilâm veya bilgi bulunmadığı, taşınmaza ait kadastro tutanaklarının incelenmesinde malikin adının ... .... olduğunun tespit edildiği, varisleri olarak imzaları bulunan......... ve .......... isimli kişilerin tutanağa geçen beyanları ile taşınmazın ... kızı ... ... malı olduğunu, şahsın ölmüş olduğunu bildirdikleri anlaşılmakla, kayıt malikinin kim olduğuna yarar bilgilerin tapu kütüğünde mevcut olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazın maliki hakkında gaiplik ve bilinmeme hukuksal sebeplerine dayalı olarak tapu iptali ve tescil istemi ile hasımsız olarak eldeki davanın açıldığı, yargılama aşamasında ölü kayıt maliki ...'nın bir kısım mirasçılarının davaya dâhil edildiği anlaşılmakta ise de, hasımsız dava açılamayacağı ve sonradan kayıt malikinin mirasçılarının davaya dâhili sureti ile taraf gösterilmesinin de bu eksikliği gidermeyeceği, kaldı ki dayanılan dava sebepleri uyarınca kayıt maliki yönünden gaiplik kararı bulunmadığı gibi, kayıt malikinin bilinen kişilerden olduğu da açık olmakla davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, her ne kadar davacı tarafça istinaf dilekçesinde ölüm sebebinden bahsedilmiş ise de, yargılama aşamasında ileri sürülmeyen sebebe istinaf aşamasında dayanılması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolduğunu, mahkemenin olağanüstü zamanaşımının hangi tarihte dolduğunu tespit ederken hataya düştüğünü, somut uyuşmazlıkta eski Medeni Kanununun 639. maddesinin uygulanması gerektiğini, ihtilafın çözümünde karşı yan beyanlarından olan "... ...." mirasçıları olduğunu iddia eden kişilerin dikkate alınmaması gerektiğini, zira davalı yanın cevap dilekçesi vermediğini, davalılar dışında bazı kimselerin de asıl mirasçıların kendileri olduğu iddiası ile dava açtığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde yer alan tapu kütüğünden malikinin kim olduğu anlaşılamayan ve gaip kişi olması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.