Anahtar kelimeler: Bakıma Muhtaç Malul Gelecek Açıklayıp Kazada Karıştığı Zararı Göremezlik İşleteni

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacı ...'ın yaralandığını ve bakıma muhtaç hale gelecek şekilde malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla tedavi ve bakım masrafları için 2.500,00 TL, geçici iş göremezlik zararı için 9.500,00 TL, sürekli iş göremezlik zararı için 190.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle taleplerini artırmış, 20.01.2015 tarihli duruşmada tedavi gideri talebinden vazgeçtiklerini beyan etmiştir.Davacı vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde; davacı ...'ın babası ...'ın yaralanması ve malul kalması nedeniyle davacıya bakamadığını ve davacıya daha önce ödediği nafakayı ödeyemez hale geldiğini açıklayıp 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar-karşı davacılar .. Nak. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kusura ve tazminat miktarına itiraz edip, karşı dava olarak aynı kaza nedeniyle ..'in yaralandığını, uzun süre yatarak tedavi gördüğünü açıklayıp 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı .. Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; tedavi giderine karşılık olmak üzere davacıya 5.600,00 TL ödeme yapıldığını, kusur ve zararın hesap edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. BOZMADAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.04.2021 tarih, ████████ Esas-████████ Karar sayılı kararıyla asıl davada toplam 75.410,46 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, asıl davada tedavi giderleri yönünden verilen hüküm istinafta kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl davada manevi tazminat yönünden verilen hüküm istinafta kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava yönünden; verilen hüküm istinafta kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyası yönünden; verilen hüküm istinafta kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada toplam 75.410,46 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, asıl davada tedavi giderleri yönünden verilen hüküm istinafta kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl davada manevi tazminat yönünden verilen hüküm istinafta kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava yönünden verilen hüküm istinafta kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyası yönünden verilen hüküm istinafta kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıBölge Adliye Mahkemesinin kararı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dairemizin 05.10.2023 gün, █████████ Esas-██████████ karar sayılı ilamıyla; "Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak hüküm mahkemesi sıfatıyla yeniden esas hakkında hüküm kurulmakla İlk Derece Mahkemesi kararı hukukî varlığını kaybetmiştir. Kaldı ki İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kuran Bölge Adliye Mahkemesince "istinafla kesinleşen yönler bakımından karar verilmesine yer olmadığına dair" karar verilmekle hukukî geçerliliğini yitirmiş İlk Derece Mahkemesi kararına yeniden hayatiyet kazandırmanın sakıncaları dikkate alındığında bu durum, infazda tereddütlere ve karışıklıklara neden olacak ve hükmün infazını engelleyecektir. Açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 359 uncu maddesine uygun bir karar verilmek üzere" hüküm bozulmuştur.B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen KararBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl davada tedavi giderleri yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacının geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle toplam 75.410,46 TL'nin olay tarihi olan 03.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... yönünden faizin 10.11.2009 tarihinden itibaren işletilmesi ve poliçede yazılı limitlerde sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüyle 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .. Nakliyat Ticaret AŞ ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karşı dava yönünden 2.000,00 TL manevi tazminatın davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, birleşen davada davacının maddi tazminat isteminin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .. Nak. Ticaret AŞ ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; karar tarihindeki güncel asgari ücretler üzerinden yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplamaya esas alınan gelirin hatalı olduğunu, davacının dijital baskı işinde uzun süredir çalıştığını, hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosunun ve progresif rant yönteminin uygulanması gerektiğini, hükmedilen geçici ödeme miktarına faiz işletilmeyerek hatalı karar verildiğini, manevi tazminat miktarının oldukça düşük belirlendiğini, davacının kaza nedeniyle bir çok kemiğinde kırık ve %90 görme kaybı yaşadığını, uzun süre yoğun bakımda kaldığını, karşı davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, faiz türü yönünden ticari faize hükmedilmesi gerektiğini, vekalet ücreti yönünden hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; Türk Borçlar Kanunun 54. maddesi gereğince bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat (geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri) ile manevi