Anahtar kelimeler: Tire Sıfatıyla Sayılmasına İzmir Sayisi Miktar Adliye Derece Bölge Davacılar

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Tire 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret MahkemesiSıfatıyla)SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince 24.03.2023 tarihli ek karar ile kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Ek karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Davacı ... yönünden; miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre, mahkemece alınan 11.01.2019 havale tarihli aktüer bilirkişi raporunda, poliçe teminatı kapsamında davacı ... için 51.041,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, davacı vekilinin aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah etmediği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile davacı ... için 5.000,00 TL tazminata hükmedildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Şu durumda davacı ... yönünden reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 5.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla davacı ... yönünden temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen 24.03.2023 tarihli ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanması gerekir.Davacı ... yönünden ise; mahkemece alınan 11.01.2019 havale tarihli aktüer bilirkişi raporunda, poliçe teminatı kapsamında davacı ... için 258.958,14 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, davacı vekilinin aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah etmediği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile davacı ... için 10.000,00 TL tazminata hükmedildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... için reddedilen ve temyize konu edilen miktarın 10.000,00 TL olduğu değerlendirilerek kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, dosya kapsamında alınan aktüer bilirkişi raporunda davacı ... için 258.958,14 TL tazminatın hesaplanmasına ve davacı tarafça ıslah dilekçesinin sunulmadığının anlaşılmasına göre, davacı ... için reddedilen toplam miktar kesinlik sınırının üzerindedir. Bu durumda davacı ... için kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin 24.03.2023 tarihli ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; davacı ... yönünden ek kararın kaldırılmasına ve davacı ... vekilinin asıl karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen asıl kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; 26.02.2016 tarihinde davacıların desteği ...'nın sevk ve idaresindeki davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı motosikletin karıştığı tek taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacılardan ... için 10.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; kazada vefat eden davacıların desteğinin sigortalı aracın işleteni ve sürücüsü olduğunu, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları gereği hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışı bırakıldığını, davalı ... şirketinin tazminat yükümlülüğü bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı ... şirketinin, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığı, olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacıların zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğu, davalı ... şirketinin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre davacıların desteği sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında alınan 11.01.2019 havale tarihli aktüer bilirkişi raporunda, poliçe teminatı kapsamında davacılardan ... için 258.958,14 TL, ... için 51.041,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, davacılar vekilinin aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah etmediği, davacılar vekilinin mahkemenin (15) nolu celsesindeki beyanında davanın dava dilekçesindeki bedeller üzerinden kabulüne, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacılardan ... için 10.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 09.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacı eş ve çocuğun, sigortalı araç sürücüsü olan desteklerinin sevk ve idaresindeki motosikletle tek taraflı olarak yapmış olduğu trafik kazasında ölmesi sonucu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu, kazanın desteğin tek taraflı tam kusuru ile 26.02.2016 tarihinde gerçekleştiği, dava konusu poliçenin teminat başlangıç ve bitiş tarihlerinin 13.07.2015-13.07.2016 tarihleri olduğu, davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsamının ise 01.06.2015 tarihinde, yani poliçenin teminat başlangıç tarihi olan 13.07.2016 tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirleneceği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararlarının, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamında olduğu, bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerektiği, dava konusu olayda ise işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü murisin üçüncü kişi olarak kabulünün mümkün olmadığı, Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulduğu, bu nedenle somut olayda %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatının sigorta teminatı kapsamında olmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde varılan hukuki kabulde isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olarak verilmesinin hatalı olduğunu, asıl alacak bedelinin dosyada mevcut bilirkişi raporunda açıklandığı üzere (en düşük garame hesabına göre bile) 300.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, dava edilen alacağın toplam ve gerçek değerinin temyiz sınırının üzerinde kaldığını, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve ███████ E., ███████ K. sayılı kararı ile 29.12.2022 tarihli ve ███████ E., ████████ K. sayılı iptal kararının değerlendirilmediğini, söz konusu iptal kararları karşında, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında atıf yapılan Genel Şartların ve mevzuatın uygulanma imkan ve ihtimalinin kalmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davacı ... yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen 24.03.2023 tarihli ek kararın ONANMASINA,2.Davacı ... yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen 24.03.2023 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA,Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesince verilen 30.01.2023 tarihli asıl kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.