Anahtar kelimeler: Medenî Tazmini Kesinlik Şartı Eksiklikleri Uyularak Bozmaya Sayisi Derece Hazırlanan
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ Esas, ████████ Karar
KARAR
: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yargılamanın iadesine ilişkin taşınmaz bedelinin 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Muğla ili, .... ilçesi, ... köyü 1 59... parsel sayılı taşınmazın Hazine tarafından açılan tapu iptali ve tescil davası sonucu Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline karar verilmesi nedeni ile müvekkilinin mülkiyet hakkının hiçbir bedel ya da tazminat ödenmeksizin elinden alındığını, mülkiyet hakkına ilişkin yapılan başvuruların reddi sonucu mülkiyet hakkının kesin olarak kaybı akabinde, Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiğini, kararın temyizi sonucu Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 01.05.2007 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile “davacının talebinin tamamının reddedilmesi gerektiğine” ilişkin gerekçesi ile kararın bozulduğunu, Mahkemece Yargıtay bozma kararına uyularak tazminat talebinin tamamının reddedildiğini, iç hukuk yollarının tüketilmesi nedeni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurduklarını, ████████ başvuru numaralı dosyaya ilişkin olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde yürütülen yargılamada karşı tarafça 22.01.2020 tarihinde tek taraflı deklarasyon sunularak, Türkiye Cumhuriyetinin Protokol No 1; madde 1'in yani mülkiyetin korunması hakkının ihlal edildiğinin açıkça kabul edildiğini, maddi olmayan zararların tazmini için 1.250 Euro teklif edildiği, ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesi uyarınca yargılamanın iadesi yoluna gidilebileceğinin de bu deklarasyonda belirtildiğini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından ████████ başvuru numaralı başvuruya ilişkin 26.03.2020 tarihli karar ile Türkiye Cumhuriyetinin tek taraflı deklarasyonu nedeniyle ve aynı zamanda yerel mahkemeler nezdinde yargılamanın iadesi hakkı doğması nedeniyle davanın listeden çıkarılmasına, düşmesine karar verildiğini müvekkilinin anılan davalar kapsamında sunmuş olduğu tüm beyan ve taleplerinin tekrarı ile 6100 sayılı Kanun'un 374 üncü vd. maddeleri kapsamında yargılamanın iadesi başvurunun kabulüne, Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve devamında ████████ Esas sayılı dosyası ile görülen davalar kapsamında yeniden yargılama yapılmasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 120.000,00 TL tazminat talebinin kabulü ile zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukukî dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu olayda devletin sorumluluğunun olmadığını, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zarar ile tapu sicilinin tutulması arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, görülmekte olan davanın yargılamanın yenilenmesine ilişkin olduğundan iadesi istenen davadaki usul ve esasa ilişkin tüm işlemler geçerli olduğundan, yargılamanın iadesi istenen davadaki taleple bağlı olarak karar verilmesi gerektiğini, Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.01.2006 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararında, davacı tarafın dava dilekçesinde 10.000,00 TL tazminat talep etmiş olduğunu, zamanaşımına uğramış olsa da cevap süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunulmadığını, ancak davacının davasını ıslah etmesi üzerine bu kez zamanaşımı itirazında bulunulduğundan zamanaşımına uğramış olması nedeniyle ıslah edilen kısım ve sonrasında ıslah yoluyla talep edilen faize ilişkin olarak dava dilekçesindeki taleple bağlı kalarak faiz işletilmemesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın taşlık ve kayalık, imar ve ihya edilmemiş yerlerden olduğunu, dolayısıyla arsa olarak zirai tarım arazisi gibi değerlendirilemeyeceğinin açık olduğunu, Hazine adına tespit ve tesciline karar verildiği tarihteki durum ve koşulların göz önüne alınarak ve sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde bir karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 374 üncü vd. maddeleri gereğince yargılamanın iadesine yönelik davanın kabulü ile dava konusu edilen ... köyü 1 59... parsel yönünden 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince tespit edilen 7.786.483,10 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.01.2023 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 10.01.2023 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendine dayanılarak açılan eldeki yargılamanın iadesi davası 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 10 uncu ve 6100 sayılı Kanun'un 449 uncu maddesi ile 381 inci maddesinin birinci fıkrasında maddelerinde açıkça düzenlendiği üzere bağımsız bir dava ise de asıl davanın devamı niteliğinde olduğunu, tarafların asıl dava sırasında bildirilen iddia ve savunmaları ile bağlı olduğunu, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinden kaynaklanan tazminat davalarında, mülkiyet kaybının kesinleştiği tarihten itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesine (eski 125 inci madde) göre 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde dava açılması gerektiğini, ne var ki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile kadastro çalışma faaliyetleri sırasında yapılan hatalı işlemler de tapu sicilinin tutulmasında doğan zarar kapsamında kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi ile düzenlenen tazminat için hukuk yolu etkili hâle gelmiş olup 08.03.2005 tarihinde açılan eldeki dava yönünden zamanaşımı süresi dolmadığı gibi 21.11.2005 tarihli ıslah dilekçesi yönünden de zamanaşımının dolduğundan bahsedilemeyeceğinden itibarla; asıl dava olan Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas devamında ████████ iş bu sayılı dosyasının dava tarihi olan 08.03.2005 tarihinin değerlendirme tarihi olarak kabulü ile dosya içindeki bilgi ve belgelere göre kısmen arazi kısmen de kuru tarım arazisi niteliğinde kabulü ile taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi gerekmekte olup zeytin ile kuru tarım arazi niteliğindeki kısmında ekilebilir ürünlerin 2005 yılı dekar başına ortalama verim miktarları ile hasat dönemindeki ortalama kilogram satış fiyatları ve üretim masrafları İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilip denetlenerek ve bilirkişi raporunda yazılı özelliklerine göre objektif artırıcı unsur da eklenmek suretiyle değer biçilerek ve davacının 21.11.2005 tarihli ıslah dilekçesi de gözetilerek belirlenecek tazminat bedelinin değerlendirme tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi gerektirdiğinden bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İl Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş bu davanın yargılamanın yenilenmesi istenilen davanın devamı niteliğinde olmayıp yeni bir dava olduğunu bu nedenle ikinci kez ıslah yapıldığından bahisle 30.05.2022 tarihli ıslah dilekçemizin yok sayılmasının hukuka aykırı olduğunu, tespit edilecek alacağa 13.12.1996 tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; öncelikle davanın reddi gerektiğini, işin esasına girilecek ise değerlendirme tarihinin tapu iptal tescil davasının kesinleşme tarihi olması gerektiğini, dava dilekçesinde faiz talebi olmadığından faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, davalı Hazine harçtan muaf olduğu hâlde, hatalı harç hükmü kurulduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!