Anahtar kelimeler: Gelmemek İhtirazi İdareden Kusurundan Anlamına Yazı Ödediğini Faiziyle Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVAAsıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı idare tarafından gönderilen 17.01.2013 tarihli yazı ile müvekkilinin kamu zararına neden olduğu iddiasına ilişkin kurum zararının tahsilinin talep edildiğini, müvekkilinin de kabul anlamına gelmemek üzere zarar bedelini ihtirazi kayıt ile ödediğini, müvekkilinin kusurundan kaynaklı bir zarar olmadığını belirterek müvekkilinden haksız olarak alınan 11.859,29 TL'nin davalı idareden ödeme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere faiziyle birlikte geri alınmasına, haksız olarak rücu edildiğinden İİK gereğince % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının ve bu ödeme nedeniyle davacının kişilik hakları ihlal edildiğinden 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kamu zararına neden olduğu iddiasına ilişkin davalı idare tarafından gönderilen 17.01.2013 tarihli yazı sonucu müvekkili tarafından 4.141,73 TL bedelin ihtirazi kayıt ile ödendiğini, müvekkilinin kusurundan kaynaklı bir zarar oluşmadığını belirterek müvekkili tarafından ödenen 4.141,73 TL'nin davalı idareden ödeme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere faiziyle birlikte geri alınmasına ve İİK gereğince % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPAsıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl ve birleşen davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili idarenin davacılar tarafından zararı uğratıldığını, davacıların kötü niyet tazminatı istemlerinin yerinde olmadığını ve asıl davada davacı ...’in manevi tazminat istemine ilişkin koşulların bulunmadığını belirterek asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 24.02.2015 tarihli, ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı ilamı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre asıl davada davacı ... ve birleşen davada davacı ...'ın davalı idare adına davaya konu pres makinesi ile diğer menkullerin ayıplı kabul edilmemesi ve teslimin reddine ilişkin uygulama ve kararların hukuken uygun olmadığı, bu durumda davacıların idare adına görevleri gereği yaptıkları işlemin hukuka ve gerçeğe aykırı olduğu kabul edilerek görevin en azından ihmal sureti ile gereği gibi yerine getirilmediği ve kusurlu oldukları anlaşıldığından, davacıların açmış bulunduğu asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin 24.02.2015 tarihli, ████████ Esas ve ███████ sayılı kararına kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 15.06.2021 tarihli, ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile ''...Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.06.2015 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamının temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28.06.2018 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı bozma ilamında özetle; davacı idare ... aleyhine, dava dışı şirket tarafından icra takibi yapıldığı tarih itibariyle, muayene ve kabul komisyonları tarafından hazırlanmış, malzemelerin kabul şartlarını taşımadığına ilişkin tutanaklar bulunduğu, her ne kadar dava dışı şirket tarafından icra takibinden önce tespit yapılarak rapor alınmış ise de bu raporda pres makinesi yağ deposu kapağının hasarlı olduğu, pres makinesinin "fonksiyonunu engelleyecek" bir yağ kaçağının olmadığı, farul kalıpların ise CE işareti taşıması şart olan malzemelerden olmadığı yönünde görüş bildirildiği, ancak takip tarihi itibariyle malzemelerin tersane tarafından kabul edilmesi gerektiğine ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme ilamı bulunmadığı, muayene ve kabul komisyonlarının inceleme ve görüşleri karşısında, sadece dava dışı şirket tarafından yaptırılmış olan tespit uyarınca davalı ita amirinin borcu kabullenmesinin beklenemeyeceği, davalının, komisyonca kabul edilmeyen malzemeler nedeniyle idarenin dava dışı şirkete borcu olmadığını bildirerek görevinin gereğini ifa ettiği ve davalı ...'in kusurlu olduğunun kabulünün hatalı olup davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği hususlarına değinilmiştir. Bozma sonrası, Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.2019 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği; hükmün, davacı ... vekili tarafından temyiz edilip Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarih, █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı ile onandığı, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin ise Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 15.12.2020 tarih, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile reddedildiği, hükmün 15.12.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Somut olayda; asıl dava davacısı ... ve birleşen dosya davacısı ...’ın ihtirazi kayıt ile yaptıkları ödemelere dayanak eylemlerinde kusurlu bulunmadıkları, dava konusu aynı olaya ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28.06.2018 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı emsal bozma ilamından anlaşılmaktadır. Anılan davacıların kusursuz olmaları nedeniyle asıl ve birleşen davada davalı idareye ihtirazi kayıtla yaptıkları ödemelere ilişkin alacak hakları bulunmakla, davalı idarenin bu miktarlardan sorumlu tutulmaması hatalı olup hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuş; asıl davada davacı ...’in manevi tazminat ve kötü niyet tazminatı, birleşen davada davacı ...’ın kötü niyet tazminatına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulü ile 11.859,29 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, koşulları oluşmayan % 20 tazminat talebi ile manevi tazminat talebinin reddine, birleşen davanın kabulü ile 4.141,73 TL'nin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, koşulları oluşmayan %20 tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacılar aleyhine kamu zararına ilişkin rücu işlemlerinin başlamasının dayanağı olan Güney Deniz Saha Komutanlığınca hazırlanan Kontrol, Denetim ve İnceleme sonucunda Tespit Edilen Kamu Zararına İlişkin Değerlendirme Raporu'nda sonuç olarak ''...4734 sayılı Kanun'un 22/d maddesi uyarınca doğrudan temin yöntemiyle yapılan bir adet pres çelik halat ve 25T ve 10 adet Farul Kalıp alımı sürecinde görevli personelin kusur oranlarının belirlenmemiş olması, tespit edilen Hazine zararının kimlerden hangi oranda tespit edileceğine yönelik karar bulunmaması ve kasıt unsurunun bulunmadığının değerlendirilmesine rağmen bahse konu kamu zararının ilgililerden tahsil işleminin başlatılmasının gerekli olduğu değerlendirilmektedir'' denildiğini, bu itibarla davacıların talepleri hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, asıl davada reddedilen %20 tazminat ve manevi tazminat, birleşen dosyada reddedilen %20 tazminat yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B.Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl dava, istirdat, kötüniyet tazminatı ile manevi tazminat; birleşen dava, istirdat ve kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın ONANMASINA,492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.