tazminat istemine ilişkindir.1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Bölge Adliye Mahkemesince davacı-karşı davalı ... aleyhine kabulüne karar verilen ve temyize konu edilen 2.000,00 TL manevi tazminat miktarı yönünden karar kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Bu nedenle davacı-karşı davalı ... vekilinin karşı davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, faiz türü yönünden ilk hükmün istinaf edilmeyerek bu hususun kesinleşmiş olmasına, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan güncel Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı yararına vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.3.Davacı vekili meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur.Bedensel zarara ilişkin tazminat hesabı yapılırken gerçek zararın belirlenebilmesi için gelirin doğru şekilde saptanması, hesaplama yapılırken, davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadarki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususları gözönüne alınmalıdır.Somut olayda, mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda davacının asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği kabul edilirse zararının 131.546,10 TL olduğu, aylık 2.300,00 TL gelir elde ettiği kabul edilirse zararının 341.054,72 TL olduğu hesaplanmış, Bölge Adliye Mahkemesince davacının kaza tarihindeki gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek yapılan hesaplama hükme esas alınarak bu miktardan davalı tarafça yapılan ödemeler indirilerek bakiye 75.410,46 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.Somut olayda davacı vekili davacının kazadan önce uzun süredir grafiker ve dijital baskı makinesi operatörü olarak çalıştığını ileri sürerek buna ilişkin davacının kartvizit belgelerini ve çalıştığı iş yeri tarafından kazadan önce bankalara sunulmak üzere düzenlenmiş gelire ilişkin belgeleri sunmuş, davacı ile aynı işyerinde çalışan kişileri tanık olarak dinletmiştir. Dosyadaki tüm belgelerden ve tanık beyanlarında davacının kazadan önce dijital baskı makinesi operatörü olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Uzmanlık gerektiren, belli bir mesleği icra eden kişinin gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilemez. Buna göre davacının çalıştığı son iş yerinin de tasfiye halinde olduğu dosya kapsamından anlaşıldığına göre davacının yaptığı işe göre elde edeceği gelire ilişkin emsal ücret araştırması yapılarak tespit edilecek gelirin hesaplamaya esas alınarak karar tarihine en yakın güncel veriler kullanılmak suretiyle hesaplama yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.4.Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin gerçek zararının belirlenmesi için bakiye ömürlerinin doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir.Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir.Yine Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile tazminat hesabının progressif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir.Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan aktüer raporunda; davacının bakiye ömrünün tespitinde PMF 1931 Tablosu kullanılarak tazminat hesabı yapıldığı; mahkemece de bu hesaba göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Karar, bu yönüyle hatalı olup bozmayı gerektirmektedir.Buna göre mahkemece yapılacak iş yukarıda (3) numaralı bent doğrultusunda hesaplama yapılırken TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi ve işleyecek devre bakımından progressif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlenmesinden ibarettir.5.Davacı vekili yargılama sırasında geçici ödeme talebinde bulunmuş, mahkemece davacının bu talebi kabul edilerek Türk Borçlar Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca 50.000,00 TL geçici ödemeye karar verilmiş, yargılama sonunda tazminata hükmedilirken bu geçici ödeme hesaplanan tazminattan indirilerek bakiye zarara karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince geçici ödeme ara kararı nedeniyle yapılan ödemenin tazminattan mahsubu ile hüküm tesisi yerinde ise de geçici ödeme miktarı yönünden temerrüt tarihinden ödeme tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmamıştır.6.Davacı vekili davacının maruz kaldığı davaya konu kaza nedeniyle vücudunda bir çok yerinde kırıklar meydana geldiğini, bir gözünde %90 oranında görme kaybı oluştuğunu, uzun süre yoğun bakımda kaldığını açıklayıp kaza nedeniyle %55 oranında iş göremez hale gelen davacı için 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiş, Bölge Adliye Mahkemesince talebin kısmen kabulüyle yazılı miktar manevi tazminata karar verilmiştir.818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi (6098 sayılı TBK 56) hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş, hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.Kabule göre de Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm kurulurken karar tarihinde güncel Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı yararına vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı-karşı davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,3.Yukarıda (3), (4), (5) ve (6) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA;Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.