Anahtar kelimeler: Blok Pasif Devrettiğini Bankaya Borcunun Ödenmemesi Mahallesi Takibe Borçlunun Müddeti

MAHKEMESİ :...Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın ve ek kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Davacı vekili; davacı banka ile davalı ... arasında 14.09.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının bankaya olan borcunun ödenmemesi üzerine hakkında...13. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borçlunun pasif kayıtlarının incelenmesinde adına kayıtlı...İli,...lçesi, ... Mahallesi, 60288 Ada, 1 parsel, A Blok, 10 nolu bağımsız bölümü 16.11.2018 tarihinde davalı ...’a, ...’un da 06.02.2019 tarihinde davalı ...’ya devrettiğini, yapılan devir işleminin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek davalılar arasındaki tasarrufun iptali ile icra takip dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesini talep etmiştir.Davalı ...; taşınmazı natamam şekilde devraldığını, evin oturulabilir hale gelmesi için gerekli şeyleri yaptırdığını, buna ilişkin belgeler olduğunu, evi daha sonra kiraya verdiğini, işlemin gerçek bir satış olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.Davalı ...; tasarrufun gerçek olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuş; davalı ... cevap usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davalı-borçlu ...'nın kredi borçlusu.....Mobilya şirketinin yetkilisi olduğu, davalı alıcı ...'un eşinin borçlu şirkette uzun yıllar çalıştığı, bu suretle aralarında tanışıklık bulunduğu ve devir bedeli ile gerçek değer arasında mislini aşan fark olduğu, bu suretle aralarındaki satışın İİK 280/1. ve İİK md. 278/3-2. maddeleri gereğince iptale tabi olduğu, dahili davalı ... ile davalı-borçlu ...'nın yetkilisi olduğu şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı ... vekilinin beyanları ve vergi dairesi kayıtları ile sabit olduğu ve bu suretle aralarında tanışıklık bulunduğu, satışın İİK 280/1. maddesi gereğince iptale tabi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiş,...Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar davalı ... vekilince süresi içerisinde temyiz edilmiştir.1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.2-Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte yasadan ... bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.Bu tür davaların dinlenebilmesi için davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK'nın 277. md) bulunması, bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK'nın 278, 2 79... . maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması, özellikle İİK'nın 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığının incelenmesi, satılan taşınmaz üzerinde, ipotek ve haciz kayıtları varsa, alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağından, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığının kabulü, bu nedenle oransızlığın belirlenmesinde tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarının da göz önünde tutulması, aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılması gerekmektedir. Keza İİK'nın 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmeli, öte yandan İİK'nın 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.Öte yandan, İİK'nın 280. maddesine göre kötü niyeti kanıtlama yükümlülüğü davacı taraftadır.Somut olayda; taşınmazı devralan ...’nın boya işleri yaptığı, takip borçlusu.....Mobilya Şirketi ile satıştan yaklaşık bir yıl önce bir kez alışverişinin olduğu, sonrasında ticari ilişkilerinin olmadığı, ticari defterler ve tanık anlatımları ile de durumun doğrulandığı, davalı ...’nın dava konusu evi aldıktan sonra taşınmazı kullanmak üzere yapım işlerine devam ettiği, taşınmazın kullanımı için resmi kurumlara müracaatta bulunduğu, site yönetimince yapılan toplantılara katıldığı, aidatlarını ödediği, taşınmazın üzerine ipotek koydurduğu gibi hususlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde; takip borçlusu ile daha önce ticari ilişkisinin olmasının tek başına davalılar arasında kötü niyeti göstermeyeceğinden, bundan başka davalılar arasında akrabalık bağı, iş ortaklığı, arkadaşlık gibi kötü niyeti gösterir bir durumun varlığı da davacı tarafından ispatlanamadığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ
:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.