Anahtar kelimeler: Gelinerek Esenyurtistanbul Dükkana Mukim Halihazırda Taşındığını Dükkanı Örnek Mah Faturasının

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU
: Alacak
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, halihazırda işletmekte olduğu Örnek Mah. .... Sk. No:... Esenyurt/İSTANBUL adresinde mukim taşınmaza 10.03.2023 tarihinde taşındığını ve bu tarihten itibaren söz konusu adresteki dükkanı kullandığını, davalı kurum tarafından müvekkilinin işletmekte olduğu dükkana gelinerek kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile 11.08.2022 ile 11.08.2023 tarihlerini kapsayan 158.333,95 TL tutarında bir ceza faturasının kesildiğini, akabinde müvekkilinin elektrik hizmeti alabilmek için bu faturayı ödemek zorunda kaldığını, ancak müvekkilinin söz konusu kaçak elektrik kullanımına dair herhangi bir bilgisi bulunmamakla beraber kesilen ceza, kendisinin dükkanı kullanmaya başladığı tarihten önceki dönemi de ihtiva ettiğini, müvekkilin bu dükkanı 10.03.2023 tarihinden itibaren 7 ay öncesini kapsayacak şekilde tanzim edildiğini, yani kaçak olduğu ihtimalinde dahi 12 aylık faturanın 5 aylık döneminin müvekkiline ait olduğunu, her ne kadar tanzim edilen faturada bir yıllık kaçak kullanım bedeli müvekkiline yansıtılmışsa ve müvekkilinin hukuki olarak kullanımı fazla görünmekte ise de müvekkilinin fiili kullanımının bu tarihler arasında olmadığını, bu hususta müvekkilinin dava konusu taşınmazı kullanma taşınma tarihini göstermesi açısından taşınmaza ilişkin kira sözleşmesi, internet aboneliği başlangıç tarihine ilişkin mesaj ve dükkana ait ruhsatın ekte sunulduğunu, tüm bu deliller “müvekkilinin dükkanı kullanmaya başladığı tarihi açık bir şekilde gösterdiğini, mahkemece dinlenmesi uygun görüldüğü takdirde bu husus tanık anlatımlarıyla da ortaya konacağını, davalı kurumun faturayı kesene kadar müvekkilinin kullandığı dükkandaki elektriğin kaçak olduğunu asla bilmediğini, zira kendisi taşınmaza bu fatura tanzim edilmeden sadece birkaç ay önce taşınmış olup taşınmazın sahibiyle yapılan görüşmelerde ise mal sahibi müvekkiline faturayı birkaç ay kendisinin ödeyeceğini ifade ettiğini, müvekkilinin de bunun üzerine elektrik sayımını yapan sayacı inceleme ihtiyacı hissetmediğini, dolayısıyla müvekkilinin kaçak elektrik kullanımından kesilen fatura ile haberdar olduğunu, zaten fatura kesilir kesilmez davalı kuruma başvurarak itirazını yazılı bir şekilde sunduğunu, ancak müvekkilinin itirazlarının davalı tarafından değerlendirmeye bile alınmadığını, bunun yanı sıra müvekkilinin işletmekte olduğu dükkanda kaçak elektrik kullanımı olup olmadığının tespiti davalı yanca usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmediğini, nitekim tespit edilen bedel fahiş olup neye istinaden bu bedelin belirlendiği anlaşılamadığını, zira dükkanın normal zamandaki aylık fatura bedeli 1.700,00 TL civarında olup bu hususu gösterir emsal fatura mahkemeye sunulduğunu, bu haliyle müvekkilinin, hem kullanmadığı döneme ait hem de hangi kıstasların esas alındığı anlaşılamayacak şekilde tanzim edilen faturayla yüksek meblağda kaçak kullanım bedeli ödeyerek yaptırıma uğratıldığını, dolayısıyla davaya konu faturanın hukuka ve usule aykırı bir şekilde tanzim edildiğinin sabit olduğunu, neticede müvekkilinin hiçbir şekilde kaçak kullanımdan haberdar olmadığı için kendisinin işbu faturadan sorumlu tutulmaması gerekmekle beraber eğer müvekkilin bir sorumluluğu olduğu kabul edilecekse; kaçak kullanım bedelinin tekrar ve hangi ölçütler esas alınarak belirlendiğinin tespitiyle birlikte sadece müvekkilinin sorumlu olduğu ayların kendisine yansıtılmasının gerektiğini, müvekkilinin dükkanı kullanmadığı dönem için de sorumlu kabul edilerek tüm faturanın kendisine yansıtılmasının yerinde olmadığını, bu nedenle her ne kadar tüm fatura müvekkili adına tanzim edilmişse de bu faturanın gerçeği yansıtmadığı sabit olup söz konusu faturada müvekkiline ait olmayan borcun tespitiyle beraber müvekkilince ödenen bedelin kendisine iadesinin elzem olduğunu, aksi halde muhatabından başkası adına yansıtılan fatura ile hukuka aykırı şekilde gerçekleşen bu işlem neticesinde müvekkilinin mağduriyetinin devam edeceğini belirterek, yansıtılan cezayı içerir fatura