Anahtar kelimeler: Oynanması Kumar Antalya İmkan Görüşü Sağlama Kararıyla Hükmolunan Sayilari Cezalandırılmasına

MAHKEMELERİ : Antalya 24.Asliye Ceza Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ceza MahkemesiSAYILARI : ████████E.,████████K.(Antalya 24.Asliye Ceza Mahkemesi)████████E.,████████K.(Antalya 4.Asliye Ceza Mahkemesi)SUÇ
: Kumar oynanması için yer ve imkan sağlamaKARARLAR
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıAntalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2020 tarihli kararı ile hükümlü hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 228/1,43/1,62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 4.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla hükmolunan cezasının mahsubuna ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 14.12.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmamış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ████████ esas, ███████ sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre; hükümlü yönünden lehe olan hükmün uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebin, Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.08.2022 tarihli ek kararı ile kabulüne ve infazın durdurulmasına karar verilmiştir.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2022 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 228/1,43/1, ve 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi istemine ilişkin Antalya 4 Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli kararı ile hükümlünün talepnamede belirtilen şekilde cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, usulüne uygun şekilde 15.11.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 02.09.2025 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.09.2025 tarihli ve KYB-███████████ Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.09.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"1-Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile,Anayasa Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ███████ esas, ███████ sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..." ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tâbi olduğu, sanığın aynı eylemi nedeniyle Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve kararın █████/2021 tarihinde istinaf edilmeyerek kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ve ███████ esas, ███████ sayılı kararının █████/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi,5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, sanığın eylemi nedeniyle Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği gözetilmeksizin, aynı eylem nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde,2-Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;a-Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesinde, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesinde yer alan, “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca, adı geçen sanığın, █████/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 228/1. maddesinde yer alan ''... bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere...'' biçimindeki düzenleme uyarınca cezalandırılması aleyhe olacağından, suçun işlendiği tarih olan █████/2015 tarihinde yürürlükte bulunan ''..bir yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır.'' şeklindeki lehe kanun hükmü gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,b-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307/5. maddesinde yer alan, "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme nazara alındığında,Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2020 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararının yalnızca sanık tarafından istinaf edildiği gözetilmeksizin bahse konu kararın sanık aleyhine bozulduğu anlaşılmakla, aleyhe bozma yasağı düzenlemesi gözetilmeksizin yazılı şekilde fazla ceza tayininde,c-Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararındaki eylemleri nedeniyle hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca mahsubuna karar verildiği ancak Yargıtay 7. Ceza Dairesinin █████/2021 tarihli ve ██████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmında da belirtildiği gibi tayin olunan cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilerek hükmolunan sonuç cezanın tayin edilmeyerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İhbarnamesindeki (1) Nolu İsteme İlişkin Yapılan İncelemede;Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;7188 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile eklenen 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin birinci fıkrasının, inceleme konusu ile ilgili olan (c) ve (d) bentleri;"(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla;...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır.d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz...." şeklinde düzenlenmiştir.Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş,hükme bağlanmış...” ibaresinin aynı bentte yer alan “...seri muhakeme usulü...” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.İncelenen dosyada; Hükümlü hakkında isnat olunan eylemin 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi uyarınca seri muhakeme usulüne tabi olduğu ancak; aynı eylem nedeniyle Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2021 tarihli ████████ Esas, ████████ Kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve hükmün 14.12.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin, Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.08.2022 tarihli ek kararı ile kabulü ile infazın durdurulmasına ve hükümlü hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ise de;Anayasa Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının █████/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacaktır.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19.10.2022 tarihli seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin kabulü ile Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü verilmiştir.5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde ise;"...(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir....”Şeklinde düzenlenmiştir.Hükümlü hakkında aynı eylem nedeniyle yargılama yapıldığı ve Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2021 tarihli kararı mahkumiyet hükmü verildiği, kararın kesinleşme tarihi gözetildiğinde yukarıda izah edildiği gibi seri muhakame usulünün uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, aynı eylem nedeniyle tanzim edilen talepnamenin 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İhbarnamesindeki (2) Nolu İsteme İlişkin Yapılan İncelemede;Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;a-Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçu niteliği itibariyle sürekliliği gerektirmektedir. Ancak bu durum, yıllarca devam eden fiilin her zaman tek bir suçu oluşturacağı şeklinde de yorumlanmamalıdır. Fiili veya hukuki kesintinin varlığı halinde ayrı suçların oluştuğu kabul edilmelidir. Hukuki kesinti iddianamenin düzenlenmesi, mahkûmiyet kararı, vazgeçme üzerine verilen düşme kararı, af yasası gibi durumların ortaya çıkması ile gerçekleşmektedir. Fiili kesinti ise failin eylemine ara vermesi veya yakalanması, tutuklanması, askere gitmesi, uzun süre hastanede yatması gibi bir nedenle eylemin sürdürülememesi hallerinde meydana gelmektedir. Bu durumlarda eylemlerin gerçekleştirildiği yer ve araya giren zaman aralığı, yeni bir suç işleme kastı, fiili kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti açısından önem arz etmektedir.Sanığa yüklenen eylemler arasında hukuki veya fiili kesinti olmadığı durumda eylemin tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin ya da suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma, tutuklanma gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu kabul edilerek sanığın her bir eylemi için ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği hususu Dairemizin yerleşik içtihatları ile kabul edilmektedir.İnceleme konusu somut olaya ilişkin, 08.03.2015 tarihinde hükümlünün çalıştığı iş yerinde yapılan arama sonrası kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçunu işlediği iddiası ile soruşturmaya başlandığı, aynı tarihte hükümlünün yakalanması ve ifadesinin alınması suç eşyalarına el konulması ile fiili kesintinin oluştuğu, 14.03.2015 tarihinde ise yine hükümlünün aynı binanın farklı dairesinden yapılan arama sonrası kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçunu işlediği iddiası ile soruşturmaya başlandığı, aynı tarihte hükümlünün yakalanması ve ifadesinin alınması suç eşyalarına el konulması ile fiili kesintinin oluştuğu, hükümlü hakkında iki ayrı dava açıldığı ancak 14.03.2015 tarihli eylemine ilişkin Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasının iş bu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı anlaşılmıştır.Hükümlünün eylemlerinin yukarıda izah edildiği gibi ayrı bir suç işleme kararı kapsamında kalıp ayrı bir suç teşkil ettiği ve suç işleme kararını yenileyen hükümlünün eylemlerinin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak, aynı nitelikteki iki ayrı suçtan iki defa cezalandırılması gerekip gerekmediği yönünden,b-İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün yargılama konusu eylemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesine göre basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği belirtilmiş ve basit yargılama usulünün hükme bağlanmış ve kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacak ise de; anılan kararın kovuşturma evresinde iptal kararının yürürlüğe girdiği ve Mahkemesince yürürlük tarihinden sonra hükme bağlanmış olduğu anlaşılmakla hükümlü hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususu yönünden,Kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.III. KARARA.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki (1) nolu istemin KABULÜNE,1.Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2022 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,2.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca; hükümlü Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2022 tarihli kararı ile kurulan mahkumiyet hükmünün KALDIRILMASINA , mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca REDDİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,B.Gerekçe (2) bölümünde tespit edilen husus yönünden Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oy birliğiyle TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde karar verildi.