Anahtar kelimeler: Yidk Esaskarar Sinai Sınai Fikri Hükümsüzlüğü Haklar Marka Layihalar İstenmiş

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: YİDK Marka Kararının İptali, Marka HükümsüzlüğüTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi katılma yoluyla davacı vekili, davalı şirket vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek, davalı şirketin ███████████ sayılı ve "..." ibareli marka tescil başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... YİDK'nın 2022-M-10094 sayılı kararıyla nihai olarak kısmen reddedildiğini, oysa davalı başvurusu ile müvekkiline ait markalar arasında karıştırılma ihtimalinin olduğunu, başvuru kapsamında halen benzer mal ve hizmetlerin bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka vasfı taşıdığını, dava konusu başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-10094 sayılı kararının iptalini ve tescil edilmiş olması halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı şirket vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını; "..." ibaresinin zayıf bir marka olması nedeniyle davacının yakın kullanımlara katlanması gerektiğini, başvurunun farklılaştığını, tanınmışlık ve kötüniyet itirazlarını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, 6769 sayılı SMK'nın 6/1.maddesi anlamında tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, emtia benzerliğinin kısmen oluştuğu; davacının 05.11.2021 tarihli Marka Yayıma İtirazın Yeniden İncelenmesi dilekçesindeki talebi ile sınırlı olarak, dava konusu marka kapsamında kalan 35. sınıftaki hizmetler ile kullanımı ispatlanan "bilgisayar" malları ile karşılaştırıldığında, 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetlerinin ilişkili olduğu, çünkü "bilgisayar" üreticilerinin aynı zamanda, 35. sınıftaki yukarıdaki hizmetleri de verebilmesinin mümkün olabildiği; hükümsüzlük davası yönünden 9. sınıfta yer alan "Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri."; 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" ile 42. sınıfta yer alan "Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri"nin "bilgisayar" malı ile ilişkili olduğu kanaatine varıldığı; kalan hizmetler açısından benzerlik olmadığı; gerek YİDK kararının iptali istemi, gerekse markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından davacı markalarının tanınmışlığını ispatlamaya yeterli delil sunulmamış olduğu, mevcut delillerin tanınmışlık iddiasına ispatlamaya yeterli olmadığı, SMK m.6/5 koşullarının oluşmadığı; mesnet markaların bir kısım emtialar bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; "35.SINIF:Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri bakımından 2022-M-10094 sayılı YİDK kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine; dava konusu ███████████ sayılı markanın "9.SINIF: Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) 42.SINIF: Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri." bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tanınmışlık ve kötüniyet koşullarının oluştuğunu, taraf markalarının aynı emtiaları kapsadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı tarafça kullanım ispatı talep edildiğini, davacının markalarını sadece bilgisayar emtiasında kullandığını ispatladığını, benzer ve ilişkili mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkartıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların fiiliyattaki kullanımına dair emtia benzerliği değerlendirmesi yapılmadığını, taraf markalarının tüketici kitlesinin ve satış kanallarının farklı olduğunu, markaların bölünmezliği ilkesine aykırı iltibas değerlendirmesi yapıldığını, markaların bir bütün olarak bıraktığı etkinin dikkate alınması gerektiğini, davacı markasının ayırt edicilikten yoksun olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı YİDK kararını esas aldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin "..." ibaresinin, 09, 35, 38 ve 42. sınıflarda tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davalı şirketin de işlem dosyasında kullanım ispatı talebinde bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı kararıyla taraf markaları benzer bulunarak ve davacı tarafça sunulan kullanım delilleri incelenerek itirazın kısmen kabulüne karar verildiği; davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da, YİDK'nın 05.08.2022 tarih ve 2022-M-10094 sayılı kararıyla kısmen kabul edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 27.09.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı, aynı Kanun'un 6/5 maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği ve dava konusu başvurunun kötüniyetli olup olmadığı noktasındadır.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru "..." ibaresinden oluşmaktadır. Davacının mesnet markaları da "..." esas unsurludur. Görüleceği üzere, taraf markalarında "..." ibaresi ortak olarak yer almaktadır. Her ne kadar, ilk derece mahkemesince taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğunun kabulü ile davanın kısmen kabulünün gerektiği sonucuna ulaşılmış ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.12.2025 tarih ve █████████ E.-█████████ K. sayılı ve 28.11.2024 tarih ve ████████ E.-█████████ K. sayılı kararlarında taraf markalarında ortak olan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilmiştir. Bu tür, ayırt ediciliği düşük nitelikte ibarelerde yapılacak küçük değişikliklerin dahi, ayırt ediciliği sağlayabilmektedir. Somut uyuşmazlıkta ise, davalı başvurucu, bu ibaresinin başına "..." ibaresini eklemek suretiyle markasını farklılaştırmıştır. Dava konusu marka davacının mesnet markalarını çağrıştırmamakta olup, farklı bir ticari kaynaktan gelen farklı bir marka olduğu derhal ve ilk bakışta algılanabilmektedir. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan kararlarında "..." ve "..." ibareli markalar ".../..." ibareli markalarla benzer bulunmamıştır. Bu hale göre, taraf markaları arasında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, işaretlerin bütünü itibariyle bıraktığı izlenim farklı bulunduğundan, başvurunun iltibasa sebebiyet vermeyeceği kanaatine varılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir.Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmediği, taraf markaları benzer olmadığından, davacı vekilinin tanınmışlık iddiası da sonuca etkili bulunmamıştır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.███████-696, K.████████ sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.Dairemizce, dava konusu başvuru davacının mesnet markalarıyla benzer bulunmadığından, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf itirazları isabetli bulunmamış, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bu itibarla, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekili ile diğer davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalı şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi █████/2023 gün ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davanın REDDİNE,4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,7-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin, davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,8-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 298,00-TL posta masrafı ile 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 1.036,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),10-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,11-Davalı şirket vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara ayrı ayrı iadesine,12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.