kapsamında müvekkilince haksız yere ödenen bedelin tahsili talebi ile , davanın kabulü ile müvekkili adına haksız şekilde tanzim edilen elektrik faturası kapsamında müvekkili tarafından haksız yere ödenen bedelin fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL'sinin avans faiziyle beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: müvekkili şirket çalışanlarınca "Örnek Mah. ... Sok. No. .... | Esenyurt" adresinde yapılan kontroller sonucunda davacının kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiş olup 11.08.2023 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının tutulduğunu, kaçak elektrik tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere davacı tarafça kaçak elektrik kullanıldığını, Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde müvekkilinin kaçak elektrik tutanağının tutulduğu adres olan "Örnek Mah. ... Sok. No.... Esenyurt/istanbul" adresini 10.03.2023 tarihinde kiraladığını iddia ettiğini, dava dilekçesinin ekinde de kira başlangıç tarihi 10.03.2023 olan bir "Kira Sözleşmesi" sunulduğunu, davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağının tutulduğu adresi 10.03.2023 tarihinde kiraladığını, bu nedenle de olsa olsa 10.03.2023 tarihinden sonraki kullanımlardan sorumlu olacağını iddia ettiğini, ancak mahkemece de görüleceği üzere iddialarına dayanak olarak sundukları söz konusu "kira sözleşmesinin adresi ile davaya konu tutanağın tutulduğu adresin farklı olduğunu, davaya konu tesisatta tutanak tarihi öncesinde ... adına bulunan aboneliğin 20.09.2022 tarihinde sonlandırıldığını, ancak tutanak tutulduktan sonra 28.08.2023 tarihinden sonra davacı ... Ticaret Limited Şirketi adına abonelik tesis , dava dilekçesinde söz konusu tesisata konu adresin 10.03.2023 tarihinden beri kullanılmakta olduğu iddia edildiğini, kabul etmemekle birlikte; diyelim ki davacı gerçekten de davaya konu mahalli 10.03.2023'te kiralamış olsa, belirtildiği üzere davacı tarafından ilgili tesisata dair abonelik sözleşmesi 28.08.2023 günü yapıldığını; yani davacı söz konusu mahalli kiraladıktan aylar sonra abonelik sözleşmesi yaptığını, abonelik sözleşmesinin tarihine bakıldığında görülenin aslında davacı tarafın hiç mi hiç abonelik sözleşmesi yapmaya niyeti olmadığını, sözleşmesiz olarak elektrik kullanmayı seçmiş olan davacının kaçak elektrik kullanımı tespit edilince gidip sözleşme yapmaya karar verdiğini, hakkında tutanak tutulmamış olsaydı belki bugün hala her hangi bir abonelik sözleşmesi yapmamış olacağını, davacı vekilinin sunduğu belgelere göre davacı şirket internet için başvuruda bulunmuş lakin elektrik aboneliği için her hangi bir başvuruda bulunmaya tenezzül etmediğini, internet aboneliğinde kaçak kullanım yapabilmek mümkün olmadığını; ülkemizde elektriğin tüketiciler tarafından kaçak olarak kullanıldığını ve bu yola başvuranların bunu gayet doğal addettiklerini, Türk Telekom'a yapılan internet aboneliğinin hangi adres için yapıldığının da anlaşılamadığını, sadece bir başvuru yapılmış gözükmekte olduğunu, söz konusu başvurunun; davaya konu adresin 10.03.2023 tarihinden itibaren davacı tarafından kullanılmaya başladığının delili olamayacağını, çünkü belki davacının taraf daha öncesinde başka bir internet servis sağlayıcısını kullandığını ve belirtilen tarihte yeni bir sağlayıcıya başvurduğunu, Davacı vekilinin dava dilekçesinde "Tekrar bildirmek gerekirse davalı kurum faturayı kesene kadar müvekkilimiz, kullandığı dükkandaki elektriğin kaçak olduğunu asla bilmemektedir. Zira kendisi taşınmaza bu fatura tanzim edilmeden sadece birkaç ay önce taşınmış olup taşınmazın sahibiyle yapılan görüşmelerde ise mal sahibi müvekkilimize faturayı birkaç ay kendi ödeyeceğini ifade etmiş, müvekkilim de bunun üzerine elektrik sayımını yapan sayacı inceleme ihtiyacı hissetmemiştir." iddiasında bulunduğunu, sunulan vergi levhasında da görüleceği üzere 2019 yılından beri faaliyette olan bir şirket kiraladığı yerin internet aboneliğini yapmayı bilmesi rağmen elektrik aboneliğini yapmasını bilmemekte olduğunu, söz konusu kira sözleşmesinin 2.maddesinde "Kiralanan yerin su, elektrik, site blok yönetim masrafları kiracıya aittir. "HUSUSİ ŞARTLAR" bölümünün 2.maddesinde "Mecurun aidat, elektrik, su, çöp, çevre temizlik vergileri kiracıya aittir. Bu koşul taraflarca kabul ve taahhüt edilmiştir.” 