Anahtar kelimeler: Davaticaret Tasdiklenen Tasdik Memurunun Yılına Olağanüstü Katılım Sağladığını Yevmiye Başkanı

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ
:█████/2022
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sermayesinin %98,2310’u... Belediyesi’ne ait olduğunu, müvekkili şirketin Olağanüstü Genel Kurul toplantısı, 06.12.2021 tarihinde yapıldığını, genel kurul toplantı tutanağının .... Noterliği’nin 03.03.2022 tarih ve ... yevmiye numarasıyla tasdik edildiğini, ... Belediyesinin 2021 yılına ait Olağanüstü Genel Kurul Toplantısına Belediye Başkanı tarafından imzalanan ve .... Noterliği tarafından 03.12.2021 tarihinde ... yevmiye numarası ile tasdiklenen temsilci belgesi ile katılım sağladığını, müvekkili şirket tarafından 06.12.2021 tarihinde yapılan 2021 yılına ait Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’na ait toplantı tutanağı ve ilgili tüm evrakların 04.03.2022 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne tescil talebinde bulunulduğunu, müvekkili şirketin 06.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurulunun tescil başvuru dosyasının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nce ilk olarak 10.03.2022 tarihinde iade edildiğini, iade üzerine müvekkili şirket tarafından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne 18.04.2022 tarihinde başvuru yapıldığını, sunulan tüm belgelerin asıllarının iadesi talep edildiğini, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce ilgili belgelerin iade edilmediğini, düzenleyici işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulünü, müvekkili şirketin olağanüstü genel kurul kararının ticaret siciline tescilini ve tescilin ticaret sicil gazetesinde ilanına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, ... Belediyesinin ortağı olduğu şirket adına karar alınmasına ilişkin olarak zikredilen talimat uyarınca ilgili meclis kararının bulunmamasından dolayı kaynaklandığını, bu yüzden davanın değerlendirilmesinin de mümkün olmadığını, iş bu davanın görev yönünden itiraz edildiğini, müvekkilinin mevzuata uygun hareket ettiğini, idarenin düzenleyici işlemlerinin denetim yerinin idari yargı olduğunu, belediyelerin genel yetkili karar organının da belediye meclisleri olduğunu, idareden gelen talimata uygun biçimde dava konusu tescil işlemini reddeden müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet verecek herhangi birşey yapmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu ihtiyati tedbir talebinin mahkememiz dosyasının █████/2026 tarihli ara kararı ile reddine karar verildiği, davacı vekilinin █████/2026 tarihli ara kararımızı istinaf ettiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin █████████ esas █████████ karar sayılı █████/2022 tarihli ilamı ile mahkememiz dosyasında verilen ara kararın kaldırıldığı ve teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının █████/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, █████/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün “sermayeye eklenebilecek fonların tespitinin” yapılmadığına ilişkin olarak ortaya koyduğu gerekçenin tek başına ret sebebi olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki görüşümüzü Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla sunarız." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının █████/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, █████/2025 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, bilirkişi kök raporunda yapılan açıklamaların tamamının ilgili kanun hükümleri, madde gerekçeleri ve doktriner görüşlere dayandırıldığı, bu kapsamda herhangi bir sübjektif değerlendirmenin söz konusu olmadığı, keza dava dosyasına bilirkişi kök raporunun teslimden sonra sunulan yeni bir evrak vb bulunmadığı, bu bağlamda bilirkişi kök raporunda ortaya konulan görüşlerin işbu ek raporda da korunduğu yönündeki görüşümüzü Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla sunarız." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; TTK'nın 34. madde uyarınca Ticaret Sicili kararına itiraza ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün hukuka aykırılık taşıyan 13.05.2022 tarih ve .../...-... sayılı “tescil talebinin reddi” işleminin iptaline, 06.12.2021 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararının tescil ve ilanına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; görev itirazında bulunduğunu, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Belediye Kanununun 37.maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını, belediyelerin şirket kurması ya da ortak olması haliyle, dava konusu da olan belediyelerin kurduğu şirketlere yönetim kurulu üyesi olması halinde temsil ya da belediye adına hareket edecek kişinin belirlenmesinde; belediyenin yetkili organının karar alması gerektiğini somut olayda bu şartın gerçekleşmediğini, tescil talebinin genel kurul tarihinden itibaren 3 ay içinde yapılmadığını, dava konusu genel kurulun tescilinin bir başka red sebebinin de; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.462/3'e aykırılık olduğu beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, bilirkişi raporu ve ek raporu aldırılmıştır.
