Anahtar kelimeler: Satımdan Turizm Fakat Limited Ötürü Sağlanamadığını Sanayi Durdurulduğunu Arabuluculuk Arabulucuya

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2019Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan █████/2019 tarihli açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde; ... Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 26.06.2018 tarih... nolu faturalar dolayısı ile müvekkili şirkete borçlu olduğunu, yine davalı borçlu şirket tarafından bu fatura borçlarının ödenmediğini, bu nedenle davalı borçlu şirket aleyhine bu fatura alacaklarından ötürü İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, belirtilen icra takibine davalı borçlu şirket tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, alacağın tahsili için zorunlu arabuluculuk kapsamında arabulucuya başvurulduğunu, fakat anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davalı borçlu şirketin takibe icra dairesinin yetkisi ve borcun varlığına yönelik yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline, takibin devamına, %20 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün.... Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalinin istendiğini, müvekkili şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, dava dilekçesinde müvekkili şirketin kendisine iki adet faturadan kaynaklı olarak borçlu olduğunun iddia edildiğini, hangi alacaklar için borçlu olduğunun belirtmediğini, faturalarda belirtilen miktarın itiraz edilen borç miktarından çok daha yüksek olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa kiralanan araçlar için tüm kira ücretlerinin ödendiğini, faturalara yansıtılan hasar bedelinin müvekkile ait olmadığını, HGS geçiş ve servis bedeli de müvekkili davacı tarafa ödendiğini, iş bu dava ile haksız kazanç sağlamaya çalışmaka olduğundan davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:1-Davacı ... tarafından davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen █████/2018 tarihli, ... numaralı fatura,2-Davacı ... tarafından davalı... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen █████/2018 tarihli, ...numaralı fatura,3-İzmir ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalanan araç kira sözleşmesine binaen düzenlenen araç kira sözleşmesine konu faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine süresinde yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.Kira sözleşmesi bir malın kullanımının devredildiği sözleşme türü olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesinde; ''Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.'' şeklinde tanımlanmıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 357. maddesinde ise; ''Ürün kirası kiraya verenin, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği sözleşmedir.'' denilmektedir.Bu durumda ürün (hasılat kirası), kiraya verenin kiracıya ürün (hasılat) veren bir mal, işletme ya da hakkın kullanılmasını, semerelerinden yararlanılmasını veya işletilmesini belli bir bedel karşılığında terk ettiği kira türüdür. Bir kira sözleşmesinin adi kira mı yoksa ürün kirası mı olduğunun belirlenmesinde kiracının, kiralanan şeyin ürünlerinden yararlanma yetkisi olup olmadığı başlıca ve en önemli kriterdir.Öte yandan ürün kirasında kira bedelinin üründen bağımsız bir bedel olarak kararlaştırılması hâlinde genel ürün (hasılat) kirasından; buna karşılık kira bedeli, ürünün belli bir hissesi ya da bölümü olarak belirlenmiş ise, katılmalı (iştirakli) ürün kirasından söz edilir (6098 sayılı TBK m. 357; 818 sayılı BK m. 270). Bununla birlikte kira bedelinin karma olarak yani bir kısmı sabit bir miktar, bir kısmının da üründen bir bölüm olarak belirlenmesi de sözleşme özgürlüğü çerçevesinde mümkündür.O hâlde kiraya veren, kiralanan şeyi, kiracının kiralanandan yararlanmasını ve semerelerini toplamasını sağlayacak ya da işletilmesini mümkün kılacak şekilde teslim etmek ve sözleşme süresi boyunca da bu durumda bulunmakla yükümlüdür. Bu kapsamda kiralananın işletilmesi için gerekli tüm malzemeleri, imtiyazları, ruhsatları teslim etmesi şarttır.█████/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesinde; "Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir." hükmü yer almaktadır.Yukarıda yer verilen hükmün taşınır-taşınmaz ayrımı olmaksızın tüm kira ilişkilerinde uygulanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Diğer yandan mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir.Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir.Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005).6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesinde; ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde düzenlenen arabulucuya başvuru dava şartı bu madde kapsamına girmektedir.Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır.Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin davacı şirkete ait...plakalı araçları kiralamasından dolayı davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen kiralama ücretleri ile sair giderlerin bedellerini gösterir █████/2018 tarihli, ... numaralı ve █████/2018 tarihli, ... numaralı faturalardan kaynaklanan alacakların tahsili amacıyla davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak itiraz edildiği, itiraz üzerine dava konusu icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, icra takibinin durdurulması akabinde hak düşürücü süre içerisinde davacı vekili tarafından iş bu itirazın iptali davasının ikame edildiği, dava konusu icra takibine dayanak faturaların içeriğinden anlaşılacağı üzere taraflar arasında davacı şirkete ait iki adet aracın kiralanmasına ilişkin bir kira sözleşmesi bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesinde kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunun düzenlendiği anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesi kapsamında İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20.maddesi gereğince, tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,3-Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2019Katip ...E -imzalıdırHakim ...E -imzalıdır