3.maddesinde de "Kiracı kontrat adresini kanuni tebligat adresi olarak kabul etmiş olup, bu adrese yapılan tebligatları tebellüğ etmiş sayılır. Kiracı elektrik mukavelesini 15 gün içinde kendi adına yapacaktır." ibaresinin yazdığını, bu maddelerde de görüleceği üzere ilgili mahallin elektrik, su vd tüm faturalarından mal sahibi değil bizzat kiracının yani davacının kendisinin sorumlu olduğunu, davacının kendisinin iddialarının delili olarak sunduğu kira sözleşmesinin ilgili maddelerine de uymayıp elektrik aboneliğini sözleşmeyi imzaladığı tarihten itibaren 15 gün içinde üzerine alması şart konulmuş olmasına rağmen elektriği sözleşmesiz ve kaçak olarak direkt bağlantı yaparak kullandığını; ancak kaçak elektrik tutanağı tutulduktan sonra aboneliği üzerine aldığını, ortada tamamen başta EPDK olmak üzere tüm yasal mevzuata aykırı bir kullanımın söz konusu olduğunu, davacının yasaları tamamen hiçe sayarak enerji kullandığı gibi bu kaçak kullanıma dair oluşan borcunu da bu güne kadar ödemediğini, davacının amacının bu anlamda kaçak kullanımlarını legalleştirmeye çalıştığı gibi tükettiği elektrik bedellerini ödememek için bahaneler üretmekten ibaret olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme, ispat yükünün davalı şirket üzerinde olmasına rağmen davacının bahse konu adresi █████/2022-█████/2023 tarihleri arasında kullandığını gösterir somut bir delil sunulamadığı, davacının aksine deliller sunduğu, ticaret sicil kayıtları ile davacının sunduğu delillerin örtüştüğü anlaşılmakla davacının tanık dinletmesinin dosyaya bir yenilik katmayacağı anlaşılmakla ulaşılamayan tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmiş ve davalının ispat yükünü yerine getiremediği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar doğrultusunda █████/2023-█████/2023 tarihleri arası 154 günlük kaçak elektrik kullanım bedelinin 52.381,99 TL olduğu, davacı tarafından davalıya fazladan 106.585,30 TL ödendiği,davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile avans faizi talep edilmiş olsa da hangi tarihten itibaren avans faizi talep edildiği belirtilmemiş olduğundan ve davanın kısmi dava olması nedeniyle 100,00 TL'lik kısmına dava tarihinden kalan kısmına ise ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği gerekçesi ile;
"Davanın kabulüne,106.585,30 TL'nin 100,00 TL'sinin dava tarihinden, kalan 106.485,30 TL'sinin ise ıslah tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir.
Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı,sunulu kira sözleşmesine göre kaçak tutanak adresi ile kira sözleşmesi adreslerinin farklı olduğunu,önceki kiracının aboneliğini █████/2022 tarihinde sonlandırıldığını, davacı gerçekten de davaya konu mahalli 10.03.2023'te kiralamış olsa bile davacı tarafından ilgili tesisata dair abonelik sözleşmesinin 28.08.2023 günü yapıldığını, davacının söz konusu mahalli kiraladıktan aylar sonra abonelik sözleşmesini yaptığını,davacının Türk Telekomla sözleşmesinin hangi tarihi taşıdığının bilinmediğini,davacının internet aboneliği yapmasına rağmen elektrik aboneliği yaptırmadığını,davacının kira sözleşmesine göre elektrik tüketiminden sorumlu olduğunu,hatta fiili kullanıcı olarak sorumluluğunun bulunduğunu,davacının kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini,kaçak tutanağının aksi sabit olana dek geçerli olduğunu,hakimin davayı aydınlatma görevi bulunduğunu,bilirkişi raporunun hatalı olduğunu.eksik ve hatalı rapora göre karar verildiğini,bilirkişinin kurulu güce göre hesaplama yaptığını,davacının ölçülülük ilkesine aykırı ıslah yaptığını,rapora itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava,kaçak tahakkuk bedeli yönünden menfi tespit ile fazladan ödendiği ileri sürülen tutarın iadesi talebine ilişkindir.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; "Söz konusu elektrik tüketiminin Kaçak/Usulsüz Elektriğin Kullanım Şekli olarak “EPDKTüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Madde 1/c bendine göre ilgili kullanım yerinde sayaç ölçü sistemine müdahale ederek tüketim hiç ölçülmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilmiştir” şeklinde tarif edildiği görülmüştür.
