Anahtar kelimeler: Ortadoğu Suriye Markasal Markalı Emtia Ülkemizde Bölgesine İthal İbareli Yoğun
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI
:████████ Esas, █████████ Karar
HÜKÜM
:Kısmen kabul
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin adına tescilli "..." ibareli seri markaları olduğunu, "..." markalı ürünlerinin özellikle Suriye ve Ortadoğu bölgesine yoğun şekilde ithal, ülkemizde de ... bölgesine arz edildiğini, davalı tarafından "..." ibaresinin müvekkili markalarının tescilli olduğu emtia ve hizmetlerde markasal kullanıldığını, bu suretle müvekkili tarafından yapılan maddi ve manevi yatırımlar ile nihai tüketici nezdinde meşhur ve maruf hale getirilen ... ibareli tanınmış markasına tecavüz ettiğini, davalı kullanımlarının kötü niyetli olduğunu, markaya tecavüzün yanında davalının davacı firma markalarını bire bir kullanmayı tercih etmesi neticesinde haksız rekabetin oluştuğunu ileri sürerek şimdilik Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli markalarına vaki tecavüzünün tespiti, meni, durdurulması ve önlenmesine, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, meni, durdurulması ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak fiillerinin bulunmadığını, davacının markasının hiç kullanılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak dosya kapsamında alınan 15.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda da tespit edildiği üzere, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ilgili internet sitesinin dünya genelinde hemen hemen herkes tarafından kullanılmakta olan ... Sosyal Medya ... (Alan adı) "..." internet sitesi üzerinden oluşturulmuş "@..." profiline bağlı ".../..." sayfa olduğu, dava konusu internet paylaşımlarının yapıldığı ".../..." ... sayfasının davalıya ait olup olmadığı tespiti için yapılan incelemelerde, bahsi geçen ... sayfasında kullanılan "profil ve kapak" görselleri ve "genel fotoğraflar/paylaşım" görsellerinde kullanılan simgelerin/logoların, davalının dosyaya sunmuş olduğu faturada kulanılan simge/logo ile aynı olduğu, dolayısıyla bahsi geçen internet sayfasının davalıya ait olduğu, aksi yönde bir iddianın da bulunmadığı, davalının davacı tarafından dilekçesine eklenen görüntülerden markasal kullanım bulunduğunun anlaşıldığı, davalının ... sayfasındaki fotoğrafları içerikten kaldırdığı, içeriğe ulaşılamadığı ancak davacı vekilinin dava dilekçesi içeriğinde ibraz ettiği iki adet fotoğraf üzerinde inceleme yapıldığı, fotoğraflardan birinde "..." markalı ... ürün görselleri, diğerinde ise karton koliler üzerinde "..." ibaresinin yazılı olduğunun anlaşıldığı, davalının savunmasında müvekkilinin bir defaya mahsus olmak üzere, "..." markasının kullanıldığı ürünleri sayfasında yayınladığını ve kullanımına ilişkin görsellerin ilgili internet adresinden uzun süre önce kaldırıldığını beyan ettiği anlaşılıyorsa da, beyanından davalının ilgili internet sitesinde ticari etki yaratacak şekilde markayı kullandığı ancak dava tarihinden önce kaldırdığına dair dosya kapsamına delil sunmadığı, markaya tecavüz fiilinin sabit olduğu, markaya tecavüzün tespiti ile menine karar verilmesi gerektiği, dava dilekçesinde tecavüz teşkil eden ürünlerin üretiminde kullanılan araç, gereç, cihaz, kalıp, makine gibi vasıtalara el konularak imhası talebinde de bulunulmuşsa da, dosya kapsamında davalının üretim yaptığına dair somut delil bulunmadığı gibi, davalı adresinde bu yönde ürün ya da üretim aracı bulunduğu ispatlanamadığından bu talebin reddine karar verilmek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davalının davacıya ait "..." esas unsurlu tescilli markalara tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün menine, tecavüz teşkil eden ürünlerin üretiminde kullanılan araç, gereç, cihaz, kalıp, makine gibi vasıtalara el konularak imhası talebinin reddine, davalının marka kullanım görsellerini .../... isimli internet sitesinden kaldırdığı anlaşılmakla, konusuz kalan ref talebi hakkında karar verilmesini yer olmadığına, favalının ... sayfasına erişim engeli getirilmesi talebinde davacının hukuki yararı kalmadığından, talebin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı kullanımlarının davacı adına tescilli markalarına tecavüz oluşturduğu iddiasına dayanan marka hakkınca tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!