Davalı taraf her ne kadar görev itirazında bulunmuş ise de; huzurdaki dava Ticaret Sicili kararına itiraza ilişkin olup mahkememiz görevli ve yetkili olduğundan davalının aksi yöndeki itirazı yerinde bulunmamıştır.
Davalının red sebeplerinin incelenmesi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı her ne kadar 3 aylık süre içerisinde başvuru yapılmadığını beyan etmiş ise de; davaya konu genel kurul kararının 06.12.2021 tarihinde alındığı, dosya arasındaki belgelerden davacı tarafça █████/2022 tarihinde tescil başvurusunda bulunulduğu, bu hali ile davacının 3 aylık süre içerisinde tescil talebinde bulunduğu davalının bu husustaki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf her ne kadar belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Belediye Kanununun 37.maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını, belediyelerin şirket kurması ya da ortak olması haliyle, dava konusu da olan belediyelerin kurduğu şirketlere yönetim kurulu üyesi olması halinde temsil ya da belediye adına hareket edecek kişinin belirlenmesinde; belediyenin yetkili organının karar alması gerektiğini somut olayda bu şartın gerçekleşmediğini ileri sürmüştür.
Dosyamız ile emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi █████████ E., █████████ K. Sayılı kararında " İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tescil başvurusunun tek pay sahibi adına genel kurula katılan kişinin yetkilendirildiğine ilişkin Meclis Kararı ibraz edilmesi gerektiği bildirilerek , 20.09.2023 tarihinde iade edildiği, 26.10.2023 tarihli karar ile "tek pay sahibi adına genel kurula katılan kişinin yetkilendirildiğine ilişkin Meclis Kararı ibraz edilmesi gerektiği, sermaye artırım kararının üç aylık süre içinde tescil edilmediğinden hükümsüz hale geldiği, sermaye artırım kararının Cumhurbaşkanı'nın izin kararına bağlı olduğu, sermaye artırımı nedeniyle ... Belediyesinin taahhüt altına girdiği, sermayeye eklenecek fonların mevcut olup olmadığının belirlenmediği" bildirilerek reddedilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu 18. maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri, düzenlenmiştir. Belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine temsilci atama yetkisinin belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmamaktadır. Anılan maddenin 1. fıkrasının (i) bendinde "Bütçe içi işletme ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar vermek" hükmü yer almaktadır.Düzenleme ortaklıkların kurulmasına ve ortaklıktan ayrılmaya ilişkindir.
Ortaklardan ...'nin sermaye artırımına ilişkin alınan 15.12.2022 tarihli, 1587 sayılı ... Meclis kararı ve ... Belediyesinin Meclis Kararının tescil başvurusuna eklendiği anlaşılmaktadır. ... Belediyesi'nin sermaye artırımına katılımına ilişkin meclis kararı sunulmamıştır.Ancak iç kaynaklardan yapılan artırım nedeniyle payları artmış görünmektedir. ... Belediyesi tarafından kullanılmayan rüçhan hakkının başkaca bir ortak tarafından kullanılmasına karar verildiği gözetildiğinde, bu nedenle, sermaye artışının anılan belediye bakımından mali yükümlülük teşkil ettiği gerekçesiyle tescil isteminin reddi doğru görülmemiştir.
4446 sayılı kanunun 26/son maddesinde "Belediyeler ve diğer mahalli idareler ile bunların kurdukları birlikler tarafından ticari amaçla faaliyette bulunmak üzere ticari kuruluşlar kurulması, mevcut veya kurulacak şirketlere sermaye katılımında bulunması, Cumhurbaşkanı iznine tabidir." denilmiştir. Ne var ki; yapılan sermaye artırımı; yeni kurulacak şirket veya mevcut şirketlere sermaye katılımı değil ortak olunan şirkette yapılan sermaye artırımıdır.
5593 sayılı kanun'un 37. maddesinde ise belediye başkanı; belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisi bulunduğu, (p) bendinde ise; kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ve belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu düzenlenmiştir. Belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermek de başkanın yetkisindedir. Belediye meclisine verilen yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan belediye başkanının bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul yasal düzenlemelere aykırıdır.
