Anahtar kelimeler: Kit Islahla Mahrum Müteveffanın Anne Yükseltmiştir Babası Çift Taraflı Desteğinden
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SAYISI : KIT/2022/-2079/2
SAYISI : K-██████████
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 21.06.2016 tarihinde meydana gelen çift taraflı kaza neticesinde destek ... 'ın vefat ettiğini, davacıların murisin anne ve babası olduğunu ve müteveffanın desteğinden mahrum kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 45.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 173.555,72 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, müteveffanın karşı araçta sürücü konumunda olduğunu ve dosyada mübrez evraklardan da anlaşıldığı üzere müteveffanın bulunduğu araçta istiap haddinin aşıldığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 173.555,72 TL’nin (anne için 86.777,86 TL, baba için 86.777,86 TL) 27.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
İtiraz Hakem Heyetinin 06.09.20 18... /İHK-7410 sayılı kararı ile; davalı tarafın itirazlarının kısmen kabulüne, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle yapılan hesaplama esas alınarak anne ve baba için ayrı ayrı 75.013,33 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin 06.09.20 18... /İHK-7410 sayılı kararı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 08.02.2022 tarih ve █████████ E.-█████████ K. sayılı ilamında özetle; "Davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplamasının yapılması gerektiği dikkate alınmak suretiyle, bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (UHH tarafından hüküm altına alınan tazminat miktarı için davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre; ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekirken yazılı şekilde hükmedilen tazminat toplamı üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Davalı tarafın temyiz itirazının incelenmesinde; İtiraz Hakem Heyetince davacılar lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin █████ maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, (hesaplanan miktar maktu vekalet ücretin altında kaldığı takdirde AAÜT'nin 17 nci maddesi gereğince karar yılındaki maktu vekalet ücretine hükmedilmesi) gerekirken yazılı şekilde tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
" şeklindeki gerekçe ile karar bozulmuştur.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin 25.10.2022 tarih ve KIT-█████████ sayılı kararı ile, başvuru sahibinin talebinin kabulüne, ... için 179.127,84 TL ve ... için 130.872,16 TL olmak üzere toplam 310.000,00 TL'nin 27.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
Daire'nin 24.04.2024 tarih ve █████████ E.-█████████ K. sayılı kararında özetle; "...Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin █████████ E. █████████ K. sayılı ilamı ile, davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplamasının yapılması gerektiği dikkate alınmak suretiyle, bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (UHH tarafından hüküm altına alınan tazminat miktarı için davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozma kararı verildiği, bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince 20.10.2022 tarihli ek rapor alındığı ancak ek raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulandığı, davacı tarafın 24.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak hesaplanan tazminat miktarına hükmedildiği, oysa davacı vekilinin bozma öncesi Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmemiş olduğu gözetilerek davalı yönünden oluşan usuli müktesep hak gözetilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği, ayrıca dosya kapsamından eldeki davanın, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava olarak açıldığı, davacının bozma öncesi 1. ıslah dilekçesi ile talebini 173.555,72 TL'ye çıkardığı, İtiraz Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davacılar vekili ile davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin █████████ FE. █████████ K, sayılı ilamı ile hükmün bozulduğu bozma sonrası alınan rapor uyarınca 2. kez ıslah dilekçesi verilerek talebin 310.000,00 TL' ye çıkartıldığı ve İtiraz Hakem Heyetince 2. ıslah dilekçesi kabul edilerek hüküm kurulduğu, ıslah yolu ile kismi dava belirsiz alacak davasına dönüştürülemeyeceği, HMK'nın 176 ncı maddesi uyarınca aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceklerinden 24.10.2022 günlü dilekçenin ikinci ıslah dilekçesi olarak kabul edilerek bu dilekçe ile arttırılan kısma iliskin maddi tazminat miktarının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı" belirtilerek karar bozulmuştur.
D. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ve 24.04.2024 tarihli kararına uyulmasına, davacı tarafın talebinin kabulü ile ... için 86.777,86 TL ve ... için 86.777,86 TL olmak üzere toplam 173.555,72 TL'nin 27.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacılara verilmesine, ... bakımından fazlaya ilişkin 92.349,98 TL'nin, ... bakımından fazlaya ilişkin 44.094,30 TL'nin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; temyize konu İtiraz Hakem Heyeti kararına göre somut davanın kısmi dava olarak açıldığı, bu nedenle de ıslah dilekçesinin (2.) kez ıslah olduğu iddia edilmişse de bunun doğru olmadığını, zira dava dilekçesinin (2.) ve (3.) sayfalarında açık ve net olarak, büyük puntolarla ve koyu renkte, altı çizili bir biçimde davanın belirsiz alacak davası olduğunun belirtildiğini, usuli kazanılmış hak kavramının bir diğer istisnasının asgari ücretlerde meydana gelen artış olduğunu, zira asgari ücret artışı kamu düzeninden olup davacı müvekkillerinin halen daha tazminat alacaklarına kavuşamadıkları düşünülecek olursa hüküm tarihine en yakın asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, yine YGHK'nın ███████-307 E. , ████████ K. sayılı kararın da da benzer ifadelere yer verildiğini, daha önceki temyiz dilekçesinde izah edildiği üzere hükmedilen vekalet ücretinin maktu ücretin altında kalmamak koşuluyla Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin üçüncü kısmına göre hesaplanması gerektiğini, 25.03.2025 tarihli İtiraz Hakem Heyeti kararında hükmedilen vekalet ücretlerinin 2022 yılı ücret tarifesine göre belirlendiğini, bunun doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in █████ üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince, bozma ilamına uyularak yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla davacılar lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak İtiraz Hakem Heyetinin bozma ilamı sonrası karar tarihinde (25.03.2025) geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacılar lehine 2020 yılının Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak maktu vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 6.5 bendinde yer alan "...... bakımından 9.200,00 TL vekalet ücretinin ve ... bakımından 9.200,00 TL vekalet ücretinin" ibaresindeki "9.200,00 TL" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine "30.000,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!