Anahtar kelimeler: Encümen Parselin Tapuya İli Anadolu Mahallesi Eski Kesinlik Şartı Birden
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu eski 342 parsel sayılı taşınmazda, 18.01.2001 tarihli ve 59 sayılı Encümen kararı uyarınca yapılan imar uygulaması neticesinde içerisinde dava konusu .... ili, ... Mahallesi 96... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu birden fazla parselin oluştuğunu ve bu parselin davalılardan ... adına tapuya kaydedildiğini, davalının daha sonra dava konusu bu parseli Belediyeye hibe ettiğini ve hibe işleminin Belediye tarafından kabul edilmesine rağmen taşınmazın yolsuz tescil ile davalı üzerinde bırakıldığını, taşınmaz davalı ... tarafından Belediyeye hibe edilmiş olmasına rağmen kötüniyetli ve muvazaalı olarak diğer davalı ...'e satıldığını belirterek dava konusu taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Belediye adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı davacı Belediyeye hibe etmediğini, hibe dilekçesindeki imzanın kendisine ait olmadığını, usulsüzlük söz konusu ise bundan Belediyenin sorumlu olduğunu beyan ederek hibe iddialarının geçersiz olduğunu savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin gerçek bir satışın tarafı olduğunu, 1.450.000 TL satış bedeli üzerinden taşınmazın satın alındığını, davacı Belediyenin satışın muvazaalı olduğuna dair herhangi bir delil ibraz edemediğini ve ispatlayamadığını savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davanın hibe ve yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olduğu; davalılardan ...'in davaya konu taşınmazı Belediye Başkanlığına hitaben yazdığı 23.02.2001 tarihli ve 22.03.2006 tarihli dilekçeleri ile ... Belediye Başkanlığına hibe ettiği, fakat devir gerçekleştirilmeden bu defa taşınmazı davalı ...'ye satış suretiyle temlik ettiği iddiası ile tapu iptali ve tescili talepli dava açıldığı, dava konusu 96... parsel sayılı, 727,61 m² yüzölçümlü, arsa vasıflı taşınmazın imar uygulaması ile tam hisse olarak davalı ... adına 21.02.2001 tarihinde tescil edildiği, davalı ...'in hissesinin tamamını 03.02.2015 tarihli ve 1803 yevmiye numaralı satış işlemi ile davalı ...'e temlik ettiği, taşınmazın dava ve karar tarihi itibariyle davalı ... adına kayıtlı olduğu;
23.02.2001 tarihli ve 22.03.2006 tarihli dilekçeler incelendiğinde; davalı ...'in el yazısı ile, "... .... Mahallesi 96... parsel sayılı yeri Belediyenize şartsız hibe etmek istiyorum. Gereğinin yapılmasını arz ederim." demek suretiyle Belediye Başkanlığına hitaben 2 farklı dilekçe verdiği, davalı imzaya itiraz etmiş ise de, 19.11.2020 tarihli ATK raporu ile dilekçenin ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği; hibe işleminin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 288. maddesi gereğince resmî şekilde yapılması gerektiği, eldeki davada ise resmî şekil şartının sağlanmadığı bu durumda davalı ...'in 23.02.20 01... .03.2006 tarihli dilekçelerinin geçerli olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmediği; bağışlamanın geçerli olabilmesi için resmî şekilde düzenlenmesinin gerektiği, resmî şekilde yapılmayan bağışlama sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 288/2 hükmüne göre geçersiz olduğundan ifasının istenemeyeceği gözetilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili Belediyeye bağışlanan ve Tapu Sicil Müdürlüğünce tescili gerçekleştirilmeyen taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... Belediye Başkanlığı adına tapuya tesciline karar verilmesin gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici bağış sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!