Diğer bir ret sebebi olan sermayeye eklenecek fonlar var iken nakit sermaye artırımı yapılamayacağı belirtilmiş ise de; YMM raporu ile sermayeye eklenecek fonlar belirlenmiş olup, sermaye artırımın bir kısmının anılan YMM raporuna göre iç kaynaklardan karşılanmasına karar verilmiştir. Bir başka ret sebebi ise; üç aylık süre içinde tescilin sağlanamamış olmasıdır. Genel kurul tarihinden itibaren üç aylık süre içinde başvurunun varlığı sabit olup, yasal sürede başvuru üzerine işlem yapma yükümlülüğü davalıdadır.Aksinin kabulü davalı tarafından tescil başvurusunun zamanında yapılmaması halinde alınan sermaye artımı kararlarının hükümsüz kalacağı sonucuna varılacaktır ki ,şirket organlarının iradesinin davalıdan kaynaklanabilecek gecikmeler sebebiyle hükümsüz kılınabileceği sonucuna varılacaktır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede de; 5593 sayılı kanun'un 37. maddesinde ise belediye başkanı; belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisi bulunduğu, (p) bendinde ise; kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ve belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu düzenlenmiştir. Belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermek de başkanın yetkisindedir. Belediye meclisine verilen yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan belediye başkanının bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul yasal düzenlemelere aykırıdır. Dosyamız kapsamında da davacı vekilinin tescilini talep ettiği genel kurula ... yi temsilen katılan kişinin yetkilendirilmesine ilişkin yazının ... Genel Sekreteri tarafından imzalandığı görülmekle; ... ye müzekkere yazılarak ve yetkilendirme yazısı da müzekkeremize ek yapılarak ; yetkilendirme işleminin yetkili kişi tarafından yapılıp yaplamadığı, buna ilişkin varsa imza yetki yönergesinin bir suretinin de dosyamıza gönderilerek; davacı şirketin olağanüstü genel kurulunda ... yi temsilen yetkilendirilen kişiye yetki verme yetkisinin genel sektere ait olup olmadığı hususlarında mahkememize bilgi verilmesinin istenilmesine karar verilmiş, dava dışı kurum tarafından dosyaya verilen █████/2026 tarihli yazı cevabında temsilcilik belgesinin ... imza yetkileri yönergesi uyarınca genel sekreter tarafından onaylandığı bildirilmiştir.
5593 sayılı kanun'un 37. maddesinde ise belediye başkanı; belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisi bulunduğu, (p) bendinde ise; kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ve belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu düzenlenmiştir. Belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermek de başkanın yetkisindedir. Belediye meclisine verilen yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan belediye başkanının bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul yasal düzenlemelere aykırıdır. Açıklanan nedenlerle davalının red gerekçesi olarak ileri sürdüğü bu hususun yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davalı kurumun bir başka red gerekçesi ise ; TTK462/3 gereğince, genel kurulda nakit artırım yapıldığında, sermayeye eklenebilecek fonların tespiti yapılması gerektiği halde, sermayeye eklenebilecek fonlara ilişkin tespit yapılmamış olmasıdır. Bu red gerekçesi yönünden yapılan değerlendirmede; YMM raporu ile şirket sermayesinin korunduğu, borca batık olma durumunun söz konusu olmadığının bildirildiği , dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu ile de bu hususun tek başına red sebebi olarak değerlendirilemeyeceğinin hüküm altına alındığı, öte yandan sermaye artırım kararının oybirliği ile alındığının genel kurul toplantı tutanağı içeriğine yazıldığı görülmekle bu yöndeki itirazın da yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve davacı vekilinin mahkememiz son celsesindeki maddi hataya ilişkin beyanı da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 13.05.2022 tarih ve .../...-... sayılı tescil talebinin reddine dair işlemin iptaline,
2- Davacı şirketin 06.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararının tesciline ve bu tescilin ticaret sicil gazetesinde ilanına,
3- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4- Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafça yapılan 1.170,15 TL müzekkere ve tebligat gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 92,20 TL ilk masraf (80,70 TL başvurma harcı + 11,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 4.262,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!