İlgili tutanağa ait kaçak tahakkuk hesap bülteni incelendiğinde, anlık akım değeri üzerinden hesap yapıldığı görülmektedir. Ancak yönetmeliğin hiçbir. maddesinde bu şekilde bir hesaplamanın yeri bulunmamaktadır. Çünkü akım değerleri sürekli değişebilmekte ve işbu sebeple bu şekildeki bir tüketim hesabı sağlıklı olmamaktadır. Açıklanan nedenle; tüketim hesabı kurum çalışanları tarafından 11,65 kW olarak yapılmış güç tespiti üzerinden yapılacaktır. Davaya konu mahalle yerinde incelemeye gidilmiş ve çekilen fotoğraflar işbu rapor ekine iliştirilmiştir. Ancak yerinde inceleme esnasındaki durum tutanakla tespit edilen durumdan farklı olduğundan, ilgili değerlendirme dosyadaki veriler değerlendirilerek yapılmıştır. Söz konusu tutanak tutulduğunda ilgili işletme kafe iken, fotoğraflarda da görüleceği üzere market haline gelmiştir. İşbu köklü değişimle cihazların aynı kalmasının mümkün olmadığı kanaati oluşmuştur,zira ilgili mahallin kullanım amacı da tamamen değişmiştir.
İlgili mahaldeki tüketimin, EPTHY'nin aşağıda detayları verilen 42. maddesinin 1. fıkrasının c bendi uyarınca “Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi” kabul edilmesi gerektiği kanaati oluşmuştur. Dosya arasında daha önce ilgili mahalde tutanak tutulmuş olduğuna dair her hangi bir veri mevcut olmadığından 46. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tarifenin 1,5 katı alınarak hesap yapılması gerekmektedir.
Ayrıca; davacının beyanını destekler şekilde ilgili mahalde davacı tarafından faaliyetin başladığı dönem 2023 Mart ayını işaret etmektedir. Davalı tarafından dosyaya sunulan belgelerin 365 günlük tüketimi desteklemediği açıktır. Davacının yükümlülüğü söz konusu mahallin kiralanmasından sonra başlamaktadır; işbu sebeple; kira sözleşmesinin başlangıcı olan 11.03.2023 tarihi kaçak tüketim başlangıç tarihi olarak alınacaktır.
Buna göre;
a) Söz konusu tüketimin, EPTHY 42. maddesinin 1. fıkrası c bendi uyarınca kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak değerlendirilmesi ve kaçak dönemi için, 46. maddesi 2. fıkrası esas alınarak da ilgili dönem tarifesinin 1,5 katı esas alınarak hesap yapılması gerekmektedir.
b) Toplam kaçak ve ek tahakkuk bedeli; 52.387,99 TL olarak tespit ve mütalaa edilmiştir.
c) Davacı tarafın davalıya 106.585,30 TL fazla ödeme yaptığı hesaplanmıştır."şeklinde belirtilmiştir.
Dava konusu yeri önceden cafe iken sonradan market haline dönüştüğü görülmüş,bilirkişi tarafından bu husus belirtilerek davacının sunduğu kira sözleşmesi başlangıç tarihi,davacının işyeri taşıma tesciline dair ticaret sicil kayıtları kapsamında davacının bu yere 11.03.2023 tarihinde taşındığı,bundan önceki davacının bu yerde bulunduğunun davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda menfi tespit davasında ispat yükü davalıda olduğundan,kaçak tutanağına konu kaçak kullanım tarihleri açısından █████/2023 tarihi öncesinde davacının kaçak elektrik kullandığı ispat edilemediğinden,davacının █████/2023-█████/2023 tarihleri arası 154 günlük kaçak elektrik kullanımı yaptığı gözetilerek bu sürelere yönelik kurulu güç bazında kaçak tüketim bedelinin 52.381,99 TL olduğu açıklığa kavuşmuştur.
Davacı taraf davalıya 158.967,29 TL ödeme yapılması nedeniyle 158.967,29 TL - 52.381,99 TL= 106.585,30 TLnın davacı tarafça davalıya fazladan ödendiği hesaplanmıştır.
Bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli,mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 7.280,84 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.800,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.480,84 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!