Anahtar kelimeler: Mukataalı Gaip Vakfından Sarıyer İptalitescil Devrin Devretmesine Vakıflar Satışı Evrakla

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 14. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Dava, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı vekili; ... Vakfından mukataalı dava konusu 17 57... (eski 4 30... ) parsel sayılı taşınmaz kadastro suretiyle ... mirasçıları adına kayıtlı iken mirasçıların taşınmazdaki paylarını dava dışı ...'a devretmesine ilişkin satış işlemlerinin sahte evrakla yapıldığı iddiasıyla Hazine tarafından açılan tapu iptali-tescil davası sonucunda Sarıyer 1. Asliye Hukuk Hakimliğinin 1994/4 66... /112 Karar sayılı ilamı ile ...'a yapılan devrin sahtecilik sebebiyle geçersiz olduğu, satışı yapan ... mirasçılarının ise gaip olduklarından bahisle taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiğini, kararın kesinleşerek 10.05.2004 tarihinde taşınmazın Hazine adına kaydedildiğini, ancak aslı vakıf olan taşınmazın mutasarrıfının mirasçısız ölmesi veya gaip olması halinde taşınmazın vakfına rücu etmesi gerektiğini, Vakıflar Kanunu’nun 17. maddesindeki yasal koşullarının oluştuğunu ileri sürerek davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile Vakfı adına tescilini istemiştir.Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın mahkeme kararı ile Hazine adına tescil edildiğini, taviz bedeli ödenerek vakıf şerhi terkin edilen taşınmazın vakıfla bağının kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın aslının vakıf olduğu, Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı Hazine vekilinin istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, aslı vakıf olan taşınmazın vakfına dönmesi gerektiği, Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesindeki koşulların oluştuğu, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ancak davalı Hazine harçtan muaf olduğu halde aleyhine harca hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak harç yönünden hükmün düzeltilmesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.